RÖPORTAJLAR
26 Şubat 2015 Perşembe

HDP olmasa, AKP İzmir’de 1. parti!

Gönül Soyoğul sordu, Alaattin Epözdemir merak edilen 'seçim' sorunlarını yanıtladı.

HDP olmasa, AKP İzmir’de 1. parti!

Aday adayları neredeyse belli tüm partilerde. Tüm ülkede olduğu gibi İzmir’de de CHP’de, AKP’de, MHP’de… Trafik de yoğun, heyecan da. Peki aynı heyecan, aynı telaş, aynı yarış, İzmir HDP’de niye yaşanmıyor? Ya da yaşanıyor da biz basın olarak niye bilmiyoruz İzmir’de? Bence bu bilinmezlik hem İzmir’deki basının, hem de HDP’li siyasetçilerin yaklaşımından kaynaklanıyor. Daha doğrusu yaklaşmamalarından! Her iki tarafın iletişimsizliklerinden…
Oysa uzmanı olmaya bile gerek; HDP Türkiye’nin kilit partisi. 7 Haziran’daki sonuçlar, HDP’nin yüzde 10 barajını geçip geçemediğine göre şekillenecek. İzmir için de benzer durum söz konusu. HDP’nin İzmir’de alacağı oylar barajı geçsin/geçmesin; Meclis’te grubu bulunan tüm siyasi partilerin milletvekili sayısını etkileyecek. Basınla iletişim kurup kurmamak ve bunun sonuçlarına katlanmak HDP’nin sorunu ama bir gazeteci olarak HDP’nin yerel dinamikleri nasıl etkileyeceği sorusu, benim mesleki sorumluluk ve ilgi alanımda. Ve İzmirli olarak, benim de çok kıymetli 1 adet oyum var!
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile İzmir’e partisinin il kongresi için geldiğinde kısa da olsa bir söyleşi yapma imkanı bulmuştum. Ama bu kez söyleşi için HDP’li bir konuk seçmedim. İş dünyasından tanıdığım, geçen dönemde İzmir Ticaret Odası Meclis üyeliği yapmış, ailesinin 1965’ten bu yana aktif olarak özellikle Kürt siyasetinin içinde olduğunu ifade eden Alaattin Epözdemir ile konuştum.
1990’da İzmir’e yerleşen, serbest ticaretle geçimini sağlarken Halkın Emek Partisi’nde İzmir il yöneticiliği yapan, HEP kapatılınca bir grup arkadaşıyla DEP’i kuran, DEP kapatıldıktan sonra da eski Bayındırlık Bakanı rahmetli Şerafettin Elçi ile birlikte Demokratik Kitle Partisi’nin kurucuları arasında PM üyesi olarak yer alan… Bunun yanı sıra pek çok sivil toplum örgütünde çalışan Alaattin Epözdemir, HDP üyesi olmayan, CHP’ye oy verdiğini söyleyen, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’ı desteklediğini belirten ilginç bir isim. Güçlü bir siyaset okuyucu. Yorumları dikkat çekici, şaşırtıcı, ezber bozucu. Piriştina’yı rahmetle anıyor, Kocaoğlu’nu sevip sayıyor ama bu seçimin başka olacağını, CHP’nin İzmir’de oy kaybedeceğini savunuyor. 
Kürt kimlikli bir İzmirli olarak, partileri söylemleriyle hem nalına, hem mıhına hallaç pamuğu gibi atan Epözdemir’den; bence CHP’nin de AKP’nin de HDP’nin de MHP’nin ve hatta Vatan Partisi’nin de edineceği çok bilgi, çok fikir var. Kolay gelsin!


 

 
GÖNÜL SOYOĞUL: Elbet adayların kesinleşmesinden sonra daha net konuşulacak ortamlar gelecek ama şu an İzmir’deki durum, mevcut genel tabloyu da gözeterek, partiler için nedir, ne değildir? 
ALAATTİN EPÖZDEMİR: İzmir sadece biz İzmir’de yaşayanlar için değil, siyasetle ilgili olan herkes bilir ki, İzmir’in siyasetteki nabzı Türkiye açısından çok önemlidir ve Türkiye’deki genel siyasetle ilgili ipucu verir. Bu herkes için öyledir. Sosyal demokratlar için de liberaller için de sağ partiler için de… Çok ilginçtir, mesela Kürt siyaseti için de böyledir. Kürt siyasetiyle ilgili kimseler olarak İzmir’i hep önemsemişizdir. Belki İzmirliler ve pek çok kimse şunu bilmez ama 12 Eylül’den önce bazı Kürt hareketleri vardı merkezi İzmir olan. İzmir’i önemseyen biri olarak biliyorum ki, İzmir’deki siyasetin nabzı bana Türkiye’deki pek çok şey konusunda ipucu veriyor. Türkiye’nin demokrasi meselesiyle, Kürt meselesiyle ilgili, seçimlerdeki bu yaklaşımı ben yakalayabiliyorum. Benim siyasette çok önemsediğim kimseler yani rahmetli Elçi gibi, yazar Mehmed Uzun gibi bu işin içinden gelen kimselerle biz İzmir’de Çeşme’de hep bunu konuşmuşuz, tartışmışızdır.İzmir’le ilgili benim gibi düşünürlerdi.
SOYOĞUL: Siz Türkiye siyaseti için İzmir’in önemini biliyorsunuz; peki bu önemi HDP anlıyor mu?

EPÖZDEMİR:
Benim bu söylemlerimi onaylayan iki şey söyleyeyim. Diyelim ki İzmir’de Kürtler’in bir kısmı Türkiye’nin pek çok yerine karşı CHP’ye oy verir. Bu ne zaman başladı? Bu rahmetli Ahmet Piriştina’dan beri gelen bir gelenek. Bir kısım Kürtler Ahmet Piriştina’nın Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğu günden bu yana, bu tutum içindedir ve bu Kocaoğlu döneminde de sürüyor. Kürt nüfusu çok önemli olmasına rağmen HDP veya buna benzer partiler bugüne kadar hak ettikleri oyu almadılar İzmir’de. Bunun nedeni de Kürtlerin CHP’ye oy vermiş olmasıdır. Son iki seçimde, biri yerel diğeri de cumhurbaşkanlığı seçiminde bazı şeyler değişti. Şimdi Kürtler artık eskisi gibi CHP’ye destek vermiyor benim izlediğim kadarıyla. Kürtlerle CHP arasındaki bağ, İzmir’de giderek gevşedi, zayıflıyor.

SOYOĞUL: Niçin zayıfladı?

EPÖZDEMİR:
Bunun pek çok örneği var. Ben yerel seçim döneminde CHP’de siyaset yapan önemsediğim, şu anda da aktif çalışan bir kimseye demiştim ki, ‘Karabağlar Kürtlerle CHP arasında ciddi bir bağdır. Eğer siz Karabağlar’da doğru bir aday çıkarmazsanız, sizin Kürtlerle olan bağınızı kesersiniz’ ve bana kalırsa halen de o kanıdayım. Yerel seçimlerde, bir önceki yerel seçimlere göre HDP oyunu yüzde 100 artırdı. Son seçimden bir önceki seçimlerde 40 bin oy almıştı, yerel seçimde (Büyükşehir adayı) sayın Osman Özçelik 88 bin oy aldı.

SOYOĞUL: Ki Osman Özçelik İzmir’e çok hitap eden bir aday olmamasına rağmen!

EPÖZDEMİR:
Olmamasına rağmen 88 bin oy aldı. Gelelim cumhurbaşkanlığı seçimlerine. 88 bin oy gerçekten önemli bir oydur. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ben HDP’nin dışında İzmir’de yaşayan salt Kürtleri demiyorum, birçok kimsenin Demirtaş’a oy vereceğini biliyordum. Çünkü İzmir’in siyasetteki nabzını aşağı yukarı tahmin ediyordum. Ve seçimlerde ve son iki seçimde en başarılı parti HDP’dir. Yerel seçimde oyunu yüzde 100 artırmış, çok yüksek bir rakamdır yüzde 100 artış. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sayın Selahattin Demirtaş 190 bin oy aldı. Bu çok korkunç bir rakam. 80’den 180’e. Bu siyasette, normal siyasetin yorumlayabileceği bir şey değil

SOYOĞUL: Siz nasıl yorumluyorsunuz bu oyu, artışı?

EPÖZDEMİR:
Benim yorumum şu. Bir, öncelikle sayın Selahattin Demirtaş’ın yeni bir anlayışla insanların karşısına çıkması. Birçok yerden de destek aldı ama en büyük desteği İzmir’den aldı oy oranının artışı anlamında. Diyarbakır, Hakkari bunlar hiç önemli değil. İstanbul dahil en büyük artış İzmir’dedir. Bunun nedeni şu, İzmir’de yaşayan ve bugüne kadar AK Parti ve CHP’ye oy veren Kürtlerin önemli bir kısmı Selahattin Demirtaş’a verdi. İki, İzmir’de yaşayan Alevi kesimin bir kısmı oy verdi. Üç, bu çok ilginçtir; İzmir sağduyulu insanların yaşadığı bir kent. Mesela iş dünyası hiç hesaba katılmıyor. Belki İzmir’de emekçiler, işçiler, memurlar Demirtaş’a oy vermemiştir ama İzmir’in TÜSİAD’ı sayılacak ölçekli iş dünyası örgütleri, onun yöneticileri, ticaret odası, sanayi dünyası ve iş dünyasını temsil eden birçok kesimden de Demirtaş’a oy verildiğini ben biliyorum. Yakinen biliyorum, yaklaşımlarını biliyorum. Şimdi HDP’nin bu seçimde yapacağı şey esas itibariyle şudur.

SOYOĞUL: Oraya geçmeden önce, şunu soracağım. İzmir sonuçları, sık sık şaşırtır. Genç Parti’ye çıkan yüzde 17 oy gibi mesela. HDP’nin İzmir’deki oy artışı sizi değil ama bazı insanları çok şaşırttı. Ya HDP’yi?

EPÖZDEMİR:
HDP de bunun bilincinde değil.

SOYOĞUL: Halen değil mi?

EPÖZDEMİR:
Halen şu anda bazı şeylerin farkında ama HDP’li arkadaşlara eğer ben deseydim ki ‘Sayın Selahattin Demirtaş İzmir’den 200 bin oy olacak’, öyle bir oy beklemiyorlardı...

SOYOĞUL: Peki neden size sürpriz olmadı? Sizce nedenleri ne bu oy patlamasının?

EPÖZDEMİR:
Ben nereden biliyorum? Çünkü siyasetle ilgili bir kimseyim. Ben bunları hesaba katmak zorundayım. Şimdi Demirtaş ve HDP. HDP nedir? Türkiye’de farklı kesimlerin, sol partilerin, eski HEP-DEP çizgisinin bir araya geldiği çatı partisidir. Bir çatı modeldir. Ama gövdesi Kürt olan bir çatı modeldir. Bunun yanında Türkiye’deki sol güçlerin, sosyalistlerin de içinde aktif olarak yer aldığı bir hareket. HDP’nin ve Demirtaş’ın İzmir’de bu kadar oy almasının iki nedeni var. Bir, İzmir’de yaşayan bir önceki seçimde CHP’ye oy veren önemli bir kesim CHP’ye oy vermedi. Bunların içinde önemli bir Kürt nüfusu var. Bunu ben biliyorum. Niçin HDP’ye verdiler peki? Ben Kürt meselesi konusunda belki de HDP içindeki Kürtlerden daha çok Kürtvari bir adamım. Ben bugüne kadar mesela Aziz Kocaoğlu’na oy vermiş bir kimseyim. Bunu beni tanıyanlar bilir ama gerek CHP’nin yerel seçimlerdeki aday seçimi k, ben bunu net biliyorum… Kürtlerle CHP’nin bağı Ahmet Piriştina’dan sonra zayıfladı, Kocaoğlu’nun da muhtemelen son dönemi, gidiyor artık.

SOYOĞUL: Yerel seçimlerdeki CHP adaylarından dolayı mı diyorsunuz?

EPÖZDEMİR:
Kürtler kendilerini yerel seçimlerde kıyıya koyduklarını hissettiler. Biz de bunu dillendirdik. Doğrudur dedik. Tekrar olacak ama Karabağlar çok önemli. Bakın Türkiye’de hiçbir yerde Kürtler CHP’ye oy vermiyor. İzmir hariç. Son seçimlerde Kürtler bu desteğini yavaş yavaş çekti. Bunun nedeni bir yerel tutumdandır; iki, Demirtaş genç, demokrat, çağdaş bir siyasetçidir. Kürt olmayanların da sevdiği bir siyasetçidir. İş dünyasındaki arkadaşlarımın bürokratların sıcak baktığı bir kimsedir. Selahattin Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde çizdiği çerçeve oy kazandı.

SOYOĞUL: Türkiye partisi çerçevesi…


EPÖZDEMİR:
Kürtler de Türkler de bu ülkede çok sıkıntılar yaşanmış. Bu sıkıntıları sadece Kürtler yaşamış değil. Türkler de, diğer kesimler de yaşamış. Şunu kabul etmek lazım ki Selahattin Demirtaş’ın çizdiği çerçeve övgüye değerdi. Şimdi siyasette dil, davranış çok önemlidir. Selahattin Demirtaş cumhurbaşkanlığı seçimlerinde onu yakaladı ve toplumun farklı kesimlerinin takdirini aldı. Daha iyi olamaz mıydı? Olabilirdi. Yüzde 10’un üstüne de çıkabilirdi Demirtaş. Bana göre Demirtaş’ın, dolayısıyla HDP’nin tek eksiği nedir? Benim nezdimde HDP, cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki o çerçeveyi HDP muhafaza edecek. Etmeli. İki, Türkiye’de işçiler emekçilerden çok HDP’ye oy verecek kısım orta sınıftır. İş dünyasıdır. Yani HDP’yi temsilen bir adam kalkıp gitse Ticaret Odasına, o profilde bir adam Sanayi Odasına dese ki ‘ey kardeşlerim. Siz bu ülkenin tüccarlarısınız. İzmir’in ticaretteki temsilcisisiniz. Şu AKP yüzde 60 oyla iktidar olsa bile ekonomide istikrar olmaz. Lütfen bize oy verir misiniz?’ Hangi işadamı HDP’ye oy vermez Türkiye’nin istikrarı için? İşadamlarına diyecek ki ‘kardeşim Kürt meselesinin çözümü Türkiye’yi zenginleştirir.’ Gidip bunu anlatacak. İşçi, emekçi kitlesine seslenecek tabii ama HDP diğer partiler gibi partileşmesini tamamlamalı; bir kitle partisi olarak nasıl ki emekçiler, köylüler, sosyalistler oy veriyorsa iş adamları da oy verecek. Onu da varsaysın. İzmir’de iş dünyasının yöneticilerinin çoğunu ben bilirim. Siyasetteki yaklaşımlarını da bilirim. İzmir’in kendine özgü tutumlarını da bilirim. Ama biliyorum ki bu genel seçimlerde HDP’nin siyasi çıkışları, siyasi tutumları, çıkaracakları adayların profilleriyle, eğer İzmir’de çıkaracakları aday iş dünyasını veya işte orta sınıf insanları memnun ederse, oyunu 200 binin üstüne rahatlıkla çıkarır. Bu bir realitedir. HDP böyle devam ederse iyi olur. Çünkü İzmir’in özel bir yanı var. AKP’nin ne olursa olsun başarılı olmadığı illerden biri burası. İnsanlar CHP’nin politikalarından da memnun değil. Yani CHP de MHP de geniş halk yığınlarına umut vermiyor. Şimdi birçok kimse ülkesini seven, sağduyulu normal vatandaş bile düşünebilir ki ‘Demirtaş’ın partisi şu yüzde 10’u geçsin bari bir muhalefet olsun AKP’ye!’Nihayetinde HDP’nin varsayması gereken başka bir şey var iş dünyasının dışında ve ben bunu sadece İzmir için demiyorum. HDP İstanbul’da, Ankara’da da Ticaret Odası’na gitmeli. O kadrolar olmalı. Çünkü ülkenin istikrarı çok önemlidir. İş dünyasını küçümsememek lazım. Sol ve sosyalist partiler veya o gelenekten gelen kimseler böyle bir ruh halindedir ve HDP’nin bunu aşması lazım. Özellikle İzmir’de ve isterse eğer HDP pratik hayatta, HDP’ye destek vermeye gönüllü yatkın insanlara gitmelidir. Türkiye’nin barışı için, huzuru için sağduyulu kesimlere gitmelidir. Bu gazeteci olur, işadamı olur, sivil toplum örgütü olur. Adam işadamıdır ama bir emekçiden daha sağduyuludur. HDP de gidip onu bulacak. Partilerin görevi budur. Kimse HDP il örgütüne gelip ‘ben seni destekleyeyim’ demez. Ben şahsen demem, evet.

SOYOĞUL: HDP’nin bu çizdiğiniz manadaki eksikliğini yerel seçimlerde ben de izledim de, şu an İzmir’de HDP ne yapıyor? CHP, AKP, MHP kaynıyor, bir sürü isim telaffuz ediliyor, ya HDP?

EPÖZDEMİR:
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra herkes bazı şeylerin farkına vardı. Bu yüzden İstanbul’da ve İzmir’de bana kalırsa çok iddialı adaylarla çıkmak istiyorlar. Basında izlediğim kadarıyla. İstanbul’u bir kenara bırakayım da İzmir’de daha gerçekçi davranmaları lazım. Kesinlikle İzmir’de bütün İzmirlilerin hele o cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oyu koruyabileceği adaylarla halkın karşısında çıkmalıdırlar diye düşünüyorum. Bununla ilgili pratik olarak geçen isimleri doğrusu ben de pek bilmiyorum. Ama Selahattin Demirtaş’ın İstanbul’dan veya İzmir’den aday olabileceğini düşünüyorum. Ama ben İzmir’deki profillerini her yerden fazla önemsiyorum. İstanbul-Diyarbakır için bir şey diyemeyeceğim ama İzmir’de farklı bir çıkış yapmaları lazım. Gelecekler İzmir’de, İzmir’i özel bir gündemle açarlar. Öyle yaptıkları zaman birçok kişi onlara katkıda bulunabilir. Partiler sadece üyelerinden ve yöneticilerinden oluşan kurumlar değil. Partiler daha geniş çerçevelidir. Ben inanıyorum ki İzmir’de HDP’lilerin hiç ummadığı yerlerden kendilerine destek gelir. Ama onların görevi o insanları gidip bulmaktır. Bu konuda HDP’nin eksiklikleri var, biliyorum. Siyaset bir kadro işidir, birikim işidir, deneyim işidir. HDP de gerçekten sıkıntılı bir partidir. Birçok problemi var. Birden fazla partiler, adaylar, ÖDP’yle, EMEP’le görüşmeler… Bir de özellikle sizin bilmenizi istediğim bir şey daha var. Nasıl ki Türk kesiminde partiler var ÖDP, EMEP, SDP falan. Kürtlerde de böyle. Kürtlerde de sadece HDP çizgisi yok. Sadece klasik HEP’ten veya PKK çizgisi dışında da partililer var. Daha solcular var, daha liberaller var, daha demokratlar var. Nasıl ki İzmir HDP açısından çok önemliyse, Diyarbakır da çok önemli. Bir İzmir de orada var. Yine farklı kesimler var. Geçmişte benim DKP’de çalıştığım ve halen çeşitli zamanlarda görüştüğüm arkadaşlar da var. HDP orada da İstanbul’da Ankara’da yaptığı ittifak girişimlerinin farklı bir versiyonunu da orada Kürtlerle yapıyor. Tüm bunları düşünürken Türkiye’deki bütün sol partileri bir araya getirmek, işte Haziran Hareketi, Diyarbakır’daki Kürtlerin hepsini bir anda memnun etmek tabii ki mümkün değil. Ama İzmir’de ben yine altını çiziyorum; İzmir’de özel bir gündem ve özel adaylarla çıkacaklar. Sadece İzmir için de demiyorum. Manisa da öyledir Aydın da öyledir. Ama İzmir’deki başarıyı eğer dediğim tarzda sağlıklı, İzmir’e denk bir aday profiliyle çıkarlarsa seçimlerde büyük bir katkısı olur. Çünkü HDP’nin kaderi, İzmir ve İstanbul’la ilgilidir. 
SOYOĞUL: Kader derken barajı kastediyorsunuz sanırım… Yüzde 10 barajını aşması için kilit illerden biri İzmir, diğeri İstanbul’dur diyorsunuz.

EPÖZDEMİR:
Evet. Burada da bu iki kentte de metropol dediğimiz kentlerde yaşayan Kürt kesiminin desteğini almaları zorunludur. İki, iş dünyası, orta sınıf insanlar, bürokratlar. HDP bunlardan oy alacağını bilmeli. Bunu kafasına sokmalı. Nasıl bir sendikaya gidiyorsa İzmir Ticaret Odası’na da gidecek EBSO’ya da gidecek parti politikasını anlatacak, iş dünyası da onlara destek verecek. HDP’nin işi çok basit. Kürt sorununun çözümü HDP’yi zenginleştirir. Türkiye’deki ekonomik sıkıntıların kaynağı Kürt meselesidir. İş dünyasının eli taşın altındadır.

SOYOĞUL: HDP için İzmir’in kilit il olduğunu söylerken, siyaset yorumcular da HDP’nin Türkiye siyaseti için kilit olduğunu dile getiriyorlar. AKP’ye karşı muhalefet gücü olarak HDP’ye ihtiyaç olduğunu, Başkanlık sistemini getirecek Anayasa değişikliğini önlemek için HDP’nin barajı geçmesinin şart olduğunu söylüyorlar. Siz buna katılıyor musunuz?

EPÖZDEMİR:
HDP toplumun farklı kesimlerindeki beklentiyi karşılayabilmesi için taleplerini daha demokratize etmesi lazım. Siyaset bir sosyal iştir. Diyalog işidir. Barışçıl bir eylemdir siyaset. Siyasi partiler budur. Bir politik yöntemler var, bir de şiddet gibi başka şeyler var. Ama HDP’nin bu süreçte hızlı bir şekilde partileşme sürecini tamamlaması lazım. İki, taleplerini demokratize etmesi lazım. Türkiye’de sadece Kürtler yok. Türkiye’de sadece sosyalistler de yok. Türkiye’de sadece devrimciler de yok. Sosyalistler ve Kürtler Türkiye’nin kaderini de değiştiremez. Öyle bir şey yok. Siyaset bir gerçekliliktir. Beğenmediğiniz AK Parti 2002’de kuruldu. Yüzde 50 ile iktidar oldu. Kim veriyor AK Parti’ye oyu? Uzaydan insanlar vermiyor ki. Kürtler veriyor, emekçiler veriyor, iş dünyası veriyor. Niçin AK Parti’ye veriyorlar? İstikrar. Barış süreci, Kürt meselesi, demokrasi, değişim, AB. Budur AK Parti. Avrupa Birliği, ekonomideki istikrar, silahlar susacak… Bunu pekala HDP de yapabilir. HDP şunun ayırtına varacak. Diyecek ki ‘İzmir’de bana oy verecek Alsancak’ta oturan insanlar var. Perşembe’den Çeşme’ye giden, bana sıcak bakan insanlar var.’ Bunun farkına varacak. Ve onların bir kısmı cumhurbaşkanlığı seçiminde HDP’ye oy verdi. O kesimler HDP’ye oy verirse Türkiye’nin geleceğine biz daha güvenle bakabiliriz. Barış, demokrasi, birlik, dayanışma ne kadar güzel, düşünün. İzmir’de Ege Bölgesi Sanayiciler Odası’na gidip HDP’nin projelerini anlatan bir HDP’li, bir Kürt. Ve EBSO’nun seçimlerde HDP’ye oy vermesi… Bu önemli bir şeydir. Bana kalırsa böyle bir imkanı var HDP’nin. Siyaset bir ikna işidir. Sen eğer halen büyük metropollerdeki Kürtleri bile ikna edememişsen, o yüzden baraj sorunu var. Yoksa yüzde 10 barajı çok ciddi bir şey değil. Ayrıca yüzde 10 barajının adaletsiz olduğunu söylemeye gerek yok. O ayrı bir şey. Bana göre HDP’nin parti olarak seçime girmesi her ne kadar başka çaresi kalmamışsa da doğru bir karardır. Velev ki barajı aşmasa bile bu doğru bir karardır. Çünkü siyaset uzun erimli bir iştir. Siyaset 1-2 günlük bir iş değil. HDP bütün dezavantajlarına rağmen, çünkü HDP bugün sokakta en çok tartışılan partidir. Biliyorum zordur, çok yoğun bir görüşme trafiği de var. Ama İzmir’e özel bir zaman ayıracaklar. Mutlaka İzmir’de yaşayan sağduyulu kişiler kendilerine katkıda bulunacaktır. Ve yüzde 10 barajının üstünde oy almak, HDP için mümkündür.



SOYOĞUL: HDP kilit partiyse, HDP için de İzmir başta olmak üzere İstanbul seçmeni kilit seçmen ve o kilit doğru anahtarla rahatça açılabilir anlamı çıkıyor sözlerinizden

EPÖZDEMİR:
Evet. Ama şimdi HDP şunu varsayacak. Siyaset bir birikim işi deneyim işi ama bir de ustalık işi. Şimdi senin karşında AK Parti gibi bir parti var. HDP şunu yapsın bunu yapsın diyoruz ama şimdi iktidarda olan ve bunları bizim kadar bilen, bizden çok daha güçlü, 12 yıldır iktidarda olan AK Parti var. AK Parti HDP’nin ne istediğini biliyor. Metropollerdeki Kürtlerin HDP’ye oy vermesini, kendince önleyecektir. Kendince belli Kürt simaları büyük kentlere yerleştirecektir. HDP bunu da yapmalı. Yarın öbür gün hiç ummadığımız bir AKP’li vekili İzmir’de görebiliriz. Daha önce Diyarbakır’da milletvekili olan veya bugün gazetecilik yapan bir kimse bir Kürt simasını aday gösterebilirler.

SOYOĞUL: Ya CHP?

EPÖZDEMİR:
CHP’nin Kılıçdaroğlu’ndan sonraki çabalarını ben de önemsiyorum. Kılıçdaroğlu bir şey yapmak istiyor. Bir çaba içinde. Ve çağdaş demokrat bir CHP’nin sosyal demokrat bir anlayışın Türkiye’nin dertlerine çare olabileceğini de biz biliyoruz. Ama bunun için iktidar olmak gerekir. Bu projelerin hayat bulmasının yolu CHP’nin iktidar olabilmesidir. Biz istesek de istemesek de CHP bugün iktidara gelebilecek bir alternatif olarak görünmüyor. Bunun için ne yapmak lazım? Siyaset radikal tutum meselesidir. Belki bugün CHP’de daha radikal tutumlar ilişkiler ittifaklar yapabilecek bir şeyi yok. Belki de olanaklar ona uygun değil ama diyelim ki 5-10 yıl sonra ittifak anlamında ben olacakları bugün görebiliyorum. ‘Bu konu çok anlamsız’ diyecekler, belki ’10 yıl önce niye böyle yaptılar bunu’ diyecekler. Bizi yargılayacaklar…

SOYOĞUL: Bunu söyleyecek, yargılayacak olan kim?

EPÖZDEMİR:
O zamanki siyasetçiler. O zamanki sosyal demokratlar ve Kürtler diyecekler ki, ‘niçin 2015 seçimlerinde bir araya gelip iktidar olmadılar. Niye kaçırdılar?’ Bunu benim söylemememin anlamı yok. Ben 10 yıl sonra yaşıyor olursam, buna cevap vereceğim. Koşullar öyle değildi, olanaklarımız öyle değildi. Çabamız gücümüz o kadardı. Siyasetteki radikal kararlar veya ustalık veya liderlik. Siyaset bir liderlik işidir. Öyle bir lider olacak ki 10 yıl sonraki işi bugün yapabilesin. Ha şimdi öyle bir olasılık yok. Onun için üstünde durmaya da gerek. Bence en şanslı çizgi, cumhurbaşkanlığı seçimlerindeydi. Eğer HDP-CHP cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Erdoğan’a karşı bir araya gelememişlerse, bu genel seçimlerde gelme olasılığı yok. Bunu bildiğim için bu ittifakı es geçiyorum. Ama benim arzum şudur. Bir ihtiyaçtır sosyal demokrat anlayış. Ve CHP, ben bunu bir Kürt olarak söylüyorum. Solcu bir Kürtten ziyade misyon olarak Kürt olarak Kürt bakışlı, belki solcu Kürtlerin de dediği milliyetçi bir Kürt gibi veya çizgi olarak Demokratik Kitle Partisi şöyle bilinen bir partiydi. Biz merkez bir partiydik. Biz Kürt partisiydik. HDP gibi Türkiye partisi değildik. Daha çok Kürdistan Demokrat Partisi geleneğinden gelen partiydik. Ki bugün Kürdistan Demokrat Partisi 1965’te TİP’le ittifak yapan, benzeri de güneyde var. Kürt bölgesinde Mesut Barzani vardı. KDP Türkiye’de daha çok misyon partisiydi. Daha liberal, demokrat bir partiydi. Sağ değildi ama sol da değildi. Merkez partiydi. Düşüncem o anlamda da önemli. CHP, meseleye benim gibi hep Kürtlük çerçevesinde bakan çünkü solculuk birlik, dayanışma falan. O bizim için bir gerekçe olur. Benim gibi bir Kürt nezdinde CHP çok önemlidir.

SOYOĞUL: Niye?

EPÖZDEMİR:
Çünkü CHP bu ülkenin kurucu misyonunu taşıyor. Kurucu felsefesinin temsilcisi CHP’dir. Biz de Kürtlerin misyonunu taşıyoruz Kürt siyasetçileri olarak. Mesela HDP’nin öyle bir misyonu yok. HDP bir Türkiye partisidir ama benim öyle bir misyonum var kişi olarak, Kürt aydını olarak. Bana kalırsa AKP yüzde 90 bile oy alsa, CHP yüzde 10 bile oy alsa, Kürt meselesinin nihai çözümünde CHP’nin işin içinde olması lazım. Ben bunu biliyorum. Mesela Kılıçdaroğlu Diyarbakır’a gidiyor diyor ki, ‘bunu yaptım, şunu yaptım’ Güzel şeyler de tabii 19 maddelik manifestolarını biliyorsun. Niye bize oy vermiyorsunuz diye Kürtlere soruyor. Ama dediğim gibi her şeyin bir karşılığı olur siyasette. Bugün vermezsin ama yarın belki verirsin. Bugün Kılıçdaroğlu Kürt bölgelerinin her yerine gidebilecek en rahat lider değil mi sizce? Demirtaş dahil. Bütün bölgede istediği yere gidebilecek nitelikte tek adam odur. Sayın Erdoğan’dan hatta hatta sayın Demirtaş’tan daha rahat, güvenlik olarak diyelim mesela Demirtaş Kürt bölgelerinin tümüne gidebiliyor mu istediği rahatlıkta? Erdoğan gidemez şu anda. Ama ben şunu çok iyi biliyorum. Kemal Kılıçdaroğlu şu anda Şırnak’a da Hakkari’ye de Lice’ye de gidebilir. Ve bunu varsayarak bundan sonraki adımlarını velev ki bana oy vermediler ben vazgeçeyim bu yoldan… CHP’nin en büyük sorunu barış ve müzakere sürecindeki tutumudur. Barış ve müzakere sürecine katkıda bulunacak. 


SOYOĞUL: ‘Bulunmadı’ görüşü yaygın...

EPÖZDEMİR:
Şöyle bulunmadı. Bu sürece karşı durmadılar ve onların dediği yasal güvenceye alma noktasında ben de katılıyorum, doğrudur. Bu süreçte daha aktif rol almaları mümkündür. 

SOYOĞUL: Bundan sonra telafi edebilir mi yani?

EPÖZDEMİR:
Mümkündür. CHP’nin bir özelliği daha var. Şimdi ben size özel bir şey daha söyleyeyim. Şimdi Irak Kürtleri. Şu anda iktidarda sosyal demokratlar var. Kürdistan bölgesinde üçlü bir ittifak var. Birisi sosyalist, birisi sosyal demokrat, birisi de liberal demokrat. Mesela Irak’taki Kürtlerle neden ilişkisi yok CHP’nin? Mesela KDP Sosyalist Enternasyonal’in üyesi. Gözlemci üyesi. Celal Talabani’nin partisi öyle. Sosyal demokrat bir yönetim var Hewler’de (Erbil’de). Ve CHP şunu bilmeli ki Hewler’i sosyal demokratlar yönetiyor. Kerkük’ü sosyalistler yönetiyor. Süleymaniye’deki yönetim şu anda sosyalist marksist. Peki niçin sosyal demokrat bir parti Bağdat’a gidiyor da niçin Hewler’e gitmesin? Liberal muhafazakar bir parti sosyal demokrat bir iktidarla dış ticaretimiz var. Almanya’dan sonra en fazla dış ticaretimiz Kürdistan bölgesiyle. 20 milyar dolar. Türkiye Cumhuriyeti yönetimi ve Kürt yönetiminin dış ticaret hacmi 20 milyar dolar. Biz diyelim ki 50 yıllık petrol ve gaz anlaşması yaptık. Amerika Birleşik Devletleri buna karşı çıktı. İran karşı çıktı. Ve Irak’taki Kürtler; bir Kürt olarak bunu söylüyorum. Niçin önemli? Mesut Barzani bugün bir dünya lideri. Hewler, Erbil dünyanın merkezi. Bugün Avrupa devletleri, bizim dostlarımız, ABD her gün oradalar. Türkiye’de barış ve müzakere süreci bizim için çok önemli. Kürtler için, Türkler için, solcular için, sağcılar için, tüccar için, esnaf için. Türkiye’deki barış ve müzakere sürecinin bir sigortası da Erbil’deki Kürtlerdir.

SOYOĞUL: Biz yine İzmir’e dönelim. HDP’nin İzmir adaylarının nasıl bir profile sahip 
olması gerek sizce?

EPÖZDEMİR:
Öncelikle İzmir’de kim olursa olsun MHP dahil CHP ve AKP dahil, İzmirli biriolarak bütün adayların İzmirli olmasını ben de arzu ediyorum. Aşağı yukarı CHP’nin kaç milletvekili çıkaracağını da tahmin ediyorum. AKP’nin de kaç çıkaracağını tahmin ediyorum. Burada HDP…

SOYOĞUL: Kaç peki?

EPÖZDEMİR:
HDP’nin barajı aşıp aşmaması çok önemlidir. MHP’nin beklenmedik birkaç şeyi olabilir. CHP’den ayrılan bir vekili MHP alabilir. Mesela ben MHP’de olsam Birgül Ayman Güler’i almaya çalışırım. Bu bir başarıdır. Ben HDP’de olsam, iş dünyasından bir aday bulma şansım var. Bilinen tanınan, ismi cismi ve Kürt olmayan İzmirli. Böyle bir şansım var. Ben onu bulurum. Bana göre AK Parti mevcut partilerin içinde en organize çalışan partidir.

SOYOĞUL: İzmir için mi söylüyorsunuz?

EPÖZDEMİR:
İzmir için. Eğer HDP barajı aşmazsa, sanıyorum AK Parti beklenenin üstünde milletvekili çıkaracak.

SOYOĞUL: İzmir’de mi?



EPÖZDEMİR:
Evet. 6-5 çıkardılar, belki 5-7 olur. MHP’de pek değişim olmaz. Ama siyaset hiç belli olmuyor. Hele İzmir’de. Çıkacak adaylar hani bir seçimden bir seçimde yüzde 100 fark olur mu? Siyasette olmaz ama İzmir’de olur. CHP İzmir’in eski İzmir olmadığını bilmelidir. Bunu hesaba katmalıdır. Hiçbir şey eskisi gibi değil. Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir mesaj oldu zaten kendilerine. Ve İzmir halkı yerel yönetimlerden memnun değildir. Ben Aziz Kocaoğlu’nu çok seven, sayan bir kimseyim.

SOYOĞUL: Ama İzmirli memnun değil diyorsunuz.

EPÖZDEMİR:
İlçelerde memnun değil. Ve dediğim gibi CHP’liler şunu kavramalı artık. Kürtlerle kendi araları gittikçe açılıyor, mesafe artıyor. Osman Özçelik benim HEP’te politika yaptığım bir kimsedir. İstanbul il başkanıydı, ben de İzmir il yöneticisiydim. Osman Özçelik burada aday oldu ben yemeğine gittim, bizim 40 yıllık dostumuzdur. Biz siyasi bir aileyiz. Kürt olup siyaset yapıp bizi tanımayan kimse yoktu. Herkes bizi tanır. Ben Osman Özçelik’e oy vermedim.

SOYOĞUL: Bunu yazılma kaydıyla söylüyorsunuz değil mi?

EPÖZDEMİR:
Evet yazabilirsiniz. Ben nasıl bir Kürdüm? Ben Osman Özçelik gibi sosyal demokrat bir Kürt değilim. Sosyal demokrat bir yanım var ama HDP çizgisine göre milliyetçi bir Kürdüm. Ben daha Kürdüm. Daha merkezde bir Kürt olarak ben Ahmet Piriştina’dan beri oy verdim.

SOYOĞUL: CHP’ye oy verdiniz…

EPÖZDEMİR:
Aziz Kocaoğlu’na oy verdim. Gazeteye demeç verdim ‘Aziz Kocaoğlu iyidir. Sema hanım iyidir’ dedim. HDP örgütüyle hiç ilişkim yok benim. Üyeliğim, yöneticiliğim yok. Beni tanırlar mı tanımazlar mı bilemem. Ama ben cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Selahattin Demirtaş’a çok aktif bir biçimde çalıştım. Bu çalışmayı yaparken HDP’ye de hiç gitmedim HDP şu anda nerede, onu da bilmiyorum. Sizin gazeteniz dahil bütün basını tek başıma gezdim. İş dünyasında önemsediğim pek çok kimseye gittim. Sadece ben değilim ki. Benim gibi binlerce insan var İzmir’de. Bunu ben düşünüyorsam, bunu şunun için diyorum. İnsanlar sağduyulu. Bunu partiler bilecek. Ben ömrüm boyunca siyaset yapan bir kimseyim. Ben o açıdan yerel seçimlerde işte cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne olacağını tahmin ediyorum. Genel seçimlerde HDP’nin hem bölgede, hem İstanbul’da, hem İzmir’de aday profillerinde birkaç kuşkum var. Yoksa baraj çok basit bir şeydir. Altını çiziyorum HDP’nin demokratize olması lazım. Kürt talepleri demokratik, demokratik içerikli talepler. KDP’ye yakın bir adam olarak diyorum ki, CHP’nin 19 maddelik Kürt manifestosu beni tatmin ediyor. Beni tatmin eden manifestodan tatmin olmayacak Kürt Türkiye’de yoktur. Ben Kürt olarak tatmin oluyorsam, solcu bir Kürt hayli hayli tatmin olur. Siyaset çok ileri laflar edip işte projelerin havada uçuştuğu bir iş değildir. Kürt meselesiyle ilgili Türkiye’nin demokratikleşmesiyle ilgili bizim taleplerimiz gerçekçi olacak ki, halk bize oy versin. Ben ya da siz bireysel olarak atıp tutabilirsiniz. Ama bir parti bunu yapamaz. Onun için HDP’nin siyasette söyledikleri ben diyorum hep demokratize olacak. Ben gerginlik istemiyorum. Ben polislerle taş atmak istemiyorum. Ben daha büyük bir proje istiyorum. İzmir’de yüzde 10 barajının tartışılmasına yönelik bir seçim değil, daha genel, siyasi bir çerçeve istiyorum. Çünkü sen büyük bir hareketsin. Sen ana muhalefetim diyorsan, siyasetini de ona göre revize edeceksin. Konak meydanında 20 kişi toplansın, slogan falan… Bunların zamanı geçti.

SOYOĞUL: HDP’nin Türkiye partisi olmasını istiyorsunuz yani…

EPÖZDEMİR:
Evet. HDP Türkiye partisi olduğu zaman güçlenmesi mümkündür. Şimdi Yunanistan’daki Avrupa’daki gelişmelere bakıyoruz. Türkiye’de birçok kesim bunu kabul etti. Türkiye’de Kürt olmasa bile birçok kimsenin bana söylemese bile HDP’ye sıcak baktığını biliyorum. HDP gerçekten Türkiye partisi. Şimdi sosyal demokrat kesimlerin, İzmirlilerin bundan emin olması lazım. HDP bir Kürt partisi değil. Ve birçok Kürt HDP’yi Kürt olmamakla suçluyor ve eleştiriyor. Sosyal medyada bile bunu fark edersin. HDP’ye hakaret ediyor birçok Kürt. Şimdi sosyal demokrat bir parti kötü bir şey değil. İlla sosyalist olmak gerekmiyor. Siyasette azami talepler diye bir şey yok. Siyaset bir beklenti işidir. Mesela HDP’ye oy veren sosyalist güçler elbette olacak ama HDP bir sınıf partisi değil. HDP bir devrim partisi değil. HDP legal, demokratik, çok renkli… Bak dünyada böyle bir parti bulamazsınız. LGBT’nin, dindar Kürt’ün ve komünist Türk’ün ve köylü Kürdün yer aldığı ve birbirini kabul ettiği bir partidir HDP. Biz İzmir’de yaşayan yurttaşlar olarak beklentimiz, İzmir’e uygun bir profil çıkarmasıdır. Gelip zaman ayıracaklar. Biz de onlara destek olacağız Türkiye’nin barışı için. HDP’nin barajı aşmasının kimseye bir zararı yok. Türkiye’de HDP’nin barajı aşmasının İzmirlilere bir zararı yok, faydası var.

SOYOĞUL: Nasıl bir fayda?

EPÖZDEMİR:
Şimdi İzmir dediğim gibi sağduyunun egemen olduğu bir kent. İzmir çağdaş ve demokrat bir kent. Biz çağdaş dünyanın yüzüyüz.

SOYOĞUL: Az önce çizdiğiniz HDP’nin o renkli tabanına en çok uyan kent aslında İzmir diyorsunuz yani.

EPÖZDEMİR:
Evet. İzmir’deki siyasetin nabzı niçin çok önemlidir? İzmir Türkiye’nin diğer adıdır. Türkiye’de ne varsa, İzmir’de o var. Mesela İstanbul’da Mersin’de yok. Türkiye’de farklı kesimlerin ortak bir adıdır İzmir. Bu anlamda İzmir önemlidir. Siyasetteki nabzı o anlamda önemlidir. AKP’nin dışında birçok partinin bunu yeterince fark ettiğini düşünmüyorum bugün. HDP de değil. HDP cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra fark etti. Ama bence HDP de CHP de İzmir’in tam olarak farkında değil. Öyle bir şey yok. AK Parti farkında.

SOYOĞUL: Farkında da niye alamıyor İzmir’i peki?

EPÖZDEMİR:
Belki alacak. Siyaset bir günlük bir iş değil. Diyelim ki eğer son 17-25 Aralık hareketi olmasaydı, şu an Karabağlar, Buca ve Bayraklı’da CHP’li yönetimler olmazdı! Senin oyun ne kadar artmış? HDP’nin oyu yüzde 100 artmış. Peki CHP diyebiliyor mu Karabağlar’da benim oyum bu kadar arttı. AKP 85 bin oy aldı. Necip Kalkan bu seçimlerde 120 bin oy aldı. Oyunu artırmış.

SOYOĞUL: Diyelim ki dediğiniz gibi AK Parti adaylarına özen gösterdi, CHP ve HDP de sizin çizdiğiniz profile göre adaylar çıkardı. Her şey bu çerçevede gelişirse, sonuç ne olur 7 Haziran’da? MHP kaç çıkarır?

EPÖZDEMİR:
Siyasette yarın hiçbir şey belli olmuyor ama HDP barajı aşarsa, bir defa birinci bölgede bir milletvekili kesin çıkar. İkinci bölgede de bu havayla çıkaracağı adaylarla ikinci vekilliği zorlar. İzmirli bir işadamı, bir akademisyen… Eski devrimci sosyalist olmaz. MHP her anlamda oyunu artıracak İzmir’de. MHP oyunu artıracak, HDP oyunu artıracak, AKP zaten. Birisi oyunu düşürecek, peki kim bu? CHP’de bir miktar oy düşebilir. Geçen seçimlerde zaten düştü. Diyelim AKP İzmir’e çok asılacak. Bana kalırsa AKP her bölgede çok tanınan bir Kürt simasını yerleştirecek. Seçimler günlük bir iş değil. AKP yerel seçimlerde Bornova’da Karabağlar’da çıkardığı adaylarla bir mesaj verdi Kürtlere şu veya bu şekilde. Aldı desteğini. CHP de Kürtlere mesaj vermedi. O da aldı desteğini. Bu seçimde HDP’nin bu özel durumu olmasa… Size bütün içtenliğimle söylüyorum HDP eğer tek parti olarak seçime girmeseydi, şu anda size derdim ki CHP’nin alacağı milletvekili sayısı 5-6, AKP’nin alacağı 7-6 derdim. Onu derdim size. Çünkü HDP seçime giriyor ve Kürtler HDP’ye oy verecek İzmir’de. Kürtler de sağduyuludur. İzmir’deki Kürtler yıllarca Ahmet Piriştina’ya oy verdiler. Eğer HDP parti olarak seçime girip baraj kaygısı ile İzmir’de yaşayan insanların ilgisini çekmese, AKP’nin birinci parti olması mümkündü bana göre. Bugünkü tabloyla konuşuyorum. Şunu kabul etmek lazım ki, CHP yerelde iktidar olsa bile

SOYOĞUL: Güç kaybediyor…

EPÖZDEMİR:
Ondan ziyade ben başka bir şey diyorum. Siyasi organizasyonlar olur ya, parti örgütü, ilçeler, kadrolar, halkın içinde çalışma… Ben AKP’nin iç durumunu pek bilmem ama gözlemim şu. Parti çalışması olarak AKP sanki daha organize çalışıyor. Ve sistemli çalışıyor. CHP daha karışık.

SOYOĞUL: Siz bir anlamda İzmir için de şunu söylüyorsunuz: AK Parti’yi durdurabilecek tek güç HDP’dir.

EPÖZDEMİR:
Evet. Başka şey görünmüyor. Bir şey daha söyleyeyim. Geçen seçimlerde HDP Karabağlar’da 20 bin oy aldı. CHP de 10 bin oy fazlayla seçimi aldı. Diyelim ki ben AKP’den adayım Alaattin Epözdemir. Demek ben alırmışım seçimi. Veya diyelim ki İP seçimlere girmedi, HDP de girmedi. AKP alırdı seçimi. CHP’nin diyelim ki Kürtlerle arasının açılmasının en büyük nedeni, belki de yerel seçimlerdeki tavrıydı. Mesela CHP herkese ‘Ekmeleddin’e verin’ dedi; Kürtler hiç dinlemedi, vermedi. HDP yarın 10 barajını aşmasa bile İzmir’de yüzde 10 oy alacak. Öyle görünüyor. Yarın öbür gün CHP, AK Parti Kürt kesiminden büyük isimler getirir, HDP’nin çıkaracağı aday var. Bir de Türkiye’de neyin ne olacağı belli olmuyor. Kürtleri çok bilmeyen kimseler için diyorum Kürtler siyasette çok sağduyuludur. İzmir’dekiler, İstanbul’dakileri. Çok sağlamcılardır yani. Kimse Kürtleri AKP’ye oy veriyor diye suçlamasın. Kürtler çok sıkıntı çekti, çekiyor. Onların tuzu kuru değil. Acılar çekmişler ve istemiyorlar daha çok acı çeksin. Barış ve müzakere sürecine çok umut bağlamışlar. Aynı Kürtler 1991’e hep SHP’ye oy veren Kürtlerdi. O Kürtler yarın yine CHP’ye oy verebilir. Sorun Kürtlerde değil, parti politikalarında. AKP onu tatmin ediyor oy veriyor Yarın siz yaparsınız, size verir. Bursa’da Fehmi Işıklar’ı seçtiren Kürtlerdir. Muş’ta Şırnak’ta 3-3 milletvekili çıkarıyordu SHP’de. Hakkari’nin milletvekili eski SHP’lidir. Esat Canan.

SOYOĞUL: Son bir soru. Biraz önce İzmir’de MHP oy artıracak HDP de oy artıracak AK Parti de artıracak dediniz. CHP’nin oy kaybedeceğini söylediniz. HDP güçlendikçe MHP ona tepki olarak gelişiyor diye bir tez var. Bir de İP, yeni adıyla Vatan Partisi var.

EPÖZDEMİR:
Türkiye’de 2013 Newroz’undan bugüne çok şey değişti. Sizin o dediğiniz eski Türkiye’de oluyor. Değişti. Artık Türkiye’de tabutlar gelmiyor. Savaş yok, ölüm yok. Herkes siyasette kendi rüştünü kendi programıyla yapacak. Artık savaş yüzde 2-3 oy getirmiyor. Niçin Demirtaş İzmir’de bu kadar oy aldı? Tabut yok ve Selahattin Demirtaş barışçıl bir dil kullandı. İzmirli sarışın, mavi gözlü bir kadın niçin Selahattin Demirtaş’a oy versin? Onun barışçıl, demokratik çıkışlarına… O anlamda MHP gibi partilerin bence daha merkeze gelmesi lazım. Çünkü ondan bir iş çıkmaz artık. İşçi Partisi ismini değiştirdi Vatan Partisi. Bir anlamda işçiler kurtuldu! İnşallah vatan da kurtulur da.. Doğu Perinçek’in yapması gereken şu: Ya HDP’ye destek olacak ya CHP’ye destek olacak. Çünkü siyaset bir gerçeklilik. İnsanlar slogan atmak için siyaset yapmaz ki. Siyaset sonuç alma işidir. Erdoğan işte ağadır, paşadır diyorsunuz ya buyurun o zaman sol bir blok oluşturun. Sol bloğu HDP oluşturuyor. HDP’yi veya CHP’yi destekleyin. Ya da onlar sizi desteklesin. Gerçekten barajı aşıyorsanız… bunların gereği yoktur. İnsanların oyu çok değerlidir.



SOYOĞUL: Peki ‘MHP de İzmir’de oyunu artıracak’ tespitinizi neye göre yaptınız?

EPÖZDEMİR:
Dediğim gibi İzmir çok önemli bir kent. İzmir’de siyasetin nabzı Demirtaş’ın aldığı oyla ilgili değil. İzmir Türkiye’nin başka bir adıdır. Türkiye’de MHP varsa, İzmir’de de var. CHP içinde son dönemde ulusalcı ayrışması var ya, bir hoca, siyasette misyon sahibi bir kimsedir. Herhangi bir kimse değildir. İzmir’de 20 tane milletvekili istifa eder, gider gelir hiç önemli değil. Ama Birgül Ayman Güler Hoca öyle değil. Velev ki Birgül hoca MHP’den aday olsa onun bir karşılığı var İzmir’de. Birgül hoca İzmir’de bağımsız aday olsa bile karşılığı var. İzmir’in farkı o. MHP de şu tezden vazgeçecek. Devlet Bahçeli’nin saygı duyduğum şu yönü var. Türkiye’nin sıkıntılı dönemleri daha sıkıntılı olabilirdi. Devlet Bahçeli ona müsaade etmedi. Provakasyonlara, yangına körükle gitmedi. Türkiye’nin milliyetçi bir partiye değil, milliyetçi bir MHP’ye değil, liberal demokrat bir MHP’ye ihtiyacı var. Türkiye’de bu siyasi dengesizliğin nedeni sağ merkez bir partini olmayışıdır. HDP de devrimci ve sosyalist olmayacak, liberal ve demokrat olacak. Çünkü Kürtlerin talepleri de demokratik muhtevalıdır. HDP de Kürtleri ürkütmemelidir.  HDP daha gerçekçi, daha demokratize, daha ayağı yere basarsa bütün Kürtler ona oy verecektir. Metropoldeki Kürtler AKP’ye vermez, HDP’ye verir. Ve HDP’nin baraj sorunu biter. Metropoldeki Kürtler, Türkiye’deki iş dünyası, orta sınıf, halk… Gidecek HDP. Bütün partiler ticaret odasına gidiyorsa, sen de gideceksin. Senin bir temsilcin olacak. Bana göre TÜSİAD birçok sendikadan daha demokrat ve sivildir. Öyle görüyorum. Çünkü ben 1990’ları yaşayan bir Kürdüm. Benim amcam eskiden SHP ilçe başkanıydı. Biz Kürt ve sosyal demokrat bir aileyiz. Sonra DEP ilçe başkanı oldu. Edebiyat öğretmeni, avukat.. Ellerini ayaklarını kırdılar. Vahşice öldürdüler. Onun için siyaset gerginlik çıkarma işi değil, gerginliği bitirme işidir. Barış değerlidir, demokrasi değerlidir. Bu ülkenin bir bütün olarak huzuru önemlidir. Bütün bunlar yüzünden HDP’ye çok iş düşüyor. HDP bütün bunları varsayacak. Yüzde 10 baraj da hiç önemli değil. Böylesi politikalar onun için yeterli olacak.

 
Ben Cumhuriyet'ten önce de vardım
 
Sertel'le yarışa Nietzsche yorumu: Amor fati!
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Lombak 9 Mart 2015 Pazartesi 16:03

Geçen HDP aday adayı Sezai Temmelli'nin açıklamasını okudum. Diyorki; "sınıf ve kimlik temelinde mücadele sürdüreceğiz." Arkadaşlar kimlik siyaseti, siyasi liberal bir söylemdir. Öteki olmaya vurgudur. Toplumun belli bir kesiminin imtiyaz talebidir. Sosyalist söylemde kimliğin yeri yoktur. Herkes eşittir. Bunların sınıf mücadelesi söylemi kimlik söylemlerinin kılıfıdır. Bunlara oy vermeden önce ne dediklerini iyi anlayın. Ben oy vermemenizi öneririm. Bunların derdi Kürt milliyetçiliği ve toprak kopartmak. Kimlik siyaseti buraya götürür. İmtiyaza, kapitülasyona oy vermeyin!

Yorumu oyla      14      4  
SERHAT BİRUSK EPÖZDEMİR 26 Şubat 2015 Perşembe 21:34

SEVGİLİ ALAATTİN AMCAM; YAZININ İÇERİĞİNİN BİR ÇOK KISMINA KATILMAKLA BİRLİKTE, SON KISIMDA BABAM İLE İLGİLİ SARF EDİLEN SÖZLERİN İÇİNDE İSMİNİN DE ANILMASI VE İÇİNDE ÖZELLİKLE DE BABAMIN ASLA TASVİP ETMEYECEĞİNİ BİLDİĞİM "ELLERİNİ AYAKLARINI KIRDILAR"IN YERİNE; O "ÖLÜME GÜLEN YÜZÜNÜN" DİMDİK DURUŞUNUN VURGUSU DAHA ANLAMLI OLACAKTI...SEVGİYLE...

Yorumu oyla      17      3  
muhalif 26 Şubat 2015 Perşembe 19:48

izmir kente göç edenleri eviriyor yani izmirli yapıyor.yani bundan 20 yıl önce, 25 yıl önce gçö edip izmire yerleşen kürtlerin çocukları izmirli olarak doğuyor ve yetişiyor. hani kürt milliyetçilerinin dediği gibi "asimile" oluyorlar. şehirle uyum sağlıyorlar. doğrusu da budur.ha özünü kaybediyor mu? ne kadar kaybediyor bu tartışılır.daha yalın zamanda gçö eden kürtlerde ise milliyetçi olanlar daha farklı konumdaama onlar bile kentle bütünleşiyor ister istemez. bundan gocunmamak lazım.BDP-HDP. NİN 2014 yerel seçmlerinde aldığı oy, %3,5 AKP. %35, CHP %50. buna göre HDP.AKP. İzmirde nasıl 1.parti oluyor?bu bir temennidir.hesap hatası ortada.Cumhurbaşkanlığında Demiştaş a %7 oy çıkıyor izmirde yani bu %100 artış HDP. oyu değil.sn.soyoğlu kendi söylüyor CHP. ye oy verdiğini.Kürt milliyetçileri kendi bölgelerinde kürtçülük yapsınlar, türk bölgesinde değil.

Yorumu oyla      14      2  
Lombak 26 Şubat 2015 Perşembe 15:42

Örgüt gücü olmasa HDP bir hiçtir.

Yorumu oyla      23      5  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ben Cumhuriyet'ten önce de vardım
Hanzade Ünuz Fark Yaratanlar’da sordu, tarihin canlı şahidi Ayşe Mayda anlattı…
Hamsi Finger’in yaratıcısı ekmek arası havyar yapacak!
Gürkan Gediz, bıkmadan usanmadan yeni girişimler peşinde koşan genç bir ...
İzmirli kırılırız demedikçe siyaseti düşünmem
EgedeSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan usta gazeteci Uğur Dündar, Ümit ...
 
Şehir kurtaran kadın
Hanzade Ünuz, Fark Yaratanlar'da çevre davalarının vazgeçilmez avukatı ...
İzmir'in önü açık!
Gönül Soyoğul sordu, ekonomi profesörü Yaşar Uysal yanıtladı... Ekonomik veriler ışığında İzmir!
Maestro benim, kesinlikle!
CHP İzmir'in yeni patronuyla A'dan Z'ye... Gönül Soyoğul sordu, Bedri Serter yanıtladı...
 
Dünyadaki her eve Türk malı girmeli
Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, EgedeSonsöz ...
Berkinler milletvekili olmak için mi öldü?
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Yüksel Çakmur gazeteci Ümit Yaldız, ...
Ne istediler, vermedik!
AK Parti İzmir Milletvekili Aydın Şengül, Ege’deSonsöz Sohbetleri’nde ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Ne değişecek?
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Kovid-19 salgınında mevsimlik tarım işçiliğine nasıl bakalım?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
23 Nisan
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Devlet neden 'baba'dır?
Kemal ARI
Kemal ARI
Tarihe şaşı bakma yanlışımız
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Bir doktorun isyanı!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kelle Paça, 5Geyik, enformasyon, dezenformasyon
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva