RÖPORTAJLAR
14 Mart 2015 Cumartesi

Hayallerim bile realisttir!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda 11. yılını dolduran Aziz Kocaoğlu, Ege’deSonsöz Sohbetleri’nde gazeteciler Ümit Yaldız, Gönül Soyoğul, Fahrettin Dokak ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı.

Hayallerim bile realisttir!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, başkanlıktaki 11. yılını tamamlarken Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk oldu.  
Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda kesintisiz 11 yıllık tecrübesiyle kırılması zor bir rekora imza atan Başkan Kocaoğlu, yasayla sınırları bir kez daha genişleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki oldukça çarpıcı yeni düzenlemeyi ilk kez Ege’de Sonsöz’e anlattı. Başkan Kocaoğlu zorunlu gördüğü yerinden yönetim uygulamasında metropol dışı 19 ilçeye, kendisini temsilen 19 temsilci atayacağını açıkladı. Başlattığı yerelde kalkınma hamlelerini detaylandırdı. Başkan Kocaoğlu, İzmir Valiliği’nin ilan edip yoğun kamuoyu baskısı sonrasında geri çektiği yasaklarla ilgili ise, “İzmir pilot bölge seçildi, kobay olarak kullanılıyor” yorumunu yaptı. 


 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Ege’deSonsöz Sohbetleri’nde gazeteciler Ümit Yaldız, Gönül Soyoğul, Fahrettin Dokak ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı.

EGEDESONSÖZ: Sayın Başkan, üçüncü dönemizin ilk yılı içindesiniz. 11. yılda ilk hangi konuya el attınız?

KOCAOĞLU
: İzmir Büyükşehir Belediyesi sınırların büyümesiyle birlikte yepyeni bir organizasyona gidiyor. Bugün artık 19 ilçede, merkezinde bir Büyükşehir Belediye binası olacak. İster irtibat bürosu diyelim, ister şubesi diyelim, isterseniz Büyükşehir Belediye Başkanlığı Beydağ Şubesi diyelim. 19 tane temsilci olacak. Üç yerde Bergama’da 170 dönüm bir yer, Bayındır’da da bir 53 dönüm, bir 80 dönüm yerimiz var, dev bölge şantiyeleri kurulacak. Bir de Yarımada’da olacak.

19 İLÇEYE, 19 YÖNETİCİ

EGEDESONSÖZ: Kar yağdığında İzmir’den araç gitmeyecek yani...

KOCAOĞLU:
Hayır, göndermeyeceğiz. Kepçe göndermeyeceğiz, kanal aracı göndermeyeceğiz, greyder göndermeyeceğiz. Asfalt, parke göndermeyeceğiz. Hepsi orada üretilecek. Ve ilçelerde bütün müstakil birimler, merkezdeki Daire Başkanı ya da kendi müdürüne bağlı olarak çalışacak. Ama hepsini ve beni temsilen yani ESHOT’u da, İZSU’yu da, İZBETON’u da, Büyükşehir’i de temsilen koordinasyon görevi gören, bütün sorumluluğu üstlenen bir ilçe yöneticisi olacak.

EGEDESONSÖZ: Bu bir memur mu olacak?

KOCAOĞLU:
Evet memur olacak. Şemayı meclisten geçireceğiz.

EGEDESONSÖZ: İlçelerde bir paralel Başkan muamelesi olmasın?

KOCAOĞLU:
Hayır hayır. Zaten bizim işlerimiz zaten ayrı. Biz ilçelerde zaten varız.

EGEDESONSÖZ: Onların çoğu 2019’da aday olur ama?

KOCAOĞLU:
Olursa olur canım. Hizmet etsin, başarsın aday olsun.

EGEDESONSÖZ: İsimler belli mi?

KOCAOĞLU:
Hayır değil.

FARKLI DEĞİL, ZORUNLU BİR MODEL

EGEDESONSÖZ: Farklı bir model...

KOCAOĞLU:
Farklı değil, zorunlu bir model. Yerinden yönetim. Beydağ’dan bir şikâyet geliyor, İZSU’dan gelebilir, mezbahadan gelebilir, garajdan gelebilir, İzbeton’dan gelebilir. Nasıl merkezi hükümet İzmir’i planlamasından, kalkınmasına gerekli olan yatırımlara varıncaya Büyükşehir Belediyesi kadar bilemiyorsa, Büyükşehir ilçe belediyesi kadar bilemiyorsa, Büyükşehir yasaların kendisine verdiği görevle bunları yerinden yönetimle gerçekleştirmek zorundadır.

AYRIM YAPTIRMAYA KİMSENİN GÜCÜ YETMEZ

EGEDESONSÖZ: Fiziki problemleri çözdünüz mü?

KOCAOĞLU:
Kafamızda yüzde 100’ü çözüldü. Çoğunun kamulaştırması yapıldı, yapılıyor. Bir kısmının projesi çizildi. Bir kısmını belediyelerden devraldık, hemen konuşlanabileceğimiz yerler var. Biz bu 19 kişiyi göndereceğiz, bir taraftan da çalışmalar sürecek.

EGEDESONSÖZ: Görev tanımına göre biz o kişiyi nasıl tanımlayacağız, mesela Büyükşehir Belediyesi’nin Bergama temsilcisi mi diyeceğiz?

KOCAOĞLU:
Evet, şube müdürü olacak. Bizim ilçe belediyelerle görevlerimiz farklı. Şimdi Mahmut Badem isteyebilir. Savunduğu tezin hiçbir geçerliliği yok. Burada bir mizansen var, zaten sinyalleri vardı. Bana ayrım yaptıramazlar. 30 ilçenin içinde bana ayrım yaptırmaya kimsenin gücü yetmez. 11 senedir yapmadım, bundan sonra da sürekli savunduğum, yaşam felsefem olan adalet anlayışıma gölge düşürmem. Buna kimsenin gücü yetmez. Biz bu organizasyon çalışmasını 2012’de yasa çıktıktan sonra başladık. Ben olgunlaştırmadan karar veren biri değilim.


“FUAR İZMİR” 25 MART’TA AÇILIYOR

EGEDESONSÖZ: Gaziemir’de yaptığınız yeni İzmir Fuarı’nı tamamladınız, neler hissediyorsunuz?

KOCAOĞLU:
Geçen gün oturdum, düşünüyorum. Ben bu fuarı yapayım fikrini ilk ne zaman düşünmeye başladım diye. 2005’te. 2005’te gidip yerine bakmışız. Geldik 2015’e. Planı, kamulaştırması, projesi, estetiği kösteği olmasa bugün yok. Çünkü sıfırdan yapıyoruz.

EGEDESONSÖZ: Ne zaman açıyorsunuz?

KOCAOĞLU:
Efendim, “Fuar İzmir” adını verdiğimiz havaalanına maksimum 10 dakika, kent merkezine de 15 dakika mesafedeki çevre yolu üzerindeki fuar alanımızın açılışını 25 Mart’ta yapıyoruz, aynı zamanda mermer fuarımız da açılacak. Bütün hemşehrilerimizi açılışa bekliyoruz.

YERELDE KALKINMADA DEV HAMLE

EGEDESONSÖZ: Tarım politikalarınızla büyük bir projeye hazırlandığınızı biliyoruz...

KOCAOĞLU:
Şöyle, şimdi yerelde kalkınma diyoruz. Sanayiciye biz her türlü desteğe veriyoruz. Organize Sanayi Bölgeleri’ne asfalt çalışmaları yapıyoruz, sanayinin cazip hale gelmesi için ciddi kaynak harcıyoruz. Liman yolunun büyütülmesi, taranmasını yapıyoruz. Yakında Yarımada’daki projeleri gördüğünüzde de kırsalda neler yapmak istediğimizi anlayacaksınız.

EGEDESONSÖZ: Belli başlıkları paylaşsanız...

KOCAOĞLU:
Kırsalın kalkınması için defneyse defne desteklenecek. Sümbülse sümbül, nergisse nergis, balsa bal, sakız ağacıysa sakız ağacı, sebzeyse sebze. Yarımada’nın stratejik planı bitti. On bölge seçtik. Turizm ayağı da var, köy pazarları, organik tarım ayağı da var. Dünyayı yeniden keşfederek kalkınmayı sağlayamazsınız. Olmayan bir şeyi icat ederek, hayal peşinde koşarak elde edemezsiniz. Ne var bu adada? Zeytin var. Sabun üretimi var, bunların hepsini destekleyeceğiz. Soğuk hava mı lazım, köy pazarı mı lazım… Hepsi yapılacak.

EGEDESONSÖZ: Biz mi gideceğiz, ürün mü bize gelecek?

KOCAOĞLU:
Siz oraya gideceksiniz. Pazarlama ayağı ayrı, önce yakın pazarı olan İzmir’i doyuracak. Balçova’da da organik pazar var ama burası yerel, sen gideceksin. Diyelim ki Germiyan’a gittin, ev ekmeğini alacaksın. Küçükbahçe’de bu mevsimde mandalina pazarı kurulacak. Balıkçıya soğuk hava lazım... Eko köy kuracağız, bir oda bağ evini kiralayacak, dikecek domatesini, biberini üretecek. Yürüyüş rotaları, bisiklet rotaları hazırlanıyor. Arabana haritanı koyacaksın nereye gitmek istiyorsan, nerede ne bulacağını, hangi mevsimde nerede ne olacağını göreceksin. Üretim desteklenecek, kooperatif aracılığıyla pazarlama faaliyeti yapılacak ama harcamalarından tutun, stratejisine kadar Büyükşehir Belediyesi’nin denetleme yetkisi olacak. “A kooperatif battı, ne yapalım” olmayacak. “Oğlan yiyor, oyuna gidiyor” olmayacak. Yarımada’nın stratejisi bitti. Şimdi Kemalpaşa, Menemen, Foça, Aliağa, Dikili, Kınık, Bergama yani Gediz ve Bakırçay’ı çalışıyoruz.

EGEDESONSÖZ: Siz bunları yaparken RES’ler sarıyor etrafımızı ama...

KOCAOĞLU:
RES’e de karşı değilim, güneş enerjisine de karşı değilim. İtiraz edenlerin haklılık payı çok yüksek yerler var, yüzde yüz haklı oldukları yerler var, karşıyım karşı modunda olan yerler de var. Önemli olan yerel yönetim, yerelin güçlenmesi, belli yetkilerin yerele verilmesi... Adamın damının dibine RES’i koyarsan olmaz. Planlama öyle bir şey ki, sit, doğal sit, tarım arazisi, yerleşim alanını da koyuyorsun, geliyorsun RES yapacağın alan çıkıyor ortaya. Buraya koyacaksın arkadaş, ne şiş yapacak, ne kebap.

KARŞIYAKALILAR BİZİMLE HEMFİKİR

EGEDESONSÖZ: Sayın Başkan bu stat meselesi bir anda kalktı ortadan?

KOCAOĞLU:
Kalkar. Geçen gün Mahmut Özgener arkadaşın bir açıklaması vardı, seneye Alsancak Stadı yetişecek diye. Bekliyoruz. Şimdi Karşıyaka’nın bir yeri var. Bornova’yı bitiriyoruz. Seneye inşallah 8 – 10 bin kişilik maçların Sakarya’ya gitmesi gerek kalmayacak. Tire güzel bir proje getirdi, Tire’ye de stat yapacağız. Karşıyaka’da bizim araziyi belediyeye tahsis etmiştik, portatif tribünle geçici çare bulacağız diyoruz. Vay efendim bize portatif tribün mü layık gördün diyorlar.

EGEDESONSÖZ: Taraftarlar da politize olmaya açık galiba?

KOCAOĞLU:
Valla Karşıyaka taraftarının ve Karşıyakalılar’ın stat konusunda bizimle hemfikir olduğunu çok iyi biliyoruz. Ama bir grup var, onlar da saygı duyuyoruz. Çiğli örneği var, Karşıyaka yönetimi gelip bize önerdi. Bizde baktık, çalıştık tamam dedik. Çıt yok, cevap bile verilmedi. Stat işi, yatırım işi, kente gelecek herhangi bir hizmet dediğim dedik ile çözülmez. İlla ben buraya yapacağım ile çözülmez. Karşı çıkma gerekçelerimiz belli, bunları ortadan kaldırabiliyor msunuz? Hayır. Öneriniz var mı? Her türlü önerimiz var. Neden kale almıyorsunuz? Bu stadı bizim dediğimiz yere yaparsanız bizim boyumuz uzamayacak ki. Kenti bilen kişiler olarak, kentin planlamasından, geleceğinden sorumlu kişiler olarak bizim bu konuda söz söyleme, öneride bulunma hakkımız var. En az diğer kurumlar kadar hakkımız var. İzmir Büyükşehir Belediyesi en az Bakanlık kadar devlet kurumudur ve başında tek dereceli seçilmiş bir Belediye Başkanı vardır. Listeden değil, seçilmiş bir Belediye Başkanı vardır.


BÜYÜKŞEHİRİN ÖNÜ HEP SERBEST

EGEDESONSÖZ: İzmir Valiliğinin son genelgesini, bu basın açıklaması yasağı getirme eğilimini neye bağlıyorsunuz?

Önemli not: Bu röportaj Vali Mustafa Toprak’ın o kararı geri çekmesinden 2 gün önce yapılmıştır. 

KOCAOĞLU: Zaten son dönemde İZSU ve Büyükşehir Belediyesi önüne kadar yürüyüşler serbestti. Büyükşehir önünde yapılan hiçbir protestoya bir müdahale olmadı. Biz bize geçindik gittik (gülüyor). Ben protestoların arasından arabama bindim, gittim, geldim.

EGEDESONSÖZ: Niye İzmir sizce? Özgecan için yapılan protesto bile artık yasaklanmak istiyor. Bayram değil, seyran değil Vali Bey İzmir’de neden böyle bir çıkış yaptı?

KOCAOĞLU:
Bakın şimdi sayın Vali bu genelgeyi hangi koşullarda neden çıkarttı, onu biz bilemeyiz.

YASAKLARI UYGULAMADA GÖRECEĞİZ

EGEDESONSÖZ: İzmir öncü bir kent, ilklerin şehri diye mi acaba?

KOCAOĞLU:
İzmir öncülerin şehri de... İzmir kısıtlamada, yasaklarda değil, özgürlükte öncü. Şimdi demokrasi deniyor. Bugün artık demokrasiyle seçildim, her şeyi yaparım yok. Bunun adına ileri de deseniz yok, geri deseniz de yok, ortada deseniz de yok, yeni deseniz de yok.
Bugün dünya artık mahalleye yapılacak en küçük bir projede bile katılımcı demokrasiyi, katılımcı yönetimi istiyor, talep ediyor ve haklı. Haklı niye? Çünkü sizin atladığınız, bürokrasinin atladığı, planlamanın atladığı bir detay olabiliyor. Orada yaşayan insan en iyi biliyor. Bunu yaparken başka bir niyetle engellemeye çalışan, dediğim dedik diyen insanları toplumla beraber eliminize etmek gerekir tabi. 100 kişinin yahut bir mahallenin istediği bir şeyi sadece bir kişi istemiyorsa, o iş olmayacak anlamına gelmiyor tabi.
Ama ben şöyle bir şey hissediyorum. Vali Bey bunu açıkladı sonra geri çekti ama uygulamada görülecek neyin yasak, neyin yasak olmadığı. Ben şuna inanıyorum, protestolar Büyükşehir’in önündeyse yasak olmayacak. Bunu adım gibi biliyorum, zaten bunu ben de istemem. Gelsin demokratik hakkını kullansın.



İZMİR KOBAY SEÇİLDİ

EGEDESONSÖZ: Neden İzmir sorusuna bir yanıt geliyor mu aklınıza?

KOCAOĞLU:
Benim aklıma neden gelmesin. Efendim İzmir’i her konuda, bütün uygulamalarda sağolsunlar pilot bölge seçiyorlar. Ben bu pilotluğun büyük bir bölümünde İzmir’in kobay olarak kullanıldığı kanaatindeyim. Yani uygulama açısından. Böyle çok örnek var. Burada da İzmir’i pilot olarak seçmiş olabilirler. İzmir her konuda pilot seçiliyor. Sayın Valim de böyle bir uygulama başlatmak istemiş olabilir. Ama ben herhangi bir konuda demokratik hakkımızı kullanmaya kalktığımızda bunu yapabileceğimize inanıyorum. Aniden yayınlanan ve yine aniden geri çekilen genelgeye rağmen yapabileceğimize inanıyorum.

EGEDESONSÖZ: Siz korkmuyor musunuz yani Büyükşehir Belediye Başkanı olarak?

KOCAOĞLU:
Demokratik olduğu müddetçe niye korkacağım? O genelgeyi yayınlayan kafaların içinde ne olduğunu biz bilemeyiz. Ancak pratikte yaşayabiliriz. Ve yaşayarak göreceğiz...

 
EGEDESONSÖZ: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun önseçime yönelik “Milletvekilleri Ankara’da çalışacak, belediye başkanları yol, kaldırım yapar” şeklindeki sözünü nasıl değerlendirdiniz? Belediye Başkanları’na haksızlık yok muydu bu sözde?

KOCAOĞLU:
Sayın Genel Başkan milletvekillerini tanımıyoruz, milletvekilleri İzmir’den olsun, yerel olsun şeklindeki bir söze karşılık bu cevabı verdi. Milletvekilleri yerel olmak zorunda değil, milletvekilinin görevi parlementoda yasama yapmak diye söyledi. Başka bir amaçla söylemesi mümkün değil. Milletvekillerinin görevi komisyonlarda çalışmak, yasa yapmak demek istedi. Bunun dışında bir yaklaşım kendisinin anlayışına da terstir.

EGEDESONSÖZ: Peki siz kontenjan milletvekilliğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

KOCAOĞLU:
Efendim eğer İzmir özelinde konuşursak, bugüne kadar hep Genel Başkanlar, Genel Merkez 12 - 13 kişiyi belirliyordu. Şimdi yüzde 50’nin üzerinde önseçime sunuldu. Uzun bir aradan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nde, 55 – 60 yıla yakın bir sürede ilk defa önseçim yapılıyor. Bu Türkiye’nin geleceği, demokrasisi ve diğer partilere örnek olması açısından, örgütü, tabanı tekrar harekete geçirmek açısından, söz hakkı ve örgüt içi seçme hakkı verme açısından tamamen takdire şayan bir karardır. Şu da bir realite ki, belirli konularda uzman kişilere ihtiyaç var. Bu uzman kişiler önseçimle çıkmaz diye bir şey yok. Zaten Genel Başkan’ın açıklamalarından anladığım kadarıyla önseçimler bitsin illlerin durumuna göre, bölgelerin durumuna göre, çıkan milletvekili adayların ihtisas konularına göre kontenjanla eksikler tamamlanacaktır şeklinde bir görüşü vardır. Ki bu değerlendirmeye katılmamak da mümkün değil.

İZMİR İLE DİYALOĞU OLAN ADAY

EGEDESONSÖZ: Kontenjan sayısı biraz fazla değil mi?

KOCAOĞLU:
Fazla eksik, o tartışmaya hiç girmiyorum. Neden girmiyorum, çünkü daha önce hiç yoktu.

EGEDESONSÖZ: Kontenjan adaylar İzmirli olmalı mı size göre?

KOCAOĞLU:
İzmir’de İzmirli olan, İzmir ile diyaloğu olan, ailesi burada ama kendisi Ankara’da, yurtdışında olan ama kontenjana konulduğunda, “A bu işte bilmem kim” denebilecek, İzmir ilişkisi güçlü her konuda uzmanı bulursun. Böyle kişiler dünyada da, Ankara’da da, İstanbul’da var, İzmir’de de var.  Çünkü İzmir’in eğitime önem veren, nitelikli insan yetiştiren bir yapısı var. Belki yemeğe, kıyafete çok para harcamıyorlar ama eğitim harcamalarını ön planda tutup, çok önem veriyorlar. Dışişleri Bakanlığı’na git, “Ben İzmirliyim” diyenden geçilmiyor. İstanbul’da gazeteye gidiyorsunuz, çoğunlukla İzmirli. İzmirli olmayan da kontenjan gelebilir ama bu olursa sonunda seçilecek adayların seçmeni bir yerinden teması lazım. Seçmenin kafasında en azından negatif, olumsuz bir soru işareti yaratmaması lazım.

EGEDESONSÖZ: Mevcut CHP İzmir milletvekillerinin performansını nasıl buldunuz?

KOCAOĞLU:
13 tane milletvekilimiz vardı. İki tanesi, ki Oğuz Hoca’nın (Oyan) benim nezdimde çok önemli bir yeri var. Süreç içinde her bakımdan sağolsun yanımızdaydı. Gerçekten bilgili, düzgün, ülkesini seven, çalışkan, üretken, örnek bir kişiyle dost olmuş oldum. Alaattin (Yüksel) ile gençlik yıllarımdan bu tarafa tanışıyorum. İkisi de şu anda aday değil.

BAŞARILAR DİLİYORUZ

EGEDESONSÖZ: Kayıp mı İzmir için aday olmamaları?

KOCAOĞLU:
Kayıp mı, değil mi onu ben değerlendiremem. Kendi kişisel tercihleri. Süreç gösterecek, yaşam gösterecek kayıp mı, kazanç mı diye. Diğer 4 arkadaş önseçime girdi. Balbay, 2.5 sene hapis yattı, siyasetle alakası yok, gazeteci ama geldi ben önseçime giriyorum dedi. Bana göre takdir edilecek bir davranış. Musa Çam aynı şekilde, Hülya Güven, Mustafa Moroğlu aynı şekilde. Üyenin, delegenin, partinin her neyse terazisine, kantarına çıktılar. Bu da bir yarış. Diğer 7 tane milletvekilimiz de kontenjanı tercih etti. Onlara da başarı diliyoruz.

EGEDESONSÖZ: Birkaç dönem milletvekilliği yapanların kontenjanı tercih etmesini çok olumlu karşılamıyorsunuz galiba. Kılıçdaroğlu’na yaptığınız önseçim davetinde mevcut milletvekillerine bir gönderme var mıydı?

KOCAOĞLU:
Hayır ben öyle art niyetli bir şey söylemek istemedim. Benim söylediğim şudur. Çok güzel bir kızımıza ya da çok güzel bir delikanlıya da dikkatle bakıp bir kusur bulursun. Benim söylediğim söz gayet net. Art niyet olmadığı müddetçe, olumsuz bir düşünce çıkartılması mümkün değil. Gayet basit. Siz İstanbul’dan 3 dönem milletvekili oldunuz. Ege Bölgesi’nden, İzmir’den olmanızda büyük fayda var. Biz bunu size arz ediyoruz. İzmir’den milletvekili olmanızı arz ediyoruz, talep ediyoruz diyoruz. Arkasından da diyoruz ki, madem önseçim kültürünü bu partiye tekrar yerleştirmeye çalışıyorsunuz. O zaman İzmir’den de önseçime girmenizi...

GENETİK PARLAMALAR

EGEDESONSÖZ: Erdal İnönü örneği gibi...

KOCAOĞLU:
Evet. Bunun ne alakası var haddini aşmakla. Ben herkese saygı duyarım, kimseyle de bir derdim yok. Hayattta da düşmanım olmadı. Zaman zaman genetik olarak gelen süt köpüğü gibi gelen parlamalarımız da kötü niyetli değil.



HERKESE SÜRPRİZ OLDU

EGEDESONSÖZ: Sizin bu çağrınızda İzmir’i MYK’da temsizcisiz bırakmama garantisi de hissettik...

KOCAOĞLU:
Şimdi CHP Genel Başkanı’nın, üç dönem İstanbul milletvekilliği yapmış, en güçlü olduğu il ve bölge burası partinin. Bu bölgede üç tane Büyükşehir Belediye Başkanımız var. Sayın Genel Başkanın İzmir milletvekili olması İzmir’i onurlandırması... Bu sadece İzmir’e değil, Ege Bölgesi’ne de yansıyacak. Bunu bir partilinin ya da Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istemesi kadar doğal bir şey yok. Ben bir sürü karar veriyorum. Zaman zaman bu şöyle eleştirilebilir diye düşünüyoruz. Bazen buna da kim altın kulp takacak diyoruz. Bu da bana göre öyle. Ve benim Genel Başkan’a yaptığım bu öneriden kimsenin haberi yok. Sabah evden çıkarken kahvaltıda Türkegül’e, “Dur bakalım bir şeyler düşünüyorum. Herhalde bir şeyler yapacağım” dedim.

EGEDESONSÖZ: İlk Türkegül Hanım’a mı danıştınız?

KOCAĞLU:
Danışmadım, söyledim sadece. Danışırım tabi ama... Ondan sonra da ilk olarak kürsüde söyledim. Herkes için sürpriz oldu.

EGEDESONSÖZ: Siz bu samimi teklifinize neden yanıt alamadınız?

KOCAOĞLU:
 Hayır, yanıt aldım. Sayın Genel Başkanımız önce orada kurullarımızda değerlendirelim dedi. Sonra ben arabada, “Efendim bu böyle kürsüden söylenmiş bir şey değil. Dikkate almanızı talep ediyorum” dedim. Sonra uçağa uğurlarken, “Biz bu adaylık konusunda olumlu yanıt bekliyoruz” dedim. Daha sonra 23 Şubat’ta telefonda tekrar dedim ki, “İzmir çok heyecanlandı. Hatta Ege Bölgesi’nden de birkaç belediye başkanından destek aldım. Bu benim düşündüğümden de olumlu tepki aldı. Bunu lütfen tekrar değerlendirmenizi talep ediyorum” dedim. Ondan sonra da konuşmadım.

BAŞIMIZIN ÜSTÜNDE YERİ VAR

EGEDESONSÖZ: Umudunuzu koruyorsunuz yani...

KOCAOĞLU:
Sayın Genel Başkan kontenjan olarak da gelse başımızın üstünde yeri var ama 
önseçime girerse çok daha şık olur.

EGEDESONSÖZ: 27 Mart’a kadar kontenjanların nasıl kullanılacağı belirlenecek...

KOCAOĞLU:
Hayır, kontenjanların yerinin değişmez tesbiti var. Ben İzmir’de 1,3,5’i kullanıyorum dedi, değil mi?

HEPSİ SENARYO

EGEDESONSÖZ: Orada bir talebiniz var mı?

KOCAOĞLU:
Hayır, bunların hepsi senaryo. Hiçbir isim telaffuz etmedim, kontenjan sırasıyla da ilgili hiçbir şey söylemedim. Fikrim sorulursa, “Önseçimde İzmir’de tablo bu çıktı. Elimizde de üçer tane kontenjan var. İzmir’in yapısını da biliyorsun, biz böyle düşünüyoruz. Burada bir önerin, eleştirin yahut düşüncen var mı” diye sorarlarsa, düşüncemizi tarafsız olarak bildiririz. Bizim illa Ahmet olsun diye bugüne kadar hiçbir ısrarımız olmadı, olmaz.

EGEDESONSÖZ: Ama Mehmet olmasın diye olur...

KOCAOĞLU:
Olur (kahkahalar...) Niye? Çünkü orada ikbal vermiyorsun. Hatayı düzeltmeye çalışıyorsun. Olurun da, olmazın da gerekçelerini yansız, yalın bir şekilde ortaya koyman gerekir. Öbür türlü kişi olarak da, Belediye Başkanı olarak da, siyasetçi olarak da güvenini kaybedersin.

EGEDESONSÖZ: İzmir’de size bilenmiş bir grup var ve Aziz Kocaoğlu ne zaman önseçimden çıktı ki kendisi hararetle önseçim istiyor diyorlar...

KOCAOĞLU:
Yerelde önseçim için ilk imzayı ben attım. Başta Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere yerel seçimler önseçimle yapılsın diye ilk imzayı attım. Sayfanın başına imzamı attım.

EGEDESONSÖZ: Özellikle Kılıçdaroğlu’na yaptığınız çağrı yanlış algılandı ve sizi oradan yakalamaya çalışıyorlar...

KOCAOĞLU:
Kendi kuşağım içerisinde yaşıma göre ama çömez olarak, ama o masanın kenarına oturmuş, en çok önseçim gören insanlardan bir tanesiyim. Ta 80 öncesinden bu tarafa önseçimi bilirim. Önseçim CHP’nin tarihi sürecinde var. Önseçim neden istenmesin?


ÜYELERİMİZE GÜVENİYORUZ

EGEDESONSÖZ: CHP’nin üye yapısını sağlıklı buluyor musunuz peki?

KOCAOĞLU:
Niye sağlıksız bulayım. Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyaset yapma talebiyle gelmiş, partiye üye olmuş insana inanmak, güvenmek zorundayız. CHP mevcut siyasi örgütlerin içerisinde en eskisi, en köklüsü ve tabanında bir geleneği olan bir partiden bahsediyoruz. Gelmiş, talep etmiş, dilekçe doldurmuş, üye yapmışsınız. Onaylanmış. Bu insana neden güvenmeyeceksiniz?

DİKEY, YATAY DENGESİ

EGEDESONSÖZ: Sizin çağrınız delege üzerinden idi? Üyelerle önseçim oldu. Neden, ikisi arasında nasıl bir fark var?

KOCAOĞLU:
Delegeyi üye seçiyor. Her mahallede seçiliyor. Her mahallenin oy oranına göre belirleniyor. Siyasette çoğunlukla üyelerden daha aktif partililer önseçim ya da kongre delegesi oluyorlar. Dolayısıyla siyaseti daha yakından izliyor. Benim oradaki delegeyi savunmam odur. Ben bunu Genel Başkan’a da savunurken, İzmir’de yüksek oy aldığımız, delegenin manüpile edilemeyecek kadar sayısal fazlalığı var. 36 bin civarında delegemiz var. İki bölge için 18 – 18 desek, 18 bin kişiyi manipülasyonu vesairesi şey değil. Delegenin az olduğu yerde üye ile yaparsınız, başka bir yerde merkez yoklaması yani atamayla yaparsınız. Bu yöntemler neden var? Koşullara göre bu enstrümanlar var. Yerinde en iyi sonucu verecek olan tercih edilsin diye. Ben İzmir’de en iyi sonucu delegenin vereceğine inandım, onu savundum.
Konak ilçemizde çalışma yaptım ve şunu gördüm. Dikey yapılar, yatay yapılar diye ayırdım. Dikey yapılarda 70 bin oy almışız, 3 bin 200 civarında üyemiz var. Diğer yatay yapılarda 50 bin oy almışız, 6 bin küsur üyemiz var. Dikeyde ve yatayda delegelere oranladığımız zaman 45 kişiyi bir kişi temsil ediyor. Örneğin Buca’da 45 kişi oy vermiş, hem yatayda hem dikeyde 45 kişiyi 1 kişi delege olarak temsil ediyor. Üyeye geldiğin zaman dikeyde 22 kişiyi 1 kişi temsil ediyor. Yatayda 8 kişiyi  1 kişi temsil ediyor.

EGEDESONSÖZ: CHP’nin oyu dikeyde, üyesi yatayda mı diyorsunuz?

KOCAOĞLU:
Fazla üye yatayda. Biz bu tabloyu koyduk. Ben Genel Başkan ile bizzat konuştum, anlattım.

ANAHTARIM YOK

EGEDESONSÖZ: Aziz Bey’in cebinde anahtar listesi var mı diye merak ediliyor...

KOCAOĞLU:
Ne müdahale edeceğim, ne de anahtar listem var. Kesinlikle üyenin takdirine bırakmak gerekir. Ben ne söyleyebilirim? Kendi ilçende, bölgende partiye en fazla emeği geçtiğine inandığın, evrensel ahlak kurallarına daha çok uyduğuna inandığın, yarın parti hiyerarşisine uyacak kimdir? Bana göre Ahmet’tir, sana göre Mehmet’tir. Birincisi emektir, en çok emeği geçip kimin milletvekilliğini hak ettiğine inanıyorsunuz ona oy vereceksiniz.



MİLLETVEKİLLİĞİNİ 30 SANİYE BİLE...

EGEDESONSÖZ: Aziz Kocaoğlu siyaseti çok seviyor diye konuşuluyor sayın Başkan, ne diyorsunuz?

KOCAOĞLU:
Şöyle demek lazım. Uzun süre siyasetin bir köşesinde bulunduğun zaman tabi ki siyasete bir eğilimin oluyor. Yoksa kimseyi evinden getirip illa siyaset yapacaksın diye bir şey yok. Ama siyaseti tek amaç, tek yaşam biçimi görmek yahut olmazsa olmaz gibi bir şeyim kesinlikle söz konusu değil.

EGEDESONSÖZ: Eğer bir mecburiyet hissederseniz ileride sizi Türkiye siyasetinde görebilir miyiz?

KOCAOĞLU:
Hayır kesinlikle. Bakın, kişi kendini tanımak zorundadır. Ben realist bir adamım, hayallerim bile realisttir. Realist bir adamım. Somut işleri yapmaktan hoşlanırım. Somut işler yapmaktan hoşlanan bir kişiliğim var. Yereli yapabileceğine inanan ve hayatında milletvekilliği hayalini 30 saniye bile kurmayan bir adamım.

İZMİR ŞAHA KALKACAK

EGEDESONSÖZ: Tecrübelerinizi Türkiye’ye aktarmayı düşünürseniz...

KOCAOĞLU:
Efendim böyle bir şey söz konusu değil. Biz Belediye Başkanlığı görevimizi layıkıyla yapmaya çalışıyoruz. Kentin önünde birçok problem var, yapılması gereken işler var. Bakın ben klasik Belediye Başkanlığı yapmıyorum. Asıl o yönümüz biraz göz ardı ediliyor. Klasik elediye Başkanlığı tanımı nedir? Metro yapar, yol yapar, şunu yapar, bunu yapar. Belediye kanununun verdiği görevleri yapar. Bunları tabi ki yapacaksın ama esas itibarıyla kentin yerelde kalkınmasına göre stratejik plan yapmak ve yol haritasını belirlemek. Kentin kalkınması için altyapı eksiklerini tamamlayacak bir yol haritası çizmek.
Ben kendi mütevazı İzmir ölçeğinde, dünyamda İzmir’in sanayisinden, ticaretine, tarımına, limanına kadar hepsinin büyümesi gelişmesi için bir yerel yönetim modeli oluşturuyorum. Yerel yönetimlerin kentleri kalkındırabileceğine, özel sektörle beraber istihdam yaratabileceğine, ihracatı artırabileceğine, sanayisini büyütebileceğine, kültür sanatını geliştirebileceğine...
İzmir’in çok önemli bir potansiyeli var, hizmet sektörü, kültür sanat ve turizm. Bizim üç tane hedef sektörümüz var. Diğerlerini destek olarak, iyileştirerek gidiyoruz. Bu üç sektör İzmir’i şaha kaldıracaktır. Esas büyümeyi, refahı, istihdamı bu üç sektörle yaşayacağız. Bu yol haritasına inanmayan hiçbir Belediye Başkanı şu an itibarıyla 400 milyon, toplamda 650 milyon liralık bir yatırımı, fuar kompleksine harcamaz. Adnan Saygun’a harcamaz, kongre merkezine harcamaz. Belediye Başkanı bunları yaparsa görevidir, yapmazsa suçlanamaz. Biz bu yatırımları öncelikli görüyoruz. Kadifekale’de tarihi bölgeye bugüne dek minimum 350 milyon lira harcadık. Tarihi kenti gün ışığına çıkarmak için yaptık.

DÜNYA BİZİ GÖRÜYOR

EGEDESONSÖZ: Neden bu yolu seçtiniz? Bunlar prim yazıyor mu size, ileride mi anlaşılacak kıymeti?

KOCAOĞLU:
Neden ileride anlaşılsın? 2004’ten beri tanıtım yapılmıyor, parayı altyapıya gömüyor diye eleştiriliyorum. Etrafımızda konuşuluyor ama seçimi kazandığımıza göre demek ki anlaşılıyor (gülüyor). Bakın öyle büyük bir işe kalkıyorsunuz ki, bu hayali gerçekleştirebildiğiniz ölçüde büyük bir sonuca ulaşıyorsunuz. İzmir 2011’den bu tarafa dünyada en hızlı büyüyen kentler arasında. Bu sene 2. oldu, 2011’de 4. oldu, 2013’te 6. oldu. Demek ki önemli bir şeyler oluyor. İzmir’de işsizlik oranı yüzde 1.5 düştü. Belki sade vatandaş bunu hissetmeyebilir ama elimizi dokundurduğumuz Bayındır’da hissediyor, Tire’de hissediyor, Ödemiş’te, Bademler’de, Urla’da, Kemalpaşa’da hissediyor. Belki Ankara’da hissediyor ama siyasi nedenlerle üstünü örtmek istemese bile en azından gündeme getirmiyor. Bizim 11 senedir sürdürdüğümüz Belediye Başkanlığımız yurtdışında çok iyi biliniyor.

EGEDESONSÖZ: Londra’dan görülüyor ama Ankara’dan görülmüyor mu?

KOCAOĞLU:
Washington’dan, Londra’dan, Brüksel’den görülüyor ve bu ödüller de öyle geliyor. Kara kaşıma kara gözüme verilmiyor.

İKİ DÖNEM BAŞKANLIK İDEAL

EGEDESONSÖZ: AKP’nin vekiller için 3 dönem kuralı var. Sizce Belediye Başkanlığı en fazla kaç dönem yapılmalı?

KOCAOĞLU:
Şimdi Belediye Başkanlığı görev süresi 5 yıl. Bence ideali 10 senedir. İki dönemdir. Bu bensem de 10 senedir.

EGEDESONSÖZ: Neden, bir tür metal yorgunluğu mu oluyor?

KOCAOĞLU:
Meslek körlüğü oluyor. Ama Belediye Başkanlığı’nın bir avantajı var, sürekli yeni proje, sürekli yeni gündem. Bu benim üçüncü dönemim.

LİTERATÜRDEN KONUŞUYORUM

EGEDESONSÖZ: Üçüncü dönem sizi zorladı mı?

KOCAOĞLU:
Zorladı mı görünüyor?

EGEDESONSÖZ: Biz size soruyoruz, iki dönem dediniz...

KOCAOĞLU:
Uzaktan öyle mi görünüyor? Ben iki dönem idealdir dedim. Ben şunu söylüyorum, yöneticilikte optimum bir süre var, bu 7 yıl civarında dolaşır. Performansın ne kadar fazla olursa olsun. Biz şimdi ne yapıyoruz, bunu ikiye katlıyoruz.

EGEDESONSÖZ: Gerçi sizin görev alanınızda 9 ilçe vardı, 21 oldu sonra 30 oldu...

KOCAOĞLU:
Efendim, siyasetçi bir yere aday olmak istiyorsa mutlaka bir gerekçe bulur.

EGEDESONSÖZ: Siz aslında hakkını vermekten bahsediyorsunuz...

KOCAOĞLU:
Ben kendim için konuşmuyorum, literatürden konuşuyorum (kahkahalar).


REKABET MOTİVE EDER

EGEDESONSÖZ: 2011’den beri hükümet İzmir’i cezalandırıyor diye konuşuluyor. 1500 proje, 35 proje deniyordu. Son olarak raylı sistem ödenekleri açıklandığında ne hissettiniz?

KOCAOĞLU:
Hiçbir şey hissetmedim. Malumun ilanıdır, tabi. Buradaki durum şudur, hiç top yuvarlamaya gerek yoktur. Durum net, açık şudur. AKP’nin bir yönetim ve hizmet anlayışı vardır. Bu hizmet anlayışı önce sen oyu ver, sonra ben sana hizmet ederim yahut edebilirim. Bu da oy verme performansına bağlıdır. İzmir’de işte ilklerin kenti, aydınlık kent vesaire... Bunlarla ve kozmopolit yapısıyla, özellikle kadının ve gençlerin hayata iştirakiyle öne çıkıyor. İzmir’de diyor ki bana böyle abanın altından sopa gösterme. Benim seninle, kimseyle bir problemim yok. Samimi olduğunu göreyim, hizmet et göreyim, sonra ben değerlendireyim diyor. İnşallah bunu anlarlar, inşallah hizmet ederler ve kent kalkınır.

EGEDESONSÖZ: Bu CHP’li belediyeleri de kamçılamaz mı?

KOCAOĞLU:
Rekabet motive eder, diri tutar, ürettirir. Rekabetin getirdiği motivasyonu hiçbir şeklide elde edemezsin. Merkezi hükümet gelse kentin kalkınmasına önemli bir projede katkıda bulunsa hedeflediğimiz yere ulaşmayacak mıyım? Kongre merkezi yapılır, mesela acil müzeye ihtiyacımız var. Sümerbank alanı orada duruyor. Devletin ihale gücü tabi ki bizim kat be kat üstümüzde, uluslararası bir yarışmayla nefis bir müze yapılsa, bu kentin kalkınmasına çok büyük bir ivme kazandırır. Ben bunu istemez miyim? Ve sebep olanlara da kürsüden herkesten fazla bangır bangır teşekkür ederim.

EGEDESONSÖZ: Mahkeme süreci çalışmalarınızı ya da üçüncü dönem adaylık kararınızı etkiledi mi?

KOCAOĞLU:
Hayır, mahkeme süreci beni etkilemedi. Sürecin beni etkileyen bir boyutu var. O da masum insanların içeriye atılması, yargılanması, hapis yatması. Üst düzey kadroyu alır, içeri kapatırsanız... Etkilenmedim demiyorum, adaylığım konusunda mahkeme süreci beni etkilemedi. Adaylığım konusundaki benim kararım, AKP’nin adayıdır. O konjenktürdür, onun altında o kadar çok soru var ki. Karar vermeme sebep, o atmosferdir.

İZMİR’DE CHP AÇIK ARA BİRİNCİ

EGEDESONSÖZ: Genel seçimlerle ilgili Türkiye tahmininiz nedir?

KOCAOĞLU:
Türkiye tahmini yapamam, çünkü gezmek görmek müşahade etmek gerekiyor. İzmir’de her iki bölgede açık ara birinci parti çıkacağımıza inanıyorum.

EGEDESONSÖZ: HDP ne yapar size göre?

KOCAOĞLU:
Ben HDP’nin Türkiye genelinde barajı geçeceğine inanıyorum. Ama İzmir’de dağıtım sistemine takılacağına inanıyorum. Tabi koşullar, gelen adaylara göre değişebilir. MHP’nin oylarını biraz artıracağına, bunun yanında ben AKP’nin oy kaybedeceğine ve bu kaybettiği oyun üç partiye dağılacağına inanıyorum.

BU SEÇİM KIRILMA NOKTASIDIR

EGEDESONSÖZ: Nasıl bir Türkiye’ye doğru gidiyoruz, endişeli misiniz gelecekten?

KOCAOĞLU:
Valla bu seçimin bir kırılma noktası olması lazım. En büyük kırılmalardan birisi. Türkiye’ye ne olur? Türkiye’ye hiçbir şey olmaz. Ama demokrasiye ne kadar erken dönülürse, Türkiye’de siyasi iklim ne kadar erken yumuşarsa, normalleşirse hepimiz için ama hepimiz için istisnasız tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için çok faydalı olacak. Önümüzdeki seçim bunu sağlasın istiyoruz. Normalleştirsin.

EGEDESONSÖZ: Siz ticaret erbabısınız, kokuyu alırsınız. Altın mı yükselecek, Dolar ne olacak? İki ayda yüzde 12 çok iyi bir kazanç değil mi?

KOCAOĞLU:
Bunlar kazanç değil, ben kendim birfiil ticaret yaptığım dönemde banker furyasını, bankalarda faiz furyasını yaşadık. Ben bir tane bankere bir tane lira yatırmadım. Belli bankalar hariç hiçbir bankayla da işim olmadı. Ne hesabım oldu, ne de param kaldı.

EGEDESONSÖZ: İlçe Belediye Başkanlarının bir yılını değerlendirmenizi istersek...

KOCAOĞLU:
Arkadaşlar iyi gidiyor. Hepsi güzel güzel çalışıyor, canlarını dişlerine takmışlar. Birinci senede bu şekilde gitmeleri büyük başarıdır. İlk sene kim ne yapmış? Ayrım yapmadan hepsinin performansını iyi buluyorum ve samimi buluyorum. Esas kendilerini 2017 ve 2018’de gösterirler.

EGEDESONSÖZ: Emekliliğinizde ne yapmayı düşünüyorsunuz?

KOCAOĞLU: Valla emekliliğimiz biraz daha gecikirse hiçbir şey yapamayacağız (kahkahalar...) Direkt atta gidebiliriz.

 
'Leydi değilsen, hiç şansın yok!'
 
AKP iktidar olursa çok acılar çekeceğiz
YORUMLAR
Toplam 10 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
kirazdan yorumcu 15 Mart 2015 Pazar 19:00

senin tayyipten ne farkın var sen bizim ilçemizde muhtar seçimlerini dahi karıştın yazıklar olsun sana aziz şimdide ön seçimde kendi adamlarını diretirsin.ali engin,h.sezer.m.moroğlu.başka bir emrin varmı aziz diktatörrr yazıklarlar olsun günün birinde yüzüne bu sözler gelecek ,,her halde dinlemesinide bilirsin..

Yorumu oyla      17      9  
15 Mart 2015 Pazar 10:34

Anacınız iktidar olmak değil sizin! Bir koltuğum olsun nasıl olursa olsun mantığındasınız.Bizler yırtalım kendimizi akp yi eleştirmekten ama chp millet vekilleri seçimden sonra izmirde görene aşkolsun.

Yorumu oyla      17      7  
hacer eriş 15 Mart 2015 Pazar 00:23

syn kocaoğlu 50 60 yıldır önseçim yapılmıyordu diyor 1999 yılında CHP sinin baraja takıldığı yerel genel birlikte olan seçimde önseçim yapılmıştı acaba ben mi yanılıyorum,,,,,

Yorumu oyla      16      4  
Çarşı 14 Mart 2015 Cumartesi 18:27

Başkanlık için İdeal süre 10 yıl dedikten sonra 15 yıl yapmak için aday olan dürüst ve tutarlı bir başkanımız var.ne mutlu bize!!!

Yorumu oyla      20      8  
egeli 14 Mart 2015 Cumartesi 17:15

BAŞKANIMIZ BASMANE ÇUKURU NE ZAMAN İNŞAAT BAŞLAYACAK ORASI BİTİRİMELİ HABER BEKİYORUZ.

Yorumu oyla      20      2  
İzmirli 14 Mart 2015 Cumartesi 16:35

Seçim rumuzlu arkadaş benimde sudi arabistanda petrol kuyularım var düngece rüyamda gördüm

Yorumu oyla      16      7  
Kamil 14 Mart 2015 Cumartesi 16:28

Aziz Kocaoğlu'nun da herkes kadar taraf olmaya hakkı vardır bu partide. emekten yana bizler de tarafız sayın başkan.

Yorumu oyla      21      5  
seçim 14 Mart 2015 Cumartesi 16:06

AKP nin 3 ayı kaldı yolun sonu göründü... 276 milletvekili çıkarayamayacak ve tek başına iktidar olamayacak ...

Yorumu oyla      22      6  
HAKKI TURAN 14 Mart 2015 Cumartesi 15:42

Sayin Başkan CHP Tarihini birde biliyorum diyordu 55-60 yıldır ön seçim yapılmıyor diyor oysa en son 1999 yılında hakim huzurunda ön seçim yapıldı biraz dersine çalışmalı

Yorumu oyla      16      6  
İzmirli 14 Mart 2015 Cumartesi 12:22

14 ilde chp nin adayı yok nasıl olurda iktidar olucaksınız akp yi nasıl yıkacaksınız

Yorumu oyla      18      15  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
'Leydi değilsen, hiç şansın yok!'
CHP’nin İzmir’deki ilk kadın belediye başkanı ve milletvekili aday adayı ...
2018'de rafineri tamam, 2019'da...
Türkiye’de ve uluslararası arenada enerjinin güçlü oyuncuları arasına ...
Sertel'le yarışa Nietzsche yorumu: Amor fati!
Gönül Soyoğul sordu, önseçime girme tercihiyle dengeleri değiştiren Mustafa Balbay yanıtladı.
 
HDP olmasa, AKP İzmir’de 1. parti!
Gönül Soyoğul sordu, Alaattin Epözdemir merak edilen 'seçim' sorunlarını yanıtladı.
Ben Cumhuriyet'ten önce de vardım
Hanzade Ünuz Fark Yaratanlar’da sordu, tarihin canlı şahidi Ayşe Mayda anlattı…
Hamsi Finger’in yaratıcısı ekmek arası havyar yapacak!
Gürkan Gediz, bıkmadan usanmadan yeni girişimler peşinde koşan genç bir ...
 
İzmirli kırılırız demedikçe siyaseti düşünmem
EgedeSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan usta gazeteci Uğur Dündar, Ümit ...
Şehir kurtaran kadın
Hanzade Ünuz, Fark Yaratanlar'da çevre davalarının vazgeçilmez avukatı ...
İzmir'in önü açık!
Gönül Soyoğul sordu, ekonomi profesörü Yaşar Uysal yanıtladı... Ekonomik veriler ışığında İzmir!
 
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Neler oluyor?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde sezon başlamadan bitti
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Def-i Bela çorbası
Nuray KAYA
Nuray KAYA
Zambaklar çürüdüğünde
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Uzağı görmek uzakları yakın etmek!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Ahir zamanda felsefe…
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Turlar
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Nesli tehlikedeki hayvanlar ÇOĞALMAYA başlamıştır
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva