RÖPORTAJLAR
28 Şubat 2012 Salı

Büyükşehir için yanıp tutuşmuyor; ölüp bitmiyorum

Egedesonsöz'ün Başkanlarla Başbaşa yazı dizisinin ilk durağı Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan oldu...

Büyükşehir için yanıp tutuşmuyor; ölüp bitmiyorum

BAŞLARKEN…
 
2009’daki yerel seçimlerin başkan adayları içinde ‘sürpriz’ler elbet vardı ama ‘en sürpriz isim kimdi’ diye sorulsa, akla ilk gelecek, kuşkusuz Hakan Tartan’dı.
Adı uzun süre siyasi kulislerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak geçen, Aziz Kocaoğlu’nun adaylığının ve diğer ilçe başkan adaylarının resmen açıklamasından sonra, yarışta olabileceği akla getirilmeyen Tartan, Konak Belediyesi başkanlığına aday olarak gösterilen Kemal Karataş’ın adaylığının beklenmeyen şekilde düşmesi sonucu…
Kendisini de şaşırtan bir gelişme ile Konak adayı olmuş, son anda katıldığı seçim yarışını yüzde 60’ı bulan CHP oylarıyla ‘başkan’ olarak kazanmıştı.
 
Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan’ın başkanlık koltuğundaki görev süresi, 29 Mart’ta 3’üncü yılını dolduracak.
Kayıtlı nüfusu 397 bin kişi olan, gün içindeki insan hareketi 1 milyon kişiye ulaşan, adı İzmir'de sadece bir semt ya da mahalle olmayıp ‘İzmir’in Kalbi’ diye bilinen Konak’ın Belediye Başkanı Hakan Tartan’la, işte bu üç yılın özetini konuştuk.
Yaptıklarını, son iki yılda neler yapacağını, kişisel olarak siyasi hedeflerini ve beklentilerini, kendi gözüyle ‘nasıl bir belediye başkanı olduğunu’ sorduk.
Egedesonsöz ekibi olarak Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak, Gönül Soyoğul ve Can Özlü’nün sorularına her zamanki özgüveni ile son derece rahat yanıtlar veren Başkan Hakan Tartan’la bu söyleşi yapıldığında, ‘Türkiye’nin en başarılı 4’ncü belediye başkanı seçildiği’ haberini ajanslar henüz geçmemişti.
ORC Araştırma Şirketi tarafından 14-20 Şubat 2012 tarihleri arasında 81 il merkezi ve 16 Büyükşehir metropol ilçelerinde 14.612 kişi ile bire bir yapılan ankette Fatih, Altındağ ve Gölbaşı Belediye Başkanları’ndan sonra dördüncü sıraya yerleşen, İzmir’den ilk 10’a giren tek belediye başkanı olan Hakan Tartan’ın açıklamaları, 2014’te yapılacak yerel seçimlerde de ‘en çok konuşulacak isimler’ arasında olacağının ipuçlarını taşıyordu.
Özellikle de sohbetin başında yer alan ‘3 yıllık dönemin özeti’nden sonra devam eden konuşmalarda…
 
İşte ‘İzmir’in kalbi/merkezi’ Konak’ın CHP’li Belediye Başkanı Hakan Tartan’la icraatın içinden…
 
 


EGEDESONSÖZ: 2009 Mart’ında göreve seçildiniz ve aradan 3 yıl geçti. Genel hatlarıyla bu üç yılda, Konak ilçesi için neler yaptınız deyip klasik bir soruyla başlayalım sohbete, ne dersiniz?
 
HAKAN TARTAN: 3 yılda önce insana değer verdik ve insanca değerleri ön planda tutan bir yerel yönetim anlayışı ortaya çıkardık. Türkiye’de ilk defa ekonomik yerel yönetim söylemini gündeme getirdim. Akçeli işlerde artı değeri halk lehine kullandık. Yatırımlarımızı doğru ve verimli yaptık. Ekonomik sıkıntı içindeki halka nefes aldırdık ve bunun üzerine yürüdük. İlçe belediyelerinin Büyükşehir ile iç içe yapısı var. Kadınlardan gençlerden ve çocuklardan başladım. Kadın danışma merkezlerini kurduk ve evde oturan 7 bin kadını 15 tane semt merkezinde sosyal üretime soktuk. Üreten kadınlar üretimden de payını almaya başladı. El işi, nakış, yiyecek üretim satarak para kazanıyor. Çocuklar ve gençler için kurslar oluşturduk. Yüze yakın üniversiteli, çocukların gelişimine katkı koyuyor gönüllü şekilde. Kurslar veriyoruz. Birebir eğitim yapıyoruz ve sosyal terapi uyguluyoruz. Tamamen gönüllülük esasına dayanarak yapıyorlar. İlk önemli ayrıntı bu…
İkincisi… Bu kent bir turizm kenti, kültür sanat kenti ama kültür sanat adına bir uluslar arası çalışması yok. Müzesi yok. En son müzeyi bakanlık dönemimde Atatürk müzesini açarak ben kazandırmışım. Oysa çağdaş, gelişmiş kentlerde 20-25’ten aşağıya müze olmaz. En fakir kentlerde bile böyledir bu. Çağdaş ülkelerde bu bir vitrindir. Hemen bir bilim müzesi, mask müzesi ve neşe ve karikatür müzesi oluşturduk. Bunların hepsi Türkiye’de bir ilk.
 
EGEDESONSÖZ: Bu müzelere ilgi nasıl, genelde İzmir’de müzelere ilgi pek fazla olmaz diye bir algı var. Hatta ‘Arkeoloji Müzesini sadece şu kadar kişi gezdi’ diye gazetelere her yıl haber konusu bile olur bu durum…
 
TARTAN: İlgi müthiş, müthiş. Oyuncak müzesine bir yılda 50 bin kişi gitti. Mask müzesine günlük ortalama 100 kişi katılımcı var. 2 ile 5 lira arasında giriş fiyatları var müzelerin. Derme çatma müze değil bunlar. Kaliteli ve modern yapılar, gerçek müzeler hepsi. AB’den son on yılda proje kazanan tek belediye biziz. İki Avrupa Birliği projesi aldık. 200 bin euro uluslar arası mimarlık ödülü kazandık Konak Abacıoğlu hanı ile… Bunlar kente bir prestijdir. Müzeler konsepti getirdik kente. Kruvaziyer turizmi diyoruz, gemilerle geliyor turistler. Adam nereye gidecek? Efes’e gitmek istemiyorsa kent içinde nereye gitsin? Buralara geliyor. Sonra mektup gönderiyorlar, böyle bir hizmetten ötürü teşekkür ederiz diyoruz.
Sağlık turizm kentiyiz ama altyapımız yok. Bir tane broşürümüz yok. 400 bin insan geliyor bu kente. Onları ben karşılıyorum. 7 dilde broşürler hazırlatıyorum ücretsiz. Onları dağıtıyoruz gelenlere ve ilgileniyoruz. Gönüllü rehberlerimiz karşılıyorlar. Önemli konukları ağırlıyorum. Bizzat ben gezdiriyorum. Amerikalı önemli bir konuk geldi mesela, belki New York belediye başkanı olacak; burada Kemeraltı’nda gezdirdim, üç gün Amerikan basınında konu oldu. Kent tanıtımı budur. Sağlık, turizm… Altyapısı yok. Şu anda ben bu kente girişimci yapımla 14 tane yeni otel kazandırdım. Zincirler de var bunların arasında. Kent böyle gelişir. Sağlık turizmi diyorsun bir tane hastanen yok. En nitelikle şekilde geliyorlar şimdi, yatırım yapıyorlar. Sağlık müzesi yok bu kentin. Adamlar diyecek ki sağlıktan söz ediyorsun ama nedir? Diyorum ki, ‘Ben yaparım kardeşim.’ Bir nefer olarak buna hazırım..
 
Kültür ve sanat… Bir kentin aydınlanmasında en önemli unsurdur. Ne vardı? Uluslar arası aktivite yoktu. Biz getiriyoruz. Sanatçılara, buraya bir merkez olarak bakmalarını sağlıyoruz. Angelopoulos’u ben getirdim. Adam öldükten sonra kıymete bindi.  Yunanistan’ın Drama film festivali var. Eylül ayında ortak yapacağız… Uluslar arası kimlik. Öykü günleri.. Dünyada en önemli yapı taşlarından biri. Şiir günleri… Sağolsunlar, şiir ve öykü günlerini benden önceki başkanlar başlatmış. Ben devam ettiriyorum geliştirerek. Onlar ulusal yapıyorlardı, ben uluslar arası yapıyorum. 23 Nisan şenliklerini uluslar arası yapıyorum. Sokak oyunları dedik, 7 ülkeden çocuklar geldi, lobi çalışması yapıyorum. Böylelikle İzmir’in kimliği uluslar arası arenaya yayılıyor. İzmir esnafı, oteli, taksicisi bayram yapıyor. 2014 atletizm Veteran şampiyonasını bu kente getirdim. 10 milyon Euro girecek bu kente. 7 tane kongre getirdim uluslar arası arenada önemli olan. Tur operatörleri geliyor, ben ağırlıyorum. Uluslar arası organizasyonlara ben ev sahipliği yapıyorum. Bir kentin vizyonu böyle geliştirilir… Bu da üç…
 
Dördüncüsü, teknik, fiziki ve alt yapı çalışmaları. Hava kirliliğinden herkes söz ediyor. Girişimlerimiz ile kentin neredeyse tamamına doğalgaz geldi. Sokakları gezin. Görme engelliler yolunu ve kaldırımların kalitesini görün. 40 yıldır yapılmamış bu kentte. Barcelona gibi, Amsterdam gibi bir kent. İzmir’in Behçet Uz’dan sonraki en büyük yeşil alanını ben yaratıyorum. Gürçeşme Ormanı bittiğinde herkesin soluk alacağı önemli bir yer olacak. Sadece kültür, teknik, çevre, alt yapı değil.. Katı atık… Sessiz bir devrim yapıyoruz Konak olarak. Katı atık toplama ve ayrıştırma konusunda bir numarayız. Lavabolara, toprağa döküyoruz ya o yağları… 122 yıl çözülmeyen atıklar bunlar. Türkiye’de rekor bizde.
 
Kar beklemiyorum hiçbir işimde. Sosyal belediyecilik yapıyoruz. Halkın ve insanın yararını bekliyorum ama zarar da etmiyorum. 100 kişilik orduyla evlerden katı atıklar toplanıyor, bu bir devrimdir. Naylon poşeti ilk kez biz değiştirdik. Yüzde 35 sınırına ulaştık kullanımda. Kent konseyini ilk biz koyduk. Bunların hepsi kentin geleceğine de bir adım. Altyapısı tamamıyla bitti, doğalgaz geldi.
Gürçeşme’deki orman bitince 80 dönümlük yaşam alanı olacak. Ondan sonra Çınarlı’daki eski Çevre Bakanlığının parkının olduğu yeri rekreasyon alanı haline getireceğiz. Hep biz öncüyüz. Ben yapıyorum, beni takip ediyorlar. Bundan rahatsızlık duymuyorum, mutluluk duyuyorum. İzmir de öyle. İzleniyor olmak çok güzel. Hava atmadan, kimseye tafra yapmadan, sessiz sedasız, bana yakışan bir vakur içinde, sakin bir şekilde bunları yürütüyorum. Temizliği de söyleyeyim. Ana cadde ve bulvarlar, meydanların temizliği benim görevim değil aslında, Büyükşehir yapmalı ama bu kent bizim, o eksikliği gördüm bütün meydanları ben temizliyorum. Ama benim sevdam İzmir. Onun için gücüm yettiğince İzmir’e katkı sağlayacağım.
 


EGEDESONSÖZ: Eleştirilere ne diyorsunuz. Mesela müzelerle ilgili, kültür sanatla çok ilgileniyor olmanız bazı kesimlerce olumsuz karşılanıyor…
 
TARTAN: Öyle bir eleştiri hiç duymadım. Benden önce duyuyordum bunu. Kültür- sanat ve müzelerini eleştirenler varsa, yapacağım hiçbir şey yok ayrıca.  Dediğim gibi bak. İnsana odaklı 4 iş; temizlik-çevre, alt yapı-teknik işler, kültür sanat ve kentin tanıtımı organizasyonlar. Düşün ki 4 müzeyi kurmadım, farz et… O zaman bu kent kazanacak mıydı?
 
EGEDESONSÖZ: Bu eleştiriyi getirenler daha çok kentin çeperleriyle ilgili yeterli hizmetin yapılmadığını savunanlar. Konak Alsancak’tan ibaret değil diyerek yöneltiyorlar bu eleştirilerini de… Bu kentin tamamını kucaklamak için yeterli olanaklarınız var mı ayrıca?
 
TARTAN: Tabii, hepsi var. Ben ayağımı yorganıma göre uzatırım. Ben her şeyi planlı programlı yaparım. Ben siyaset bilimi doçentiyim ama aynı zamanda ekonomi mezunuyum. Ben yapamayacağım şeye başlamam. Kentin tüm sınırların geliştirecek yeterlilikte kaynaklarım var. Yapamayacağım şeyleri yaparım demem. Bakın çeper dediğiniz yerler… Gültepe’de bir merdivenler yaptık biz, 40 yıldır yapılmamış. İnsanlar yürüyemiyorlardı. Hatay’da bir yerde Türkiye’nin ilk asansörünü yapacağım, panoramik, çağdaş, modern. İnsanlar ücretsiz binecekler. Ballıkuyu’daki açılmayan, kullanılmayan yolları açtık. En önemli hizmetlerimden birisi; tarihi eserleri restore ediyoruz. Bu kentte yakılıp yıkılıyordu. Yeni bir ruha büründürüyoruz, bu çalışmalar ile ödüller alıyoruz.
 
EGEDESONSÖZ: İlçe belediyelerin başkanlarının genelde iki konuda şikayetleri oluyor. Birincisi kaynaklarının kıtlığından, ikinci de yetkilerinin kısıtlılığından. Ya sizin?
 
TARTAN: Cadde meydanlar Büyükşehir’in. İlçe belediyelerin yetkisi söylediğiniz gibi sınırlı. Doğal olarak kültür sanat eğitim ön plana çıkacaktır. Bunu yapmadığın zaman eleştirilmelisin, bence böyle. Uluslar arası tanıtımını yapıyorsun bu kentin, mesela İzmir drama film festivalini yapıyorum, bunun için eleştiriyorsa biri beni, eleştirsin… O zaman Antalya film festivalini de eleştirsin, Cannes’i de eleştirsin.
Ne konuda şikayetim olduğuna gelirsek… Şimdi Atatürk’ün meşhur lafıdır, hiçbir mazeret başarının yerini tutamaz. Biz bu görevlere ağlamak için, bir takım mazeretlerin- kılıfların perdelerin, pencerelerin arkasına sığınmak için gelmedik. Biz buraya hizmet vermek için geldik. Vatandaşın güvenini hizmete dönüştürmek istiyoruz. O yüzden dikkat ederseniz kimseyle kavga etmem. Hiçbir mazeretin arkasına sığınmam. Savcıya, polise kimseye bulaşmam. Benim işim bu değil. Benim işim hizmet üretmek. Eğer ağlayacaksan ve yapamayacağını anlatacaksan, mazeret üreteceksen, bu görevleri yapma ve talip olma. Yasaları bilerek, bu görevleri aldıysak, mazerete hakkımız yok demektir.
Ben geldim ve dediğim gibi her şeyi hakkıyla yapıyorum. Daha çok param olsa daha çok yaparım. En iyisini de ben yapıyorum. Sosyal belediyecilikte bir numarayım. Denizi görmeyen çocuklar var bu kentte. Okulları yapmak benim görevim değil ama yaptım. Çalışma Bakanıydı ama şimdi Milli Eğitim Bakanı oldu diye takılıyorlar. Takılsınlar, evet ben Milli Eğitim Bakanıyım bu kentin. 5 milyon lira yatırım yaptım. Elimden geleni yapıyorum. El atmasam açılamayacak okullar var. İsim isim sayarım.
 


EGEDESONSÖZ: Müzelerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı diyen de var!
 
TARTAN: E bu kadar müze açan varsa!
 
EGEDESONSÖZ: Ertuğrul  Günay kıskanabilir ama…
 
TARTAN: Yok, Ertuğrul Bey, bence başarılı bir bakan. Kültür açılımı anlamında çok başarılı güzel şeyler yapıyor.
O kadar çok şey yapıyoruz ki, insanın aklına bir anda gelmiyor. Bakın engelliler… Temmuzda yasa başlıyor. Engellilere karşı hazırlıklarını yapan tek belediye benim. Bütün sokakların engelli rampaları yaptım. 250 tane akülü araba verdim. Palavra arabalardan değil. Engelliler okula insanca geliyor. 1500 çocuğu ‘hayal et gerçekleşsin’ projesine dahil ettim. Bilgisayar istiyor, veriyorum, gitar istiyor, alıyorum. Onlar istedi ben yaptım. Bütün okullarda trafik eğitimi başlattım. Niye? Trafik kazaları yüzünden insanlar sakat kalıyor. ‘Hakan Amca trafiği öğretiyor’ diye eğitim başlattık. 6 insandan biri sakat kazalar yüzünden. Bak göreceksiniz, ben o biri İzmir’den kaldıracağım, azaltacağım. Tiyatro ile hijyen eğitimi yapıyoruz okullarda. Bütün kadınlarımızın meme kanserine karşı taratıyoruz. Tabip Odası ile başlattık, hem tarıyoruz, hem eğitiyoruz. Bütün bunlar, Türkiye’deki öncü sosyal projeler.
 
EGEDESONSÖZ: Belediye başkanlığı profilinde bir Hakan Tartan modeli ortaya çıkmaya başladı. Bazı belediye başkanları vardır profil olarak, bina yapmayı sever örneğin. Sizin konseptiniz ise…
 
TARTAN: Ben insana hizmet edip sevgi üretmeyi seviyorum. O hayır duaları öyle önemli ki… Bina ve sosyal tesisler de önemli bu kentte ancak, yapsam da onunla övünmem. 15 tane semt merkezi yaptım, yeni yerler de yapacağım. Ama asıl insanın yaşamını kolaylaştıracak ve insani değerlere yakınlaştıracak hizmetler lazım. Hayatında bir otobüse binmemiş, insan yerine konmamış insanları, 5 yıldızlı otellerde insanca ağırladık. Çanakkale’ye götürdük, hem ulusal değerlerimizi birlikte yadettik, hem de insanca ağırlanmalarını sağladık. Yol ve kaldırımlarla övünmüyorum; ancak daha iyisi, daha çağdaşı varsa gösterin. Şimdi buradan giderken Kızılay’ın yan sokaklarını bir gezin bakın…
 
EGEDESONSÖZ: Sizin bu insana yönelik diye ifade ettiğiniz çalışmaları, nasıl planlıyorsunuz, bunun ardında planlayıcı bir ekip mi var, yoksa sadece siz istiyorsunuz ve uygulanıyor mı?
 
TARTAN: Bakın, ben kenti ve İzmir’i yaşıyorum. Ve elbette bir ekiple gerçekleştiriyorum tüm bu işleri. Akıllı insanlar, akıllı insanlarla çalışır. Daha başarılı olmak isteyenler daha akıllı insanlarla çalışır. Ben daha akıllı insanlarla çalışıyorum. Benim kompleksim yok, korkum yok. Sorarım, kenti yaşarım. Ben 24 saat bu kenti yaşıyorum. Kızımla dolmuşa bindim geçen gün. Şoför şaşırdı. Bazen taksiyle geliyorum belediyeye. Yazları bazen bisikletle geliyorum. Benim farkım şu; işim şovunu yapmıyorum, ya da yapamıyorum, hatta bu yüzden eleştiri de alıyorum. Bütün gün sokaktayım. Eşimle, ailemle sokaktayım. Hayatımda hiç salon insanı olmadım ve salonda olmadım. Yılbaşlarında otellerde kukuleta takıp da eğlenen biri değilim. 24 yaşımdan beri her yıl sosyal bir proje ile yeni yılı kutladım. Şimdi bütün belediye başkanları bir gün önceden yapıyorlar. Onlar bant kayıt, ben canlı yayınım. 20 sene hep canlı yayın yaptık. Bundan zevk alıyorum. Barbaros Çocuk Yuvası’na 6 yıl gittim, kapanmış bir yuvayı ben kazandırdım İzmir’e. Orada çocuklar terapi görüyordu, rehabilite oluyordu. Her ay uğrardım vekilliğim döneminde. Hakan Tartan’ın vekilliği bitti, ne oldu? Başka şeyler çıktı orada. Bunun yorumunu bile İzmir halkı yapar, yapıyor da zaten.
 


EGEDESONSÖZ: Konak, Hakan Tartan’a küçük geldi diye de bir yorum var, öyle mi gerçekten, küçük mü geliyor?
 
TARTAN: Ee doğal ama… Doğal. Ben bu ülkede bakanlık yapmış bir insanım, tarihe geçmişim. Hayattaki 242 bakandan biriyim. Bakanlık ve milletvekilliği döneminde İzmir’e tarihinin en önemli hizmetlerini yapmışım. Milletvekiliyken de bakan olarak çalışmışım. Doğal tabii. 2008 yılında ben Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak yola çıktım. Projelerimle. O yılki projelerimi çevirip çevirip bugün bile hala konuşuyorlar ama yapamazlar. O bir vizyon meselesi. Ben yaparım. Gelirim ve yaparım, 6 ayda yaparım. O ayrı bir yetenektir. Benim ne güneş enerjisi, ne rüzgar enerjisi, ne sağlık turizmi, ne deniz ulaşımı projelerimi kimse hayal bile edemiyor şu anda. Sadece beni okur, taklit eder bazıları… Bu kentin sülükleri vardır. Ben o sülüklerden de bir gün kenti temizleyeceğim. Kentin sülükleri var. O sülükler 3-5 gazeteciyi parayla yanlarına alıp düdük öttürürler. Ve bunların bu kent adına çaktıkları tek bir çivi, yaptıkları tek bir hizmet yoktur. Hep ceplerini doldurmuşlardır. Bu insanları bütün İzmir tanır. Ama bu sülükler her dönem, her seçim döneminde oradan- buradan bir yerlerden çıkarlar ve kentin kanını emmeye çalışırlar. Ben onlarla da mücadele edeceğim, hiç merak etmeyin.
 
EGEDESONSÖZ: Kim bu sülükler?
 
TARTAN: Onları herkes biliyor. Onun için ben… Ben elbette 2008’de Büyükşehir adayı olmak için yola çıktım; ancak ‘Aziz Kocaoğlu aday olursa ben olmam’ dedim. Bir görevin iki dönem yapılmasından yanayım ben. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nden de bunu bekliyorum. Bu Tüzük Kurultayı’nda bu öneriyi getireceğim mesela. Ak Parti 3 dönemle sınırlı tutmuş. Bu ülkeyi cumhuriyeti kuran, çok partili sisteme geçiren, ekonomik döngülerin başlangıcını yaratan bir siyasi partiye, Türk siyasi yaşamında da yeniliklere imza atmak yakışır. Yoksa, Ak Parti 3 dönem yapmış, ben de üç dönem yapayım! Hayır, iki dönemle sınırlayacaksın bütün görevleri. Milletvekilliği de dahil. Çünkü neden? İlerici, devrimci partiye bu yakışır.
Onun için şunu söylüyorum ben. Aziz Bey bir dönem daha seçilmeyi hak eder diye düşündüm ve o yıllarda ‘o aday olursa, ben aday olmam’ dedim. Nitekim o oldu, ben aday olmadım.
 
EGEDESONSÖZ: Sizin bu yaklaşımınıza göre sorarsak… Aziz Bey, ikinci dönemini dolduracak 2014’te. Bu durumda yaklaşımınız ne olacak, yine ben adayım derse?
 
TARTAN: Aziz Bey’in bundan sonraki tercihi kendi tercihidir. Ben başkasının tercihiyle ilgili yorum yapmam. O, kendi iç dünyasında değerlendirmesini yapar. Bana gelince; anketler, değerlendirmeler yapılıyor ve insanlar bana yakınlık gösteriyor. Bu göreve Hakan Tartan layık, işte devlet deneyimi, ilkeleri, yabancı dili, beyefendiliği, dürüstlüğü, ahlaki yapısı, hizmetleri… Bu gibi nedenlerden dolayı beni yakıştırıyorlar.
 
EGEDESONSÖZ: E, size de Konak dar geliyor…
 
TARTAN: Şimdi şöyle… Elbette yüreğimin götürdüğü her yere giderim. Beni sevgiyle karşılayan insanlar olduğu sürece o sevgiye daima karşılık veririm. Ama şu anda gerçekten de Konak Belediye Başkanı olarak mutluyum. Güzel şeyler yapıyorum. Bunun halktan tepkisini, geri dönüşünü alıyorum. Bir dönüşüm yaratıyoruz. Kente vizyon katılıyorum. Elbette zamanı geldiğinde ben de koşullar içinde değerlendiririm. Ama şu anda bazıları gibi şimdiden yanıp ölüp bitip de tutuşmuyorum. Bazıları gibi illa da büyükşehir belediye başkanı olayım diye bir düşüncem yok, inanın. Ama İzmir halkı bana teveccüh gösterirse, parti de duyarlılık içinde olursa elbette böyle bir şeye sıcak bakarım. Su akar yatağını bulur. Ama ben ölüp bitmiyorum. Öyle bir kompleksim yok. Haa, ama şunu da söyleyeyim. En iyisini de yaparım. En iyisini ben yaparım. Bu konuda en küçük bir tereddüdüm yok. Çünkü ben hazırlıkla her işe gelirim. Mazeret üretmem, ağlamam, iş yaparım. Ve en iyisini de yaparım. Ama şu anda o noktada değilim. Hakikaten değilim.
 


EGEDESONSÖZ: Az önce Ertuğrul Günay ile dostluğunuzdan bahsettiniz. Bu dostluğunuzun yanı sıra Ak Partili isimlerle ile bu kentte iyi geçinen, daha doğrusu hiç polemiğe girmeden yürüttüğünüz ilişkiler nedeniyle… zaman zaman bazı yorumlar yapılıyor. Bu yorumlardan biri de, sizin önümüzdeki yerel seçimlerde Ak Parti’nin adayı olabileceğiniz yolunda. Ne dersiniz bu konuda?
 
TARTAN: Ben insanım, bu kente de siyasi değil insan gözlüğüyle bakarım. Ben siyasi gözlükle hayata bakmadım hiçbir zaman. Benim 30 yıllık bir büyüğümdür Ertuğrul Bey. CHP’ye Milletvekili olarak, genel sekreter olarak büyük hizmetler vermiş bir büyüğümdür. Ona saygım ve sevgim her zaman vardır. Ona saygıda hiçbir zaman kusur etmem, çok da severim. Ama bugüne kadar ne kendisiyle, ne de bir başkasıyla siyasi içerikli bir konuşma yapmadım. Ben yalan söylemeyi beceremem. Bu tür spekülasyonları, CHP’de başarılı olmamdan ve belli yerlere layık görülmemden rahatsız olan… O, eski 1950’lerden kalma zihniyetli insanların ortaya attığını düşünüyorum. Yalancı, dolancı, çalıyor, diyemiyorlar, AKP’ye yakın diyorlar. Kent adına Ertuğrul Bel ile de Binali Bey ile de görüşürüm. Onlar bu kentin milletvekili, bakanı. Aziz Bey de Tayip Bey’le Diyarbakır’a gitti özel uçakla. O zaman ona da öyle diyelim! Bugün Ertuğrul Bey bakan; ben kent adına bir şey gerekirse, ondan isterim. Binali Bey’den de. Binali Bey de çok çalışkan, çok değerli bir insan; aşırı bir samimiyetim yok ama beyefendi, İzmir’i seven, hakikaten kaliteli bir insan. Yarın kent için bir ihtiyaç olsa, ben Binali Bey ile de paylaşırım. Ama dediğim gibi, ben ne görüşme yapmışım, ne de böyle bir teklif olmuş. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim. İlk kez 1979’da CHP gençlik kollarında görev aldım. 92’de kurucular arasındayım. CHP’li belediye başkanıyım. Ben duymadım! Bunun için kimseyi de suçlamıyorum. Siyasetin doğasında olan bir şey. Yakıştıracaklar. Bakın arşivlere, yalan söylemez. Yeni Asır’a bakın 2009 yılında beni hem CHP, hem AKP adayı olarak gösterdi. Toplumun her kesiminden sıcak yaklaşım almak güzel bir şey aslında. Ben yüzde 60’a yakın oy aldım. AK Parti 32’den yüzde 25’e düştü. Ak Parti’den de yüzde 7 oy almışım demek ki. Oradan da beni seven bir taban var. Her yerden var. Göçmen kökenli bir insanım, göçmenlerin yüzde 80’inin… Çünkü Bulgaristan göçmenlerinin emekli maaşlarını ben vermişim, sosyal güvencelerini ben sağlamışım, Makedonya göçmenlerinin tüm alt yapısını ben hazırlamışım. Balkan dünyasına ben hizmet götürmüşüm. Bu insanlar da yüzde 80 elbet beni destekleyecek.
Demokrasi ve insan hakları mücadelem var. Alevi kesim, doğal olarak Sivas olaylarından, Diyarbakır cezaevi… başka konulardaki dik duruşumdan, elbette ki destekleyecek. Ben normal oyun üzerinde yüzde 10-15 elbette fazla oy alacağım, bu çok doğal. Çünkü bakan olarak, milletvekili olarak, belediye başkanı olarak, gazeteci olarak, öğretim üyesi olarak, sivil toplum önderi olarak ‘dart’ın her noktasındayım. Ben bunu hep söylüyorum, dartı koyacaksın atacaksın. Gözünü kapa at, indiği noktada hizmetim yoksa zaten ben hiçbir göreve talip olmam. Bunu da başka söyleyecek biri varsa, buyursun gelsin atalım dart! Kendime biçerek değil, atıp tutarak, el cepte poz vererek değil; ben hizmetle konuşuyorum. Anketler de yaptırıyorum. Destek aynen devam ediyor. Yükselme var sürekli. Ama başka tercihler konusunda henüz erken. Büyükşehir konusunda da anket yapılmış. Orada da bana İzmir halkı teveccüh göstermiş, onu da memnuniyetle okuyorum. Ama hepsi için çok erken.
 
EGEDESONSÖZ: Ya parti içi politikalar? Ne diyeceksiniz? Geçen dönem karışmıştınız ama bu dönem uzakta durdunuz. Nedeni ne bu tercih değişikliğinin?
 
TARTAN: Ben karışmam, benim işim değil. Hizmete kendimi daha çok veriyorum, ben belediye başkanıyım. Parti işini milletvekilleri ve parti yöneticileri yapıyor.. Bu partide eğer çok gencim ama, bir parti büyüğünden söz edilecekse Şeref Bakşık, Yüksel Çakmur ve Hakan Tartan.. Herkesin böyle bakması lazım. Yani kariyer olarak baktığınızda, bakanlık milletvekilliği ve belediye başkanlığı onuruna erişmiş, partide üst düzey yönetim görevi almış üç tane isim var, biri de benim. Herkes bu saygıyı içinde hissetmeli. Ben bu saygıyı sevgiyi herkese gösteriyorum.
 
 
EGEDESONSÖZ: Peki, parti rozetini taşıyan meclis üyelerine gelirsek… Bunlar sizi bir parti büyüğü olarak görüyor mu? Saygı konusunda zaman zaman sıkıntı oluştuğuna şahit oluyoruz… Sizin yapmadığınız bu meclis listesiyle ilgili bir uyum sorunu olduğu görülüyor.
 
 
TARTAN: Meclis üyelerimden hiçbir şikayetim yok. Ben aday olduğumda listeler belliydi. Arkadaşlar saygın isimler ama ama ben bu göreve başında talip olsaydım, mesela kadınları daha ağırlıklı tutardım ve mesleki deneyimi olan insanları yanımızda görmek isterdim. Ama şu andaki arkadaşlarımızdan da memnunum. Bu siyasetin cilvesidir. Ben bunu hoş karşılarım. Fazla demokrasi zaman zaman böyle şeyler yaratıyor.
 


EGEDESONSÖZ: İleri demokrasi olmasın da aman! (kahkahalar) Şimdi İzmir Büyükşehir’de son bir yıldır olup bitenleri, operasyonları izliyorsunuz. İlçelerde de bir takım soruşturmaları… müfettiş sizden de eksik olmuyordur. Bu manzara ürkütmüyor mu bir siyasetçi olarak sizi? Yani her an, bir soruşturma yemek, bir şeylerle itham edilme korkusu, hizmet/iş yapma durumunuzu nasıl etkiliyor, etkiliyor mu ya da? Ankara bürokrasinin de İzmir’e biraz şaşı bakması, Sayıştay’ının da Danıştay’ının da bu kente bakışında bir önyargı hissediliyor ve bu tartışılıyor da zaten. Bütün bunlar CHP’den olup da bu görevleri yapmak bir anlamda ateşten gömlek değil mi? Oraya doğru gitmiyor mu? Bütün bu riskleri göze alarak, yeniden Konak adayı ya da Büyükşehir adaylığı durumlarınız olacak mı?
 
TARTAN: Korkunun ecele faydası yok. Korkuyorsan ve belli şeylerden rahatsızsan aday olmazsın.. Türkiye’nin de sadece genel siyasette değil, yerel yönetimde de cesur yüreklere ihtiyacı var. Bu ille birilerini suçlamak anlamında söylemiyorum. Ama bunu ters mantıkla yürüt, acaba diyalog eksikliği de bunda rol oynamıyor mu? Bir de diyalog eksikliğini de insanlar zaman zaman tartışmalı. Ben korkarak çekinerek yapmam. Hizmet için gelirim ve kuralı ile yasa ve yönetmelikler çerçevesinde yaparsam, bazı şeyler yürür diye düşünüyorum.
 
 
EGEDESONSÖZ: Müfettişlerle aranız nasıl?
 
TARTAN: Geliyorlar, bizim her şeyimiz açık. Ben müfettişlerden memnun bile oluyorum. Ben de insanım, ben de hata yapabilirim. Ben yapabilirim, elemanlarımız hata yapabilir. Kötü niyet olabilir, doğaldır. 2 bin kişinin çalıştığı bir yapıda hata yapılabilir. Bu insanların mesleği de bu işi incelemek. İncelesinler… Bize de raporlar veriyorlar, onları düzeltiyoruz. Ben hepsiyle mutlaka konuşup hatam varsa onu anlamaya, öğrenmeye çalışıyorum. Bu çok doğaldır. Ama ben müfettiş geliyor, Büyükşehir’e aday olmayayım diye de düşünmem. Kuralına göre hareket ederim. Bir şey olursa da hukukçular var, halk var. Halka şikayet edersin, hukukçulara olayı havale edersin, akla kara belli olur diye düşünüyorum. Birincisi bu. İkincisini şöyle açayım size. Şimdi bir süreden beri bu 60 yaş kartı tartışılıyor değil mi? Doğrudur, yanlıştır, eksiktir, orasını karıştırmıyorum. Ben belediye başkanı olsaydım 60 yaş kartını hemen uzatırdım. Artı… İlgili bakan, başbakan, cumhurbaşkanı ve buranın milletvekillerine yazı yazardım konuyu anlatan. Bir tane milletvekili arkadaşımdan da mecliste gündem dışı bir konuşma yapmasını isterdim. Bu konuyu Türkiye kamuoyuna duyurması açısından. Ondan sonra da işlemi devam ettirirdim eskisi gibi. Çünkü bu konuda bir mağduriyet yaratmamak gerekirdi. Sonra diyelim ki Sayıştay da bunu zimmet ya da soruşturma konusu yaptı. O zaman da ondan yararlanan insanların herhalde o konuda çıkaracakları bir ses olur diye düşünüyorum. O insanları toplardım, bakın böyle böyle derdim çünkü cebime atmıyorum sonuçta.
 
EGEDESONSÖZ: Siz de çok sık konser gibi organizasyonlar yapıyorsunuz ve İzmir’de bu konudaki soruşturmaların biraz abartıldığı kanısı hakim.
 
TARTAN: Ben Aziz Bey’in bu anlamda dürüst birisi olduğuna inanıyorum. Aziz beyin herhangi bir yanlışın ya da suistimalin içinde olduğuna inanmıyorum. Ama soruşturmalar yapılır. Kendisinden kaynaklanmayan bazı hatalar olabilir. Onlarda da yargı, kararını verir. Ama ben bu anlamda Aziz Bey’e güveniyorum. Her yerde hatalar olabilir. İşte milli eğitimde her gün bir yerden bir olay okuyoruz. Biri öğrencisine sarkıntılık ediyor, bir milli eğitim müdürü ailenin suç haritasına bakılsın, daha küçükten yok edilsin diyor. Şimdi bu olaylara bakıp tümden bütün milli eğitim müdürlüklerini ya da bakanlığı mı suçlayacağız? Kötü örnek örnek olmaz. Hatalar varsa da düzeltilir, düzeltilmeli…
 
 
EGEDESONSÖZ: Büyükşehir’de bir çete olmadığını düşünüyorsunuz yani?
 
TARTAN: Evet, Büyükşehir’de bir çete olmadığını düşünüyorum. İddianameyi bütün detaylarıyla okumadım, hukukçu da değilim, ahkam kesemem. Ama Aziz beyin böyle bir şeyin içinde olduğuna ihtimal vermiyorum. Tanıdığım kadarıyla, Aziz beyin böyle bir yapıda insan olmadığını biliyorum. Orada tanıdığımız bazı bürokrat arkadaşlarımız var. Onların kimliklerine değer veriyorum. Onların duyarlı, sağduyulu güvenilir insanlar olduğunu düşünüyorum. Ama yanlış yapanlar vardır ya da varsa, onlar da zaten hukukun karşısında gerekli cezayı alırlar. 
 


EGEDESONSÖZ: Son iki yıla girerken… Hangi konular gündeminizde olacak, nelere ağırlık vereceksiniz?
 
TARTAN: Yıl olarak hiç ayırmıyorum. Yeni müzeler, yeni yollar, yeni çağdaş alanlar, yeşil alan ve temiz çevre… Katı atığı sıvı atığı daha az bir kent. Çocuklarımıza daha güvenli bir kent. Kadınlarımıza verdiğimiz imkanlar daha artacak. İnsan odaklı hizmete ağırlık vermeye devam...
 
EGEDESONSÖZ: Kentsel dönüşüm alanında? Mesela geçtiğimiz haftalarda Yeşildere ile ilgili güzel bir projeyi kamuoyuna duyurdunuz… Gerçekleştirebilecek misiniz bunu?
 
TARTAN: Şimdi, sadece Yeşildere değil; Yeşildere’nin yanı sıra Ballıkuyu, Gürçeşme, Mersinli ve Gültepe de var. Biz bu 5 yerde kentsel dönüşümü önemsiyoruz. Ama kentsel dönüşüm maalesef sadece benim başarabileceğim bir iş değil. Hem Büyükşehir belediyemizin, hem de ilgili bakanlığımızın ve TOKİ’nin desteği önemli. Yeşildere’de yaptığımız hazırlığı kamuoyuna deklare ettik, projemiz budur dedik. Projem hazır, gelin kardeşim birlikte yürüyelim. Biz Ballıkuyu’ya da çok güzel bir proje yaptık, o da hazır.  Ben hazırım, projem hazır. Gelin kardeşim birlikte yapalım. El uzatılırsa daha hızlı olur. Uzatılmazsa, bunu benim tek başıma başarma şansım zor tabii. Ama duyarlı olunur diye düşünüyorum, umutluyum.

 
İzmir’in patronları almayı seviyor, vermeyi bilmiyor
 
Müfettişlere yolu açan, bizimkiler…
YORUMLAR
Toplam 34 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
ahmet 11 Nisan 2012 Çarşamba 22:39

çok başarılı bir belediye başkanı ama ; birazda personeline yapılan zamlardan bahsetse hiç personeline değer veren bir belediye başkanı değil diye düşünüyorum en alttaki en üstteki personele kadar incelensin bakalım ne kadar alıyor? son çıkan haberlerde yani işçiler aklımızda, yani çıkarılan içşiler kaldı yani işçi düşmenı mı değil mi ?????? aklımızda soru işareti hala değişen bir şey yok hep taşeronlar da helal olsun büyükşehir başkanımıza

Yorumu oyla      10      5  
Sevim Tütün 4 Nisan 2012 Çarşamba 23:02

Sevgili arkadaşlar bu türlü politikaları tarihte gördük! Çok'u isteyip az'ı garantileme taktiğidir bu. Hakan Tartan da Büyükşehir Belediye başkanlığını isteyip aslında Konak Belediye başkanlığını garantilemeye çalışıyor !!!

Yorumu oyla      10      4  
seferihisar 30 Mart 2012 Cuma 13:50

Bunun aynısından bir tanede bizde var bunların BŞS lığını hayal bile edemiyorum.Entellektüel zümrenin başkancıkları.

Yorumu oyla      10      2  
Berrin Tümer 26 Mart 2012 Pazartesi 12:10

Seni sevmiyor ve adaylığını istemiyoruz , Başkanlığa aday olursan CHP kaybeder ..

Yorumu oyla      14      3  
Ezgi ye ye 20 Mart 2012 Salı 05:33

BEN İZMİR'İMİ ÇOK SEVİYORUM SİZİN GİBİ İNSAN KALALIMLA İDEOLOJİNİN ARASINDA KÖRÜ KÖRÜNE SIĞINMIYORUM.ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇMİŞ SİZ HALA YAYA!!!

Yorumu oyla      14      2  
uyu yat git başkan..WaYB3 13 Mart 2012 Salı 22:36

bunLar geneL başkanımızın temizLeyemediĞi kirLiLikLer:=)eLbet örgüt pakLar bunLarı:Pp

Yorumu oyla      18      3  
süleyman yıldız 13 Mart 2012 Salı 17:42

Sayın,TARTAN 32 yıldır hatayda oturuyorum.Konak belediyesinin bir çalışması yok.Bakınız Karabağlar belediyesi izmirsporun oradaki tansaşın üzerinde güzel bir tesis kazandırdı.Ya siz?Ben yagmur yagınca 184 sk.dan sel sularından çıkamıyorum.hatay 184sk 201 sk dan gel birgün bu rezilligi gözünüzle görün.

Yorumu oyla      19      3  
başkan git yat uyu By_I_S_Y_A_N 12 Mart 2012 Pazartesi 23:01

sizler baykalın savın bizlere attığı kazıklardan birisiniz işiniz gücünüz yoq burdaki yorumlara dava açın :))) bence sizler artık gözümüzün önünden çekilin çekilin ki bu parti iktidara gelsin giderken kürümü tatı yı şenolu beraberinizde götürün ... bari bu partiye böyle hizmet edinde giderken iyi gitti desinler...

Yorumu oyla      22      2  
12 Mart 2012 Pazartesi 01:07

Hakan bey yansanızda tutuşsanızda nafile konağa çaktığınız bir çivi varmı siz ondan haber verin.

Yorumu oyla      19      2  
evrim soylu 11 Mart 2012 Pazar 18:03

körler sağırlar ve düşünmeyenler mi var görmeyenlermi var bu memelekette sizce. bence bal gibi de büyüksehir için yanıp tutuşuyorsun. hele cumhur ve şebekesi dört gözle bekliyor. size hesap sorma zamanı az kaldı.

Yorumu oyla      20      2  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İzmir’in patronları almayı seviyor, vermeyi bilmiyor
Yazarımız Gönül Soyoğul’un ‘Patron Gözüyle İzmir’ röportajları serisinde ...
İzmir denince, göbek atıyorum
Gönül Soyoğul’un İzmir iş dünyasıyla yaptığı röportajların bugünkü konuğu, ...
AKP’yi destekleyenler, bariz kayırılıyor!
Son yılların en çok tartışılan kenti İzmir’le ilgili iş dünyasına mikrofon ...
 
Artık o koltuğa talip olmam, arayışa girmem sözkonusu olamaz
CHP’ye 18 yıl genel başkanlık yapan ancak Mayıs 2010’daki beklenmeyen ...
İzmir 40 fırın ekmek yedirmeli!
İzmir’in önde gelen işkadınlarından, yaptığı projelerle herkesin takdirini ...
Doktorlukla yetinmedi; 10 parmağında 10 marifet
Bir doktor düşünün, kitapları elden ele dolaşıyor. Tenis oynuyor, dalgıçlık ...
 
Devletin o meşhur memesinden süt emmedik
Yazarımız Gönül Soyoğul’un ‘Patron Gözüyle İzmir’ röportajlarının üçüncü ...
O 35 madde rötarı kapatır, İzmir’i uçurmaz
İzmir’in en önemli sorunları... Ak Parti’nin yaklaşımı… İzmir iş dünyasının ...
Koptu gidiyor kent, engellenemez
Gönül Soyoğul eski ESİAD Başkanı Sıtkı Şükürer'le İzmir'in siyasi ve ekonomik ...
 
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Karantina günlerinde ve akis odalarında
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Maske ve Eldiven’le yaşayacağınız aklınıza gelir miydi?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Yemek inceliktir, zarafettir
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Belalar
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Global mapus
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Değişimi yanlış okumak
Işıl Öztürk BULUT
Işıl Öztürk BULUT
Bu filmi izlemiş miydik?
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
Evde ülken ve dünya için yapacakların da var
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Korona’nın ilacı: Rekonstrüksiyon
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Şeffaflık ve hızlı olmak
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva