RÖPORTAJLAR
24 Ağustos 2015 Pazartesi

Benim hedefim siyaset

Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne katılan Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, gazeteciler Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak, Fatih Yapar ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı...

Benim hedefim siyaset

Mehmet Ali Çalkaya...

Balçova Belediyesi’nin CHP’li Başkanı.

12 yıldan bu yana Balçova’nın idealist markası oldu.

Tutkulu ve çalışkan bir siyasetçi.

17 yaşından beri sol tandanstaki dünya görüşü doğrultusunda taviz vermeden koşturuyor.

Ne yapıyor?

İnsanları örgütlüyor.

Öncelikle ve özellikle de kadınları.

Kurduğu semt evlerinde Balçova’daki tüm kadınlara ulaşan bir sistem geliştirdi.

“Türkiye’de kadını yakalayacaksın” dedi ve kadınları evden çıkardı, para kazandırdı ve 6 bin 
üyeye ulaştı.

Gerçek bir sivil dayanışma, organik bir sivil  inisiyatif kurdu.

Kadınları, gençleri ve hatta çocukları örgütleyen Başkan Çalkaya, Balçova’da ortak bir hedef 
için aynı anda hareket edebilen dev bir gönüllüler ordusu oluşturdu.

CHP’li Mehmet Ali Çalkaya,

“Bildiğim doğrudan esnemem” derken inadıyla...

“Egosuz siyasetçi hikayedir” derken iddiasıyla...

“Milletvekili olmak istemem” derken farklı siyasi hedefleriyle...

Oldukça dikkat çekiyor.

Türkiye’yi değiştirmek isteyen Başkan Çalkaya, “Ankara’da Genel Merkez’den gören olur, gel derse giderim...” derken bundan sonra asıl hedefinin siyaset olduğunu da açıkça vurguluyor.

Kendi deyimiyle “Görev Adamı” olan Mehmet Ali Çalkaya’ya her şeyi sorduk, o da aklından ve kalbinden geçenleri anlattı.

Ege’de SonSöz Sohbetleri’ne katılan Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, gazeteciler Ümit Yaldız, Fahrettin Dokak, Fatih Yapar ve Hanzade Ünuz’un sorularını yanıtladı...
 

EGEDESONSÖZ: Balçova Belediye Başkanlığı’nda üçüncü döneminizdesiniz. Balçova’yı nasıl tanımlarsınız?

ÇALKAYA:
Balçova, hedeflenen Türkiye mozaiği olabilir. Yani bizim gibi insanların hedefledikleri Türkiye, ancak böyle olur.  

EGEDESONSÖZ: Türkiye Balçova gibi mi olmalı?

ÇALKAYA:
Olmalı, benim hedeflediğim Türkiye Balçova gibi olmalı.

BEN GÖREV ADAMIYIM

EGEDESONSÖZ: 12 yıl önceki Balçova için de bunu söyler miydiniz?

ÇALKAYA:
Öyle toplumsal yapıyı değiştirecek bir gücüm olmadı, onu söyleyeyim. Ama ben şunu yaptım Balçova’da, toplumu örgütledim. Bu bir gerçek. Kim ne derse desin. Kadınları örgütledim bir yandan da. Sivil toplum örgütlerine önderlik ettim. Emekli astsubaylara villa yaptım, verdim. Emekli öğretmenleri topladım, kadınları topladım, çocukları, gençleri topladım. “Örgütlü toplum olmadan demokrasi olmaz” diye yola çıktım. Ben uzun vadeli düşünüyorum. Benim hedefim siyaset. Ben Belediye Başkanlığı yapmaya gelmedim, klasik bir Belediye Başkanı gibi de yaşamıyorum. Ben görev adamıyım. Ben örgütlenmeye geldim. Herkesi örgütleyeceksin, herkesi bir çatı altında toplayacaksın.

EGEDESONSÖZ: Sizin örgütlenmeden anladığınız nedir?

ÇALKAYA:
Biraraya gelince güç oluşturmak. Çünkü kapitalizm hoyrat. Çünkü Türkiye’de hoyrat bir kapitalizm var. Ve bu sistemde ayakta kalmanın tek yolu örgütlü bir güç oluşturmak.

EGEDESONSÖZ: Ortak payda nedir?

ÇALKAYA:
Birlikte ve huzurlu yaşamak. Hoşgörülü olmak. İzmir’de bu var. Türkiye’nin en büyük sorunu ekonomi. Paylaşım. Bizde bir standart var. Balçova’daki emekli normal işçi emeklisi değil. Balçova’nın yüzde 58’i emekli ama üst düzey emekli. Yani öğretmen emeklisi, subay emeklisi… Emeklilik standartları yüksek. Vali emeklisi kalmış burada. Gitmiş 9 Eylül Hastanesi’ne yakın bir yere taşınmış. Çünkü yaşlandığınızda en iyi yer hastane yakınlarıdır.

ÇALKAYA EŞİTTİR SEMT EVİ

EGEDESONSÖZ: Balçova’da semt evleri çok öne çıktı. Semt evleri yapılanmasından bahseder misiniz biraz?

ÇALKAYA:
Ben başkasına hiç karışamam ama bizim semt evlerinin içinde ruh var. Siyaseten oy getirsin diye yapmadım o işi. Ama örgütledim.

EGEDESONSÖZ: Bir şey üretip, satarak para mı kazanıyorlar?

ÇALKAYA:
Tabii ki. Paranın büyüklüğü ya da küçüklüğü çok önemli değil. İş bir araya gelip bir şey başarmak, üretmek. Özgüvenleri arttı. Yolda yürürken bir kadın yanıma gelip, “Ben Eğitim Mahallesi Semt Evi’nden Hatice” diyor. O aidiyet duygusu işte çok önemli. Kendini ifade edebileceği bir dayanak bulmuş. “Ben şoför Erhan’ın eşiyim” demiyor. “Ben bu mahallenin semt evindenim” diyorlar.



6 BİN KADIN ÜYE

EGEDESONSÖZ: Siz kadınları örgütlediğinizde karşınıza bir direnç çıkmadı mı? Mesela erkekler bu işe ne diyor?

ÇALKAYA:
Belki onların da işine geliyor. Kadının boşluktan bozuk olan morali, psikolojisi de düzeliyor. Artık işe yaradığını hissederek, olumsuzlukları yok ediyor. Evinde sıkıntıları çözüyor. Erkekler memnun yani.

EGEDESONSÖZ: Bunu bir tehdit olarak algılayan mekanizmalar yok mu, siyasi erkeklerimiz mesela?

ÇALKAYA:
Olmaz olur mu? Zaten her konuşmada, her meclis faaliyet raporunda “Semt evlerine para akıtıyorsun, semt evleri şöyle semt evleri böyle…” diye saldırıyorlar.

EGEDESONSÖZ: AKP ve diğer muhalefetten mi bahsediyorsunuz?

ÇALKAYA:
Herkes için söylüyorum. İç dinamiklerden, karşı dış dinamiklerden… Her tür dinamiğin tek hedefi şimdi. Çalkaya eşittir, semt evi. Kimsenin kadın örgütleyeceğim demediği dönemde sen bildirgene yazmışsın, “Ben kadınları örgütleyeceğim” diye. 

EGEDESONSÖZ: Kaç kadın var semt evlerine üye olan Balçova’da?

ÇALKAYA:
6 bin kadın. Balçovalı her kadın semt evlerine dokunmuştur. Onlar gelmediyse bile semt evleri onların evine gitti.

EGEDESONSÖZ: Kaç tane aktif semt evi var şu an?

ÇALKAYA:
Yedi semt evimizde kadınlarımız kurslara gidiyor, üretim yapıyor.

EGEDESONSÖZ: Ne üretiliyor şu an, en spesifik olan nedir?

ÇALKAYA:
Her şey üretiliyor. Benim rakiplerimin en çok vurduğu yer incik boncuk, takı, el işi ahşap mesela. Olmayacak şey değil. Menemen’den bin tane testi aldık. Onları bir amforaya benzettiler. Üzerine baktığında şimdi sanki 500 yıldır suyun altında durmuş şarap testileri gibi. Mesela bunlardan bin tane yapılıp satıldı.



BENİ BEN YAPAN...

EGEDESONSÖZ: Peki gelir ne oluyor?

ÇALKAYA:
Kendilerine ait. Gelir direkt olarak üreten kadının eline geçiyor. Bütün malzemeyi belediye olarak ben veriyorum. Burada ürettiği ürünü ister evine götürür, ister götürür satar. Satmasına da yardımcı oluyorum. Diyelim 10 günlük bir fuar süresince 18 bin lira ciro yapılıyor. Kimin ne yaptığı kayıtlı. Yani ben yeri, malzemeyi, hocasını veriyorum, satmasına yardımcı oluyorum. Gelir kendilerinin oluyor. Bu şekilde el emeğiyle çocuk okutan, evinin elektriğini suyunu ödeyen, çocuğunun cep harçlığını karşılayan kadınlar var. Anadolu’da var olan ama burada kaybettiğimiz o dayanışma kültürünü, bir araya gelmeyi de sağlıyorsun. İnsani ilişkileri, yalnız olan insanın yalnız olmadığını hissettirmeyi…

EGEDESONSÖZ: Sizin 11-12 yıllık Başkanlık sürecinizde en büyük işiniz bu değil mi?

ÇALKAYA:
Tabii beni ben yapan şey semt evleri. Bir de çocukların örgütlenmesi, spor…

EGEDESONSÖZ: O yüzden diyorlar ya Mehmet Ali Çalkaya Balçova meydanına çıkıp seslense, 10 bin genç ve kadın toplanır diye…

ÇALKAYA:
Hatırlar mısınız bilmiyorum Sayın Kılıçdaroğlu gelmişti. Narlıdere’de bir mandalina bahçesine gitti. Dönerken nereden geçeceği belli değildi, biz de dedik ki, “Bizim oradan Ata Caddesi’nden geçsin.” İkna ettik. Semt evlerinden birini aradım. “Hemen Ata Caddesinin başına yığılıyoruz” dedim. 15 dakika sonra geldik biz caddeye. Bütün sokaklardan çiçek atılmaya başlandı, selamlayanlar, sevgi gösterisinde bulunanlar… Umut Oran önde oturuyordu. Çağırdı, “Sen 15 dakikada mı topladın bu insanları?” diye sordu. “Efendim ben 5 dakikada da toplarım” dedim.

KÜÇÜĞÜ YÖNETMEK DAHA ZORDUR

EGEDESONSÖZ: Peki İzmir’in bütün kadınlarının örgütlenmesi istense sizden ya da Türkiye’nin bütün kadınlarının?

ÇALKAYA:
Onu şöyle anlatayım: Şimdi benim mesleğim turizm, otelcilik biliyorsunuz. 100 yataklı bir oteli yönetmek,  2 bin yataklı oteli yönetmekten daha zordur. 2 bin yataklı otelde yiyecek içecek müdürün vardır, satın alma müdürün vardır. Aşçıbaşın iyidir. Ön büro müdürün vardır… Sen sadece beş kişiyi yönetirsin. Ama 100 yataklı otelde bunları alacak gücün yoktur. O zaman o genel müdür aynı zamanda aşçı başıdır, yiyecek içecek, pazarlama müdürüdür, house keeperdır, muhasebecidir. Ben genel müdür olarak oteli yönetmem, ben beş kişiyi yönetirim. Benim yöneticilik anlayışım bu.

EGEDESONSÖZ: Belediye Başkanlığı’nda da aynı sistemi mi yürütüyorsunuz?

ÇALKAYA:
E tabii. Üç Başkan yardımcım var. Ben Başkan yardımcılarımla muhatap olurum. Daha gidip de hiç müdürlerle muhatap olmadım. Yani küçüğü yönetmek, büyüğü yönetmekten daha zordur.



KADINI YAKALAYACAKSIN

EGEDESONSÖZ: Türkiye’de kadınlar Balçova’daki gibi örgütlense ne olur?

ÇALKAYA:
Kadını yakalayacaksın Türkiye’de. Benim amacım insanı değiştirmek. Bunun tek yolu eğitimden geçer. 5 milyar lira para harcıyorsun. 15 milyar liralık arazini koyuyorsun. 384 kız öğrencinin okuyacağı bir yurt yapıyorsun. Bunun sana siyaseten hiçbir getirisi yok. Metropollerde eğitimin en önemli ayağı konaklama, barınma ihtiyacı. Ve tuzak çok. Kadını korumalısın, çocuğu, neslini korumalısın. Yapmadıysan o zaman oradan başlayacaksın. Ben bundan nemalanayım yok, benim hedefim geniş.

17 YAŞIMDAN BERİ...

EGEDESONSÖZ: Siyaset yaptım dediniz yani Belediye Başkanlığı aslında size bir zemin sağlıyor. Bunun sonrasında ne olacak?

ÇALKAYA:
Belediye Başkanı olarak yaptıklarımın hepsini 12 Eylül öncesi Ankara’nın gecekondularında yaptım. Kendi örgütümle de çeliştim. Örgüt yukardan talimat veriyor toplantılar yapın diye. Ego’da çalışan şoförün evine gidiyorsun. Çorumlu veya Kırşehirli. Sobanın başında adam, yorgun. Sen de Lenin’in ‘Ne Yapmalısın’ını okuyorsun. Ben beş sefer okudum o kitabı. Algılamada zorluk yaşadım. Şimdi sen Çorum’un köyünden gelen adama sosyalizmin alfabesini okuyorsun. Adamın derdi gitseler de yatsam uyusam. Bizimkilere anlatıyorum, “Bakın biz yanlış yapıyoruz” diye. Adam bunu anlamıyor. Çocuğu da anlamıyor, karısı da anlamıyor. Bu yanlış bir model. Bu değişmeli. Ben örgütçüyüm, 17 yaşımdan beri insan örgütlüyorum.

EGEDESONSÖZ: Yapamadım dediğiniz bir şey var mı Balçova’da?

ÇALKAYA:
Vardır tabii ki ama şu an aklıma gelmiyor. Ama kafamda kurguladığım örgütlenmek adına eksik pek bir şey yok.

EGEDESONSÖZ: Sizinle konuşurken biz neden kaldırımları soramıyoruz?

ÇALKAYA:
Onları da yapıyorum. Ama ben insana dair, insan olgusunu ön plana çıkaran işler yapıyorum.




EGOSUZ SİYASETÇİ HİKAYEDİR

EGEDESONSÖZ: Yaptık bitti, oldu diyorsunuz sürekli. Balçova işi bitti mi yani?

ÇALKAYA:
Açıkça söylüyorum, her şey etik kurallar çerçevesinde olmalı. Daha çok erken. Türkiye’nin bu kadar sıkıntı yaşadığı bu dönemde herkes kendi kişisel kariyer çizgisini belirleme hakkına sahiptir. Küçücük bir belde belediye başkanına bile sorsan içinde bir kariyer hedefi vardır. Bu egolarında vardır. Siyasetçide bu ego biraz daha kabarıktır. Ama akıllı bir siyasetçi bunu nerede serbest bırakıp, nerede kontrol edeceğini iyi bilir. Egosuz siyasetçiler hikayedir. Hiçbir iş yapamaz.

EGEDESONSÖZ: Milletvekilliği gelse önünüze?

ÇALKAYA:
Yapmam. Açıkça söylüyorum, ben milletvekili olmam. Ben hayatım boyunca yaptığım işlerden zevk aldım. O soyut bir iş. Parmak kaldıracaksın. Yasa. Ama ben yaptığım işten keyif alıyorum. Pazar yeri yaptım, beğenirler beğenmezler ama bir pazaryeri yaptım orada duruyor.

EGEDESONSÖZ: Bakan olmaya hazır değil misiniz?

ÇALKAYA:
O çok zor. O kadar kariyer düzenlemesi çok zor Türkiye’de. Somut şeyler yapmak, insana dokunmak istiyorum. Milletvekilliği yaparken insana dokunmuyorsunuz ama bu işte dokunuyorsunuz.

10 BİN DOLAR KAZANIRIM

EGEDESONSÖZ: Ama milletvekilliğinin maaşı çok iyi…

ÇALKAYA:
Bir şey söyleyeyim mi, ben iyi bir Belediye Başkanıyım demem. Bunun yargılamasını toplum yapar. Ama mesleğimde şu an 10 bin Dolar para kazanacak bilgi birikimine sahibim. Ben Termal Tesisleri’ni aldım, bir dev yapıp bıraktım. 10 bin Dolar’a gider bin yataklı bir otelde iş bulurum.

EGEDESONSÖZ: Şu an ne kadar kazanıyorsunuz?

ÇALKAYA:
Geçen gün aldığım rakam 5 bin 800 lira.

EGEDESONSÖZ: Maaşınızla mı geçiniyorsunuz?

ÇALKAYA:
Tabii ki.

KIRMIZI ÇİZGİLERİM

EGEDESONSÖZ: İdealiniz uğruna geçen 40 yıl içinde hiç kırılma yaşadınız mı? 
Yaşadıysanız dirayetinizi nasıl korudunuz?

ÇALKAYA:
Bir insana bir şey yaptığınızda o insanı mutlu edebiliyorsanız... Bu çok anlamlı. Geçenlerde bir kadın gelmiş. “Bir anne geldi yanında oğlu var, sizinle bir şey görüşmek istiyor”  dediler. İçeriye tesettürlü bir kadın girdi. Çocuğu beş yıl boyunca Pamukkale’de inşaat mühendisliği okumuş. Burs vermişim. Lise çağında da Karacan Dershanesi’ne göndermişim ama unutmuşum. Kadın bana dedi ki ”Sen benim çocuğumu aldın, dershaneye gönderdin, üniversiteye girdi. Yurt bedelini ödedin, gidip gelirken bilet de verdin. Senin sayende benim oğlum mühendis oldu.” Yaşayabileceğiniz en büyük keyif bu. 78 tane çocuk suç işlemiş Balçova’da 2003’te. Beş sene sonra kurduğun sistem sayesinde 7 bin çocuk spora başlamış, sahalarda spor yapmış. Ve 2008’te suç işleyen çocuk sayısı üçe inmiş.

EGEDESONSÖZ: Sizin kırmızı çizgileriniz nelerdir? Ne olursa çileden çıkarsınız?

ÇALKAYA:
Bir defa ben disiplinli çalışmayı seviyorum. Herkesin bir marjı vardır o marjı da kullandırırım herkese. Herkes hata yapar ama bu sürekli hale geliyorsa onu affetmem. Hırsızlık çalma çırpma gibi şeylere de hiç af yok. Para en hassas olduğum konu belediyede. Çünkü ben Kuşadası’nda koca bir otelde genel müdür yardımcılığı yaptım. Belediye ve otel ilişkilerinin ne boyutlarda olduğunu gördüm. O yüzden belediyede o çizgiyi çok iyi muhafaza etmeye çalışıyorum. Tek çizgim o. İşçime en iyi parayı veriyorum. Memuruma en iyi maaşı ödüyorum. Kimse benden daha iyi maaş ödediğini söyleyemez. Sözleşme yaparak fark veriyorum. Ama bir tek şey istiyorum: Çekmeceyi açmayacaksın, oraya bir 50 lira at demeyeceksin.
Ben bu ülkeyi seviyorum. Bu ülke kolay kurulmadı. Bu topraklarda yaşayan her insan ailesiyle beraber kazandığı kültürleri özgürce yaşamalı. Bunca hiç tereddütüm yok. Dilini özgürce kullanacak. Ama bir tek şeyi, bu ülkenin sınırlarını kimseyle tartışmam. Hep beraber kurduk biz bunu. Çanakkale’ye insan götürüyorum. Tuncelili, Nazillili, Bingöllü, Karslı Vanlı, Trabzonlu herkes bir araya gelmiş orada. Hiç kimsenin lüksü yok, ben ülkemin bu tarafını istemiyorum bu tarafı alacağım. Öyle bir şey yok. Üniter devlet yapısını tartışmam, tartıştırmam. Ama ekonomiyi doğru yöneteceğiz. Herkes bu sistemden ürettiği kadar payını alacak. Üretmeyene de oturup para vermem. Üretecek ve ürettiğinin payını alacak. İkincisi dil birliği. Her yerde anadilini kullan ama resmi dil tek. Siyasetteki kırmızı çizgim de bu.

EGEDESONSÖZ: Balçova’daki Mehmet Ali Çalkaya hırçın, kavgacı, dışa dönük vs. diye biliniyor...

ÇALKAYA:
Tepki koymalarımın temelinde belediyeyi sahiplenmem, korumam yatar. Bir kişi belediyeyi hafife alıyorsa, ben burada bir gücüm, ben bunu yaptırırım diyorsa yok. Benim arkamda 80 bin kişi var. Ben 80 bin kişiyi temsil ediyorum. Ben bu grupların üzerindeyim, tekim. Yok öyle bir şey, kimse kimsenin üzerinde değil.

EGEDESONSÖZ: Rest çekebiliyorsunuz yani?

ÇALKAYA:
Tabii ki, onu yapmadığınız gün hata yaparsınız.

EGEDESONSÖZ: Makam odanızda bir CEO’yu elinizden almışlar diye anlatılır…

ÇALKAYA:
Ama o CEO’nun en üstü beni aradı, özür diledi. Yani şimdi ben bilmem kimin teknesinden geliyorum, beni niye rahatsız ettin diyor. Ama düzgün söylemiyor bu birincisi. İkincisi benim imar müdürüme, benim yanımda bağırıyor adam. Adam anlatıyor, o bağırıyor. Bir de ayaklarını üstüste atmış. “Kalkın ulan buradan” dedim. Sinirlendim biraz, dışarı çıkardım. Onun üstü aradı, “Yanlış yapıyor. Orası bir kurum. Öyle bacak bacak üzerine atıp da millete tepeden bakamaz. Ben senden özür diliyorum” dedi. Yapacaksın yani. 


ANKARA GEL DERSE, GİDERİM

EGEDESONSÖZ: Yani Mehmet Ali Çalkaya kırmızı çizgileri konusunda esnemeyen bir yapıya mı sahip?

ÇALKAYA:
Aynen. Bildiğim doğrulardan hiç esnemem. Kaybedebilirim. Ama çok büyük hatalarda tepki koyarım. Koymak da zorundasın.

EGEDESONSÖZ: Belediye Başkanı olarak kullandığınız bu siyasi birikimi Ankara’da, genel merkezde değerlendirmek gibi bir niyetiniz var mı?

ÇALKAYA:
Liderler kendi çevrelerinde kendilerini destekleyecek ekibi kendileri kurar. Seninle benim siyasi frekansım uyuyor, gel kardeşim benim yanımda dur diyorsa onu değerlendirirsiniz. Ama liderin ya da çevresinin yanına ben de gireceğim demenin çok doğru olduğuna inanmıyorum. Lider kendi bulur zaten. Benim öyle talebim olmaz ama gören olur da gel derse, giderim kardeşim. Siyaset yapıyorum çünkü. Ben böyle bir işte olurum. Türkiye’yi değiştirmek lazım.

İŞLENMEMİŞ ELMAS, İNCİRALTI

EGEDESONSÖZ: İnciraltı işi sizin görev sürenizde bitecek gibi görünüyor mu?

ÇALKAYA:
Biter. Artık arazi toplanabileceği kadar toplandı. Emlak lobisi, arazi lobisi hepsi işlevlerini yaptı. Toplayacakları kadar topladılar. Şimdi yavaş yavaş oraya çözüm gelir.

EGEDESONSÖZ: Balçovalıların elinden çıktı mı İnciraltı?

ÇALKAYA:
Zaten şu anda Ankara kökenli toplantılar yapılıyor… Örnek veriyorum, Türkiye’nin bol bol reklamlar veren bir inşaat şirketi, restoranlarda toplantı yapıyor. İnciraltı’nın yüzde 60’ı Balçovalılar’ın elinden gitti.

EGEDESONSÖZ: Bu plansızlık devam ederse?

ÇALKAYA:
Her yıl o oran artar, yüzde 65 yüzde 70…

EGEDESONSÖZ: Peki oyunu nerede çözecekler, Ankara ‘da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda mı?

ÇALKAYA:
Gözlemlerim üzerinden söylüyorum. Bana sorulursa İnciraltı yer altından çıkarılmış ve işlenmemiş bir elmas. Bu iyi bir ustanın elinde kesilirse kaşıkçı elması olur. Denize sıfır körfezin bir yakası 4 milyon metrekare. Boş bir arazi. Böyle bir yerde iş, 3 bin metrekarede 150 metrekare konuta doğru gidiyor. Heba ediliyor. Eğer burayı katma değer yaratacak üretime sokacak bir alana dönüştürebilirsek, sağlık turizmine yönelik sağlık serbest bölgesi oluşturabiliriz.

EGEDESONSÖZ: Konut ağırlıklı bir niyet mi görüyorsunuz yani?

ÇALKAYA:
Benim gözlemim öyle. 3 bin kişi orada villalarda oturacak o kadar. Bir grup insan İnciraltı’nda rahat yaşayacak. İzmirli hiçbir yerinden faydalanmamış, olmamış. 900 bin metrekare doplardan EXPO’ya alan ayırdık. Ben Bakanlıkta da söyledim birkaç kez. Bu bölgede standartlarda denize sıfır bir golf merkezi yaratılabilir. Dünyada böyle bir yer yok.Hollandalılar Dubai’de yaptı bu işi.

EGEDESONSÖZ: Peki Bakanlıktan sizi dinleyip, görüş alan oluyor mu?

ÇALKAYA:
Eğrisiyle doğrusuyla Ertuğrul Günay’ın olduğu dönemde adamlar bizimle beraber çalıştı. Turizm Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan daha farklı çünkü orada bir alt yapı var. CHP’deki ranta bakış açısı da yanlış. Kentlerde rant oluşturmadığınız zaman yaşam biter ama o rantı kiminle paylaşacağınız önemli. Üç kişiyle paylaşıyorsanız o doğru değil ama yarattığınız kente bir rant getiriyorsanız ve ondan herkes gücü oranında faydalanıyorsa o doğrudur.

KENDİ DOĞRULARIM VAR

EGEDESONSÖZ: Moroğlu, Ali Yiğit ve Alaattin Yüksel ile siyasette yaşadığınız krizler ve Başkan Kocaoğlu ile geldiğiniz durum nedir?

ÇALKAYA:
Seçilmiş bir milletvekiline her yerde saygı gösteririm. Mustafa Moroğlu ile kavga ettim ama her yerde “Sayın vekilim” dedim. Onu yerden yere vurmadım. Yapmam. Ama onunla siyaset ya da bir araya gelip bir şeyler yapar mıyım bilmiyorum. Benim kendi doğrularım var. Ben ilkelerle siyaset yapıyorum.

EGEDESONSÖZ: Arada ben de hata yaptım dediğiniz oluyor mu?

ÇALKAYA:
Tabii tabii. Ben burada hata yaptım arkadaşlar diyorum.

EGEDESONSÖZ: Genelde hatalarınız neden kaynaklı oluyor? Ego mu, hırs mı, inatçılık mı?

ÇALKAYA:
Doğrularımı çok önemsememden kaynaklanıyor. Egoyla hiç alakası yok. İlçe örgütünü ben seçmeyi, ben yönetmeyi istemiyorum. Ben hayatımda bir tek karpuz taşıdım. İki koltuğumun altında da karpuz olmaz. Şu güne kadar benim ilçe başkanım kadar rahat ilçe başkanlığı yapan kimse yoktur. Ön seçimle de hayatımı belirlemeyeceğim. Ön seçim tehlikeli iştir ben girmem o işlere diyorum.

EGEDESONSÖZ: Şu an delege seçimlerine girmiyor musunuz?

ÇALKAYA:
Hiçbir şeyine karışmam.

EGEDESONSÖZ: Ali Yiğit konusunda da bir şeyler söylemek ister misiniz?

ÇALKAYA:
Bütün milletvekilleriyle konuşurum, merhaba derim ama siyaset yapacağım insanlar farklıdır.

EGEDESONSÖZ: CHP’de doğrularınızı bulabiliyor musunuz?

ÇALKAYA:
CHP bugünün Türkiye’sinde sığınılabilecek tek liman. Kitle partisi olarak, genel olarak söylüyorum. 


KAPI AÇMAK...

EGEDESONSÖZ: Aziz Kocaoğlu konusuna geri dönelim….

ÇALKAYA:
Aziz Bey için şunu her zaman söyledim: Aziz Bey çok dürüst, çok çalışkan bir insan. Bununla ilgili yanımda yöremdeki hiç kimseye bugüne kadar bir kelime söylettirmedim. Kendine göre de siyaset yapıyor. Siyaset yapma tarzlarımız değişik. Belki de bu kadar baskılara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi’nin, İzmir’in ayakta kalmasının temel nedenlerinden biri de Aziz Bey’dir.

EGEDESONSÖZ: Aranızın eskiye göre mesafeli olması Balçova ve Büyükşehir bürokrasisi ilişkilerinde bir durum değişikliği yarattı mı?

ÇALKAYA:
Rahmetli Priştina beni birgün Kent Arşivi Müzesi’ne çağırdı. Elini omzuma attı, “Bundan sonra İzmir’de iki ‘B’ önemli. Balçova ve Bornova“ dedi. “Sen inerken arabanın kapısını açtılar mı?” diye de sordu. “Yok, açmadılar” dedim. İktisat Kongresi’nin finali vardı sanırım. Giderken elini omzuma attı, beraber yürüdük. Durdu, “Ben şimdi gidiyorum. Bak bakalım sen giderken kapını açacaklar mı” dedi. Yarım saat sonra ben arabaya yöneldim, bir baktım kapıyı açmak için 50 tane adam dizildi. Açtım telefonu, “Bir kişi de değil, 50 kişi açtı kapıyı” dedim. “O eli omzuna atmanın anlamını gördün mü? Şimdi bundan sonra bana gelmeyeceksin. Bu yayılacak, Büyükşehir’e geldiğinde bütün işlerin çözülecek” demişti. Kişiliğinden kaynaklanan bir tarz bu. Bu gibi işlerde diğerleri oradaki hava durumuna bakarak karar verirler...

 
Sonuna kadar giderim
 
Siyaseti hayatta bırakmam
YORUMLAR
Toplam 9 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Erkan Ertürk 2 Eylül 2015 Çarşamba 22:56

Balçova belediye başkanı adı üzerinde belediye başkanı. Balçova da siyaseti şekillendirmek yerine belediyecilik görevi ile meşgul olmalı.Belediye siyaset arenası değildir. Belediye başkanlari partilerinin ilçe yönetimine müdahale etmez.Etik olan ilçe yönetiminin belediye başkanı ve hizmetlerini denetlemesidir.Ancak bunun için belediye ile göbek bağı olmayan ilçe başkanı ve yönetimi gerekir.

Yorumu oyla      9      2  
Güray Katısöz 26 Ağustos 2015 Çarşamba 19:51

Snç Başkan Sağolun. İyiki sizler gibi olanlar var sizede ders verici uygulama ve sözler olan güzellikler yakışır ve sizin gibi düşünenler dahada çoğaldıkça, ülkemiz içinde daha huzurlu olacak düşüncesindeyim. sizleri yetiştiren ve birlikte olanlar sağolsun.

Yorumu oyla      11      6  
ortalamanın üstünde 24 Ağustos 2015 Pazartesi 22:11

Fena adam değil...Komşu ilçelerine bakınca açık ara iyi adam... Son cevabı da süpermiş... :)

Yorumu oyla      16      7  
murat 24 Ağustos 2015 Pazartesi 17:52

her insanın kötü yanı vardır kavgacı olmasa dürüst olamazdı yinede izmirin en iyi başkanı

Yorumu oyla      23      6  
fatma zeliha coskun 24 Ağustos 2015 Pazartesi 16:00

Evelemeden gevelemeden caliskan ve durust insan yolu acik olsun

Yorumu oyla      19      6  
zeki topcu 24 Ağustos 2015 Pazartesi 14:56

Su anda yamis oldugunuz otopark sakarya caddesindeki otopark yapmak talebiyle ruhsat sb nize basvurdum heyelan bolgesi jeolojik alan dediler ruhsat veremeyiz dediler siz nasil yaptiniz orayi o zaman boylemi siyaset yapacaksiniz

Yorumu oyla      15      5  
HİKMET TEKCAN 24 Ağustos 2015 Pazartesi 14:04

12 YIL YAPAMADIGINIZ ŞEYLER VARMI SORUSUNA VARDIR TABİ AMA AKLIMA GELMİYOR DİYOR YÖNETTİGİN İLÇEDE 8 MAHALLE VAR 12 YILDA YAPAMAYIP TÜRKİYEYE TALİP OLMAYA KALKMAK SÖZÜN BİTTİGİ YER DEMEKTİR

Yorumu oyla      15      10  
hakan 24 Ağustos 2015 Pazartesi 13:58

sevgili gazeteci yazar arkadaşlar, bir günlüğüne gelip balçovada yaşayın bakayım, seyyar satıcıların cenneti olmuş Balçova, seyyar satıcı sesinden evimizde tv izliyemiyoruz,,sayın başkan konuşmak kolay ama belli balçovanın tamamından haberiniz yok,,,

Yorumu oyla      16      10  
metin 24 Ağustos 2015 Pazartesi 10:28

Son yıllarda tanıdığım en dürüst ve çalışkan başkan Sayın Çalkaya önü açık biri eğer CHP de ayak oyunları olmazsa gelecekte İzmir de çok iyi işler yapabilecek biri....

Yorumu oyla      21      15  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Sonuna kadar giderim
Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne ...
Çiğli'nin borcuna kefil oldu!
Çiğli Belediye Başkanı Hasan Arslan, Ege’deSonsöz Sohbetleri’ne konuk ...
Koltuk akla değil, başa gelir
EgedeSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin ...
 
Tekere çomak soktum
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş ...
Terim için de, korkan, sinen insanlar için de üzülüyorum!
Gönül Soyoğul sordu, Fatih Terim yazısı nedeniyle Vatan Gazetesi'ndeki ...
Babamı şimdi anlıyorum...
Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina, Gazeteciler Ümit Yaldız, Fahrettin ...
 
Yamanlar riske değer mi?
Jeoloji Mühendisleri Oda Başkanı Alim Murathan, Başkan Kocaoğlu’nun “Amacınız ...
Popülist olmadım, olmayacağım
Ege’de Sonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Başkan Aziz Kocaoğlu gazeteciler ...
Millet AKP'ye 'dur' dedi!
Hanzade Ünuz, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile 7 Haziran ...
 
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Maaşının yüzde yetmişini halkına bağışlayan devlet başkanı
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Vali
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Ruhisu Can AL
Ruhisu Can AL
Korona günlerinde küreselleşme ve Big Pharma
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Berberler taş mı yesin?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Süper bulaştırıcılar
Ahmet Aydın AKANSU
Ahmet Aydın AKANSU
22 saniyede BİR LİTRE SU boşa akarsa...
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Huzurlu olmak
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Yoksulluğun yeni yüzü
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Virüsün öğrettiği dersler ve önlemler
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva