RÖPORTAJLAR
27 Mayıs 2015 Çarşamba

Başbakanımızın talebesiyim

Hanzade Ünuz, AK Parti İzmir 2. Bölge milletvekili adayı İbrahim Turhan ile hedeflediği İzmir ve Türkiye’yi konuştu.

Başbakanımızın talebesiyim

İbrahim Turhan’ın son görevi Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanlığı idi.

Merkez Bankası Başkan yardımcılığı da yaptı.

Henüz 47 yaşında.

Ve İzmir Karşıyakalı.

Akademik düzeyde makro iktisat alanında Doçentlik ünvanı var.

Yaklaşık 3 ay kadar önce Borsa istanbul’daki görevinden istifa ederek AK Parti İzmir 2. Bölge birinci sıra adayı oldu.

Hırsı ve çalışkanlığı hem siyasete giriş hızında, hem de İzmir ve Türkiye projelerindeki iddialı perspektifte görülüyor.

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ın yerine adı sıkça geçiyor, kulislerde “Yeni Babacan olacak” deniyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun gözdelerinden...

İbrahim Turhan da Başbakan Davutoğlu ile yakınlıklarını saklamıyor ve 1987 yılından bu yana süren akademik paylaşımlarına ithafen, “Başbakan’ın talebesiydim. Hala da talebesiyim” diyerek kalpten bağlılığına işaret ediyor.

CHP’nin AK Parti’yi taklit ettiğini söyleyen, ekonomi projelerini fantastik bulan İbrahim Turhan, anamuhalefetin en son açıkladığı “Merkez Ülke” tanımının ilk olarak Başbakan Davutoğlu’nun Stratejik Derinlik adlı kitabında yer aldığını söylüyor.

AK Parti İzmir Milletvekili adayı İbrahim Turhan ile hızlı ve kısa söyleşimizde gündemdeki konulara değindik...

  
HANZADE ÜNUZ: CHP ekonomi kurmayı, rakibiniz Selin Sayek Böke Türkiye’de işsizlik sayısını 6 milyon olarak açıkladı...

İBRAHİM TURHAN:
O istatistikler biraz hemhal olmayı gerektirir. 15 yaş üstü nüfus çalışabilir nüfus olarak kabul edilir. Ama çalışabilir nüfusun tamamı işgücüne katılmaz. Bir kısmı öğrencidir, bir kısmı emeklidir, ev hanımıdır tüm bu gruplar işsiz olarak sayılmaz. TÜİK yaptığı istatistikte önce şunu sorar, “İş arıyor musunuz” diye. Buna evet cevabı verenler işgücünü oluşturur. Çalışabilir nüfusun tamamı işgücü içinde kabul edilmez. Ona göre şu anda askerliğini yapanları da işsiz görmeniz gerekir. Olur mu öyle şey?

ÜNUZ: Size göre işsiz sayısı nedir o zaman?

TURHAN:
Bana göre değil, TÜİK’in verilerine göre işsiz sayısı 3 milyon. Şöyle hesap ediyorlar, onlar çalışabilir nüfusun tamamını alıyor, 57 milyon. 15 yaş üstündeki herkes, buna okuldaki öğrenciler de, emekli olup bir daha çalışmayı düşünmeyenler de, askerlik hizmeti yapanlar da dahil. Bizim işsizlik oranı yüzde 11 TÜİK’in açıkladığı rakama göre. 57 ile çarpın yüzde 11’i, 6 milyon 200 bin yapıyor. Öyle şey olur mu? Aynı istatistikte işsiz sayısı 3 milyon olarak veriliyor.

İŞSİZLİK SIFIRA İNMEZ

ÜNUZ: Peki bu mevcut 3 milyon işsize nasıl iş bulacağız?

TURHAN:
3 milyon işsize zaten iş buluyoruz. İşsizlik hiçbir zaman sıfıra inmez. Dünyanın hiçbir ülkesinde sıfır işsizlik olmaz. Önemli olan şu, Türkiye’de nüfus artıyor ama işgücüne katılım oranı da artıyor. Mesela ABD’de işgücüne katılım oranı azalıyor. İşgücüne katılım oranı artarken, bir taraftan nüfus da artarken işsizlik oranı sabit kalıyorsa aslında bu bir başarıdır. Daha iyisini yapmak gerekir mi? Daha iyisini yapmak gerekir kuşkusuz.

ÜNUZ: Örneğin?

TURHAN:
Türkiye’de insanlara iş sağlanması için yatırım yapılması gerekir. Yatırmı özel sektör yapar. Siz 100 bin kişiyi devlette işe alsanız, ki şimdi öyle vaatler var ya biz taşeronu devlette işe alacağız diye... Maksimum kaç kişiyi işe aldınız? Diyelim ki 100 bin kişi, bu mali dengenize ciddi bir yük getirir ve çok fazla sorunu çözmüş olmazsınız. Ama siz o kaynağı iş ve yatırım ortamını iyileştirecek şekilde değerlendirirseniz, özel sektör 500 bin – 600 bin kişiye iş sağlarsınız. Nitekim geçen sene Türkiye’de 1 milyon 300 bin kişiye iş sağlandı. Özel sektörün işe eleman alması için ise öngörülebilir bir ekonomi ve bunun da ön şartı olarak siyasi istikrar gelir. Siyasi istikrar olmayınca makro ekonomik istikrar olmaz ve özel sektör yatırım yapmaz.


CHP’Yİ FANTASTİK BULUYORUM

ÜNUZ: Siyasi istikrar derken herhangi bir partinin tek başına iktidar olmasını mı kastediyorsunuz?

TURHAN:
Kesinlikle. Ekonomiyi nasıl yöneteceğini bilen, iş ve yatırım ortamını iyileştirmek için popülist vaatler vermeyen, Ar-Ge ile inovasyon ile yüksek katma değerli sanayi üretimiyle, hizmet sektörüyle ilgili somut planı programı olan bir partinin tek başına iktidar olması lazım.

ÜNUZ: CHP’nin ekonomi programını fantastik mi buluyorsunuz?

TURHAN:
Fazla fantastik buluyorum.

STRATEJİK DERİNLİK VE DAVUTOĞLU

ÜNUZ: CHP’nin Merkez Ülke Türkiye açılımı için değerlendirmeniz nedir?

TURHAN:
CHP’nin AK Parti’yi bu kadar taklit etmesi, bizim projelerimizi bu kadar sahiplenmesi tabi ki memnuniyet verici. Keşke bunu 12 yıl geriden yapmasalardı. Olsun, zararın neresinden dönülse kardır. Merkez Ülke kavramını siyasette ilk kez Sayın Başbakanımız 2001 yılında yazdığı Stratejik Derinlik kitabında kullandı. 2013 yılında ben Borsa Başkanlığı yaptığım dönemde, ben Sayın Başbakanımızın iyi bir talebesi olduğum için, hala da talebesiyim, hala da ondan öğrenmeye devam ediyorum. 1987’den beri talebesiyim.

ÜNUZ: Boğaziçi Üniversitesi’nde mi?

TURHAN:
Hayır, beraber Bilim ve Sanat Vakfı’nda bir takım çalışmalarımız oldu. Haftasonları üniversite öğrencilerine medeniyet tarihi ve düşünce tarihi seminerleri verirdi. Biz o seminerleri takip ederdik.

ÜNUZ: Sayın Davutoğlu ile hukuğunuz çok eski yani...

TURHAN:
Tabi ki. Biz de ondan aldığımız ilham ile 2013 yılında Borsa İstanbul’da iken İstanbul finans merkezi projesi çerçevesinde “İstanbul Bölgesel Merkez, Küresel Aktör” diye bir inisiyatif başlattık. Ben geçen haftalarda Türkiye’nin nasıl merkez ülke olacağını, İzmir’in nasıl ön plana çıkacağını, İstanbul gibi en az 4 tane daha merkeze ihtiyacımız olduğunu...

ÜNUZ: Aklın yolu bir demek ki...

TURHAN:
Bu iyimser bir yorum oldu. Benim bir itirazım yok. Yeter ki bizim bu konudaki öncülüğümüz tescil edilsin.

MİLLİ İRADE VE ATATÜRK...

ÜNUZ: Ona bakarsanız AK Parti’nin kullandığı “Milli İrade” tanımını da ilk Atatürk söylüyor...

TURHAN:
E Atatürk... Biliyorsunuz Gazi Mustafa Kemal’in daha da öncesine gitmek gerekirse Fransız Devrimi’ne gitmek lazım.

ÜNUZ: Türkiye’de Atatürk...

TURHAN:
Ondan önce 1876’da biliyorsunuz Meşrutiyet ile beraber bu kavram... Yani bu kavramların geçmişi çok eski. Ama tabi ki Gazi Mustafa Kemal, Türkiye’deki herkes için bir ortak paydadır. Yeter ki, o meclisin duvarında yazan “Hakimiyet Kayıtsız Şartsız Milletindir” sözü gerçekleşsin, tahakkuk etsin. Vesayet ile vesayetçilerle ortaklık, işbirliği yapmasın hiçkimse.
“Merkez Türkiye” sorunuza geri dönersek, merkez kavramı kullanılmış ama tabi kavramın içi çok iyi doldurulmadığı için ortaya merkez değil, bir köprü çıkmış. Dünyanın başka ülkelerinde yapılan üretimin lojistik merkezi, paketleme merkezi olarak Türkiye’nin kullanılması. Şimdi merkez ve köprü birbirinden farklı kavramlardır. Merkez inisiyatifin sizde olduğu, bir cazibe merkezi olarak sizin ön plana çıktığınız kavramlardır. Köprü ise üzerine basılıp geçilen edilgen bir kavramdır. Biz Türkiye’yi üzerine basılıp geçilen bir köprü değil, bir cazibe merkezi yapmak, Sayın Başbakanımızın söylediği Merkez Ülke Türkiye yapmak için çalışıyoruz.
Bu anlamda CHP ikinci bir yanılgıya düşüyor. Onlar siyasette de mühendisliğe çok meraklı olduğu için ekonomide de bir mühendislik projesiyle ortaya çıkmışlar. Yani doğal süreç içinde bu merkezler zaten ortaya çıkmışken, kendileri yapay bir merkez kurma hayali ile yola çıkıyorlar.



İZMİRLİ İCRAAT İSTİYOR

ÜNUZ: AK Parti Diyarbakır milletvekili Cuma İçten’in, İzmirli gençler açık saçık giyiniyor, içki içip sabaha kadar eğleniyor. İzmir Haşhaşilerin başkenti yorumuna bir İzmirli olarak ne diyorsunuz?

TURHAN:
Diyarbakır milletvekilimiz Diyarbakır ile ilgili değerlendirme yapsa daha sağlıklı olur. Ama bunlar önemli şeyler değil.

ÜNUZ: Bunlar İzmirli seçmen için çok önemli...

TURHAN:
İzmirli seçmen için önemli olan... İzmirli seçmen laftan bıktı. İzmirli seçmen icraat istiyor. Biz de icraatlarımızla konuşuyoruz. Biliyorsunuz, bizim sloganımız var, “Onlar konuşur, AK Parti yapar” diye. Biz yaptıklarımızla konuşuyoruz.

İZMİR 2. OLACAK

ÜNUZ: Peki sizin gözünüzden bir İzmir değerlendirmesi alsak...

TURHAN:
İzmir bütün Türkiye için çok önemli bir merkez. Çünkü başka bir çok yerde olmayan bir potansiyele sahip. İzmir’de hem tarım, hem sanayi üretimi var, hem de hizmet sektörü var. Bu özelliğiyle CHP’nin düşündüğü gibi yapay mühendislik tasarımıyla yapay projeler üreterek olmaz. Zaten piyasa dinamikleri içinde kendi merkezlerini çıkarır. Bakın İstanbul küresel bir kent oldu. İkinci sırada İzmir gelecek. Onu Gaziantep takip edecek. Bakın Güneydoğu’da Gaziantep yükseliyor, İç Anadolu’da Konya ve Kayseri yükseliyor.

ÜNUZ: 10 yıl sonranın İzmir’inin fotoğrafını tarif eder misiniz?

TURHAN:
Bir kere bu ulaşım sorunu tamamen çözülmüş bir İzmir. Otoyollar, hızlı trenler, yeni limanlarla, depolar, antrepolar, saklama alanlarıyla, özel ticaret bölgeleri ve Adnan Menderes Havalimanı’nın daha etkin bir şekilde kullanılması, uluslararası anlamdabağlantılarının güçlendirilmesiyle hem Türkiye ile hem dünya ile entegre olmuş bir kent. Binali Yıldırım’ın kampanyalarında başlatılan 35 proje var. Bu projelerle, çevre yoluyla İzmir’in kent içi ulaşımıyla da rahatlama sağlandı.

ÜNUZ: O projeler devam edecek mi?

TURHAN:
Tabi ki devam ediyor zaten.


SAN FRANCİSCO GİBİ...

ÜNUZ: Biz İzmir milletvekili adayı İbrahim Turhan’dan söz almak istiyoruz...

TURHAN:
O söz Adalet ve Kalkınma Partisi’nin sözüdür. İnsanlar gelir geçer ama kurumlar kalır, bizde kurumsal devamlılık esastır. 10 yıl sonra İzmir fotoğrafını sordunuz, ben de anlatıyorum. Ulaşım dedim. İkincisi tarım, İzmir aynı zamanda çok önemli bir tarım kenti aynı zamanda. Bunu ihmal ederek kalkınamayız. Bakanımız Veysel Eroğlu’nun açıkladığı projelerle İzmir’in ovalarına bereket gelecek. Sadece üretmek yetmez, milli tohum bankası projemizle son derece kritik. Yerli tohum ile üretimin kalitesi ve miktarı artacak. Lisanslı depoculuğu geliştirmek suretiyle artırılan ve kalitesi iyileştirilen tarımsal üretim daha etkin şekilde değerlendirilecek. İzmir’i lisanslı depolama anlamında emtia piyasalarının merkezi yapacağız.
Ulaşım ve tarımdan sonra sanayi geliyor. İzmir’de üksek katma değerli sanayi üretimini artırmak için Ar-Ge ve inovasyon teşviklerini sürdüreceğiz. Ar-Ge ve inovasyon konusunda İzmir şu anda 5. Derecede teşvikten yararlanmaya başladı. Bu çok önemli bir kazanımdır. Merkezi İstanbul’da olan büyük bilişim firmaları şimdiden yedek merkezlerini İzmir’e taşımaya başladılar. İzmir, adeta ABD’ye bakarsanız nasıl New York var ve karşısında San Francisco var... İzmir’i San Francisco gibi bir bilişim üssü, bilişim merkezi yapma imkanımız var. Bu bizim için önemli bir öncelik. İzmir’i yenilenebilir enerji başta olmak üzere yeşil teknolojilerin merkezi yapmak hedefimiz var.

ANTALYA’YA BENZEYECEK

ÜNUZ: Üretim anlamında mı?

TURHAN:
 Tabi ki. Önümüzdeki 10 yıl içinde 150 milyar dolarlık enerji yatırımı yapılacak. Doğadan kaynaklanan bu gücü elektrik enerjisine dönüştürmek için bazı ekipmanlar, tribünler, kanatlar vesaire lazım. Bunlar Türkiye’de üretilmeli diyoruz. Çünkü önümüzdeki dönemde yapılacak 150 milyar dolarlık enerji yatırımını Türkiye’de üretebilirsek cari açığımızı 150 milyar dolar azaltmış oluyoruz. Bunun için en uygun üretim yerlerinden biri İzmir, çünkü zaten hali hazırda fizibilite çalışması yapan yabancı şirketler var. Çandarlı limanı bu tribünlerin, pervanelerin sağlıklı bir şekilde üretilip dünyaya gönderileceği bir liman olacak.
Hizmetler sektöründe de İzmir’in büyük avantajları var. Birincisi inşaat. İnşaat sektörü hakikaten İzmir için çok önemli çünkü İzmir’in çok kapsamlı bir kentsel dönüşüme ihtiyacı var. Ben bu konuda yerel yönetimin de sonunda aklı selim ile davranıp bunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ve TOKİ’ye bırakacağını ümid ediyorum. İzmir’i seviyorlarsa, İzmirliyi seviyorlarsa bu konuda bencil davranmamaları, ideolojik saplantılara takılmamaları ve merkezi yönetimin uzattığı bu işbirliği elini havada bırakmamaları bence çok önemli.
Turizme gelirsek, İzmir bugüne dek doğa turizminin güneş, deniz ve kum kısmından yararlanmış. Kullanılmayan çok önemli bir potansiyel var İzmir’de. Seferihisar’dan Kuşadası’na kadar sahil neredeyse bomboş. Çok az konaklama tesisi var, bir de Antalya’ya bakın nasıl tesisler var Kundu’da, Side’de. Üstelik İzmir iklim bakımından daha avantajlı bir yer. Spa turizmine de uygun İzmir. İzmir’i sağlık turizminde de ilerletmek istiyoruz. Sağlığı turizmle entegre ederek bütüncül bir yaklaşım sağlayacağız. Geçen yıl İngiltereden 250 bin, Avrupa’dan 185 bin kişi Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geldi. İzmir’de müthiş bir potansiyel var. Bunlar için çok sayıda 5 yıldızlı otelimiz olması lazım. Kent merkezinde kalacak misafire eğlence ve rekreasyon imkanları sunmamız lazım. Bu konuda da büyük eksiklik var İzmir’de.
Mesela Agora Roma döneminden kalma bir pazar yeridir. Kemeraltı da Osmanlı döneminden kalma bir pazar yeridir. Bunları birleştirdiğiniz zaman, özellikle Kemeraltı’nın üzerini kapadığınızda müthiş bir turizm potansiyeli ortaya çıkar. İncil’de adı açıkça telaffuz edilen 7 kilisenin 6’sı İzmir’e bir saat ulaşım mesafesinde. Doğu Akdeniz’in en eski sinagoğu İzmir’de. Biz bunları medeniyet turizmi dediğimiz anlamda yeterince değerlendiremiyoruz. İzmir medeniyetlerin doğduğu bir yer, bunu bu kadar ihmal etmiş olmamız doğrusu kabul edilebilir değil. Bunların hepsi yerel yönetimin merkezi hükümetle uyum içinde çalışmasıyla olur.

YEREL YÖNETİM PARÇASI EKSİK

ÜNUZ: Bunun tersi de mümkün mü? İktidar da İzmir’de yerel yönetimle uyum içinde çalışabilir mi?

TURHAN:
Bakın ben burada iktidarın önümüzdeki dönemde temsilcisi olacak bir milletvekili olarak diyorum ki, biz bunları İzmir’e yapmak istiyoruz diyorum. Eksik olan parça nedir, yerel yönetimler. Yerel yönetim de sizin kadar arzulu olsun, biz bunu hep birlikte yapalım.

CHP’DE İZMİR’Lİ YOK, VEFA YOK

ÜNUZ:Yeni bir sayfa açalım diyorsunuz...

TURHAN:
Geçmişte o oldu, bu oldu...Müflis tücar eski defterleri karıştırırmış. Biz şimdi önümüze, geleceğe bakalım. İzmir’in gelecek vizyonuna bakalım ve İzmirli geleceğini kaderini bir İzmirli’ye emanet etsin istiyorum. Bakın, birinci sırasında bir İzmirli’ye yer veren tek parti Adalet ve Kalkınma Partisi. İzmir’i kalesi gibi görenler 4 milyonluk İzmir’den ne yazık ki dört İzmirli’yi çıkarıp ilk sıralara koyma vefasını göstermemişler İzmir’e. Bu da beni üzüyor.

ÜNUZ: Tüm bu projelerinizde bir öncelik sırası olacak mı?

TURHAN:
Tabi ki. Şimdi zaten bu projeleri Türkiye’nin genelinden de ayrıştırmamak lazım. Biz iki yıldır yoğun olarak makro ekonomik istikrarı koruyarak Türkiye’yi orta gelirli bir ülke olmaktan nasıl yüksek gelirli bir ülke haline getiririz diye çalışıyoruz. Bunun için ekonomide yapısal bir dönüşüm gerekiyor. Bu yapısal dönüşümün 9 öncelikli alanı var. Bu 9 alanda 25 başlık var ve bunlara ilişkin 1248 tane eylem planı hazırlandı. Bunlar soyut hayaller değil. Her biri hangi kuruluşun sorumlu olacağı belirlenmiş, üçer aylık gelişim takvimleri hazırlanmış yapısal dönüşüm programları.


HEM SİNGAPUR, HEM ABD...

ÜNUZ: Türkiye’yi benzetmek isterseniz ekonomisi, yatırımı, üretimiyle hangi ülkeye benzemesini istersiniz?

TURHAN:
İş ve yatırım ortamının Singapur’a benzemesini isterim. Üretim kapasitesi ve rekabetçiliğinin Almanya’ya benzemesini isterim. Toplumdal hayatındaki zenginliğin Fransa’ya benzemesini isterim, demokrasisinin İngiltere’ye benzemesini isterim. Ve en önemlisi de Türkiye’nin ne olduğuna ilişkin konsensusunun Amerika Birleşik Devletleri’ndekine benzemesini isterim.

İMPARATORLUK BAKİYESİYİZ

ÜNUZ: Biraz açar mısınız bunu?


TURHAN:
Bakın Amerika Birleşik Devletleri dünyanın birçok farklı ülkesinden insanların biraraya gelerek kurduğu bir ülke. Türkiye’de öyle. Bakın benim ailemde Bulgaristan’dan, Makedonya’dan, Midilli’den gelmiş muhacirler olduğu gibi, Oğuzların Günhan boyundan Karaevli soyundan yörükler de var. Biz bir imparatorluk bakiyesiyiz. Onun için de emperyal bir vizyona sahibiz. Şimdi böyle bir ülkede bizim en geniş haliyle toplumsal mutabakatı sağlamamız lazım. Amerika Birleşik Devletleri’nde yoldan geçen birini çevirin sorun, Amerika sizin için ne ifade eder diye. İlk söyleyeceği şey, “Amerika özgürlükler ülkesidir” olacaktır. Biz de düşünce özgürlüğü, inanç özgürlüğü, girişim özgürlüğünü mutlak surette garanti altına alacak, mülkiyet haklarını güçlendirecek, piyasa ekonomisinin etkinliğini artıracak, Türkiye’yi dışa açık bir ekonomi olarak dünyanın yatırımları için cazibe merkezi yapacak ve özel sektör öncülüğünde büyüme modelini sürdürecek bir konsensusu toplumda en geniş haliyle oluşturmak mecburiyetimiz var.

 
Bir basamak sonrasını düşünmem...
 
'Kazanan' bir avukatım
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
ozl 27 Mayıs 2015 Çarşamba 16:51

başbakanın talebesiyse zaten oy vermem. hoca ve talebesi bana fazla gelir.

Yorumu oyla      19      4  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Bir basamak sonrasını düşünmem...
Hanzade Ünuz, MHP Grup Başkan Vekili ve İzmir milletvekili adayı Dr. Oktay ...
Soma bende yara oldu, kalbimde bir yara…
Facianın ilk gününden itibaren Soma’da olan, bir yıldır gazetesi ile Soma ...
İzmir değil, bölge milliyetçiliği!
7 Mayıs’ta başlayacak büyük iş zirvesi öncesi Gönül Soyoğul sordu, BASİFED ...
 
Sevdim... Kolay vazgeçmem
Hanzade Ünuz, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir 1. Bölge milletvekili ...
CHP’yi bölen biz değiliz, Kılıçdaroğlu’dur!
Vatan Partisi Lideri ile 7 Haziran hakkında her şey...
İzmir’de herkes ithal!
Gönül Soyoğul sordu, HDP İzmir 1.Bölge 1.Sıra adayı Ertuğrul Kürkçü yanıtladı...
 
Üzerime beton dökseler...
Hanzade Ünuz, Fark Yaratanlar’da CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile ...
İşin sırrı samimiyette
EgedeSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Tunç Soyer, gazeteciler Fahrettin ...
Kadın başkan farkı
Hanzade Ünuz Fark Yaratanlar’da İzmir’in ilk kadın Gazeteciler Cemiyeti ...
 
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Başkanım melek misin sen?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Küçük bir mukayese
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Satın sahte balları yılbaşına kadar…
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Eğri zamanda doğru yerde durmak!
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Zenginler yarımada sever
Kemal ARI
Kemal ARI
Atatürk’ün mal varlığı!
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Cennetin tapusu
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Kekelemeden!
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Ama Olmadı Sayın Soyer!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva