RÖPORTAJLAR
25 Mart 2014 Salı

Adalet için siyaset yapmak istiyorum…

CHP'nin genç Bornova Belediye Başkan Adayı vizyonunu anlattı...

Adalet için siyaset yapmak istiyorum…

Adını Bornova ve Büyükşehir Belediye Meclis üyesi sıfatıyla duydum pek çoğumuz gibi. Yakınen tanımadım ama kendime yakın hissettim her karşılaşmamda. Gösterdiği sıcaklıktan, terbiyeli yaklaşımından ve gençlerde pek de rastlanmayan ‘dinleme’ özelliğinden belki…
Bu süreçte, adaylıkları sorun olanlarla konuştum, merak edilenleri/merak ettiklerimi sordum ama kendimce dedim ki, bir de rahat bir söyleşi katayım bu sıralara…
Kasmadan sorayım, kasmadan yanıtlansın.
Öyle de oldu nitekim…
Bornova’da eski evlerden restorana çevrilmiş bir mekanda, güneşin gevşettiği bir günde, bir konukla değil de sanki genç bir arkadaşımla sohbet eder gibi konuştum Olgun Atilla’yla; CHP’nin Bornova Belediye Başkan adayıyla.
Tıpkı adı gibi; genç ama yaşına göre çok olgun, eskilerin deyimiyle, adıyla müsemma.
Işıklı, naif bir genç ve çok hevesli, çok heyecanlı, çok istekli…
İyi yetişmiş, Bornova’ya ‘evi gibi’ tapıyor, siyasette ‘kayan yıldız’ değil, ‘yıldız’ olmak istiyor, hedefleri var, projeleri var.
Ve en önemlisi nadiren ‘ben’ diyor, ‘biz’i daha çok seviyor ve daha sık kullanıyor.
Size kalansa, bir yudumda okumak…
 


 
GÖNÜL SOYOĞUL: İzmir’deki en genç aday siz misiniz?
 
OLGUN ATİLA: En genç değilim, benden yaşça küçük 4-5 arkadaş daha var Levent Piriştina , Barış Eroğlu ve  Mehmet Çetinkaya  benden daha genç. Ben 38 yaşındayım.
 
SOYOĞUL: Genç olmanın avantajı var mı dezavantajı var mı  bu yarışta?
 
ATİLA: Her örnekte olduğu gibi genç olmanın da avantajı var, tecrübeli olmanın da avantajı var.
 
SOYOĞUL: Nasıl bir avantaj o avantaj?
 
ATİLA: Nasıl bir avantaj… Kadınlarla iletişimde müthiş bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Özellikle 50-55 yaş üstü annelerimiz. İşte o bizim evladımız diyorlar. Muhafazakar ailelerde bile gittiğimizde şöyle bir yaklaşımla karşılaşıyoruz: ‘Ben kocamdan başka kimseye elimi vermem, öptürmem ama sen benim evladımsın’ diyor. İletişim kurmamız açısından bu çok güzel bir şey. Artı, burada doğup büyüdüğümüz, yaşadığımız için pek çok insan bizim tanıdığımız, bildiğimiz konumuz komşumuz, kardeşimizin arkadaşı, birimizin akrabası, benim akrabam gibi… ‘Bornova bizim evimiz’ derken; bu anlamda bu bir avantaj, genç olmak, dinamik olmak, daha atik olmak… Bir de genç bakış sahibi olmak, bence önemli.
 
SOYOĞUL: Ne demek genç bakış?
 
ATİLA: Bence şu: yaşı 65, 70, 80 yaşında olup onların genç bakışa sahip, yenilikçi mükemmeliyetçi, reformist olmasından dolayı, bence genç görünümlü olmaktansa, genç bakış açısına sahip olmak daha anlamlı. Ben genç görünümlü olmayı da ona benzetiyorum, çünkü ben meclis üyesiyken benden daha genç meclis üyeleri vardı ama en genç meclis üyesi bana diyorlardı. Şimdi de en genç belediye başkan adayı yine bana diyorlar, teşekkür ediyorum.
 
SOYOĞUL: “Bornova bizim evimiz” sloganını nasıl yarattınız?
 
ATİLA: Benim ortaokul öğretmenim var Neriman Dilekcen. Aday adayıyken bir çalışma arkadaşımla restorana girdik; hocam de eşiyle birlikte yemek yiyordu. Selamlaştık, hatırını sordum, konuştuk; sonra masamıza geçtik. Biraz sonra eşi geldi yanıma, ‘size bir şey soracağım, Bornova’yı nasıl görüyorsun?’ dedi. Durdum, ‘Bornova bizim evimiz’ dedim. ‘Evim olarak görüyorum’ dedim. O anda zaten hoşuma da gitti. Sonra aday olduktan sonra da oturduk, slogan düşünüyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi Büyükşehir’de hep slogan değiştiriyor, işte ‘Binali Yıldırım’la çok kolay’, ‘İzmir Türkiye’ye lazım’ diyor; sanki İzmir kaybedilmiş gibi. O anlamda biz baştan beri bir şey oturttuk, çok kısa ve net: Bornova Bizim Evimiz. Büyükşehir belediye başkanımız da Bornovalı, bizim evimiz derken Bornova’yla Büyükşehir uyumlu bir şekilde, bizim evimiz gerçekten. Üniversitedeyken de Bornova dışında Alsancak’ta mimarlık okuduğum sırada dersim biter bitmez ben Bornova’ya dönerdim. Ben Bornova dışına çıktığım zaman, kendimi gurbette gibi hissediyorum.
 
SOYOĞUL:Yani hayat biçiminiz sloganınız oldu…
 
ATİLA: Aynen. Bornovalılarda vardır bu hasret. Bornovalılar Bornova dışına çıktığı zaman farklı bir gurbetlik hissederler. Bornova dışında bir Bornovalı gördükleri zaman da çok mutlu olurlar.
 
SOYOĞUL: Zaten gençsiniz ve siyasete de çok genç yaşta girdiniz. Bildiğim kadarıyla babanız da bir dönem sıcak siyasetin içindeydi. Bu merak, ilgi nasıl oluştu?
 
ATİLA: Siyasete ilgim sonradan olan bir şey değil, ben ilkokuldan beri, ortaokuldan beri hevesliydim.  İşte bir halı saha maçı organizasyonu olur onun içinde olurum, lisede mezuniyet dönemi olur andaç çıkacaktır onun içinde olmuşumdur, üniversitedeyken çeşitli aktiviteler olurdu, halı saha turnuvaları olurdu, hep organize eden ben olurdum. Yani bir şekilde hep hizmet etmek sosyalleşmek benim için çok önemliydi. Dolayısıyla siyasete de ilgi duydum küçüklükten beri… Geçtiğimiz dönem 2009’da belediye meclis üyesi adayı olduk Bornova’da ve Büyükşehir’de. Aslında düşündüğüm bir şey değildi.

 
SOYOĞUL: Niye?
 
ATİLA: (gülüyor) belki küçükken kendime daha büyük hedefler koyduğumdandır… Böyle diyorum ama aslında 1999 yılında muhtarlık seçimi vardı; muhtar azası olarak başlayayım diye düşünmüşlüğüm de var. En alttan başlayayım, siyasette gidebildiğim kadar yukarı doğru gideyim diye. O zaman askerlik vs bir şeyler vardı, olmadı. 2009’da da belediye meclis üyesi oldum Bornova’da ve Büyükşehir’de, partimizin ve halkımızın bize verdiği destekle. Büyükşehir’de de Ulaşım Komisyonu Başkanlığı yaptım. Orada grup sözcülüğü görevlerinde bulundum ESHOT, İZSU, Büyükşehir Belediyesi bütçesi, neler yapıldı? Neler yapılmadı? Sadece Bornova’da değil Menemen’de, Urla’da, kentimizi bilerek daha iyi tanıma fırsatımız oldu. Ben mimarım, yüksek lisansımı da şehircilik üzerine yaptım. Meclis üyeliği dönemimin de bizim için bir yüksek lisans olduğunu düşünüyorum… Bu anlamda geçtiğimiz 5 yıl, normal bir 5 yıl da olmadı. Bana göre sıkıştırılmış bir 20 yıl gibi oldu.
 
SOYOĞUL: Neden sıkıştırılmış?
 
ATİLA: İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne yapılan operasyondan dolayı, pek çok şeyi daha kısa zamanda öğrenmeye mecbur olduk ve daha dikkatli, daha tutarlı, daha meraklı bir şekilde… Ve orada yaşanan büyük tecrübeler, orada yaşanan büyük adaletsizliklerin de bizleri o üzüntülü günümüzde, toplumumuza daha fazla, daha hızla ve şevkle hizmet etme heyecanını doğurdu. Ayrıca orada yaşanan hüzünler, genel sekreterimizin 6 ay genel sekreterlik yapıp 22 ay cezaevinde yatması, sizin yine köşe yazısında yazdığınız, bizim okurken ağladığımız Serpil Hanım’ın bebeğinden ayrılarak hapishanede sütünün kesilmesi, çocuğun annesini değil teyzesini annesi olarak bilmesi… Bunlar gerçekten günümüzde yaşanmaması gereken adaletsizliklerdi. Benim esasında sizin başta sorduğunuz soruya cevabım şu: Siyaset yapma istememin sebebi, adalet için siyaset yapmak istiyorum. Bugüne kadar bu ülkede bir sürü adaletsizlikler yaşandı. Demokrasimizde adaletsizlikler oldu, en son bu Büyükşehir Belediyemizde yapılan adaletsizliğin; Türkiye’de bir dur noktası olduğuna inanıyorum.  Gerçekten insanlar ne oluyoruz dedi, insanların evi basıldı, meclis ve encümen üyelerimiz gözaltına alındı, Hüseyin Ercan diye bir arkadaşımız gözaltına alındı, yanlışlıkla çiftçi Hüseyin Ercan alındı Seferihisar’da. Trajikomik olaylar yaşadık birlikte. O anlamda, bu meclis üyeliğinin bizim açımızdan çok yoğun geçtiğini düşünüyorum. Ayrıca Büyükşehir belediyesi meclis üyeliği de gerçekten pek çok belediyenin, ilçenin hizmetlerini öğrenme, takip etme, yapılanlar hakkında bilgi sahibi olma bakımından da önemliydi. Bu dönemde de partimiz bize böyle bir görev verdi. Bornova’mıza hizmet etmek anlamında, biz de bu görevi Bornova halkımızın destekleriyle, Bornova’mıza hizmet etmek istiyoruz. Bunun için projelerimiz var, İzmir’de meclis listeleri açıklanıp saat 07.30’da toplantı yapan oldu mu bilmiyorum ama biz yaptık.
 
SOYOĞUL: Oraya gelmeden önce Olgun Atila’yı daha yakından tanımak isterim. Nasıl bir ortamda büyüdüğüne, siyasete ilgisinin kaynağına… Nasıl bir anne, baba? Çünkü insanın ilk şekillendiği yer ailesidir.  
 
ATİLA: Annem zaten doğma büyüme Bornovalı; dedem, 1927’de Bornova’da doğmuş. Babam 1968’de Kayseri’den Bornova’ya gelmiş. Dedemle amcam arkadaşmışlar. Annemle tanışmışlar, evlenmişler 1975’te. Biz dört kardeşiz. En büyük benim. Küçüğümün adı Onur. Onun küçüğünün adı Oya. En küçük de Atila Atila. Babam da sosyal faaliyetlere önem veren biriydi. Bizleri de o manada teşvik etti. Kardeşlerimin de çok sosyal olduğunu düşünüyorum. Sıcak, birbirini önemseyen ve kucaklayan bir aile bizimkisi…
 

SOYOĞUL: Babanız galiba bir dönem Aziz Bey’e rakip olmuş…
 
ATİLA: Evet, Bornova’da bağımsız belediye başkanı adayı oldu babam.
 
SOYOĞUL: Aziz Kocaoğlu’nun 2004’te Bornova Belediye Başkan adayı olduğu zaman yani… Ama aynı zamanda bir arkadaşlıkları, dostlukları da varmış. Nasıl olmuştu o konu?
 
ATİLA: Ben o dönem askerdim Ankara’da. Benim bildiğim Aziz beyden önce dönemin Milli Eğitim Müdürü Behçet Yavuz Bey aday oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adayı da Dursun Ali Özkan’dı. O dönemde tepki olabilir diye daha güçlü aday anlamında bağımsız aday formülü oluştu. Bağımsız aday oldu. Sonra Behçet Yavuz’un yerine Aziz beyin adaylığı gündeme geldi. Tabii ki ikisi de Bornova’da esnaf.
 
SOYOĞUL: Öncesine dayalı yani…
 
ATİLA: Tabii tabii, esnaf ikisi de. Dolayısıyla onlar gibi Bornova’da yetişmiş, değerli, Bornova’yı seven esnaflar var. Oradan gelen arkadaşlıkları var.
 
SOYOĞUL: Peki babanızın Aziz beyle olan arkadaşlığının bazı yerlerde siyasi malzeme konusunda ne düşünüyorsunuz? ‘Tavla arkadaşı’ dediler ama babanızın tavla bilmediğini söyledi bir arkadaş; doğru mu bu?
 
ATİLA: Doğru. Babam tavla oynamayı bilmez. Kahve kültürü yok. Babam iyi bir esnaftır, kentine hizmet etmek isteyen, katkı koymak isteyen, kazandıklarını paylaşmak isteyen sosyal bir insandır. Bornova’da eğitim hayatına destek veren biridir. Daha çok bu işlerle ilgilenir. Böyle şeylere kamuoyunda kesinlikle cevap vermeyi doğru bulmuyorum. Çünkü ben üstüme alınmıyorum. Olmayan bir şeyi niye konuşayım? Bunlara cevap vermenin tek sırrı çok çalışmak. Biz de onu yapmaya çalışıyoruz. Dedikoduları kesmenin tek sırrı çalışmak, çalışmak, çalışmak...
 
SOYOĞUL: Geçen dönem Bornova’da CHP’nin oy oranı yüksekti ve şu anda bütün anketler sizin belediye başkanı seçileceğinizi gösteriyor. Bu oy oranının daha da artmasını bekliyor musunuz, daha doğrusu bir hedef var mı?
 
ATİLA: Kaybedecek gibi çalışıyorum. Dolayısıyla diğer adaylar 5 yere gidiyorsa, ben 15 yere gitmeye çalışıyorum. Gençlik dediniz ya onun da dinamizmini kullanıyoruz. Sabah 5’te kalkıyoruz, gece program kaçta biterse... Bize inanan, bize görev veren parti büyüklerimizi mahcup etmemek için ben Bornova’da bugüne kadar alınmış en yüksek oyla seçilmek istiyorum. Çünkü bize inananları mahcup etmeyeceğiz. Amacımız bu. Seçildikten sonra da inşallah aynı şekilde o insanları mahcup etmemek için, Bornova’mıza en iyi hizmeti  verip Bornova’da tarihi bir dönem geçirmemizi istiyorum. Bornova’nın Türkiye’ye örnek olmasını, Bornova’da yapılan yerel yönetim anlayışının örnek alınmasını istiyorum. Bornova’nın bu konuda potansiyeli çok yüksek. Üniversitemiz var, sanayi sitemiz var. Oturmuş genel bir yapımız var.
 
SOYOĞUL: Aziz beyin Bornovalı olması, Aziz beyin şu an Büyükşehir Belediye Başkanı olması; sizin için avantaj mı dezavantaj mı? Çünkü Bornova Belediye Başkanı gibi davranabilir, çünkü kendi bölgesi, bildik yer. Yani onunla aynı yeri paylaşmak, avantaj da olabilir, dezavantaj da…
 
ATİLA: Bu bence avantajdır. Aziz Başkan iyi bir Bornovalı. Bornova’nın sorunlarını biliyor. Büyükşehir belediye başkan vekilimiz Sırrı başkanımız… O da Bornovalı. Biz de Bornovalıyız. Bu üçlü, güçler birleşmesinin bizim için, Büyükşehir Belediyesi için avantaj olduğunu düşünüyorum. Biz her organizasyonumuzla Büyükşehir belediyemiz ile uyumlu olmaz istiyoruz. Zaten bunu yaşadığımız 5 senede de böyle gördük. Biz geldiğimizde bütün daire başkanlarını tanıyoruz. Bütün genel müdüründen, işçisinden, kapıcısından bütün hepsini tanıyoruz. Ve hepsinin abisi, kardeşiyiz. Bu anlamda bence Bornova çok avantjlı. Bunu meclis üyeliği dönemimizde de yaşadık. Bunu belediye başkanlığı döneminde de Bornova’nın bütün avantajlarını kullanarak, hatta Bornova’nın bu anlamda diğer ilçelere de önderlik yapacağını düşünüyorum.
 
SOYOĞUL: Bu projelerin bir kısmına değineceğiz. Ama önce şunu sormak istiyorum. Bu projeleri oluştururken mesela Aziz Bey’le de fikir birliğine vardınız mı? Sonuçta Büyükşehir’in güçleri ve yetkileri, bütün ilçe belediyelere gerekli.
 
ATİLA: Biz büyük bir aileyiz. Büyük bir aile derken Cumhuriyet Halk Partisi olarak uyumlu geçinmek zorundayız. Geçtiğimiz dönemde bununla ilgili sıkıntılar yaşadık. Basından biliyorsunuz. Bizim grup toplantılarımız var. Sorunlarımızı nasıl aile içinde kendi eşimizle, çocuklarımızla oturup konuşuyorsak; bunları, Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı’nda, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı grup toplantısında söyleriz. Geçmişte olduğu gibi. Amacımız daha iyi bir kent yapmak. Dolayısıyla bu uyum çerçevesinde, bir de ilçe belediye başkanlarının belli bir yetkisi var. İlçe belediyelerdeki bütün ana caddeler Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı. Dolayısıyla birlikte proje üretmemiz gerekiyor. Biz projelerimizi üretirken de ilçe belediyelerimizin yürüteceği projelerle ilgili neleri kabul ettirebiliriz, bunların kamuoyundaki karşılığı nedir… Bir kere burada en önemli şey ortak akıl. Ortak akıl oluşturacak bütün meslek odaları, sivil toplum örgütleri, esnaf odalarının görüşlerini alarak halkımızın da içinde olduğu projelerle ortaya çıkmaya çalıştık. Bu anlamda kendi yetkilerimizin olduğu projelerle yürüyoruz. Örneğin Bornova Meydan Düzenlemesi. Bu, ilçe belediyesinin yetkisinde değil. Ben bunun gibi birkaç konuyla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanımıza gittim, görüştüm, bunları bunları düşünüyoruz dedik. Çünkü birlikte götürmemiz gerekiyor. Üniversitelerimizle paylaşmamız gerekiyor. Büyükşehirle yapabileceğimiz projeleri danışıyoruz, konuşuyoruz. Söylediğimiz her şey de olabilir noktasında. Olmayacak şeyleri zaten söyleyemeyiz. Mesleki kariyerimiz de belediye tecrübemiz de müsaade etmez buna.

 
SOYOĞUL: Dediniz ki ‘Meclis üyeleri belli olur olmaz iki saat sonra toplantı yaptık.’ Belediye meclis üyeliğinin çok önemli olduğunu, başkan kadar meclis üyelerinin niteliğinin de o yere gerekliliğini düşünenlerdenim. Çünkü birlikte çalışacaklar, kararları birlikte, uyum içinde alacaklar. Uyumsuzluğun sıkıntılarını birçok ilçede yaşadık. Huzur bulamayan dolayısıyla hizmetleri aksayan ilçeleri hepimiz biliyoruz. Meclis üye adalıkları açıklandığında Bornova’da hiç ses çıkmadı. Neredeyse hiç itiraz duymadım. Bu şansınızın kaynağı ne?
 
ATİLA: Bu kaynağın birincisi iyi niyet, ikincisi samimiyet, üçüncüsü de belli ilkeler, kurallar çerçevesinde gitmemiz. Önce ilkeler konur, ilkeler ışığında sistem yürür. Birincisi, eğilim yoklaması yapıldı. Bornova’da 10 bin üyemizin yarısı sandığa gitti. Bu iradeyi yok saymak saygısızlık olurdu. Bu iradeyi zaten yok saymadık. Oradan gelen arkadaşlarımızı sıralarına koyduk. İkincisi, kadın kotası olayı var. Bunu uyguladık. Ve bu dönem inanıyorum ki 8-9 adayımız var seçilecek durumda. Gençlik kotası aynı şekilde. Çok güçlü bir kadro oluşturduk. Bu anlamda bakıldığında hem potansiyelleri olan arkadaşlar, hem de mahallerinde sevilenler. Hem de bütün dengeleri… Çünkü Bornova gerçekten bir mozaik. Bornova’nın istatistik özelliklerini, hemşerilik ilişkilerini, bütün bileşenlerini değerlendirdiğiniz zaman birebir İzmir ortalaması veriyor.
 
SOYOĞUL: Nasıl?
 
ATİLA: Mesela Karşıyaka, Konak, Urla, Narlıdere İzmir ortalaması değil. Kemalpaşa, Menderes, Menemen de İzmir ortalaması değil. Ama Bornova’daki insan, hemşerilik ilişkileri, demografik yapısı İzmir ortalamasını veriyor yüzde yüz. Bornova’da alınan oy oranı İzmir’de alınan oy oranına çok yakın. Bizim İl Genel Meclisi’nde 2009 yılında aldığımız oy oranı yüzde 49, Bornova’da aldığımız oy oranı da yüzde 49.9 gibi. Bu çok enterasan. Kadın-erkek, evli-bekar bütün bunları döktüğünüz zaman Bornova birebir oturuyor. Bir tek yerde sapma var. İzmir’de 18-39 yaş aralığındaki seçmenin yüzde 47’si, Bornova’da 18-39 seçmenin 53’ü. Yani Bornova yüzde 6 daha genç bir nüfusa sahip. Grafiklerde tek sapma noktası bu.
 
SOYOĞUL: Az önce Bornova’da rekor bir oyla seçilmeyi planlıyorum dediniz; bu, İzmir’in de göstergesi mi olacak?
 
ATİLA: İnşallah öyle olacak. Buradaki aday profili, meclis üyelerinin aday profili. Bunların hepsi değerlendirildiği zaman biz en iyi seviyelerde, kavga gürültü çıkarmadık dedik… Saat 5’te listeler açıklandığında biz 7-7.30’ta ilçede bütün meclis üyeleriyle toplantı yaptık. Millet tartışırken, biz toplantı yaptık. Bir gün sonra da erkekler kırmızı kravat, kadınlar kırmızı fular taktı, gittik fotoğraf çektirdik. Bu toplantıları da sürekli yapıyoruz. Haftada bir gün koordinasyon toplantıları yapıyoruz. Seçim sürecini değerlendiriyoruz. Eğitmenler bize ders veriyorlar. Biz rekor oy alacağız derken hem istatistik bilimini kullanarak, hem de siyasetin sıcaklığını örnek alarak yola çıkıyoruz.
 
SOYOĞUL: Bornova genç nüfusun yoğun yaşadığı, üniversitelerin olduğu bir ilçe. Ve siz genç bir adaysınız. Önceliğiniz gençler mi olacak? Gençlere ilişkin ne düşünüyorsunuz?
 
ATİLA: Bornova’da üç tane üniversitemiz var. Bu üç tane üniversitenin bütün potansiyellerini kullanmak istiyoruz Bornova için. Bu anlamda Mayıs ayında Bornova’da büyük bir festival yapıp üniversiteyle Bornova’nın bütününü birleştirmek istiyoruz. Pek çok bölgede bu çalışmayı yapmak istiyoruz. Üniversitedeki o bilgiyi toplumun bütün kesimlerine yayarak halkımıza o bilginin dokunmasını istiyoruz. Kadınlarımızın bu anlamda hem el becerilerini hem de tıbbi, sosyolojik sorunların üniversiteler ile el ele vererek kadınlarımızın sosyalleşmesini daha çok önemsiyoruz. Gençlerimiz, çocuklarımız bizim en değerli varlıklarımız. Çocuklarımızın daha iyi şartlarda yetişmesi için üniversiteyi en aktif hale getirmek istiyoruz. Büyükşehir’in ‘abi-abla-kardeş projesi’ var. Bunu Bornova’da etkili hale getirmek istiyoruz. Ben inanıyorum 5 sene sonra Bornova’da abi-abla-kardeş projesinin uygulanabilirliği diğer ilçelere lojistik anlamda destek bile sağlayabilir. Çünkü burada üniversite gençleriyle bizim çocuklarımızın evlerinde matematik-türkçe dersi alması, ağabeylerine ablalarına özenmesi, iyi insan, namuslu, ahlaklı insan olmak anlamında önemli, çok önemli. Üniversite öğrencileri için esnaf dostu ve öğrenci dostu Bornova. Burada yaşayan üniversiteli arkadaşlarımızın Bornova esnafından alışveriş yaptıklarında, bunu Esnaf Odaları’yla da görüştük… Tabii ki yaptıkları alışverişe göre belli oranlarda indirimli alışveriş yapıp hayatlarını daha ekonomik şartlarda kurmak, hem de esnafın bu anlamda kalkınmasını çok önemsiyoruz. Bu anlamda gençlerimizin sadece Küçükpark’ı değil bütün Bornova’nın bütün mahallerinin dertlerini, sorunlarını dinleyip projelerini bu anlamda gerçekleştirmesini istiyoruz. Yapacağımız fiziki projelerde de hep üniversitelerle birlikte, mimarlık fakülteleriyle birlikte, şehir-planlama fakülteleriyle birlikte, onların projelerinin bir şekilde uygulanabilir olduğunu kentimize anlatıp, jürilere dahil ederek o konu hakkında görüşlerini alarak, her projede çok farklı görüşlerinin alınmasını istiyoruz. Onun dışında üniversite öğrencilerimiz için bir yurt projemiz var. Gençlik Merkezi projemiz var. Üniversite gençliğinin yanında ilkokul, ortaokul, liseli çocuklarımızın da doğa turizmi dediğimiz, doğada eğitim dediğimiz Homeros Vadisi’ni canlandırmak istiyoruz. Buranın altyapısı bitti. Buranın kullanımı ve tanıtımı kaldı.
 
 
SOYOĞUL: Doğada eğitim, nasıl olacak?
 
ATİLA: Bizim çocuklarımız gidecekler buradan servislerle, hem doğayı tanıyacaklar, hem de... Satrancı dışarıda oynayarak, matematik dersini dışarıda çalışarak hem doğaya ve çevreye duyarlı bir gençlik ortaya koyacağız, hem de bizim çocuklarımızın ebeveynleri gerçekten bu alanları görüp, sahip çıkarak İzmir’in ve Bornova’nın ne kadar potansiyeli olduğunu görecek. 30 Mart’tan sonra bağlanacak 12 tane köyün de kalkınmasını önemsiyoruz. Buradaki ürünleri de hem vatandaşlarımızın kullanması anlamında köylerimizin de turizme katılarak, yani İzmir’e birisi geldiği zaman eline haritasını alıp Bornova’da rahatlıkla 3-5 gün, köşkleri, doğayı ziyaret edip doğa turizmini teşvik etmek istiyoruz. Bunun dışında ev pansiyonculuğunu çok önemsiyoruz. Hem turizm açısından hem de öğrenci kardeşlerimizin emekli olan anne-babalarımızın, arkadaşlarımızın evlerinde oku hayatı boyunca kalmaları, eve katkı sunmaları… Yurtdışında olduğu gibi Bornova’da da bunun başlangıcını yapmak istiyoruz. Üniversite rektörlerini ziyaret ediyorum. Yaşar Üniversitesi rektörümüz bu konuyla ilgili mektup göndermiş. Gerçekten bu iş tartışılmaya başlandı.
 
SOYOĞUL: Bu projelerin içinde en heyecanlandığınız ‘bunu yapmazsam olmaz’ dediğiniz…
 
ATİLA: Benim en heyecanlandığım proje şu. Belediyemize gelen yurttaşlarımızın evimize gelir gibi güler yüzle, sıcakkanlılıkla, kapıda hoş bir şekilde karşılayıp işi olsun olmasın, belediyeden gülerek ayrılmasını önemsiyorum. Bu birincisi. İkincisi, en önemli projemiz, bütün projelerimiz en önemli teması ortak akıla dayanıyor. Proje yaparken bütün bileşenleriyle, yuvarlak masa toplantısında buluşacağız. Halkımızla konuşacağız. Çünkü bu Gezi Parkı’nda ortaya çıktı. Artık baskıya, dayatmaya karşı ben yaptım mantığı bitti. Biz bunu Bornova’da başarırsak örnek olur diye inanıyorum. Öğrenci yurdu projesi çok önemli.
Benim en önem verdiğim projelerden birisi de Deprem Parkı. Bunu üniversitedeyken de düşünmüştük. Deprem Parkı’nda bizim çocuklarımız gelip simülasyonla deprem anını yaşayıp, deprem anından yapılması gereken acil eylemlerle ilgili gerekli eğitimi alması lazım. Özgürlük Parkı olsun istiyorum. Bu parkta tıpkı Londra’daki Hyde Park’ta olduğu gibi insanlar özgürce içinden geldiği şekilde bağırsınlar, istedikleri şarkıyı türküyü söylesinler. Ülkemizin bugün en ihtiyaç duyduğu şeylerden birisi de özgürlük. Bir tane botanik bahçesi olsun istiyorum. Her parkımızın bir teması olsun istiyorum. Engelsiz Parkı olsun istiyorum. Engelli çocuklarımızın o parkta hiçbir engeli olmadan eğlenebilmelerini istiyorum.
 
SOYOĞUL: Sizin projeleriniz arasında Halkların Kardeşliği Festivali dikkatimi çekti. Onun da teması çok güzel…
 
ATİLA: Barışa ihtiyacımız olduğuna yüzde yüz inanıyorum. Bu anlamda da profesörün okuma yazma bilmeyen insanı savunmasını, okuma-yazma bilmeyenin bir profesörü savunmasını, Batılının Doğuluyu savunmasını, Kuzeylinin Güneyliyi savunmasını, kadınların erkekleri savunmasını görmek istiyorum. Toplumda bu kadar ayrışmanın olduğu bir ortam, hepimize bunu görmek istetiyor. İnsanların artık gerçekten Çanakkale ruhuna uygun şekilde, hepimizin kardeş olduğu bilinciyle hareket etmesini özledik. Toplumsal barışa ihtiyaç var. Ve bir türkü söyleyelim Bornova’da 50 bin kişiyle. Türkümüzü hep birlikte el ele vererek söyleyelim istiyorum. Büyük bir organizasyon olmasını önemsiyorum. Onun dışında, kent konseyleri daha aktif hale gelmeli. Ana caddelerin elden geçirilmesi, cephelerinin temizlenmesi, boyanması gerekiyor. Kentimize gelen insanların ne kadar temiz bir kentte olduğumuzu hissetmelerini istiyorum.
 
SOYOĞUL: Peki sizce Bornova’nın en temel sorunu ne? İlk üçe neler girer? Size en çok hangi konuda talep geldi?
 
ATİLA: Vatandaş birlikte olmak istiyor. Siyasetçileri yanında görmeyi ve istediği zaman ulaşabilmeyi istiyor. Daha iyi olma noktasında üniversiteyle iç içe olmayı çok önemseniyor. Hem Bornova esnafı önemsiyor hem de üniversitedeki akademisyenler bunu önemseniyor. Bu anlamda bir birliktelik istenen seviyede olmadı. Üniversitede gerçekten bir hazine var. Oradaki bilginin kullanılması lazım. Hem de büyük bir enerji var. En büyük sorunlardan birisi istihdam. Bornova sanayi sitelerimiz var. Meslek edinme kurslarıyla istihdam sorununun çözülmesi gerekiyor. Bu anlamda onlar da nitelikli eleman istiyorlar. Bizim de insanlarımızın işe ihtiyaçları var. MTK’nın yanında yeni pazar yapıldı. Tekstil pazarı yapabilir miyiz diyorlar. Tabii ki yaparız. Konuştukça hem problemler ortaya çıkıyor, hem çözüm önerileri. Burada önemli olan çözümün dilini bulabilmek.
 
SOYOĞUL: Sohbetin başında benim siyasetteki hedeflerim biraz farklı demiştiniz. Neyi hedefliyorsunuz?
 
ATİLA: Ben şuna inanıyorum. Bir şey olmak için siyaset yapılmaz. Zaten toplum sizi istediği yere getirir. O anlamda hedef yok. Başarılı olmak istiyorum. Eğer meclis üyesiysem meclis üyesi olayım ama en başarılı olayım. Bornova belediye başkanıysam bütün belediye başkanları içinde en başarılı olmak istiyorum. Onu çok önemsiyorum. Siyaseti başladığım şekilde bırakmak istiyorum. Öldükten sonra hoş bir seda bırakmak istiyorum.

 
SOYOĞUL: Bornova’da üst üste seçilen iki belediye başkanı olmadığını görüyorum. Mesela Cengiz Bulut bir partiden seçilmiş araya başkası girmiş, sonra bir daha seçilmiş. Ama üst üste değil. Bu neden kaynaklanıyor? Hedefinizde, iyi bir belediye başkanlığı geçireyim, üst üste seçileyim var mı?
 
ATİLA: Olabilir. Çünkü Sırrı beyden sonra Cengiz Bulut bey, sonra Ali Sözer, sonra Aysel Hanım, sonra tekrar Cengiz bey, daha sonra Aziz Bey’in 70 günlük belediye başkanlığı var. Daha sonra Sırrı Abi, sonra Kamil Başkan seçildi. Bornova halkının değişim noktasında ya da talep noktasında farklı bir algısı var. Urla’da mesela üç-dört dönem, Narlıdere’de öyle…
 
SOYOĞUL: İkinci dönem de halk sizi isterse, seçerse ilk olacak yani…
 

ATİLA: 73-77 öncesinde Naşit Kılıç’tan sonra olmamış evet… Biz inşallah 30 Mart’tan sonra da sevginin, barışın, özgürlüğün kazanmasını, adaletin yerini bulmasını ve halkın dediğinin olmasını istiyoruz. Siyasetimiz de daha demokratik, özgürlükçü olması yönünden mücadelemiz devam edecek.

 
Kendimize değil, partimize oy istiyoruz…
 
Binali Bey’le yarışmak benim için büyük bir zevkti…
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Nedim 27 Haziran 2014 Cuma 17:14

Buca bir bornova ii gelecek seçimlerde halk cevabını verir

Yorumu oyla      9      2  
28 Nisan 2014 Pazartesi 15:39

Bir Karşıyakalı olarak Bornova yı kıskandım. Bornova belediye başkanlığını sonuna kadar haketmiş birisi. Röportajı baştan sona kadar okudum. Gayet tutarlı ne yaptığını bilen birisi. Bornova için gercekten büyük bir şans.

Yorumu oyla      17      5  
ÖZNUR ÖĞÜT 1 Nisan 2014 Salı 13:01

Genç başkanımızı yürekten destekliyorum.Güzel ve daha iyi bir Bornova için elinizden geleni yapacağınızı biliyor ve size kolay gelsin diyorum.Yolunuz açık olsun.Başarılar....

Yorumu oyla      37      110  
Prof.Dr. Adnan Akyarlı 26 Mart 2014 Çarşamba 08:57

Sevgili Olgun Başaracağını biliyor ve gönülden destekliyorum. Dilediğin her noktada yanında olacağımı bilmeni isterim. Kolay gelsin.

Yorumu oyla      50      141  
Fatih ÇELİK 25 Mart 2014 Salı 19:13

Kazanan BORNOVA olacak

Yorumu oyla      57      219  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Kendimize değil, partimize oy istiyoruz…
HDP İzmir'in Eş Büyükşehir Belediye Başkan Adayları partinin kent vizyonunu anlattı.
'İnanılmaz heyecanlıyım'
Karşımızda iddialı bir Başkan var. Vizyoner bakış açısını Alaçatı'da Türkiye'ye ...
Siyasette hiç dayım olmadı, örgüt emekçiyim ben!
Gönül Soyoğul, CHP Karşıyaka'nın örgüt emekçisi genç adayı Hüseyin Mutlu ...
 
Atatürkçülüğümü, bu adamlara test ettirecek insan değilim!
CHP'den Konak adayı olan Eski Baro Başkanı ile hakkındaki eleştiriler, ...
Özfatura-Gökçek karışımı bir başkan olurum
MHP Büyükşehir adayı Gönül Soyoğul’un sorularına içtenlikle yanıt verirken ...
İzmir için en büyük projemiz, ‘erdemli şehirler’
Saadet Partisi İzmir adayı Özüdoğru, Gönül Soyoğul’a konuştu. Özüdoğru ...
 
İzmir'in köylerini kalkındırmaya adanmış bir hayat
İzmir’de siyasetin ve yerel yönetimlerin en önemli isimlerinden İl Genel ...
Ben halkta örgütlendim
Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya, semt evleri projesine katkı ...
İzmir'de seçimin anahtarı Karşıyaka
40 yıllık Karşıyakalı, 40 yıllık CHP'li Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat ...
 
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kelle Paça, 5Geyik, enformasyon, dezenformasyon
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘Evinizin sınırlarını kapatın!’
Kemal ARI
Kemal ARI
Tarihe not düşelim, camiler yine kapalı!
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Korona'nın sonuçları
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Neler oluyor?
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde sezon başlamadan bitti
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Amerika’dan Koronavirüs günlüğü-2/Morale ihtiyacımız var 
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva