Günün Haberleri Giriş Sayfam Yap Favorilere Ekle Künye İletişim Son Dakika Ekle RSS
DOLAR
2,1396
EURO
2,8629
IMKB
84,218
ALTIN
89,041
IZMIR
Değiştir
  Bugün   Perşembe   Cuma
36 / 25 °C 32 / 25 °C 31 / 24 °C
 
Güncel Yerel Yönetimler Ege Ekonomi Politika Spor Kültür - Sanat Dünyadan Magazin Sağlık
 
Sakin Şehir’den bir başarı öyküsü
Sakin Şehir’den bir başarı öyküsü
 
Seferihisarlı yatırımcı Özer Türer küçükbaş hayvancılıkta geleceği gördü, yurtdışındaki modeli uyguladı, Türkiye’nin en büyük çiftliğini kurdu.
 
13.8.2011

Erkan İyigüngör/Egedesonsöz – Hobi olarak başladığı ve kendi keçi peynirini üretmek için başladığı küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde Türkiye’nin ufkunu açan Türer A.Ş.’nin sahibi Özer Türer, 3 bin keçi ve koyunuyla, ülkenin en büyük küçükbaş çiftliğini Seferihisar’da kurdu. Güne sabah 05.00’te başlayan ve günde 5 saat uykunun kendisine yettiğini anlatan Türer, yürüttüğü çalışmalarla İzmir’de yıllardır ihmal edilen küçükbaş yetiştiriciliğine dikkat çekmeyi başarmış, yetiştiriciliğe de saygın bir kimlik kazandırmıştır.
 
1964 yılında Seferihisar Sığacık’ta doğan Özer Türer bugün Türkiye’de modern saanen keçi yetiştiriciliği yapmak isteyen kişilerin ilk başvurduğu adresi, koyun ve keçi kelimelerinin yan yana geldiğinde ilk akla gelen isimlerden biridir. Türer, meslek yaşantısını, hayvancılığın sırlarını egedesonsöz.com okuyucuları için paylaştı.
 


Meslek hayatına nasıl atıldınız?
Ben 11 yaşındayken Sığacıkta Burç restoran adlı bir restoran aldı babam. Askere gidene kadar orda çalıştım. Tarım ve hayvancılık da hayatımın hep bir yerinde vardı. Askerden dönüşte baharat işine başladık. 1986 yılında abimle Türer Tarım Ltd. Şti’yi kurduk. 16 yıl birlikte çalıştık. Türer Ltd. Sti. geçmiş yıllarda ülkemizin ikinci 500 büyük firma liste sıralamasına dahil olmuş, Ticaret ve Sanayi Odaları ile, İhracatçı Birliklerinden çeşitli ödüllere layık görülmüştür. 2005 yılında bütün işletmelerimi büyük özlem duyduğum memleketim Seferihisar’a toplamak ve Seferihisar’da istihdam yaratmak amacıyla Türer Tarım’dan ayrılarak ziraat mühendisi eşim Deniz Türer ile birlikte Türer A.Ş.’yi kurduk.
 
Koyun-keçi çiftliği fikri nasıl doğdu?
2001 yılında Seferihisar’da arazi aldım. Bir dikili ağaç yoktu arazide. Şu an 900 dönüm sulu tarım yapıyorum. Bir ev yaptık burada haftasonu kalalım diye. İçimden kendi keçi peynirimizi, yoğurdumuzu yapmak geçiyordu. Birkaç koyun, keçi aldım. Bu arada yurtdışı seyahatlerimiz oluyordu. Avrupa’da meşhur saanen keçilerinin sütünün bol olduğu söyleniyordu. Yurtdışında araştırdım. Gördüm ki bir keçiden neredeyse yılda 1 ton süt elde ediliyor. Bizim hayvanlarımız yılda 100-150 litre zor veriyor. Biz burada 5 ay sağıyoruz hayvanı, bir müddet sonra sütünü kesiyor. Fakat Avrupa’da, Amerika’da profesyonel çiftliklerde 2-3 yıl boyunca bir hayvandan sağım yapıyorlar. Bunda bir iş var dedik ve araştırmaya başladık. Gördük ki Türkiye çok gerilerde kalmış, buna bir el atmak lazım dedik. Yani hobiyle başladığımız bu işi sanayiye döndürdük.
 
Bu arada 2008 yılında 150 üyesi bulunan İzmir İli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği’ne aday oldum, yönetim kurulu başkanı oldum. 3 yıldır birlikle ilgili çalışmalar yapıyorum. Bunlar iç içe girince küçükbaşla ilgili daha çok iş olduğunu gördüm. Avrupa’da ulaşılması gereken en son yere ulaşmışlar. Sütünün miktarıyla, sütünün içindeki bileşenlerle son noktaya ulaşmışlar. Bu elde ettikleri sütten iyi para kazandıklarını gördüm. Bizde neden bu kadar çok para kazanılmıyor diye düşündüm. Biz yapılan bir işi meslek olarak görmüyoruz. Konuyu meslek haline getirmezseniz başarılı olamazsınız. 6 yıldır burada ıslah çalışmaları yapıyoruz. Maltıs ve kıl keçilerini, Ege Üniversitesi’nden aldığımız saanen keçileri kırarak belli bir yere geldik. En sonunda Kanada’dan suni tohumlamayla elde etmiş olduğumuz tekeleri kullandık. 2-3 yıl sonra da Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Avusturalya’dan 50 keçi getirdi. Bu keçilerin erkeklerini Ege Üniversitesi ile yaptığımız protokol çerçevesinde bu hayvanları çiftliğimize kattık. Tamamen tüm sürüyü o keçilerle ıslahını başarmış durumdayız. Yani tüm hayvanlarımız onlardan birer defa doğum yaptı. Asıl söylemek istediğim konu şu. Bu hayvanların dişileri artık sütünü kesmiyor. Yani bizim çiftliğimizde keçiler kendileri sütünü ne kesiyor ne azaltıyor. Biz gebe bıraktıracağımız zaman sütünü iki ay önceden kontrollü olarak sütünü azaltıyoruz. Eskiden böyle değildi. Biz istemezsek sütlerini kesmiyorlar.
 


Çiftlikteki verim nedir?
Avrupa’da 1000 ton hatta özel çiftliklerde 1200 litreye kadar bir keçiden süt elde edebiliyorsunuz. Bizim çiftliğimizdeki tüm sürü ortalaması 650 litre. Ama ufak bir seleksiyonla bu verimi 150 litre daha rahatlıkla arttırabiliriz. 2012 yılında seleksiyona gireceğimizi düşünüyorum. 3000 bin hayvanımız var. Türkiye’nin saanen keçi projesinde geç kaldığını düşünüyorum. Bu hayvanı ülkemizde çok rahat yetiştirebiliriz. Ekonomik olarak ineğe oranla üç kat daha fazla getirisi var. Tek bir şartı var ıslak edilmiş genetik yapısı düzgün hayvan olmalıdır. Bunu kafamıza yazmamız lazım. Genetik yapısı düzgün olmayan keçilerle bu işe başlarsanız başarısız olursunuz. Para kazanamazsınız. Keçi çok fazla yem seçmiyor. İnek gibi değil yediğini daha kolay sindirip süte çeviriyor. Bir birim yemi koyduğunuzda inekten 1 ton süt alırsak, aynı birim aynı yemi keçiye verdiğinizde 1200 litre süt elde edersiniz. İnek yediğini tam olarak sindiremez. Keçi yediğini daha iyi sindirir, yediği yemdeki proteinleri, vitaminleri vücuduna aktararak daha fazla süt ve daha kaliteli bir süt oluşmasını sağlıyor.
 
Küçükbaş hayvana bakmak daha mı zor? Getirisi nedir?
Küçükbaş hayvancılığın daha fazla gelişmesinin, daha profesyonel yapılmasının ülke ekonomisin katkısının çok olacağını düşünüyorum. Ailelere büyük istihdam yaratan bir sektör. İnek sütü artık fabrikalaşmış ve ineği her yerde bakamazsınız. Ama keçi öyle değil, keçiye her yerde bakarsınız. 25 keçi bir aileyi rahatlıkla geçindirir. Ama kişi keçi bakmayı meslek edinecek. İşi hakkıyla yapsın, aşısını, yemini, sulamasını zamanında yapmalı. Bunları aksatırsınız problem yaşarsınız. Bebek gibi sevimli hayvanlar, rahatlıkla bakılabilir. Asgari ücretten çok daha fazla para kazanırsınız ve büyüme şansınız var. Yıllık cironuz artar. Önemli olan ıslah edilmiş hayvanı bulmakta.
 
Peki diyelim ki insanlar bu işe girdi. Keçi sütünün, peynirinin satış potansiyeli nedir?
İzmir’de hangi köyde hangi ilçe olursa olsun keçi ürünlerini pazarlama sorunu yok. Diğer illeri bilmem ama İzmir bu anlamda başarılı bir kent. İzmir Birliği tüm ilçelerdeki sütü zamanında toplar. 70 kuruş olan keçi sütünü 1.30 çıkardık. 1 lira olan koyun sütünü 1.80’a çıkardık. Üreticinin cebine önemli para girmiş oldu. İzmir’deki koyun keçi yetiştiricileri günden güne büyümeye başlıyor. Kredi borçlarını rahatça kapatıyorlar.
 
Elinizdeki hayvanların süt veriminin iyi olması yeterli mi? Başka nasıl bir yol izlenmeli?
O sürünün elit bir şekilde devamlılığını sağlamak için çok doğru erkek hayvanlar, tekeler kullanmanız lazım. Kaliteli yeni nesiller üretmeniz gerekiyor. Bizim burada dikkat ettiğimiz de o... Hayvan gebe kaldıktan sonra hemen tespitini yaparız. Mümkün olduğunca çiftliğimizde daha az hayvanı kısır bırakırız. Kullandığımız tekeler hangi keçiyle çiftleşti, ondan doğan yavrular hangi tekenin, hangi keçinin, bunların hepsini biliriz. Gözünüzü kapatın bir hayvan seçin. Bu hayvanın annesini babasını görmek istiyorum deyin. Size 10 dakika içerisinde annesi, babası, yaşıyorsa anneannesi bu deriz. Bu bize ne kazandırıyor? Elde ettiğimiz süt doğru sütse, kim hangi erkekle çiftleşmiş, hangi annenin yavrusu. Ona yöneliyoruz, o erkeği kullanıyoruz. Sütteki yağ, protein miktarı da çok önemli. Önümüzdeki günlerde Fransa’dan büyük bir suni tohumlama firması gelecek. O insanlarla Türkiye için konuşacağız. Sadece İzmir değil, ülke genelinde birçok yetiştirici önümüzdeki günlerde buraya gelecek.
 
Şu an satışta olan Kecheese markası nasıl doğdu?
Bu kadar hayvanımız olunca, düşündük ki bir tane mandıra yapalım. Elde ettiğimiz sütü kendimiz işleyelim dedik. Böyle kalkıştık 3 ton kapasiteli bir mandıra kurduk. Bugün 30 ton süt işliyoruz. Ben de şaşırdım bu verime. Türkiye’de keçi peyniri var ama biz doğru bir keçi peyniri olmasını istiyoruz. Akılda kalmasını istediğimiz bir isim arayışına girdik. Keçi ile İngilizce peynir anlamına gelen cheese kelimesini birleştirdik. Ortaya Kecheese markası çıktı. Bu kadar ilgi çekeceğini düşünmemiştim. 1 yıldır peynir üretiyoruz. İlk yılı denemeyle geçti. 4’üncü ustada istediğimi lezzete ulaştık. İnsanlar karışık sütten yapılan peynire alışmış. Çeşite gitmemiz gerektiğini düşünüyorum. Sığacık’ta ilk şarküterimizi açtık. O şarküteride baharatlarımız da var. Diğer şarküterilerde de varız. Önümüzdeki günlerde büyük zincir marketlerle de görüşeceğiz.
 


Önünüzdeki süreçte hedefleriniz nedir?
Benim hedefim sadece Seferihisar’da ilk 5 yıl içinde, günde 50 ton saanen keçilerden süt üretimi yapmak. Sonraki 10 yılda da 150 ton günlük üretim yapmayı düşünüyorum. Aynı zamanda yetiştiricilere veteriner, yem desteği, damızlık desteği sağlamak istiyorum. Bu bir İsrail modelidir. İsrail’deki bu üretim modelini, Fransa’daki ıslah modelini İzmir’de uygulayarak bir oluşum kurmak istiyoruz. 2012-2013 yıllarında bu altyapı hazırlanacak. Asıl amacımız keçi sütünü ihraç etmek. Şu anda öyle bir ticari bağlantı yok ülkemizde. Bunun için hijyen süt çok önemli.
 
Hükümetin üreticiye bakışı nasıl?
Ben hükümetin yaptığı çalışmaları takdirle izliyorum. Bana göre cumhuriyet tarihinin en büyük desteğin yapıldığı dönemdeyiz. Bugüne kadar hangi projeyle gittiysek destek aldık yeter ki doğru proje olsun Bakın biz litre başına 1.25 kuruş keçi sütüne fiyat verdik. 15 kuruş da devletin desteği var. Üretici litre başına 1.40 kuruş kazanıyor. Bu çok iyi bir fiyattır. Aynı zamanda brusella aşısı için 4 lira hibe veriliyor. Türkiye’de 200 başın üstündeki her aileye 40 lira destek verilecek. Her yıl koyun ve keçide anaç olan hayvana 15 lira destek var. Yem sıkıntımız var ona da bir çare bulacağımızı düşünüyorum. Fiyat biraz yüksek geliyor.
 


Çiftlikteki kazların bir önemi var mı?
Olmaz mı? Çiftliğimizde organik sebze-meyve üretme şansımız çok yüksek. Mandalin, zeytin, nar, kayısı var. 4 bin ağaç çam fıstığı var. Üretimin altyapısı için de bahçeye ot ilacı atmak istemiyorum. Kazlar da çok iyi bir ot tüketicisi. Hem de onların gübresinden faydalanabileceğiz. Onlar için kuluçka makinesi aldık. Kazlardan da beklentim çok fazla. Hem de güvenlik anlamında da bize yardım ediyorlar. Yabancı bir hayvan ya da bir insan girdiğinde bakıyorsunuz bir hareketlilik oluyor. Orada ters giden bir şey olduğunu anlıyorsunuz.
 
Güne çok erken hatta saat sabah 05.00’te başlıyormuşsunuz. Nasıl bir temponuz var? Çalışanlarınızla aranız nasıl?
Ben çocukluğumdan bu yana 5 saat uyku bana yetiyor. Erken kalkıp işe gelmeyi seviyorum. Babamın bir sözü vardır, hiç unutmam. Erken kalkan işine, geç kalan boşuna derdi. Gerçekten doğru bir söz, sabah erken saatte daha dinç oluyorsunuz, daha iyi düşünüyorsunuz. Ben bu kadar işin altından kalkmanın, erken kalkmayla bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Bütün insanlar eşit. Ben çalışanlarıma öyle bakıyorum herkes görevini iyi yaparsa sorun yok. Bir iş yapılacaksa yapılacak. Eğer ki görev yerine gelmiyorsa orada bir sorun vardır. Ama görev yerine geliyorsa tam bir aile gibiyiz.
 
Seferihisar’ın önemi nedir?
Seferihisar’ı seviyorum. Burayı sevmeseydim, İzmir’de bu işe uygun arazilerim olduğu halde yatırımı Seferihisar’a yapmazdım. Zor bir araziye yatırım yaptık. Altyapısı çok güçtü. Başka yerde iş yapmak için çok teklif geldi, gitmeyi hiç düşünmedim ben Seferihisar’da yaşayacağım yatırımlarımı burada yapmaya devam edeceğim, kendimi rahat hissettiğim bir yerdeyim. Burası baharat tesislerimizle, keçi çiftliğimizle, meyve bahçelerimizle tamamen bir döngü. Mesela keçilerimizden ürettiğimiz gübreyi meyve bahçelerimizde kullanıyoruz. Buradaki aletlerimizi ihtiyacı olan birimlerde kullanabiliyoruz. Personelimizi ihtiyaç olan alana kaydırıyoruz.


Arkadaşına Gönder   Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
FACEBOOK YORUM Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
YORUMLAR    Toplam 30 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
 

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
 
 
 
   
 
özgür KARAMAN
15 Temmuz 2014 Salı 19:41
Ellerinize sağlık başarılarınızın devamını dilerim. bu arada sizin ürettiğiniz olması gerek türer tam yaglı klasip peyniriniz var koyun karışımlı o üründen nerden bulabiliriz acaba? çünkü o ürününüzü satıyorum ve müşterilerden tam not alıyor. ama elimde kalmadı
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
ali
05 Mayıs 2014 Pazartesi 00:32
Merhaba bende saanen keçisi beslemek vede süt yetiştiriciliği yapmak istiyorum yardimci olurmusunuz
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
kazım çam
17 Şubat 2014 Pazartesi 03:22
sizin yaptıklarınızı takip ediyorum küçük bir çiftlik kuracam
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş

16 Şubat 2014 Pazar 12:51
mükemmel taktıreşahan özer türer bey.sızı tebrik ederim
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
sr gerad
09 Eylül 2013 Pazartesi 11:05
ECO BANKASI Tamam ONLARIN ÜCRETLERİ OLMADAN SİZİN KREDİ TRANSFER OLMAYACAKTIR. HAZIR DEĞİLSE GEÇ Tamam İÇİN TRANSFER HAKKINDA UNUTMAYIN.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
mehmet yıldırım
28 Temmuz 2013 Pazar 20:48
özer abim benim tek geçerim
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%100
Nimet Şamikoğlu
27 Haziran 2013 Perşembe 14:20
Merhaba Özer Beyefendi, gerçek Keçi peynirini yaparak bizlere sunduğunuz içim çok teşekkür ediyor ve sizi yürekden kutluyorum.İki aya yakın bir süredir MİGROS da buluyor ve devamlı tüketiyorum. Tabii ki dostlarıma guvenerek tavsiye ediyorum. Ürün çeşitleriniz arasında Zeytinyağı ve organik sebze de var mı? Siparişle eve gönderebilirmisiniz? Örnek başarılarınızın devamını dilerim.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
murat
01 Nisan 2013 Pazartesi 18:52
merhaba özerbey sizi takdir etmek lazım ben de erzurumda yaşıyorum. kendim morkaraman koyunu ve kıl keçisi yetiştiriyorum .fakat bu iki cins hayvanın süt verimi pek yok bende çoktandır internetlerde araştırıyorum saanen keçisi verimi kadar başka keçi yok bende erzurumda saanen keçisi yetiştirmek istiyorum .erzurumun iklimine uyuyormu bu hayvanlar bu konuda bana yardımcı olurmusunuz.teşekürler
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%67 %33
ahmet ince ince emlak kemalpaşa
31 Mart 2013 Pazar 10:52
tek kelimeyle teprik ederim sizinle gurur duyuyuyorum aynı zamanda mustafa atik bey benim okul arkadaşım onunda katkıları çok bu işde
Katılıyorum  Katılmıyorum  
%67 %33
devrim çallı
12 Şubat 2013 Salı 11:21
Sizin yaptıklarınızı canı gönülden desteklemek'ten başka ne yapılabilirki sizi çok seviyorum özer bey urladan Devrim Çallı
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
 
DİĞER RÖPORTAJLAR
 
'İzmir, artık Büyükşehir’i bize vermeye hazır'
AK Parti İl Başkanı Ömer Cihat Akay, Gönül Soyoğul’a konuştu. Akay, İzmir'e ...
Gıda teröristine dikkat, kadınlardan özür!
Dede mesleği lokantacılığını sürdürürken Türkiye Lokantacılar Federasyonu ...
'Ceza İzmirlilere kesiliyor'
Ömür Şanlı. O Kordon İşadamları Derneği’nin başkanı. Son iki yıldır İzmir ...
'Balbay yazdıklarıyla hesaplaşmak zorunda'
Gazeteci yazar Gönül Soyoğul, hukukçu gazeteci Fikret İlkiz’e ‘medya ve ...
 
 
'İzmir'in milletvekiliyim'
Yemin ederek meclise adım atan AK Parti’nin çiçeği burnunda İzmir Milletvekili ...
2015-2020 yılları çok kritik
Türkiye’de dünya dışı varlıklarla ilgili bir takım önyargıları kıran, ...
Unutulan gerçek gün ışığına çıkıyor...
Aysun Bitir… O Türkiye’nin ilk kadın bilim-kurgu yazarı. O da bu özelliğini ...
'İZKA'da torpil de olmaz kayırma da'
Son günlerde tartışmaların odağında yer alan İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA)’nın ...
 
 
Elektrikte geleceği gördü, yatırımını memleketine yaptı
Almanya’nın Stuttgart kentinde, ortağı Reinhardt Ritter ile ticari araçları ...
İşsizlikten milletvekilliğine
AK Parti İzmir 2. Bölge 5. Sıradan milletvekili adayı gösterilip Türkiye ...
'Perinçek Milli Takım gibi oldu'
Cumhuriyet Güçbirliği adayı olarak İzmir 2. bölgeden Bağımsız Milletvekili ...
‘İzmir’deki ön yargıyı kırdık’
AK Parti’nin İzmir 1. bölge adayı Ali Aşlık’tan özel açıklamalar…
 
 
YAZAR CAFE
Radyo Pause - T?kla Dinle
ÇOK OKUNANLAR
RÖPORTAJLAR

 
Levent PİRİŞTİNA
 
Buca’nın gönlü rahat olsun, kenti emin ellerde

 
Selçuk KOZAĞAÇLI
 
Soma, acısını tam kavrayabilmiş değil…

 
Ercan DEMİR
 
Bakanlığın hazırladığı taslak, avukatlığı bitirir!

 
Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU
 
Hukuk devletini savunmak Haşim Kılıç’a kalmışsa…
SPOR CAFE
 
 
Bu ayıp İzmir’in
 
Suavi YARDIMOĞLU
 
 
Sözümüz meclisten içeri!
 
Adnan ÖZBAĞCI
 
 
Gazeteci sansüre direnendir!..
 
Nüvit TOKDEMİR
ÇOK YORUMLANANLAR
FACEBOOK'TA EGE'DE SON SÖZ
 
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene EKle
  •GÜNCEL
  •YEREL YÖNETİMLER
  •EGE
  •EKONOMİ
  •POLİTİKA
  •SPOR
  •KÜLTÜR-SANAT
  •DÜNYADAN
  •MAGAZİN
  •SAĞLIK
  •İZMİR
  •KÜLTÜR-SANAT
  •BİLİM VE TEKNOLOJİ
  •DÜNYA
  •GÜNCEL
  •SPOR
  •MAGAZİN
  •EKONOMİ
  •SİYASET
  •SOSYAL MEDYA
  •DÜNYA
  •İZMİR
  •SOSYAL MEDYA
  •MAGAZİN
  •SPOR
  •KOMİK
  •KISA FİLM&FRAGMAN
  •HABER
  •EGE
  •POLİTİKA