RÖPORTAJLAR
3 Haziran 2015 Çarşamba

'Kazanan' bir avukatım

Hanzade Ünuz, CHP İzmir 1. Bölge milletvekili adayı avukat Murat Bakan ile konuştu...

 Kazanan  bir avukatım

Bazı insanlar vardır, hiç boş duramazlar. Beş dakikaları bile doludur, etkinlik içindedirler.

Nereye gitseler kendilerine yeni bir iş yaratarak bulundukları yeri geliştirip, güzelleştirirler.

Murat Bakan işte böyle dinamik bir avukat, girişimci ve genç bir siyasetçi.

CHP İzmir 1. Bölge milletvekili adayı avukat Murat Bakan, soyadı gibi bakıyor ama aynı zamanda görmeyi de biliyor.

Engellileri görüyor, yoksulları görüyor, ötekileştirilenleri görüyor.

Toplumsal sorunlara kafa yoruyor, proje üretiyor ve sonuç alıyor.

Uzlaşma kültürüne yatkınlığı ve çözüm üretme yeteneğiyle her tür zorlu kapıyı kolayca açıyor.

Murat Bakan dünyayı dikkatle takip eden  bir siyasetçi.

Kesinlikle yeni bir dil kullanıyor, hatta bazen oldukça törpüsüz konuşuyor.

“Türkiye’de siyaset, hayatta tutunamamış insanların aracı olmuş”
diyor.  

İzmir aşkı hiç sönmeyen, yerel sorunlara kafa yoran bir isim.

Kazanan, mücadeleci bir avukat olduğu gibi kazanan bir siyasetçi olmak istiyor.

Murat Bakan İzmir 1. Bölge 7. sırada CHP milletvekili seçilip meclise giderse, yerel yönetimlerin Ankara’daki sesi olmayı hedefliyor.

Eğer olur da seçilemez ise,

“İzmir’de yerel siyasette ve yerel yönetimlerde etkin olmaya devam edeceğini, vazgeçmeyeceğini”
söylemeyi sevenlerine bir borç biliyor...
 


ÜNUZ: Bilmeyenler için… Murat Bakan kimdir desem?

BAKAN:
Babam hava assubayıydı, Ankara’da doğdum. Genel Kurmay’ın GES Komutanlığı’nın bulunduğu Bayrak Garnizonu’nda yaşadım. Açık yüzme havuzu, botanik bahçesi, tiyatro salonu, tenis kortu, top sahası, sinemasıyla 1970’lerde Amerika standartlarının da üstünde bir yaşam vardı. Ben orada büyüdüm. 9 yaşımda İzmir’e geldik. Bana nerelisiniz diye sorduklarında tereddütsüz İzmirliyim diyorum. Niye? Ben İzmir’i yaşayan bir insan gibi görüyorum. Yüreğimin teli titriyor İzmir dendiğinde. İzmir dışında hiçbir kentte yaşamak istemiyorum. İzmir kendisine dönüştüren bir kent, İzmir kent kimliği benim için çok önemli. İzmir çok kültürlülüğüyle, hoşgörüsüyle, bir arada yaşama kültürüyle benim için çok özel.

ÜNUZ: Avukat olmayı seçtiniz, neden?

BAKAN:
Benim babam sol görüşlüydü. Sol politik misyonla yetiştim. Hep sosyal konulara ve politikaya ilgi duydum. Sanırım avukatlık da hakkın savunucusu olmak adına bana yakın ve çekici geldi. Hukuk Fakültesi’ne girdim. Doğru karar vermişim, mesleğimi severek yapıyorum.

ÖNCE AŞKIN VE DEVRİMİN PARTİSİ

ÜNUZ: Siyasete nasıl girdiniz?

BAKAN:
Ben lise yıllarımda ablamdan etkilendim. Ablam sosyalistti. Onunla beraber sosyalist romanlar okumaya başladım. Lisede sosyalist düşünceyi benimsedim. Aşkın Devrimi Partisi kurulurken çok heyecanlandım. ÖDP’nin kuruluşunda Geleceği Birlikte Kuralım diye bir süreç vardı, onun içinde yer aldım. ÖDP’li oldum. Uzun yıllar ÖDP’de siyaset yaptım. 2004 yılında ÖDP’nin içinde olduğu seçim ittifakında SHP’ye geçtim. Karayalçın SHP’sine geçtikten sonra baktım ki CHP ile temelde ideolojik bir farklılıkları yok. 2006’da CHP’de siyaset yapmayı daha uygun gördüm.

ÜNUZ: CHP’den daha önce de milletvekili adaylığınız var…

BAKAN:
Evet 2007 yılında 2. Bölge 11. sıra milletvekili adayıydım. Cumhuriyet Halk Partisi 2007 yılında beni bağrına bastı. Ben de elbette çalıştım, kendimi kabul ettirdim. Willy Brandt’ın güzel bir sözü var, “18’inde iyi bir komünist olmayan 40’ında iyi bir sosyal demokrat olamaz” diye. Ben de şimdi 43 yaşımdayım. Gençliğinizdeki sosyalist soldan merkeze doğru geçiyorsunuz. Zaten insanı standart bir kalıba sokmak imkansız. Hepimizin içinde bir miktar milliyetçi, bir miktar sosyalist, bir miktar liberal var. Sadece bu karışımın oranı herkeste değişik.

İKTİDAR ERDOĞAN’A KALMAYACAK

ÜNUZ: Dozuna göre adı mı belirleniyor?

BAKAN:
Benim şu anda kendimi tanımlayacağım en önemli özellik solcu, sağcı olmak değil. Özgürlükçü olmak. Demokrat ve özgürlükçü olmak benim için birincil öncelikli. İnsanların dilediği gibi yaşayabilmesinin ve kendini özgürce ifade edebilmesinin savunucusu olmak lazım. Mesela ırkçılığa karşı olmak, tüm insanlığa eşit mesafede olmak benim için belirleyicidir. Çevreci olmak, hayvan sever olmak… Tüm bu politik tartışmaların haricinde herkes yaşamı kendi ömrüyle sınırlı görüyor. Halbuki bizim ömrümüz çok kısa.

ÜNUZ: Çok insanlar, siyasetçiler geldi geçti…

BAKAN:
Bizim gibi çok gelecek, geçecek. İktidarı sonsuz sanıyor herkes. Tayyip Erdoğan’ın iktidarı da sonsuz değil. Kazananlar sonsuza kadar kazanmıyor. Kanuni’ye kalmamış, ona da kalmayacak. Şu an görüyoruz, her şey bu iktidarın gidişini gösteriyor. O yüzden yeryüzü anaya da hakkını vermek lazım. Dünyada ekilebilir toprak, içilebilir su azalıyor, atmosfer hızla kirleniyor. Bununla ilgili de duyarlı olmalıyız. Bu oy almak için değil, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için yapmalıyız.

ÖNDER SAV, IŞIK GÖRDÜ

ÜNUZ: CHP’de kurultay delegesi de oldunuz…

BAKAN:
Evet, 2009 yılında. CHP’de kurultay delegesi olmak, AKP’de Bakan olmaktan zordur. Sıkı siyasi mücadeleler geçer.

ÜNUZ: Nasıl başardınız bunu?

BAKAN:
Önder Sav’ın takdiriyle. Önder Sav bende ışık gördü. Seçilemeyen milletvekilleriyle birlikte kendisiyle bir görüşme yaptık. Arkasından beni kurultay delegesi olarak önerdi. Ama aktif siyaset yapıyordum, projeler hazırlıyordum. “Küresel ısınmanın merkezi, küresel eylemliliğin merkezi İzmir”. İzmir, Türkiye’nin Porto Alegre’si olsun diye bir projem vardı, Önder Bey’e anlatmıştım.


MERAK ETMEYEN BAŞARILI OLAMAZ

ÜNUZ: Yeni CHP’yi bilmiyorum ama eski CHP için farklı söylemler bunlar. Nasıl geliştirdiniz kendinizi?

BAKAN:
Benim için en önemlisi okumak ve dünyayla iletişim kanallarının açık olması. Ben yıllardır BBC Türkçe’yi ve Deutsche Welle’yi takip ettim. Ayrıca farklı ülkelerde yaşayan arkadaşlarımla hep haberleşirim. O anlamda hep yeni şeylerle beslenirim. Bu merak etmekle ilgili, bence merak etmeyen insan hayatta başarılı olamaz.

ÜNUZ: Merak, siyasette size hangi adımları attırıyor?

BAKAN:
Benim en önemli işlerimden biri Kent Konseyleri’dir. O da merak duygusunun sonucudur. 2009 yılında Rıfat Nalbantoğlu, Hüseyin Mutlu Akpınar ve ben çok yakındık. Rıfat Nalbantoğlu İl Başkanı olunca ben Karabağlar’dan belediye meclis üyesi oldum. Büyükşehir meclis üyesi oldum ve her ikisinde de grup sözcüsü seçildim. O süreçte Kent Konseyleri ile ilgili çalışmalar yaptım. Küresel sorunların yerel çözüm mekanizmaları olması noktasında örgütlenmeyi gerekli gördüm.
Rio’daki Yeryüzü Kalkınma Konferansı’nda alınan sonuçları uygulamayı istedim. Çevre duyarlılığı, yoksullukla mücadele, salgın hastalıklarla mücadele gibi. Farklı Bir Dünya Mümkün sloganı çıkmıştı orada. Ben de aldığım feyz ile önce Karabağlar Kent Konseyi’ni kurdum. Sonra diğer ilçeler için çalışmalar yapıldı. Kent Konseyi Birliğini kurduk, şu anda 21 Kent Konseyi üye oldu. Burada çok sayıda proje ürettik.

FARKLI BİR DÜNYA MÜMKÜN

ÜNUZ: Yoksullukla mücadele projeleriniz arasında önde geliyor…

BAKAN:
Fransa’da 2010 yılında başlatılan “Yoksulluğu Hemen Durdur” kampanyasını gördüm. Bu zaten Bin Yılın Konferansı’nda belirlenmiş sorunlardan biriydi. Çevre gibi yoksulluk da dünyadaki en önemli sorunlardan biri kabul ediliyor artık. Dünyada her yıl 10 milyon çocuk yoksulluk sebebiyle ölüyor. Bunu öğrenince çok etkilendim. Türkiye’de Yoksulluğa Sessiz Kalma projesini başlattım.

ÜNUZ:Yoksulluk üzerinde de çok duruyorsunuz, çok içselleştirmişsiniz...

BAKAN:
Bu solcu olmak, hayata soldan bakmakla ilgili. Kim mazlumsa onun yanında olmakla ilgili. Daha uygar bir ülkede yaşıyorsanız, yoksulunuz daha az olacak. Yoksulluk aslında bir yerde fark ettiğiniz bir şey değil, zaten yanıbaşınıza. Sadece insanlar görmüyor ya da görmek istemiyor. Eğer siz bakıyorsanız, bakarken de görüyorsanız... Korkunç bir yoksulluk var dünyada. Bir yandan obezite en büyük sorunken dünyada, diğer tarafta açlıktan ölen insanların olması kapitalizmin çarpıklığını gösteriyor. Dünyada herkesin asgari bir düzeyi olmalı. Sosyal demokrasi bunun için var. CHP bunu yapmaya çalışıyor. Refahın topluma yayılması dediğimiz şey bu.

ÜNUZ: Bu sırada iş var, güç var, avukatlık yapıyorsunuz, para kazanıyorsunuz…

BAKAN:
Tabi işiniz yürüyor. Bir yandan Kent Konseyleri, bir yandan Büyükşehir’de grup sözcülüğü, bir yandan Hukuk Komisyonu Başkanlığı var. Bir sürü proje yaptım, mesela Kuklam İzmir’i Düşlüyor diye bir projede çocuklara İzmir hayallerini kuklalar aracılığıyla anlattırdım.

ÜNUZ: Burada ilginç bir bakış açısı var…

Hayata farklı bir dünya mümkün diye bakmak lazım. Nasıl mümkün? Senin yaptıklarınla mümkün. Kanada’dan gelen bir arkadaşım Community Center projesini anlattı. Ben onu Yaşam Merkezleri projesine dönüştürdüm. Yaşam Merkezleri diye bir kitap yazdım.

HAYAT ÇOK KISA

ÜNUZ: Nedir özelliği bu Yaşam Merkezleri’nin?

BAKAN:
Yaşam Merkezi’ni kentsel dönüşümün kalbinde yer alması gereken ve oradaki insanların kültürel, sosyal dönüşümünü sağlayabilecek, insanların kamplaşmasını kutuplaşmasını azaltacak ve kentli kimliğini kazandıracak yerler olarak düşündüm. Mesela kütüphanecilik hizmetleri dünyada çok gelişti. İnanılmaz bir kütüphanesi, kapalı spor salonu, yüzme havuzu olan yaşam merkezleri olmalı.

ÜNUZ: Heyecanınız hiç gaz kesmemiş, bu enerji nereden geliyor?

BAKAN:
Çünkü yaptığım işlerin sonucunu almaya başladım. Bir projeyi bitirince hazzını, mutluluğunu yaşıyorsunuz. En kıymetli şey vaktimiz. Ben meclis üyeliğim bittiğinde geride bir şeyler bırakmak istedim. İnsan ne zaman ölür? İsmi son kez anıldığında. İsminiz eserlerinizle anılır. Hayat çok kısa, o süreye çok şey sığdırmak lazım. Bizden daha çok şey üreten on binlerce insan var, binlerce kitap yazmış yazar, sosyal girişimciler var.

ÜNUZ: Siyasette yabancı bir dil konuşuyormuşsunuz gibi hissettiğiniz oluyor mu?

BAKAN:
Siyaset ne yazık ki hayatta tutunamamış insanların hayata tutunma aracı gibi olmuş Türkiye’de. Bu bütün partilerde bir miktar öyle. HDP’sinde de böyle, CHP’sinde de böyle, AKP’sinde de böyle. Çok miktarda böyle insan var. Cumhuriyet Halk Partisi’nde diğerlerine göre daha az çünkü CHP’nin kalibresi biraz daha yüksek diğerlerine göre. Siyasette hep şunu söylüyorum. CHP’de de bunu söylüyorum, siyaseti bilgi ve üretkenlik temelinde yapmak lazım. Ben önseçimde de insanlardan böyle oy istedim. Bilgi tek başına değil, üretkenlik de tek başına olmaz. Siyaseti karşıtlık üzerine kurmamak önemli, ilkeli uzlaşmalar yapmak lazım. Benim için önemli olan sonuç almaktır. Sonuç nedir? Farklı bir Türkiye yaratmak, farklı bir dünya, farklı bir İzmir yaratmak. Kavga etmeden yola çıkmak lazım.

ÜNUZ: Bu esnada avukatlık yapabiliyor musunuz?

BAKAN:
Şu iki aydır yapamıyorum ama vakti iyi yönetmek önemli. Ben iyi kazanan bir avukatım. Bugüne kadar öyleydim en azından.

ÜNUZ: İyi avukat nasıl olunur?

BAKAN:
Ben iyi bir avukatım demeyeyim, ben iyi kazanan bir avukatım diye söyleyeyim. Bir insan hakları savunucusu vardır, çok iyi bir avukattır. Bununla ilgili mücadele eder, dünyaca ünlü olabilir ama para kazanmayabilir. Para kazanmak başka bir şey. Biz şirketlerin avukatlığını yaptığımız için para kazanıyoruz. Bu iyi hukukçuluktan ayrı bir şey. Ama aynı zamanda işimi iyi yaptığımı da düşünüyorum. Müvekkillerim arasında ticari hacmi yüksek holdingler, Türkiye’de kurumlar vergisinde ilk 50’de olan firmalar var. Birlikte çalıştığımız kadromuz da iyi.


RAKI SOFRASI SİYASETİ YAPMAM

ÜNUZ: Rahatsınız yani...

BAKAN:
Böyle giderse o işlerde düşüş olur mutlaka ama benim derdim çok para kazanmak değil. Nasıl sürdürülebilir kentler istiyorsam, kendi yaşamımı da sürdürülebilir kılmak istiyorum. Gelecek endişesi olmadan yaşam standardımı sürdürmek istiyorum. Onun çok üzerinde olsun derdim yok. Beni mutlu edecek yaşam standardı kalsın. Benim çok zengin olmak gibi bir derdim yok. Üretken, okuyan, müzik dinleyen biri olmaya devam etmek istiyorum. Ben mesela güncel müzikleri sürekli takip ederim, eşim de ben de müziği severiz. Mesela şu anda New York listelerinde ne varsa benim Ipod’umda kayıtlıdır. İngiltere listelerinde ne var, indiririm. Bu yazın listesini yaparım, bu yaz dinleyeceğimiz müzikleri hazırlarım.

ÜNUZ: Kendinize ayırdığınız zamanda neler var?

BAKAN:
Müzik var, kitap var, film var. Bir de ben çok seyahat ederim. Senede 8-10 defa yurtdışına çıkarım. Her sene arkadaşlarımla yurtdışında güzel şarap içebileceğimiz, yemek yiyebileceğimiz bir yeri tercih ederiz. Cuma İçten duymasın (gülüyor). Ama mesela ben rakı sofrasında da siyaset yapmam, akşam evime giderim. Eşimle çocuğumla olurum.

BELEDİYE BAŞKANI OLMAK İSTEMİŞTİM

ÜNUZ: Son yerel seçimlerde Konak Belediye Başkan aday adayı olmuştunuz. Milletvekilliği ile kıyaslarsanız...

BAKAN:
Açık söyleyeyim kendimi belediye Başkanlığına çok hazır hissediyordum. 5 sene bir paradigma hazırlıyorsunuz. Bir kent hayal ediyorsunuz, yerel yönetimlere hazırlanıyorsunuz. O kenti inşa etmek için projeler yapıyorsunuz. Ve aday oluyorsunuz. Benim için Belediye Başkanı olamamak büyük hayal kırıklığıydı. Net söylüyorum. Belediye Başkanı olmak istemiştim. Bu Sema Pekdaş’la ilgili değil. Sema Pekdaş masumiyetini kaybetmemiş bir Belediye Başkanı, dürüst ve çalışkan.

ÜNUZ: Neden olmadı?

BAKAN:
Neden olmadığını bilmiyorum, çok nedeni olabilir. Ama benim söyleyebileceğim bir şey yok. Demek ki Genel Merkez o gü için beni uygun görmedi. Bunun çeşitli gerekçeleri olabilir. Onun üzerinde durmanın bir anlamı yok ama o süreç Genel Merkez üzerinden yürüyen bir süreçti.

KONTENJAN ADAYLAR ÖNEMLİ

ÜNUZ: 7 Haziran için önseçime katıldınız ve kontenjanlarla birlikte CHP 1. Bölge 7. sıra adayı oldunuz…

BAKAN:
Ben özgür biriyim, 9 bin oy aldım ve seçildim. Türkiye’de demokrasinin, özgürlüklerin savunucusu Cumhuriyet Halk Partililer’dir. CHP demokratik merkeziyetçi bir partidir. Genel Merkezi’n de mutlaka tasarrufu olmalıdır. Nitelikli insanları değerlendirmelidir. Listemizde yer alan Selin Sayek Böke ulusal düzeyde partinin yüzü oldu. Çok başarılı buluyorum. Sadece ekonomist olması değil gülen yüzü ve genç olmasıyla da bize enerji veriyor. Tuncay Özkan öyle başarılı bir gazeteci, işadamı. 6 yıl cezaevinde bir hukuk mücadelesi yaptı. Özcan Purçu bambaşka bir noktada.
Türkiye’de bugüne dek öteki dendiğinde Kürtler akla geldi. İkinci öteki Alevilerdi. Ama aslında bizimle beraber yaşayıp, yoksulluğunu hiç fark etmediğimiz on binlerce Roman gözümüzden kaçtı. Parlamentoda temsil edilmediğini kimse düşünmedi. Özcan Purçu’nun varlığı Türkiye’de Romanların özgüven kazanmasını, kendini ifade etmesini sağladı. Bu noktada Özcan Purçu’nun varlığını herkesten çok önemsiyorum. 1. Bölge için değil, İzmir için değil, Türkiye için değil tüm dünya için önemli. Özcan Purçu sanırım Avrupa’da 3. Roman milletvekili olacak. Fransız televizyonu, BBC gelip boşuna çekmiyor. Özcan Purçu’nun varlığı benim parlamentoya gitmemden daha önemli. Eğer biz solcuysak, CHP’nin iktidar olmasını istiyorsak makro düzeyde bakacağız. İyi ki, Özcan Purçu gibi bir arkadaşımız gelmiş kontenjandan aday olmuş İzmir’de. Ve İzmir’deki tüm CHP milletvekili adaylarını çok başarılı buluyorum.

YEREL SİYASETİN ÖNEMİ

ÜNUZ: Seçilirseniz mecliste ne yapacaksınız?

BAKAN:
Siyaset bir kadro, ekip işidir. Öyle bir kadroda birisi gider, birisi gelir birbirini beslemeye devam eder. Kurtarıcı aradığımız için yanılıyoruz zaten, ben kimsenin kurtarıcısı değilim. Ben İzmir’de yerelden yetişmiştim, ki tüm dünyada kaliteli politikacılar yerel siyasetten yetişir. Mitterrand, Paris Belediye Başkanı idi, Cumhurbaşkanı oldu. George Bush, Arkansas Valisi idi Başkan oldu.
Yerel siyasetçiler yukarıya doğru gidiyor, belediye meclislerinde yukarıya doğru gidiyor insanlar. Dolayısıyla ben Türkiye’deki yerel yönetimler noktasında, belediye meclisinde en önemli görevi yaptım 5 sene. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin stratejik planını çalıştım, bütçesini çalıştım, Türkiye tarihinin en büyük belediyecilik operasyonunu yaşadım, aktif olarak içinde yer aldım o sürecin. Dolayısıyla bu deneyimimi politikada değerlendirmek istiyorum ama hayatım boyunca milletvekili olmak istemem.

ÜNUZ: Genel Başkan olmak?

BAKAN:
Yo öyle bir hedefim yok. Yerel siyaset önemli, Türkiye’de yerel siyasetin genel siyaseti beslemesi gerekir. O şekilde başarıya ulaşılır. CHP’nin kendisini göstereceği yer, yerel bana göre. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu anlamda çok önemli bir referans noktası. Kendini yeterince anlatabiliyor mu? Bence anlatamıyor. Ama Türkiye’nin rol model belediyesi İzmir Büyükşehir Belediyesi’dir. AKP’nin İzmir köy kaldı eleştirisi aslında sürdürülebilir kente örnektir. Sürdürülebilir yaşamdır.
Yani biz AVM’leri ve büyük gökdelenleri bir gelişmişlik, uygarlık aracı olarak görmüyoruz. Altyapısı, ulaşımı olan, çevreye yatırım yapan, suyunu arıtan, çamurunu kurutan, körfezini temizleyen kent sürdürülebilirdir. Aziz Kocaoğlu 50 yıl sonra bizim çocuklarımız için yaşanabilir bir kent yaratmak için Belediye Başkanlığı yapıyor. AKP’nin tarih tanımayan, kültür tanımayan yandaşlarının gözünde Dolar işareti var. Bizim sürdürülebilir kent felsefesini anlatmamız lazım.

YAŞAM MERKEZLERİ OLUŞTURMAK

ÜNUZ: Sürdürülebilir ve yenilenebilir, kentsel dönüşüm örneği gibi…

BAKAN:
Kentsel dönüşümde insanların gözden kaçırdığı şey sadece uzlaşmaya dayalı ya da rantın paylaşımına yönelik olarak odaklanılması. Oradaki kültürel ve sosyal dönüşümü de sağlayacak kentsel dönüşüm yapılmalı. Kimse bunun üzerinden durmuyor. AKP diyor ki, orada dönüşüm olması için rantı işadamlarının alması lazım diyor. CHP’liler oradaki insanlar o ranttan yararlansın diyor. Ben de, kamu kültürel ve sosyal dönüşümü sağlamak için spor alanları, yaşam merkezleri yaratsın ve insanlar kentli olsun diyorum.
Gültepe’de insanlar hala kendisini Karslı, Erzurumlu, Makedon göçmeni olarak ifade ediyorlar. 50 senede insanlar bu kente entegre olamamış. Ben kendimi dedelerimin, atalarımın geldiği yer ile ifade etmiyorum. Ben İzmirliyim, kendimi tepeden tırnağa İzmirli hissediyorum. Niye çünkü o kentli kültürünü alarak büyüdük. Orada da insanların kent kültürüyle harman olması lazım. Onu sağlayacak da kentsel dönüşümdür.


ANKARA’DA YEREL BİR SES OLACAĞIM

ÜNUZ: Milletvekili olarak nasıl bir fark yaratılabilir?

BAKAN:
Ben meclisteki 550 kişinin sayısal olarak bir önemi olduğunu düşünmüyorum. İzmir’deki 10 bin avukattan birisiyim. Bu benim özel bir insan olmamı engellemiyor. Herkesin özel yetenekleri var, hayata bakışı var. Ben Büyükşehir’de de CHP’nin 102 meclis üyesinden biriydim. Orada da üretmeme engel olmadı. Ben parlamentoya gittiğimde de üretmeye devam edeceğim. Yerel yönetimler üzerinde geliştirdiğim paradigmaya devam edeceğim. Ben parlamentoya gidersem eğer, İzmir’deki yerel yönetimlerin sesi olmayı arzu ederim. Yerel yönetimler üzerine geliştirdiğim paradigmayı inşa etmeye devam etmek isterim. Ben Ankara’da da üretken, çalışkan bir milletvekili olurum. O hedefle gidiyorum zaten, başka neden gideyim? Milletvekili olmam, yerelde üretken olmamı engellemez ki. Benim Engelsiz İzmir yürütme kurulu üyeliğimi bırakmayacağım mesela. İzmir engelsiz hale gelinceye kadar sürecek.

AKP KAYBEDECEK

ÜNUZ: AKP İzmir’de nasıl bir sonuç alır size göre?

BAKAN:
Menderes’teki bir Yörük köyünde yaşlıca hacı bir amca, “Evladım ben bunca yaştayım, Kur’an-ı eline çizgi roman gibi alıp sallayan siyasetçi görmedim. Kur’an elde sallanır mı” dedi bana. Cumhurbaşkanı dini duyguları istismar ettiğini düşünüyor, prim yapacağını düşünüyor ama insanlar onu artık yemiyor. AKP İzmir’de 27’nin altına düşerse 3 milletvekiline düşer. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 33 küsur oy aldı, bu oyun çok altında oy alacaklar.

ÜNUZ: 7 Haziran’da Türkiye’de nasıl bir tablo bekliyorsunuz?

BAKAN:
Ben HDP’nin barajı aşacağına inanıyorum, bunu içtenlikle temenni ediyorum. HDP’nin Türkiye’de tüm ötekilerin partisine olduğuna inandığım için değil. Ya da Selahattin Demirtaş’ın gençliğinden, hazır cevaplığından etkilendiğim için de değil. Çünkü ben o fotoğrafın arkasında Selahattin’in çok özgür bir insan olmadığını düşünüyorum. Daha otoriter bir yapı var diye düşünüyorum. İnşa ettikleri siyasetin Türkiye’yi yönetmeye yeteceğini düşünmüyorum ama barajı geçmelerini istiyorum. Çünkü onlara oy veren milyonlar parlamentoda temsil edilsinler istiyorum. Baraj hiç olmamalı. Demokrasi azınlıkların, az oy alanların da da temsil edildiği bir rejimdir. 7 Haziran itibarıyla AKP’nin iktidardan düşme olasılığının yüksek olduğunu, CHP’nin iktidar olacağını düşünüyorum. CHP bu iktidara hazır.

 
Başbakanımızın talebesiyim
 
Millet AKP'ye 'dur' dedi!
YORUMLAR
Toplam 10 yorum var, 10 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
işçi 4 Haziran 2015 Perşembe 09:47

Sayın Bakan işçi maaşlarını gündeme getirin. 1200 tl ye çalışıyoruz İzelman-İzenerji durumu çok kötü ne yazık ki.

Yorumu oyla      20      2  
SADIK ŞAHİN 4 Haziran 2015 Perşembe 01:21

CANIM ABIM ALLAH YOLUNU ACIK ETSIN BI TANESIN SEN

Yorumu oyla      18      10  
salim 3 Haziran 2015 Çarşamba 22:54

Hayata Soldan bakan tutarı bidinin söyledikleri içimizi ısıtıyor.Murat Bakan ufku geniş biri.Doğrusu parlemantoda epey işe yarayacaktır diye düşünüyorum. ..

Yorumu oyla      17      11  
İbrahim Özmen 3 Haziran 2015 Çarşamba 16:32

sevgili Murat bakan ın siyasi birikimine ve enerjisine yakışan bir röportaj başarılı bir siyasetçi olacağı her şeyi ile belli.başarılar

Yorumu oyla      17      10  
Yasemin Esen 3 Haziran 2015 Çarşamba 16:22

Murat Bey'e inanıyor ve ona güveniyorum.Oylarımızla bu fırsatı kendisine vermeliyiz.İyi ki CHP var,iyi ki Murat Bakan gibi çalışkan ve cesur sosyal demokratlar var.

Yorumu oyla      25      9  
Şahismail Akkuştur 3 Haziran 2015 Çarşamba 16:05

Sayın Murat Bakan kendinizi tarif ederken idooljik olarak ne sağ ne sol özgürlükçüyüm derken aslında özetle İzmirliyim deseniz tam isabet olurdu. Sizi, İzmiri gerçekten temsil edecek, bu yaşanılası kent ve kentli model ışığını meclise taşıyacağınıza yürekten inanıyorum. İzmir hiç kaybetmedi sizde kaybetmeyeceksiniz...

Yorumu oyla      24      7  
Ali İnci 3 Haziran 2015 Çarşamba 15:51

Bu güzel röportaj için teşekkürler. Allah yolunuzu açık etsin.

Yorumu oyla      25      8  
ysrklkn 3 Haziran 2015 Çarşamba 15:27

yerelde siyasiler arasında okduuğum en doyurucu röprotajlardan birisiydi. Samimiyetinize her zaman güvendik. Güvenmeye de devam edeceğiz.

Yorumu oyla      27      9  
Bucalı 3 Haziran 2015 Çarşamba 14:58

Çok güzel bir röportaj olmuş, tebrikler.

Yorumu oyla      26      7  
sedat ertunç 3 Haziran 2015 Çarşamba 14:40

Yolun açık, başarın daim olsun.

Yorumu oyla      28      7  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Başbakanımızın talebesiyim
Hanzade Ünuz, AK Parti İzmir 2. Bölge milletvekili adayı İbrahim Turhan ...
Bir basamak sonrasını düşünmem...
Hanzade Ünuz, MHP Grup Başkan Vekili ve İzmir milletvekili adayı Dr. Oktay ...
Soma bende yara oldu, kalbimde bir yara…
Facianın ilk gününden itibaren Soma’da olan, bir yıldır gazetesi ile Soma ...
 
İzmir değil, bölge milliyetçiliği!
7 Mayıs’ta başlayacak büyük iş zirvesi öncesi Gönül Soyoğul sordu, BASİFED ...
Sevdim... Kolay vazgeçmem
Hanzade Ünuz, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir 1. Bölge milletvekili ...
CHP’yi bölen biz değiliz, Kılıçdaroğlu’dur!
Vatan Partisi Lideri ile 7 Haziran hakkında her şey...
 
İzmir’de herkes ithal!
Gönül Soyoğul sordu, HDP İzmir 1.Bölge 1.Sıra adayı Ertuğrul Kürkçü yanıtladı...
Üzerime beton dökseler...
Hanzade Ünuz, Fark Yaratanlar’da CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray ile ...
İşin sırrı samimiyette
EgedeSonsöz Sohbetleri’ne konuk olan Tunç Soyer, gazeteciler Fahrettin ...
 
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Ama Olmadı Sayın Soyer!
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
ABD’den Birleşik Krallığa Huawei tepkisi
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Mare Nostrum; Hektor-Akhilleus ikilemi
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Sağlıklı ekmek üretimi için neler yapalım?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Sahtekârların tehdidi her yerde
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘Umut sürüsü’ sevgi ister!
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Foça
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
İstanbul-Yarımada hattı ve acele kamulaştırma
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Ruh Eşi Kalp Eşi Sevme İşi
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Burak Oğuz’un özrü
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva