HABERLER>GÜNCEL
20 Kasım 2020 Cuma - 09:28

TMMOB İzmir İKK'dan deprem konutları için ayrıntılı açıklama: 'Rant' ve 'erozyon' vurgusu!

TMOBB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, İzmir depreminden etkilenen vatandaşların yerleştirilmesi amacıyla yapımı devam eden Bayraklı Şehir Hastanesi bölgesinde konutların yapılması ile ilgili olarak açıklama yaptı. Açıklamada "İzmir için hayati bir önem kazanan bu orman arazisinin depremzedelerin konut ihtiyacının karşılanması gibi hassas bir gerekçeye sığınılarak yeni bir rant alanı yaratılmasına asla izin verilmemelidir" denildi.

TMMOB İzmir İKK dan deprem konutları için ayrıntılı açıklama:  Rant  ve  erozyon  vurgusu!

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) 30 Ekim İzmir Depremi sonrasında, Bayraklı ilçesi 2261 ada 59 parselin yaklaşık 360,00 hektarı ve 14,18 hektarlık 37908 ada 2 parselin tamamının evlerini kaybeden vatandaşlar için kalıcı konut yapılmak üzere orman kapsamı dışına çıkarılması çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada kentin yeşil alanlarının ranta açılmak istendiği belirtildi. Açıklama ayrıca "Bu alandaki erozyon kontrolü çalışmalarının sel önleyici fonksiyonu görmezden gelinerek izin verilecek yapılaşma ile bir felaketin yaralarını sarmaya çalışılırken bir başka felakete zemin hazırlanacaktır" denildi.

Açıklamanın tamamı şöyle:

"Ege Denizi Seferihisar açıklarında 30.10.2020 tarihinde meydana gelen depremde maalesef onlarca vatandaşımız hayatını kaybetmiş, binlerce vatandaşımız da evsiz kalmıştır.  Acımız büyük… Ancak İzmir’e yakışan bir dayanışma ve yardımlaşma örneği gösteren İzmirliler yaralarını sarmaya çalışıyor.

Tam da bu sırada, tapuda orman olarak kayıtlı Bayraklı İlçesi 2261 ada 59 parselin yaklaşık 360,00 hektarı ve 14,18 hektarlık 37908 ada 2 parselin tamamının evlerini kaybeden vatandaşlarımız için kalıcı konut yapılmak üzere orman dışına çıkarılması için çalışma yapıldığı tespit edilmiştir.

Söz konusu alan; Yamanlar dağından başlayan ve yaklaşık 1.750,00 hektarlık su toplama havzasına sahip Laka Deresi Havzası içinde kalmaktadır. İzmir’de 1995 yılında meydana gelen sel felaketi sonucu yitirdiğimiz 65 vatandaşımızın 58’i Laka Deresi Havzası’ndan gelen sellere kapılarak hayatını kaybetmiştir. Sel felaketinden hemen sonra dönemin orman idaresi yetkililerince yerinde yapılan inceleme sonucunda büyük felaketin yaşandığı Laka Deresi Havzası’nda yüzeysel akışın bertaraf edilmesi için hemen çalışmalara başlanmasına karar verilmiş ve erozyon kontrolü yapılması planlanan toplam 1.326,53 hektarlık hazine arazisi Orman Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilerek orman rejimi içine alınmıştır. Çalışmalar İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkısıyla dönemin Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü’nce yürütülmüştür.  Yapılan binlerce km. teras, yüzlerce m3 kuru duvar eşik, harçlı duvar ve tersip bendi gibi erozyon kontrolü düzenlemeleriyle, dikilen yüz binlerce fidan sayesinde yüzeysel akış kontrol altına alınmış ve olası sel felaketlerinin önüne geçilmiştir.

Ancak akla ve bilime göre yapılmış başarılı uygulama sahasında aradan geçen zamanla felaket unutularak sahanın yaklaşık 74,00 hektarlık bölümü 2010 yılında şehir hastanesi yapılmak üzere sağlık bakanlığına tahsisi edilmiş ve inşaatı halen devam etmektedir. Bu defa da belirtilen alanın geriye kalan (3.753,604 m2) 375,00 hektarlık bölümü, 6831 sayılı yasanın Ek.16 maddesine göre orman dışına çıkarılarak depremzedelere kalıcı konut yapılmak üzere Toplu Konut İdaresine (TOKİ) devri yapılacaktır. 

BİR FELAKETTEN KAÇARKEN YENİ BİR FELAKETİN ZEMİNİ OLUŞTURULMAMALIDIR!
Depremzedelerin daha güvenli bir yerde kalıcı konutlarına bir an önce kavuşturulması gerekmektedir. Ancak; deprem gibi sel baskınının da önemli bir doğal afet olduğu göz ardı edilmemelidir. Ayrıca İzmir merkezinin yeşil alan ve orman bakımından sınırlı olanaklara sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Buna karşın; yoğun emek ve milyonlarca lira para harcanarak yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkarılan değer ile İzmir için hayati bir önem kazanan bu orman arazisinin depremzedelerin konut ihtiyacının karşılanması gibi hassas bir gerekçeye sığınılarak yeni bir rant alanı yaratılmasına asla izin verilmemelidir. Sel felaketi de deprem gibi insanları ve yaşam alanlarını tehdit eden önemli bir doğa olayıdır. Bu alandaki erozyon kontrolü çalışmalarının sel önleyici fonksiyonu görmezden gelinerek izin verilecek yapılaşma ile bir felaketin yaralarını sarmaya çalışılırken bir başka felakete zemin hazırlanacaktır.

DEPREM GEREKÇESİYLE BELİRLENEN ALAN YÜRÜRLÜKTE BULUNAN PLAN KARARLARINA VE KORUMA STATÜLERİNE AYKIRIDIR!
-Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından depremden etkilenen vatandaşların ihtiyacına yönelik olarak belirlenen rezerv alanı alelacele alınmış bir karar olup, bilimsel dayanaktan yoksun ve yürürlükteki plan kararları ve koruma statülerini hiçe sayan bir işlemdir.

-Söz konusu rezerv alan; Çevre Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan İzmir-Manisa 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında “Bölge Parkı/Kentsel Yeşil Alan” ve “Orman Alanı” kullanım kararında kalmakla birlikte, alanın bir kısmında “Doğal Sit Alanı” sınırının yer aldığı,

-İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.09.2012 tarih ve 05.843 sayılı kararıyla uygun görülerek onaylanan 1/25000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planında söz konusu alanın “Orman Alanı”, “Günübirlik Tesis  Alanı” ve Ağaçlık Karakteri Korunacak Alan” kullanım kararlarında kalmakla birlikte, alanın bir kısmında “Doğal Sit Alanı” sınırının yer aldığı,

-Büyükşehir Belediye Meclisinin 12.03.2007 tarih ve 224 sayılı kararıyla uygun görülerek onaylanan 389 hektarlık alanda sit bütününde hazırlanan Karşıyaka Atatürk Ormanı 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planında bahse konu alanın bir kısmının “Orman Alanı” ve Günübirlik Tesis Alanı” kullanım kararında yer aldığı,

-Karşıyaka Belediye Meclisi’nin 05.07.2007 tarih ve 10/125 sayılı kararı, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 18.04.2008 tarih ve 01.1230 sayılı kararıyla uygun görülerek onaylanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında söz konusu alanın bir kısmının, “Orman Alanı ve Günübirlik Tesis Alanı” olarak yer aldığı tespit edilmiştir.

Yürürlükte bulunan plan kararları, koruma statüleri ve alana dikilerek yetiştirilmiş ağaç dokusu düşünüldüğünde, bahse konu alanın imara açılması durumunda geri dönülmesi mümkün olmayan zararlara neden olacağı açıktır… Öte yandan depremden etkilenen vatandaşların konut ihtiyacını, imar mevzuatına uygun olarak ilgili idarelerce onanmış ve henüz yapılaşma gerçekleşmeyen alanlarda karşılanmasının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun olacağı düşünülmektedir.

REZERV ALANININ BELİRLENMESİ SÜRECİ BİLİMSEL AÇIDAN TARTIŞMALIDIR!
Belirlenen rezerv alanile birlikte Bayraklı ’da yıkımın gerçekleştiği alanda da inşaat faaliyetlerine hızlıca başlanacağı kamuoyuna açıklandı. Bu kararların alelacele verilmesi yeterli analiz ve çalışmaların yapılıp yapılmadığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Aşağıda yer alan soruların ilgili kurumlar tarafından açık ve şeffaf bir şekilde yanıtlanması gerekmektedir.

-Kentsel alan içerisinde rezerv alan/alanlar olarak belirlenebilecek kamu mülkiyetindeki alanlar olup olmadığı konusunda bir araştırma yapıldı mı?

-Alternatif alan araştırması yapıldı ise yukarıda bahsedilen kaygıları oluşturan nedenler varken rezerv alan hangi kriterlere göre tercih edildi?

-Belirlenen bölgede 5 kat yüksekliğinde konutlar yapılacağından bahsediliyor. Kat yüksekliğine jeolojik etütler sonucunda mı karar verildi? Ortada bir jeolojik etüt raporu var mı?

-Yıkım olan bölgenin jeolojik etüdü olmamasına rağmen hangi çalışmaya istinaden yeniden bina yapılması öngörülmektedir?

Ortada bu sorular dururken yeni felaketlere neden olacak kararlar verilmemelidir. 

KONUT STOKU FAZLA OLAN KENTTE DEPREM BAHANESİYLE YENİ KONUT ALANLARININ OLUŞTURULMASI KABUL EDİLEMEZ!
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2018 yılı verilerine göre İzmir’de toplam bağımsız konut birim sayısı 2.168.651 adettir. Aynı yılın verilerine göre İzmir İl nüfusu 4.280.000 kişidir.  İzmir İli ortalama hane halkı büyüklüğünün 3 kişi olduğu dikkate alındığında (3x 2.168.651)  yaklaşık 6.500.000 kişiye yetecek kadar bağımsız birimin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu rakam, 2018 nüfus verileri ile karşılaştırıldığında yaklaşık 2.220.000 kişiye yetecek konut olduğu, yaklaşık olarak 740.000 adet bağımsız konut biriminin fazla olduğu görülmektedir. Fazla olan bağımsız birimlerin bir kısmının ikincil konut (yazlık) olduğu düşünülse dahi bu varsayım, İzmir’de konut fazlası olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Son yıllarda İzmir’deki inşaat hareketliliği dikkate alındığında bu farkın daha fazla açıldığı düşünülmektedir. Söz konusu veriler dikkate alındığında, İzmir’de depremden etkilenen vatandaşların ihtiyacını fazlasıyla karşılayacak konut bulunmaktadır. Böyle bir araştırma yapılmadan korunması gereken alanların deprem bahanesiyle imara açılması kabul edilemez!

Yıllardır TOKİ ve Özelleştirme İdaresi Başkanlığı aracılığıyla kent merkezlerinde yer alan kamu mülkiyetindeki araziler satılmaktadır. Kentsel alanlarda arazi stoku yapmayan merkezi idare afet ve acil durumlarda ne yazık ki gözünü yerleşim için uygunluğu tartışmalı alanlara dikmektedir.

Sonuç olarak; depremzedeler için seçilen “konut rezerv alanı” olarak belirlenen ormanlık alan; bölgedeki yağmur sularının yüzeysel akışa geçerek olası bir sel baskınının önlenmesi ve yer altı su rezerv dengesinin sağlanması gibi hidrolojik fonksiyona sahip bir alan olup, yeşil alan bakımından İzmir için yaşamsal öneme sahiptir. Bu alan; 6831 sayılı yasanın ek 16. Maddesine göre “üstün kamu yararı taşımadığı” için orman dışına çıkarılmaz. Yapılacak işlem anayasanın 169. Maddesine (ormanlar daraltılamaz ilkesine) açıkça aykırıdır.

Önerilerimiz:
Kentsel alan içerisinde rezerv alan/alanlar olarak belirlenebilecek ve imar mevzuatı yönünden planlama süreçlerinde herhangi bir sıkıntı olmadan planlanan, kamu mülkiyetindeki alanlar konusunda araştırma yapılarak; ulaşımı, altyapısı hazır olan alanlara öncelik vermek hem kent çeperinde plansız büyümeyi engelleyecek ve kent içinde sağlıklı dönüşümü sağlayacak, hem de kamunun sırtındaki maliyetleri azaltacaktır.

Depremin en çok etki ettiği ve şu anda yıkılan bazı bölgelerinin bakanlık tarafından proje alanı seçildiği Bayraklı bölgesinde zemin etüt çalışmaları yapılarak yeni yapılacak inşaatlara yönelik bütün süreçlerin hiçbir tereddüte yer bırakmaksızın kamuoyuyla paylaşılması gereklidir. Buna göre binaların güçlendirmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması konusundaki belirsizlikler giderilmeli, binasını yenilemek isteyenler için destekler sağlanmalıdır.

Bu bölgede yerleşmiş bulunan bütün vatandaşların (mülkiyet sahibi olup olmadığı fark etmeksizin) herhangi bir hak kaybı yaşamadan yeni konutlara yerleştirilmeleri için özen gösterilmeli, her türlü hukuki destek sağlanmalıdır."

 
CHP'li Kılıç'tan Meclis'te Çandarlı Limanı çıkışı
 
Karabağlar Belediyesi’nden salgına karşı yeni önlemler
YORUMLAR
Toplam 3 yorum var, 3 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Bülent ışık 20 Kasım 2020 Cuma 18:40

Kamuran inan daha imar barışının mürekkebi kurumadı.

Yorumu oyla      0      0  
okumadan yorum yazmak 20 Kasım 2020 Cuma 14:33

Açıklamada yanlış olan nedir?

Yorumu oyla      1      0  
Kamuran İnan 20 Kasım 2020 Cuma 12:18

Bu odaların dergilerine bakarsanız hepsi siyasi içerikli. Bir kaç sayfa temsil ettikleri meslekle alakalıdır. Yıllardır şehrin depreme karşı yapılmayan çalışmalarına 3 maymunu oynayanlar, yapılmak istenen her işe "istemeyiz" rollerine devam ediyorlar. Artık ya siyaseti bırakıp konuya mesleki yönden yaklaşın yada düşün milletin, meslek sahiplerinin yakasından.

Yorumu oyla      0      5  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Menemen'de gözaltı depremi! Belediye Başkanı Serdar Aksoy dahil 29 gözaltı
Aralarında partisi CHP'den istifa eden Menemen Belediye Başkanı Serdar ...
Yaban domuzu yüzünden sopasız çıkmıyorlar
Van'ın Erciş ilçesine bağlı Haydarbey Mahallesi'nde yaşayanları yaban ...
İki çocuk annesi hemşire koronavirüs kurbanı!
Bursa'da, devlet hastanesinde hemşire olarak görev yapan ve 2 çocuk annesi ...
 
İzmir'de 15 dakika arayla iki deprem!
Seferihisar ile Kuşadası açıklarında 15 dakika arayla 3,8 ve 3,9 büyüklüğünde ...
İzmir’in simgesi maviye boyandı!
İzmir’in simgesi olan İzmir Saat Kulesi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları ...
Koronavirüs huzurevi kapattırdı
Çorum Atıl Üzelgün Huzurevi sakinlerinin tamamına yakınının koronavirüs ...
 
Askeri servis aracı kaza yaptı: 6'sı asker 8 yaralı
Kayseri'nin Melikgazi ilçesinde servis minibüsü ile otomobilin çarpışması ...
Gamze'yi ölüme sürüklemişlerdi... İğrenç tuzağı İzmir'de kurmuşlar!
Ankara'da lise öğrencisi Gamze Açar'ın iş görüşmesi için gittiği termal ...
Dikili açıklarında can pazarı: 34 sığınmacı kurtarıldı!
İzmir'in Dikili ilçesinde, Yunan unsurlarınca Türk kara sularına itilen 34 sığınmacı kurtarıldı.
 
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Boğazlar sorunu
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Uzaydan kanatlı dinozorların mı gelmesini bekliyoruz?
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Oturan boğa
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Farkında olmadan yapılan hatalar
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Hayatları Değiştiren Kadınlar
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Balık hafızası
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Körfez kendini temizler mi?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İnsanın tükenişi
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Deniz yıldızı
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Emekli olmak…
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva