HABERLER>SAĞLIK
16 Eylül 2020 Çarşamba - 14:29

Koronavirüsü yenen hemşire: Biz tek başımıza savaşamayız!

Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde pandemi bölümünde gönüllü görev yaparken koronavirüse yakalanan hemşire Feyza Nur Çavdar (25) hastalığı yenerek aynı serviste yeniden iş başı yaptı. İnsanların tedbirlere uymamasına tepki gösteren Çavdar, "Biz gerçekten zor şartlarda çalışıyoruz. Hepimiz artık tükendik, psikolojik olarak çok yorulduk. Biz tek başımıza savaşamayız" dedi.

Koronavirüsü yenen hemşire: Biz tek başımıza savaşamayız!

Gazi Üniversitesi Hastanesi'nde 20 ay önce göreve başlayan hemşire Feyza Nur Çavdar, pandemi bölümünde koronavirüse karşı mücadele verirken yaşadığı nefes darlığı ve sırt ağrısı sonucu PCR testi yaptırdı. Testi negatif çıkan Çavdar'a, semptomlarının daha da ağırlaşması üzerine çekilen akciğer tomografisi ile koronavirüs tanısı konuldu. Aynı serviste tedaviye alınan Çavdar, hastalığı yenmesi ardından koruyucu kıyafetlerini giyerek, yeniden koronavirüs hastalarının tedavisine devam etti.

'NEFESSİZ KALIP ÖLECEĞİMİ DÜŞÜNDÜM'
Çavdar, servis hemşiresi olarak çalışırken koronavirüsün başlamasıyla gönüllü olarak Covid-19 yoğun bakımında çalışmak istediğini anlatarak, "Teşhis konulduktan sonra birkaç saat önce hasta boşalttığım odaya ‘yatış yapabilirsin’ dediler. Odaya girdiğim zaman kendimi çok suçlu hissettim. Başlarda ‘ben gencim, rahat geçirebilirim’ diye düşünüyordum. 'Burada benim yerime başka birisi yatabilir' diye düşünüyordum. Ama o gün içerisinde çok fazla solunum sıkıntım oldu. Aileme, arkadaşlarıma ‘iyiyim’ diyordum; ama orada nefessiz kalıp öleceğimi düşündüm. Çünkü çok kötü geçirdim. Öksürüklerimi duymasınlar diye kimsenin telefonunu açmıyordum" diye konuştu.

'HASTALARA MORAL VERİYORUM'
Hastalığı yendikten sonra pandemi servisinde çalışmaya devam ettiğini anlatan Çavdar, "Başta da bu işe gönüllü başladım. Hepimiz özveriyle çalışıyoruz. Antikor testi yaptırdım, bağışıklığım şu anda pozitif. Biraz da buna güveniyorum. Yüksek riskli bir hasta olduğunda yoğun bir bakım gereken bir hasta olduğunda diğer arkadaşlarımı korumak adına ben içeriye giriyorum. Hastalara 'ben iyileştim, sende iyileşebilirsin, üzülme, güçlü ol' diye onlarla da deneyimlerimi paylaşıyorum. Onlara da moral açısından iyi olur düşüncesiyle bunları anlatıyorum. Burada çalışmaktan çok mutluyum. Dünya genelinde böyle bir salgın var ve ben bu salgın için bir şeyler yapabiliyorum. İleride pandemi maceralarımı askerlik anısı anlatır gibi anlatacağım inşallah. Burada çalışmaktan gururluyum, yine olsa yine yaparım" dedi.

'BİZ TEK BAŞIMIZA SAVAŞAMAYIZ'
Çavdar, bu süreçte insanların bu kadar gevşek davranmasını anlayamadıklarına dikkat çekerek, "Biz Türk halkı değil miyiz, biz bir şeylerle topyekün savaşmaz mıyız? Ülke bir tehdit altındayken cephede askerler savaşırken geri planda olanlar bir şeyler yapmaya çalışırlar, onlara destek olurlar. Şu anda da ülkemiz bir tehdit altında, Türk halkı tehdit altında, insanların sağlıkları tehdit altında. Burada yatan hastalar da Covid servisinde yatıyorlar; ama pozitif olduklarını kabul etmiyorlar. İnsanların bu kadar gevşek davranmalarını, bize yardımcı olmamalarını, bizim böyle tek başımıza savaşmamızı anlamıyorum. Ankara'daki ya da Türkiye'deki birçok hastanede doluluk oranına ulaşıldı. Biz tek başımıza hastanelerde savaşamayız. Çünkü halk daha çoğunlukta, sağlık çalışanı halka göre daha az. Halkın bizden çok daha fazla bir şeyler yapması gerekiyor" dedi.

'HEPİMİZ ARTIK TÜKENDİK'
Hastalığı yenmek için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Çavdar, "Keyfi şekilde kafelere gidip oturulması, maske takılmaması, mesafeye uyulmaması beni çok üzüyor. Onlar maske takmadıkça, temasa dikkat etmedikçe bizi ekipmanların için hapsediyorlar. Bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Çünkü burada gerçekten zor şartlarda çalışıyoruz. Hepimiz artık tükendik, psikolojik olarak çok yorulduk. Bize yardımcı olmalarını artık, 'Covid' diye bir şeyin olduğuna inanmalarını istiyoruz. Eve sadece uyumaya gidiyoruz. Onun dışında düğünlere gitmiyoruz, sosyal yaşantımız yok. Ailemle elimden geldiği kadar temas etmemeye çalışıyorum. Eve gittiğim zaman odada kalmaya çalışıyorum, farklı zamanlarda yemek yemeye, farklı zamanlarda tuvalete, banyoya gitmeye çalışıyorum. Hemşire olarak benim burada görevim hastaları tedavi etmek, onların iyi bir şekilde tedavi olmasını, rahatlamalarını sağlamaksa eğer halkında görevi temasa, sosyal mesafeye dikkat etmek, maskesini takmak, hijyenini korumak, bağışıklığına dikkat etmektir. Ben burada görevimi yerine getiriyorum, onların da görevini yerine getirmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. 

'SON SÖZÜ BOĞULUYORUM OLDU'
Çavdar, hastaların genelde solunum sıkıntısından şikayet ettiklerini, 'boğuluyorum', 'uyuyamıyorum’ dediklerini belirterek, oksijen maskesini takmakta bile zorluk çıkaran hastalarla karşılaştıklarını anlattı. Çavdar, "Maskesini takmamakta ısrar eden bir hastam ölmeden önce 'boğuluyorum hemşire hanım, bana yardımcı olun’ dedi. Yakını buraya gelip, 'son sözü ne oldu' diye sorduğunda ben 'boğuluyorum' dediğini söyleyemedim. Bizim 6 aydır aile ilişkimiz, sosyal hayatımız yok. Biz sadece çalışıyoruz. (DHA)

 
Yıllarca gizlenen gerçek ortaya çıktı: Öz kardeşler 75 yıl sonra kavuştu
 
Prof. Dr. Ercan: Marmara, 2,5 metre Yunanistan'a kayacak
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Tarihi gün: Türkiye'de ilk korona test aşısı!
Tarihi gün: Türkiye'de ilk korona test aşısı!
Zatürre aşısı ile ilgili bilinmesi gereken gerçekler
Corona virüsün yol açtığı COVID-19 ile birlikte "Zatürre aşısı olmalı ...
Ön cephede tükeniş: İzmir'de yüzlerce sağlık çalışanı devre dışı!
Koronavirüs salgını sebebiyle iş yükü artan sağlık çalışanları ile ilgili ...
 
Saliha'nın ilacı için ailesi destek istiyor
Tokat'ta rahim kanseri teşhisi konulan Saliha Laçinyurt'un (41) sağlığına ...
Koronavirüs araştırmasında korkutan sonuç!
Bilim insanları koronavirüsle ilgili yeni bir araştırma yayınladı. Araştırmaya ...
Yeni hastalık: İnternette hastalık arama hastalığı!
İnternetten hastalık arama hastalığı olarak tanımlanan ‘siberkondri’ ile ...
 
İzmir'in merak ettiği soru cevap buldu: Günlük vaka sayısı 500'ü aştı!
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın telekonferans sistemiyle görüştüğü beş ...
Prof. Dr. Ceyhan'dan vaka sayısı açıklaması: İzmir, Ankara'ya dönecek!
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan "eğer, kontrolsüz bir şekilde şehirler arası seyahat ...
Almanya aşı için tarih verdi
Almanya'da aşı çalışmalarının düzenleyici otoritesi Paul Ehrlich Institute, ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Vazgeçmenin zamanı
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Tombaladan başkan!
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
İzmir, bunu tartışmalı
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Deprem sonrasına İzmir Mimarlar Odası’nın bakışı
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Bad-el Harab-ül Basra!
Melek ERYAZICI
Melek ERYAZICI
ÖSÖB-DER
Neşe ÖNEN
Neşe ÖNEN
Koronavirüsü nasıl atlattığıma dair Amerika’dan notlar
İhsan ÖZDURAN
İhsan ÖZDURAN
Cins-i latif
Serdar DEĞİRMENCİ
Serdar DEĞİRMENCİ
Torbadan başkan çıkmaz
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Pirus zaferi!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva