HABERLER>YEREL YÖNETİMLER
21 Kasım 2016 Pazartesi - 09:43

Kocaoğlu İZBAN krizini anlattı: 8 günde 9 doğurdum!

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu grev ve sonrasında yaşananların perde arkasını anlattı. Başkan Kocaoğlu “8 günde 9 doğurdum” dedi.

Kocaoğlu İZBAN krizini anlattı: 8 günde 9 doğurdum!

İZMİR – İzmir’de toplu ulaşımın can damarı İZBAN’ın yaşanan toplu sözleşme krizi sonrası sendikanın aldığı grev kararıyla 8 gün devre dışı kalmasının ardından vatandaşın yaşadığı büyük sıkıntı ve siyasi tartışmalara Ankara’da tüm tarafların katıldığı zirvede atılan imzayla son buldu.

- BAŞKAN KOCAOĞLU'NDAN BERGAMA'DA KÖY MESAİSİ!... 

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu grev ve sonrasında yaşananların perde arkasını Hürriyet Ege’ye anlattı. Başkan Kocaoğlu “8 günde 9 doğurdum” dedi.

İŞTE O RÖPORTAJ

Aslında daha öncesine bakarsak, greve çıkılacağı aylar öncesinden belliydi. Neden daha önce müdahale etmediniz? En büyük eleştirilerden biri bu...
İstisnaları bir tarafa bırakırsak, hiçbir sendika toplu sözleşme süreci yasal olarak bitmeden, son gün gelmeden imza atmaz. Mutlaka son dakika imzalar ve o ana kadar işçiye hak almaya çalışır. Onun için, “Bu toplu sözleşme 6 ay sürdü, o sürede niye bunu görmedin?” demek toplu sözleşmenin mantığını, sürecini bilmemekten kaynaklanıyor.

Süreç nasıl kriz haline geldi?
Son süreçte arkadaşlar geldiler, bitmesine 1 haftadan fazla vardı. Yani ayın 29’u, 30’u gibi... “Greve doğru gidiyoruz, Vali Bey’le görüştük” dediler. Vali Bey, “1-2 puan daha verirseniz bir orta yol bulunur” diye öneride bulunmuş. O tarihte İZBAN yönetimi yüzde 9.5-10 veriyordu. Biz de, “Madem Vali Bey’in böyle bir talebi oldu, boşlukta bırakmayalım” dedik ve yüzde 12 teklif edildi. Ancak yine kabul edilmedi. Bundan sonra, ayın 7’si, yani greve çıkılacak günden bir gün önce öğleden sonra İZBAN Yönetim Kurulu toplandı. İlk kurucu genel müdürümüz, şu andaki Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Selçuk Sert de katıldı. Toplantıdan sonra da belediyeye geleceklerdi. Toplantı uzayınca telefon ettim, “Ben geliyorum” dedim ve İZFAŞ’a geldim. Yolda, “Greve doğru gidiyor. Umulmadık bir teklif yapalım” diye düşündüm. “Uygun görüyorsanız, yüzde 15 verelim” dedim. “Herhalde biter bu iş” diye düşündüm. O sırada Selçuk Bey, Bakanlık Müsteşarı Suat Hayri Aka’yı aradı. Yanında Bakanımız Ahmet Arslan Bey de varmış. “Başkanın böyle bir önerisi var” deyince, “Yüzde 15 çok iyi, teklif edin” dendi. Bunun üstüne müsaade istedim, evime gittim. O gün çok yorgundum, telefonu da salonda bırakıp yattım. Artık rahatlamıştım. Gece beni aramışlar, duymadım. Sabahleyin grev başlamıştı.

DELİCAN’IN GÖRÜŞMELERİ YANLIŞ OLDU
Peki, ne oldu da siz ‘çözüldü’ zannederken sabah grev başladı?
O akşam, o konuşmada, “3’üncü 6 ay, yani 1.5 yıl sonra enflasyon üzerinden ne isteniyor?” konusu daha konuşulmamıştı. Bunun üzerine sözleşme orada bırakılıyor. Greve çıkılıyor. Greve çıktıktan sonra bunun bir yolu, yöntemi var. 1 hafta beklersiniz. Durumu değerlendirirsiniz. Greve çıkan da grevi yaşar. Siz de en az hasarla ulaşımı sağlamaya çalışırsınız. 1 hafta sonra tekrar sendikayla görüşürsünüz. Biz tam bunları düşünür, “Sendikayla tekrar masaya otururuz” derken perşembe günü öğleden sonra bir telefon geldi. Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Bülent Delican, TCDD Bölge Müdürü’nü de yanına alarak önce sendikaya, sonra İZBAN Genel Müdürü’ne gidiyor. Oradan da bana telefon ediyor “Görüşelim” diye. Adı bunun toplu pazarlıktır. Biz de bunu doğuştan öğrenmedik. Ama Delican’ın işi gereği bilgisi yok. Yoksa, “Yapamaz-yapar” değil, mesele! Belki bizden daha iyi yapar. Bir şey dediğimiz yok.

O zaman usul olarak mı yanlış buldunuz?
Usul olarak çok yanlış. İl Başkanı’nın bu işe girmesi çok yanlış. Burada işveren TCDD ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şirketi İZBAN. İZBAN yönetimi yetkili. TCDD Genel Müdürü, Büyükşehir’le görüşerek birlikte karar verebilir. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’na bağlıdır. TCDD, Ulaştırma Bakanı, Müsteşar girebilir. Zaten kendileri de konuya müdahil oldu. Ama o, sendikanın beklentisini, direncini artıran bir hareket oldu.

BU KONUDA GÖRÜŞMEYİ KABUL ETMEDİM
Görüştünüz mü kendisiyle?

Biz her zaman görüşürüz kendisiyle. Arkadaşızdır siyasetin de dışında. Bana telefon açtığında, “Bu konu üzerine sizinle görüşemem, sizinle görüşmem sendikada beklentiyi artırır” diye görüşme talebini geri çevirdim. Sonra da, “16.5, yani yüzde 1.5 için bu kadar olur mu?” diye basında yazıldı, çizildi. Bunun üzerine arkadaşlarla oturduk. “Yüzde 15’i verelim. Zaten vermiştik. 3’üncü 6 ayda, yani 1.5 yıl sonra ikramiyeye 5 gün verelim. 4’üncü son 6 ayda da enflasyonun üzerine 5 gün ikramiye verelim. 4’üncü ayda enflasyonun üzerine artı 1 iyileştirme verelim” diye önerme kararı aldık. Sendika yine “Olmaz” dedi.

Ankara’da zirve kimin düşüncesiydi? Burada gerçekten çözülemez miydi?
Pazartesi günü, yani ayın 14’ünde, “Ne yapabiliriz?” diye sendikayı çağırdım. Şube Başkanı Hüseyin Eryüz ile Sekreter İzzet Ceviz geldi. “Siz ne istiyorsunuz? Ya burada bitirelim yahut da Ankara’ya gidelim” dedim. Burada bitirmek üzere konuşmaya başladık. “Teknisyenlerle operatörlerin maaşları düşük, yükseltilmesi lazım” dediler. Onunla ilgili teklif verdik. Kabul etmediler. Konuşmalarından, buradaki sendika başkanı ve sekreterinin bu sözleşmeyi imzalayacak inisiyatif kullanma durumunda olmadıklarını tespit ettim. “Gelir misiniz Ankara’ya?” dedim. “Geliriz” dediler. TCDD Genel Müdürü İsa Apaydın ve Selçuk Sert’i aradım. “Sendika başkanı ve yönetim kurulundan arkadaşlarla Ankara’ya gelmek istiyorum. TCDD’de toplantı yapalım ama mutlaka Demiryol-İş ve Türk-İş Genel Başkanı Ergun Atalay da bulunsun” dedim. Kabul ettiler ve toplantıya Ankara’da oturduk. Toplu sözleşmeyi basına da yansıdığı şekliyle sonunda bağlamış olduk. Sonra, “Bakan Bey’e gidelim” dediler. Gittik. Bu iş bu şekilde halloldu ve salı sabahı da çalışmaya başladı. Ben Ankara’ya gittiğimde ne Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Bülent Delican’ı gördüm, ne de orada olduğundan haberim vardı. Zaten olması da gerekmiyor.  Ayrıca ne de Bakan Bey’le fotoğraf çektiren Hamza Dağ, Atilla Kaya, Kerem Ali Sürekli, Necip Kalkan, Hüseyin Kocabıyık milletvekillerimizi hiç görmedim Ankara’da. Sabahleyin kalktığımızda sosyal medyaya düşmüştü. Bülent Delican açıklama yapıyor, “Sayın  Başbakanımıza teşekkür ederiz. Sayın Bakanımıza  teşekkür ederiz.” Sayın Başbakan’a biz de teşekkür ederiz.

FOTOĞRAF ÇEKİLDİĞİNDEN HABERİM YOK
Ziyarette yoklar mıydı?

Evet. Bülent Delican ve orada bu konuya hiç müdahil olmayan milletvekillerimiz, Bakanımız Ahmet Arslan’la fotoğraf çektirip servis ettirmişler. Bir taraftan çabayla yüzde 50 ortak olduğumuz İZBAN’da, sanki bu toplu sözleşmede TCDD muhatap değilmiş gibi bütün sorumluluğu, olumsuzluğu “Belediye, Başkan Aziz Kocaoğlu vermiyor” diye bize yıkmak var. Sonra da, “Biz çözdük” diye göstermek, bir de araya girip “Uzlaşmacı olacağım” diye sendikayı ve işçiyi umutlandırarak pazarlık süreci uzatmak var. Delican’ın yaptığı bana göre doğru değildi. Görmedim ama görseydim ben de İzmir’in milletvekilleri ve Bakan Bey’le fotoğraf çektirirdim. Şunu net söyleyeyim. Bizim vekillerimizin, yani CHP’lilerin de katkısı yok. Arkadaşların da yok.

KENDİM İÇİN DEĞİL ONLAR ADINA ÜZÜLDÜM
Bu sizi çok üzmüş görünüyor. Üzüldünüz mü?

Ben lafı çoğaltmak istemiyorum. Burada bir süreci, neler yaptığımızı, neler konuştuğumuzu, Sezar’ın hakkını Sezar’a vererek anlatmak istiyorum. Ama ben 1954’te, 6 yaşından beri ailemden dolayı siyasetin içinde olan sade bir vatandaşım. 1954 seçimlerinde aileden dolayı oy pusulası dağıttım. Evimiz siyasetçi eviydi. Olayları hep siyasi cepheden, kapasitesi oranında izleyen biri olarak böyle bir rol kapmayı, 60 yıllık süreçte hiç görmedim. Hiç şahit olmadım. İzmir kamuoyunun bunu doğru bilmesi gerekiyor. Bu beni şahıs olarak üzmez. Ben Bülent Bey’in ve milletvekillerinin böyle bir rol kapmaya ihtiyaç duymalarına, onların adına üzüldüm.

“İzmir’in üzerinde görünmez eller” var diyerek grevin siyasi rant olarak kullanıldığını mı üstü kapalı olara söylemek istediniz?
Ben açık yüreklilikle söylüyorum, TCDD, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Başbakan’ın cephesinde böyle bir siyasi rant hissetmedim. Ama Bülent Delican ve vekillerin ya böyle bir çabası vardı yahut da Bülent Bey’in sendikayla ve İZBAN’la görüşmesindeki bu yanlış çıkışının bir telafisi olarak değerlendirmek istediler. Nasıl değerlendirirlerse değerlendirsinler, doğru bulmuyorum.

İNSANÜSTÜ, ÖZVERİLİ ÇALIŞMA VARDI
8 günde neler yaşadınız? İzmirli çok sıkıntı çekti...

9 doğurdum 8 günde. Kolay mı? Ortalama 270-300 bin kişiyi taşıyan bir sistemi durduruyorsun. İzmir ulaşımının yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Ne gücümüz varsa birleştirdik. Mesela İZULAŞ’ta, ESHOT’ta atölye elemanlarımız gece gündüz uyumadan bakım yapacak... Normal bakımda olan otobüslerimizin bakımını çabuk bitirip servise alabileceğiz... İnsanüstü çalışma vardı. Şoförlerin hepsini göreve çağırdık. Servis şoförü dediğimiz şoförlerin hepsini devreye aldık. Fazla mesai yaptırdık. Bu arada hem atölye çalışanlarımız, hem otobüs sürücüsü arkadaşlarımız çok büyük özveride bulundular. Vatandaşı işine, evine, gençleri okula yetiştirmek için çabaladılar. ESHOT’un, İZULAŞ’ın İBB’nin taşımacılıktaki gücü de bu arada test edilmiş oldu. Bin 600

küsur otobüs servis yaptı. Vapurlar dolu olacak diye salı sabahı hem Bostanlı’da, hem Karşıyaka’da yedek 2’şer vapur tuttuk. İZDENİZ, İZULAŞ, ESHOT ve Metro özverili çalıştı. (Hürriyet Ege)

 
AK Partili Kaya’dan Selçuk’a yatırım müjdeleri
 
Başkan Kocaoğlu’ndan Bergama’da köy mesaisi
YORUMLAR
Toplam 5 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
A. 22 Kasım 2016 Salı 12:01

iyiki Başkanımız sizsiniz. İzmir için işçi için her zaman en merhametli en adil kararı verirsiniz.. İzbana o zammı verirken İzenerjiyi İzelmanı (ve tüm diğer şirketleri) düşündüğünüzü hak geçmemesi için çaba harcadığınızı sizi hiç tanımasam da hissediyorum. Zor günlerden geçiyoruz. İşçisine sizin gibi sahip çıkan kimse yok. Allah yardımcınız olsun.

Yorumu oyla      9      2  
Ahmet Hamdi 21 Kasım 2016 Pazartesi 22:47

Sayın Başkanım, bu haddeye gelmesinde maalesef İzban üst yönetiminin payı çok. Yonetim kurulu başkanı ve yardimcisini kastetmiyorum, bilakis anladınız siz. Personeli yakinen taniyan birisi olarak söylüyorum, çocuklar huzurlu çalısmaya %5 de kabul ederlerdi. Huzur verilmiyor, gaddarlik hakim.

Yorumu oyla      9      2  
abdüllatif 21 Kasım 2016 Pazartesi 12:04

Sayın başkan, sizi bu zor günlerde yalnız bırakmayan eshot çalışanlarına sözleşme zamanı gelince umarım bu günleri hatırlar maaşlara bir düzeltme yaparsınız. Memuru işçisi taşeronu, büyükşehir, izsu, eshot, hepsi farklı ücret alıyor, bir düzeltmeyle bu insanların yüzünü gldürebilirsiniz.

Yorumu oyla      9      2  
21 Kasım 2016 Pazartesi 11:24

"Bir taraftan çabayla yüzde 50 ortak olduğumuz İZBAN’da, sanki bu toplu sözleşmede TCDD muhatap değilmiş gibi bütün sorumluluğu, olumsuzluğu “Belediye, Başkan Aziz Kocaoğlu vermiyor” diye bize yıkmak var. Sonra da, “Biz çözdük” diye göstermek, bir de araya girip “Uzlaşmacı olacağım” diye sendikayı ve işçiyi umutlandırarak pazarlık süreci uzatmak var." olayın özeti.

Yorumu oyla      9      2  
tarafsız 21 Kasım 2016 Pazartesi 10:57

syn Baskan sizlerin bu konuya yaklasımız son derece dogru ve takdiri haketmistir eger iktidar partisi il başkanı syn Delican iktidarcevresinde cok etkiliyseydi o zaman bolge stratejik oneme sahip bir grevi erteletebilirdi, OHAL var Vali nin bir kararına bakardı . Normal zamanlarda nice grevleri erteleyen iktidar burada neden erteleme icin karar almamıstır ki? bu sorunun cevabı mutlaka bulunmalı !!!!

Yorumu oyla      9      2  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Seferihisar’da ‘turuncu’ bayram!
Seferihisar’da Turuncu Bayram büyük bir katılım ve coşkuyla başladı. Açılış ...
Kocaoğlu'ndan 'istismar düzenlemesi' tepkisi: O kadar yanlış ki...
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Begama’daki otopark açılışında ...
Karşıyaka Ata’dan Ana’ya koştu
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım'ın mezarının bulunduğu ...
 
Özgecan KDM’de Bucalılara tam destek
Buca Belediyesi’nin kadına yönelik şiddet olaylarının önüne geçmek, ailelerin ...
Bornova’da sezonun ikinci oyunu tiyatroseverlerle buluştu
Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun(BBŞT) yeni oyunu “Savaş Baba”nın ...
'İzmir'in First Lady'leri'nden Ödemiş çıkarması
Ödemiş Belediye Başkanı A.Mahmut Badem’in eşi Nevin Badem, hafta sonu ...
 
Menderes’te camiler pırıl pırıl
Menderes Belediyesi tarafından ilçedeki camilerin periyodik olarak temizlik ...
Büyükşehir’den kamulaştırma rekoru: 12 yılda 1.6 milyar lira!
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Aziz Kocaoğlu’nun başkanlığı süresince 1.6 ...
CHP Narlıdere tasarıyı protesto etti
Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur, CHP Narlıdere İlçe teşkilatının ...
 
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Turizmde büyük dayanışma
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Eğitim şart!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
‘İade-i itibar’ meselesi
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Hayatlarımız işgal altında
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Rüşvet
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Gösteri-ş Toplumu…
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
1,5 asırlık ihtiyar
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Her şeyin bir başlangıcı var
Engin ÖNEN
Engin ÖNEN
Askıda ekmek, askıda demokrasi!
Hanzade ÜNUZ
Hanzade ÜNUZ
Kılçıksız siyaset
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva