HABERLER>GÜNCEL
14 Mayıs 2019 Salı - 11:31

İzmir'de gözler o davadaydı: Kim/ne dedi?

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 69 sanıklı suç örgütüne yönelik yürüttüğü soruşturma sonrası açılan dava başladı. 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde taraflar savunma yaptı. AK Parti İzmir İl eski Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş, İzmir İstihbarat eski Şube Müdürü Kudret Dikmen iddialara yanıt verdi.

İzmir de gözler o davadaydı: Kim/ne dedi?

EGEDESONSÖZ- Liderliğini Gürcistan’a kaçan Serkan Kurtuluş’un yaptığı AK Parti İzmir eski İl Başkan Yardımcısı Ahmet Kurtuluş ve İzmir Emniyet Müdürlüğü eski İstihbarat Şube Müdürü Polis Başmüfettişi Kudret Dikmen gibi isimlerin şüpheli olduğu dava başladı. 

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianame İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından geçtiğimiz günlerde kabul edilmişti.  Dosya kapsamında 40’a yakın tutuklu bulunurken sanık olan 69 kişiden tutuksuz yargılananlar da ilk duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanı, savcılığın 18 ayrı suçtan iddianame düzenlediğini ve duruşmaların altı gün boyunca devam edeceğini söyledi. Savcılık iddianamesine göre örgüt hiyerarşisinde olmamalarına rağmen yapılanmanın “siyasi destekçisi” Ahmet Kurtuluş, “istihbarat destekçisi” ise Kudret Dikmen’in olduğuna vurgu yapıldı.

Silahlı örgüte yardım etme, nitelikli yağmaya destek, kişisel verilerin paylaşımı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, mal varlığında artış ve kamu görevini kötüye kullanma suçlarından yargılanan Polis Başmüfettişi Dikmen savunma yaptı. Mahkeme heyetine hakkındaki iddialarla ilgili açıklama yapan Dikmen, geniş savunmayı savcılık makamına yaptığını dile getirirken kendisine yöneltilen soruları da cevapladı. Dikmen, suç örgütü lideri Serkan Kurtuluş ile bağlantısının ve telefon trafiğinin sorulması üzerine, “Serkan Kurtuluş ile görüştüğüm doğrudur. Fakat bu görüşme dönemin İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya’nın talimatı ve bilgisi dahilinde olmuştur. Biz, Serkan Kurtuluş ile görüşmeyi emniyet müdürlüğü binasında yaptık. Görüşme resmi ve yasal bir süreç dahilinde yapılmıştır. Görüşmede sadece ben değil o dönem birlikte görev yaptığımız organize suçlarla mücadele şube müdürü ve başka polis arkadaşlar da vardı” ifadelerini kullandı.

RUS SAVAŞ UÇAĞININ DÜŞÜRÜLMESİ OLAYI
Dikmen, Serkan Kurtuluş’un kendilerine “istihbarat niteliğinde” olan bilgiler getirdiğini ve bunları paylaştığını ifade ederken görüşmenin içeriğinin ise Türkiye ile Rusya arasında 2015 yılında krize neden olan Rusya’ya ait savaş uçağının düşürülmesi olduğunu söyledi. Dikmen, “Bizim özel bir diyaloğumuz ve görüşmemiz olmamıştır. Kendisiyle dışarıda da hiç görüşmedim. Rus uçağının düşürülmesiyle ilgili bilgiler vereceğini söylediği için emniyet müdürümüzün onayıyla kendisiyle görüştük” dedi.

İLLAHLAH ETTİM!
Savcılık iddianamesinde geniş ifadelerine yer verilen Serkan Kurtuluş’un kız arkadaşı Ilgın Şentürk ve Kurtuluş’un kendisiyle watsapp yazışmaları da sorulan Dikmen, “Dediğim gibi benim Serkan Kurtuluş ile bir bağlantım olmadı.  Fakat Ilgın Şentürk, bize defalarca geldi ve Serkan ile ilgili açıklamalarda bulunacağını söyledi. Kendisini emniyet aracıyla savcılığa da organizeye de yollayan bizdik. Her fırsatta ifade vermekten kaçındı. Sonra kendisinin ifadelerini okudum. Serkan Kurtuluş ile arasının bozulduğunu, hatta Gürcistan’a gideceğini falan o söyledi. Sürekli watsapp’tan yazıyor, arıyor ve mesaj atıyordu. Artık aramalarından sıkılmış ve illallah etmiştim. Zaten araştırmalara bakıldığında Serkan Kurtuluş’un yurt dışına yasal yollardan çıkış yaptığı da görülecektir” diye konuştu.

Dikmen, hakkında yakalama kararı bulunanların bile referansla İzmir Emniyet Müdürlüğü’nde görüştüğü iddialarına da yanıt verdi. Dikmen, “ Tamer Kömürgöz isimli şahsın görüştüğümüz tarihte bir arama kararı yoktu. Biz, ziyarete gelenlerin haklarında yakalama kararları olup olduğunu bilemeyiz. Aranan şahsı korumamız, kollamamız mümkün değildir” dedi.

Dikmen, FETÖ/PDY soruşturması nedeniyle haklarında yakalama-arama kararları bulunan isimlerin listesinin Serkan Kurtuluş’a gönderilmesi iddialarına da , “Söz konusu liste 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan ve herkesin bildiği FETÖ/PDY’nin İzmir yapılanması listesidir. Bekir Baz listede Ege Bölgesi’nin imamı olarak görünmektedir. Bu listede İzmir sorumluları ve bazı isimler vardı. Listede üzeri çizili kişiler bulunuyor. Bu, bizim tabirimizle “icmal” listesidir. Yani bizim değil Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’nün hazırladığı kimlerin yakalandığı ve alındığına dair işaretlerin olduğu bir sonuç listesidir. Benim, Serkan Kurtuluş’a bir liste vermem, iletmem söz konusu değildir” diye konuştu.

FORD FOCUS VERDİM VOLVO S60 ALDIM
Mahkeme Başkanı, Dikmen’e AK Parti İzmir eski İl Başkanı Ahmet Kurtuluş ile arasındaki ilişkiyi de sordu. Savcılık raporlarında yer alan mal varlığı artışı ile birlikte Kurtuluş’tan aldığı Volvo S60 Marka aracı da anlatan Dikmen, “Bilirkişi incelemesi ortadadır. Tam 9 yılda hesabımda 340 bin TL artış tespit edilmiş. Ben, 1998 yılında kooperatife girdim ve ödeyerek 2012 yılına geldim. Raporda 2012 yılından itibaren paradan bahsediliyor. Kooperatif evimi sattığım yazılmamış. Ayrıca görevlerim ve maaşlarım var. İstihbarat biriminde çalıştığım için ekstra gelirlerimiz olur” dedi.

Mahkeme Başkanı bunun üzerine Dikmen’e, “Uğur Morgül’ü tanır mısın?” diye sordu. Dikmen de, “Kendisini 3-4 yıldır tanırım. Villa inşaatları yapar. Güzelbahçe’de otururken bana maliyetine ev yapabileceğini, temelden girersem karlı çıkacağımı söyledi. Ben o zaman arsa aldım. Ahmet de aldı. Bazı arkadaşlarımıza da aldık. Zaten benim 2 tane evim var” diye konuştu.

Kurtuluş’a kendisine ait Ford Focus marka aracı verip yerine Volvo S60 marka aracı alma konusuna da değinen Dikmen, “Bir gün yemek yerken Ahmet bana ‘bir aracımız var, çalışanlar kullanıyor, satacağım’ dedi. Ben de ona alabileceğimi söyledim. Kendi üzerime olan aracı satış yaptım. Onun aracını da kendime aldım. Resmi satışlar ortada. Karşılıksız bir alışveriş de değildir. Zaten benim sattığım araç halen onun çalışanları tarafından kullanılıyor. Ayrıca, Ahmet Kurtuluş’un şoförünün bana para getirdiği iddiaları var. Benim ofisimde kasa bulunmaz. Ahmet, Muhsin Kaplan isimli arkadaşımdan para almış. Bana o parayı gönderdi. Ben de Muhsin’e ilettim” ifadelerini kullandı.

TÜRKMENDAĞI’NA YARDIM İÇİN GELDİ
Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra hakkında tedbir uygulanan isimler arasında bulunan şüpheli AK Parti İzmir İl eski Başkan Yardımcısı Kurtuluş da iddialara yanıt verdi. Kurtuluş, ilk olarak Serkan Kurtuluş ile bağlantısı hakkındaki soruları yanıtladı.

Ahmet Kurtuluş, “Serkan Kurtuluş’un yaptıklarıyla bir bağlantım yok. Savcılıkta zaten ayrıntılı olarak ifademi verdim. Ben para koparma, adam kaldırma gibi işlere girmedim. Serkan Kurtuluş’u AK Parti’de il başkan yardımcılığı yaptığım dönemde tanıdım. Türkmen Dağı’na gidecek yardımlar için destek istemişlerdi. FETÖ/PDY bağlantılı isimler için koparma yaptığım iddiasını kabul etmiyorum. Söz konusu emniyetin listesini bana Kudret Dikmen değil Serkan Kurtuluş yolladı. Liste bana ondan geldi” dedi.

MANİSA OLAYI VE BAĞLANTILARI
Mahkeme başkanı, Manisa’da taşımacılık işi yapan Mahmut Kalıpçı’nın oğlu Gökhan Kalıpçı’nın İzmir’de otelden çıkarken silahlı saldırıda öldürülmesi olayıyla bağlantısını da sordu. Kurtuluş, “Mahmut Kalıpçı’yı bana Serkan Kurtuluş gönderdi. Bana, ‘kendisi ortağım olur’ dedi. Sorunları vardı. Ondan çek aldığım doğrudur. Zaten sonrasında bir bölüm çeki geri ödedim. Ardından Mahmut Kalıpçı bana Serkan’a iletilmek üzere para verdi. Ben de bunları Serkan’a verdim” dedi.

Kurtuluş’un sözlerinin ardından konuşan Av. Hasan Altun, “Mademki ortaklardı size neden para verip aracı yapıyorlar. İki ortak kendisi arasında halledemez miydi? Siz, Serkan Kurtuluş adına neden para alıyorsunuz” sorusunu yöneltti. Kurtuluş ise bunun üzerine, “Ben, kimseye baskı yapmadım, zorla para almadım. Serkan Kurtuluş’a paraları gönderdiğim doğrudur. Bu paraları şoförlerim ve muhasebecim üzerinden gönderdim. Bir kez de abim gönderdi. Yasa dışı bir işim olsa neden yakınlarımı kullanayım. Ayrıca şirketimin vergi borçları vardı. Bu yüzden bu yöntemi kullandım” ifadelerini kullandı.

FARKINI ALMADIM
Kurtuluş, Kudret Dikmen ile ilişkisi ve araç alım satımı konusundaki soruya da yanıt verdi. Kurtuluş, “Aramızda bir arkadaşlık ve hukuk var. Bu yüzden her zaman kendisine yardımcı olmuşumdur. Biz, zaten beraber ev alacaktık ama olmadı. Bir ortamda yemekteyken araç muhabbeti yaptık. Ben de Volvo aracımı kendisine verdim. Onun aracını da aldım. Aradaki fark fazla olmadığı için üstüne para almadım. Farkını istemedim” diye konuştu.

ŞOFÖRLER DE KONUŞTU
Öte yandan iddianamede “Spil” takma adıyla gizli tanık olarak ifade veren kişinin Ahmet Kurtuluş’un eski şoförü Ufuk Gürbüz olduğu ortaya çıktı. Aynı davada sanık olan ve para getirip götürme işi yaptığı iddia edilen Gürbüz’ün durumu mahkeme başkanına iletildi. Avukatlar, bir kişinin dosyada hem gizli tanık hem de sanık olamayacağını söyledi.

AK Parti İzmir eski İl Başkanı Ömer Cihat Akay’ın da şoförlüğünü yapan Gürbüz, Ahmet Kurtuluş’un talimatlarını uyguladığını söyledi. Gürbüz, “Benim asıl mesleğim taşımacılıktır. Uzun yol şoförlüğüm yaptım. 2011 yılında AK Parti İzmir İl Başkanlığı’na gittiğimde Ahmet Kurtuluş oradaydı. İşe başladım. Kendisinin DSİ’ye iş yapan bir şirketi vardı. Yanında işe aldı. 2015 yılına kadar çalıştık. Bana, ‘milletvekili adayı olacağım, şirketi üzerine al’ dedi. Ben de yüzde 50’sini aldım. Şimdi milyarlarca lira borcu olan bir patronum ama işçi olarak yıllarca çalışmış birisiyim. Burada avukatlar Ahmet Kurtuluş’un ne kadar iyi bir işadamı olduğunu anlatıyorlar. Kendisi bizim sigortamızı, tazminatlarımızı bile ödemedi. Şimdi anlatıyorlar. Yangınlar, masallar, masallar… Benim kimseyle alıp veremediğim yok. Evim kira, çocuğum devlet okulunda okuyor. Kimin yazlıkları olduğunu, çocuklarının kolejlerde okuduğunu da çok iyi biliyoruz” dedi.

Manisa’da oğlu silahlı saldırıda öldürülen Mahmut Kalıpçı ile karşılaşmasını anlatan Gürbüz, “Bir gün Ahmet Kurtuluş’un ofisinde otururken Mahmut Abi’yi gördüm. Kendisini yıllar öncesinden taşımacılık yaptığım için tanırım. Öncelikli olarak anlam veremedim. Beni görünce şaşırdı. Ahmet Kurtuluş ile sektörleri de ayrıydı. Sonra gelip gitmeye başladı. Bir ara baktım sorunları, problemleri var. Boş bir anında denk getirip kendisine ‘abi hayrola’ dedim. O da bana Serkan Kurtuluş’un kendisinden para istediğini, Ahmet Kurtuluş’un da onu tanıdığı için yardım istemeye geldiğini anlattı. Baktım ki bunların tuzağına düşmüş.  Sonra dedim ki ‘abi bunlardan kurtul’… Kurtulamadı ve sonunda başına bir sürü sıkıntı geldi. Yine bir gün Mahmut abi beni aradı ve rahmetli oğlu ile arabaya bindik. Yanlarında para vardı. Buca Otobanı’nda bizi bekleyen araca parayı verdik ve ayrıldık. Bir gün kayınpederim hastaneye kaldırıldı. Ailecek ilgilenirken yine Mahmut Abi beni aradı. Para getirdiğini söyledi. Biz yine arabaya binerek bir adrese gittik. Sonra Buca’da bir eve bizi bekleyen bir teyzeye evde parayı verdik. Bu kadın Serkan Kurtuluş’un annesiymiş. Sonradan öğrendim. Sürekli para alıyorlardı ve artık kurtulamaz hale gelmişti. Yine Ahmet Kurtuluş’un verdiği paralardan Kudret Dikmen’e emniyete para götürdüm. Bez torba içinde verdiğim parayı çelik kasaya koydular. Ben götürdüğüm parayı bilirim. Ahmet Kurtuluş’un talimatı ile hareket ettik. Burada bir organize suç örgütünden bahsediliyor. Toplam 5-6 kişiyi tanırım. Başkasını tanımam” dedi.

Gürbüz, hakim karşısında konuştuktan sonra tutuksuz sanıklar bölümüne geçerken aynı sırada oturan Kudret Dikmen, “Sen kimseyi tanımadığını söylüyorsun. Beni tanımıyor musun?” diyerek çıkıştı. Bunun üzerine Gürbüz, “Kudret Abi artık durum eskisi gibi değil. Kimseyi tanımam. Azdan az, çoktan çok gider. Kim ne yapıyorsa elinden geleni ardına koymasın” ifadelerini kullandı.

HESAPTA 12 MİLYON TL
Mahkeme Başkanı, tutuklu sanıklar arasında bulunan ve Ahmet Kurtuluş’un şoförlüğünü yapan Yılmaz Çelebi’ye hebasında bulunan ve farklı yıllarda girip çıkan 12 milyon 355 bin TL’yi sordu. Çelebi, “Ben, Ahmet Kurtuluşun yanında çalışıyorum. Babasının, hatta dedesinin yanında çalıştım. Yıllardır bu ailenin işlerini yaparım. Aramızda bir güven var. Bu güvenin gereği olarak paralar bende durur. Hesaplarımda bu miktarın olması normaldir. Paralar benim değil Ahmet Kurtuluş’undur” dedi. Çelebi, ayrıca Serkan Kurtuluş’a bir kez para gönderdiğini söylerken 10 aydır tutuklu bulunduğunu, ekonomik olarak sorunlar yaşadığını ve mağdur olduğunu sözlerine ekledi.

Kurtuluş’un son şoförü olan ve tutuksuz yargılanan Yıldırım Koçyiğit, 15 ay boyunca şoförlük yaptığını Ziraat Bankası’ndaki hesabından 69 bin dolar bir yere para gönderdiğini söyledi. Koçyiğit, emniyette bu kişinin Serkan Kurtuluş olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti.

Kurtuluş’un abisi olan ve işleri ortak yapan Şaban Kurtuluş da ,”Biz birlikte çalışıyoruz. İşlere ben de bakıyorum. Ambalaj şirketimiz var. Serkan ile Ahmet problem yaşadı. Sonra kendi hesabımdan Serkan Kurtuluş’a 13 bin dolar parayı gönderdim. Tehdit ettiği için kendi hissemden ve kasamdaki paramdan ben gönderdim” diye konuştu.

 
'İstanbul seçimlerinde çok ciddi yolsuzluklar yapıldı'
 
Başkan İduğ düğmeye bastı: Belediyenin iki şirketinde flaş atamalar!
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
Dışarıdan göz 14 Mayıs 2019 Salı 11:52

Şoför aşçıya ahçı bahçivana sonra hepsi bahçivana

Yorumu oyla      3      2  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yüksekova'dan acı haber: 1 asker şehit!
Hakkari'nin Yüksekova ilçesi Alandüzü Mevkiinde PKK'lı teröristlerce açılan ...
Kaybolan yaşlı adam için arama çalışması başlatıldı
Çeşme ilçesinde kaybolan Hasan Basri Bubur için arama çalışması başlatıldı.
Yüksekova'da 4 terörist etkisiz hale getirildi
İçişleri Bakanlığından Hakkari'nin Yüksekova Dolamadi Tepe bölgesinde ...
 
Torbalı'da kablo hırsızlarına gözaltı!
İzmir'in Torbalı ilçesinde kablo hırsızlığı yaptığı ileri sürülen 3 kişi gözaltına alındı. 
İzmir trafiğinde tekme tokat kavga!
İzmir'in Bornova ilçesinde belediye otobüs şoförü, yol verme meselesi ...
YSK, CHP ve İYİ Parti'nin itirazı için kararını verdi!
YSK, CHP ve İYİ Parti'nin İstanbul seçiminin tümünün iptal istemini reddetti.
 
İzmir'de şehide yürek yakan veda
Yozgat'ın Yerköy ilçesinde otomobilin dereye devrilmesi sonucu şehit olan ...
İzmir'de çöken bina çevresine tel örgü çekildi
İzmir'in Konak ilçesinde, dün çöken metruk binanın molozlarının etrafına, ...
İş yerine kilitlediği kız çocuğuna istismar şüphelisine yeniden gözaltı
Antalya'da biri kız, 2 çocuğu, iş yerine kilitleyip cinsel içerikli fotoğraflar ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Ne değişecek?
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Kovid-19 salgınında mevsimlik tarım işçiliğine nasıl bakalım?
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
23 Nisan
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Devlet neden 'baba'dır?
Kemal ARI
Kemal ARI
Tarihe şaşı bakma yanlışımız
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Bir doktorun isyanı!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Kelle Paça, 5Geyik, enformasyon, dezenformasyon
Aylin AKDOĞAN
Aylin AKDOĞAN
İzmir-İN
Erkan SEVİNÇ
Erkan SEVİNÇ
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Mutasyon
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva