HABERLER>GÜNCEL
20 Eylül 2019 Cuma - 13:12

Flamingoların bir gölü daha kurudu

Türkiye'de başta flamingolar olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Göller Bölgesi, bu yıl, aşırı sıcak ve yağış azlığı nedeniyle Bayındır Gölü'nden sonra 16 kilometrekarelik Yarışlı Gölü'nü de kaybetti. Etrafında 50'nin üzerinde mermer ocağı bulunan Yarışlı Gölü tamamen kurudu.

Flamingoların bir gölü daha kurudu

Göller Yöresi'nin en önemli sulak alanlarından Burdur'a bağlı Yeşilova ilçesinde başta flamingolar olmak üzere birçok kuş türüne ev sahipliği yapan Bayındır Gölü'nün (Akgöl) ardından bu kez Yarışlı Gölü de kurudu. Harmanlı, Yarışlı, Sazak, Kocapınar ve Düğer köyleri arasında genişliği 16 kilometrekare, derinliği bir dönem 4 metreye kadar çıkan karstik Yarışlı Gölü'nde, küçük bir ada da bulunuyor. Sodyum fosfat, sodyum klorür ve sodyum sülfat açısından zengin olduğu için suları acı olan göl tamamen kuruduktan sonra çöle dönüştü.

EN BÜYÜK NEDEN KÜRESEL ISINMA
Göller Bölgesi'nde başta lavanta olmak üzere, kekik, adaçayı, melisa üretimiyle bölgede su kaynaklarının korunması için susuz tarımı teşvik etmeye çalışan Lisinia Doğa Yaşam Alanı kurucusu Öztürk Sarıca, çocukluğunda derinliği neredeyse 4 metreye ulaşan Yarışlı Gölü'nün, son yıllardaki küresel ısınma kaynaklı yağış azlığı ve aşırı sıcak havalar nedeniyle tamamen kuruduğunu söyledi.

FLAMİNGOLARIN GÖLLERİ BİR BİR KURUYOR
Göller Bölgesi'nde sulak alanların son yıllarda hızla yok olduğunu, 10'a yakın alanın kaybedildiğini belirten Öztürk Sarıca, “Özellikle flamingoların son dönemde kullanmaya başladığı alanlardan birisiydi. Akgöl'ün kuruması, Yarışlı Gölü'nün de kurumasıyla birlikte flamingoları artık sadece Burdur Gölü kenarında ve Acıgöl'de görmekteyiz. Özellikle küresel ısınma kaynaklı ve bu yıl anormal derecede yükselen hava sıcaklıkları ve yağış rejiminin çok düzensiz ve bölgenin ciddi anlamda yağış almıyor olması, sulak alanlarımızın hızla kurumasına sebep oluyor" diye konuştu.

ÇEVRE BASKISI
Çevre baskısının da önemli bir etken olduğuna işaret eden Sarıca, “Göller Bölgesi'ndeki büyükbaş hayvancılığın yoğunlaşarak devam etmesi, alternatif ürün modellerinin yaygınlaşmaması, küçükbaş hayvan ve susuz yetişen aromatik bitki üretiminin azlığı, ayrıca sulak alanlarımızın büyük kısmının etrafında yoğunlaşan mermer ocakları, tabi ki etrafa beyaz ışınların saçılmasıyla daha fazla ısıya sebep olmakta. Dolayısıyla bu da çevresel anlamda yağış rejimlerini olumsuz etkilemekte ve Göller Yöresi'nin özellikle önümüzdeki yıllarda çok daha az yağış alacağını ve çok daha ciddi kuraklık tehlikesi beklediğini gösteriyor" dedi.

GÖL ETRAFINDA 50'NİN ÜZERİNDE MERMER OCAĞI
Yarışlı Gölü etrafında 50'nin üzerinde mermer ocağı bulunduğuna da dikkat çeken Sarıca, mermer ocaklarının kesim sırasında su tüketimleri olmasının yanında daha ziyade çevresel ısının artışındaki etkilerinin çok fazla olduğunu söyledi. Sarıca, “Doğanın tahrip olması buradaki su kaynaklarını da olumsuz etkiliyor. Tüm dünyada sulak alanlarda ve insanların etkileneceği alanlarda mermer ocakları açılmaması tercih edilir. Türkiye'de maalesef mermer ocakları özellikle sulak alanlar ve insanların çok ciddi etkileşimde bulunacağı alanlarda fazla miktarda açılıyor. Göl etrafındaki 50'nin üzerinde mermer ocağının, derelerin yönlerini değiştirmesi, çevresel ısının artması ve yeşilin tüketilmesi noktalarında olumsuz etkileri var" diye konuştu.

'BÖYLE GİDERSE BURDUR GÖLÜ DE KAYBEDİLECEK'
Mermer ocaklarının oluşturduğu toz kümelerinin tarımı da ciddi anlamda etkilediğini anlatan Sarıca, “Bu da ister istemez insanları burada büyükbaş hayvancılığa mecbur bırakıyor ki, büyükbaş hayvancılıkta üretilen mısır ve yonca suların hızla tüketilmesine sebep oluyor. Önümüzdeki yıllarda küresel ısınmanın da bu şekilde devam edeceğini düşünürsek Göller Yöresi pek çok sulak alanını ve Burdur Gölü'nü kaybedecek. Sanayileşmiş ülkeler karbon salınımını azaltma noktasında verdikleri hiçbir sözü yerine getirmiyor. Dolayısıyla yerküremiz biraz daha ısınıyor ve Türkiye ve Göller Yöresi bundan nasibini fazlasıyla alıyor" dedi.

KARBON SALINIMI MİNİMUMA ÇEKİLMELİ
Sanayileşmiş ülkelerin karbon salınımlarını azaltmaları ve üzerine düşen görevleri yerine getirmiş olmaları durumunda hiç değilse bu durumun stabilize olabileceğini belirten Sarıca, şöyle konuştu: “Doğanın birtakım kazanımları tekrar yerine konulabilir. Maalesef her geçen gün artan karbon salınımı, daha fazla küresel ısınma, bundan daha fazla nasibini almış bir Türkiye ve Göller Yöresi görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda içme suları konusunda ciddi anlamda ülkemizi ve Göller Bölgesi'ni tehlikeler bekliyor. Dünyanın bu hale gelmesinin en büyük sebebinin küresel ısınma, küresel ısınmada da en büyük problemin karbon salınımları, karbon salınımlarındaki en büyük pay sahibinin de sanayileşmiş ülkeler olduğunu biliyoruz. Karbon salınımlarını bir an evvel minimum noktaya çekmeleri gerekiyor." (DHA)

 
Yeşilyurt Apartmanı davasında tutuklu sanık kalmadı
 
Bakan Pakdemirli’den CHP’li Özel’e üzüm yanıtı: Farfara yaptı, yalan söyledi!
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Yeşilyurt Apartmanı davasında tutuklu sanık kalmadı
Kartal'da 21 kişinin hayatını kaybettiği, 14 kişinin yaralandığı Yeşilyurt ...
Doğan Holding yatırım bankası kuruyor
Doğan Holding, "D Yatırım Bankası Anonim Şirketi"adlı şirketin 150 milyon ...
Açılış tarihi belli oldu: Çandarlı'ya ulaşım 40 dakikaya iniyor!
İzmir'in kuzey aksında, trafik sorununu önemli ölçüde çözecek olan 96 ...
 
İzmir'de parkta oturan kişiye silahlı saldırı
Urla'da parkta oturan bir kişi, daha önce bıçakladığı kişi tarafından silahla yaralandı.
Oyuncu Şevket Çoruh'a saldırıda yeni görüntü
İzmir'de, oyuncular Şevket Çoruh ve Murat Akkoyunlu ile organizatör Serhat ...
Mahkeme başkanından Leyla'nın babasına tepki!
Ağrı'da 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in geçen yıl kaybolduktan 18 gün sonra ...
 
Bakan açıkladı: Yangında terör bağlantısı çıktı!
İstanbul Pendik'te orman yangınını çıkardığı gerekçesiyle bir kişi gözaltına ...
Linç girişimi operasyonu: 40 gözaltı!
Adana'da bir erkek çocuğuna taciz iddiası ile halkı galeyana getiren ve ...
İzmir'de oğul dehşeti: Engelli annesini dayak atarak öldürdü!
İzmir'in Karabağlar ilçesinde yaklaşık iki ay önce darbedilen 75 yaşındaki ...
 
Tayfun MARO
Tayfun MARO
İzmir aşkı
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
ABD, CHP’yi istemiyor!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Kime ‘Kovid-19’ hastası denir?
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Yunan halkı ile kalıcı dostluk nasıl kurulabilir?
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Amasanga…
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Çiğli güneş ülkesi...
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Mini mini 1'leri denek mi yaptık?
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Kadın Türkler
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Yeni dönemin favorisi göçmenler
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Kapatalım gitsin!
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva