HABERLER>POLİTİKA
1 Mart 2021 Pazartesi - 14:09

CHP’li Kılıç'tan bombardıman!

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, iktidar partisine sert eleştiriler yöneltirken, "Karabağlar'da üniversite kampüsüne konut yapmak istiyorlar. Mahkeme, üniversite demiş, hala ısrar ediyorlar. AK Parti Milletvekili Atilla Kaya, üniversiteyi ilçesi Torbalı'ya götürmek istiyor herhalde..." diye konuştu.

CHP’li Kılıç tan bombardıman!

EGEDESONSÖZ - Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, SonSöz TV'ye konuk oldu. Gazeteci Fatih Yapar'ın sorularını yanıtlayan Kılıç, gündeme dair çok önemli açıklamalarda bulundu. Korona sürecinde eğitim, sağlık ve ekonomideki gelişmeleri değerlendiren Kılıç, şunları söyledi:

"Bu korona süreci, başka ülkelerde bilim adamları tarafından yönetildi. Maalesef ülkemizde bilim adamları değil, siyasetçiler yönetmeye çalışıyor. Bu, siyasetçilerin işi değil. Konu sağlıksa, sağlıkçılar karar vermeli. Konu eğitimse, eğitimciler karar vermeli. Milli Eğitim Bakanı, okulların açılacağı tarihi saptayamıyor. Bu nedenle siyasetçilerin verdiği sözlere itibar etmiyorum, ciddiye almıyorum. Korona süreci çok sıkıntılı geçiyorsa, bunun tek sorumlusu, konuya siyasal bakan iktidardır. O nedenle, bakanların okullar şu tarihte açılacak, yakında normalleşmeye geçeriz gibi açıklamalarını ciddiye almıyorum. Kabine toplantısından çıkacak kararlarla ilgili de çok büyük beklentim yok. Okulların açılması konusu, çocuk oyuncağına döndü. Çocukların psikolojileri bozuldu. Uzaktan eğitimden sıkıldılar. Bazı çocukların uzaktan eğitime ulaşamadığı oldu. Öğretmenler de kendi imkanlarıyla uzaktan ders vermeye çalışmaya başladılar. Hem öğrenciler hem öğretmenler için çok zor bir süreç yaşıyoruz. Okullar açılmadan önce öğretmenlerin aşılanması gerekiyor. Öğretmenlerin aşılanma sürecini öne almak gerekirdi. Yapılacak açıklamalardan çok büyük bir beklentim yok.  Herkesin kafası karışık. Okullar açılacak diye bir şey atılıyor ortaya. Bir veli olarak gözlemledim, en az bir yıllık kayıp oldu çocuklar adına... Diğer konularda olduğu gibi hükümet, korona sürecini de yönetemedi."

ESNAF, DESTEKLENİYORMUŞ GİBİ YAPILIP BORÇLANDIRILDI

Üreticilerin de esnafın da çok zor günlerden geçtiğine dikkat çeken Sevda Erdan Kılıç, lokantaların, kafelerin açılmasına izin verilmemesini de değerlendirdi:

"Milletvekili olarak, son bir ayda Elazığ, Aksaray, Kütahya, Uşak'ta CHP Milletvekili olarak esnaf ziyaretlerinde bulundum. Uşak'ta ziyaret ettiğimiz bir anahtarcı esnaf kardeşimiz, kendini astı. Çok üzüldüm, kahroldum. Esnafımız gerçekten tükenmiş durumda. Gittiğimiz şehirlerdeki esnafların da kafaları karışık. Kahvehaneci diyor ki, ben de HES koduyla müşteri alayım diyor. Masalara dezenfektan koyun dediler, lokantacılar, kafeciler dezenfektan koydular masalara. Şunu yapın dediler, yaptılar; bunu yapın dediler, yaptılar. Ne gerekiyorsa yaptılar. Bu koronavirüs AVM'de bulaşmıyor da, lokanta mı bulaşıyor? Restoranları kapatıyorsunuz, Uludağ'da otellerin doldurulmasına göz yumuyorsunuz. İktidarın yarattığı şey bu. İnsanları yalnız hissettiriyor. Kutuplaştırıyor. Pandemi sürecinde de bu görüldü. Aksaray'da bir esnaf, 'vergimi veriyorum, sigortamı ödüyorum, benim canıma mı düştün diyor. İşyerimizi kapatalım mı istiyorsunuz, diyor. Cumhuriyet döneminde açılan fabrikaları kapattınız. Yeni fabrika açmadınız. Esnaf dükkanını kapatınca, ne yapacak? İntiharlar, boşanmalar arttı. Duyduğumuz feryat, ortak bir feryat. Devlet, bize el uzatsın diyorlar. Sürekli kredi vermekle bu iş olmuyor. Kimse ödemiyor, ödeyemiyor. Borcu olan, borcuna borç katmış oldu. Başka ülkelerde, çalışma ama vergiden muafsın gibi imkanlar tanınıyor. Hem destekleniyor gibi gösterilip borçlandırıldı, sonra ne haliniz varsa görün, dendi. Bırakın artık esnafın dükkanı çevirmesini, karnını doyuramıyor. CHP Milletvekilleri olarak çeşitli illere ziyaretler yapıyoruz. Son bir ay içinde Elazığ, Aksaray, Uşak ve Kütahya'daydım. Şu anda gittiğimiz yerlerde hal hatır soruyorus. Tespit gezisi bizimki. Seçmen, hep sitem eder, seçimden seçime geliyorsunuz, diye... Ortada seçim yok, biz hal hatır sormaya gidiyoruz. İzlenimlerimizi rapor rapor haline getiriyoruz. O kentin sorunlarını rapor ediyoruz. Genel başkanımıza iletiyoruz. Çözüm önerilerimiz var. Esnafa o çözüm önerilerimizii anlatmanın anlamı yok. Bu ülke batarsa, hepimiz batarız ama saraydakiler batmaz. Her şeyi konuşmak gerekiyor halkla. Sorunların çoğu, iletişimsizlikten kaynaklanıyor. Hiç kimsenin kime oy verdiğini sorgulamıyoruz. En son Aksaray'daydı sanırım. AKP kurucularındanmış. Dertlendi, ben dinledim. Partimizle ilgili eleştirilerini dile getirdi. Kusura bakma, sen o kadar uzaktan, ta İzmir'den gelip bizi dinledin ya, bize yeter, anlattıklarımı unut, dedi. Erken seçim olur mu, olmaz mı, bilmiyorum. Ama biz yarın seçim olacakmış gibi hazırız."

CHP'YE OY VERMEYENLERİN BİZE DOĞRU YÖNELİŞİ VAR

CHP'den istifalarla ilgili görüşlerini bildiren Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, "Rakamlara takılmamak lazım" dedi ve ekledi:

"Gerçekten CHP'ye doğru bir yöneliş var. CHP'ye karşı önyargıların kırıldığını, üye sayılarımızın arttığını görüyoruz. Bize oy vermeyenlerin CHP'ye yakınlaşıyor olması, dikkat çekici. İstifalar doğal bir şey. İşe girmek için istifa etmek zorunda kalanlar var. Mecburen istifa ediyorlar. AK Parti, hastaneye, kamusal idarelere gidenleri AK Partili yapmıştı. Online üyelik diye bir şey var. Rakamlara çok takılmamak lazım. İşe gireceksiniz bir kamu dairesine mesela... AK Parti üyeliğinizin olup olmadığı sorgulanıyor. Önyargılar kırıldı. Vatandaş, bu iktidardan gerçekten bıkmış. Her gün kavga, ayrıştırmalar, canına tak etmiş. Pandemiyle birlikte ekonomik sıkıntılar katbekat arttı. İllallah etmişler. Çare, CHP... Yandaşa değil, vatandaşa el uzattı belediyelerimiz. Partimiz, örgütümüz, AK Partili belediyelerin olduğu şehirlere bile uzandı. İnsan ayırmadan, herkese yardım ediyor. Koskoca iktidar, 5 maskeyi dağıtamamıştı. Bizim belediyelerimiz, kolayca ulaştırdı. "

ANAYASA ÇIKIŞLARINI SAMİMİ VE CİDDİ BULMUYORUM, ÇÜNKÜ...

CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, yeni Anayasa hazırlanmasıyla ilgili iktidarın çıkışını değerlendirdi. Kılıç, ittifaklar konusunda da görüşlerini bildirdi:

"Siyaset, samimiyet gerektirir. Anayasalar, toplumsal mutabakat gerektirir. Toplumsal mutabakat varsa, zaten bir araya gelinir, o şartlar oluşturulur, anayasa değişir. Bir yandan kendisi gibi düşünmeyeni terörist ilan eden bir iktidar var. Onlardan nasıl bir anayasa beklenir ki... Oturup parti tüzüğü yazarlar ancak... Tüm kesimlerin görüşlerini almak zorundasın. Gündemi değiştirmek için, yeni anayasa diye ortaya çıkarsanız, kusura bakmayın, kimse sizi ciddiye almaz. Bir algı yaratmaya çalıştılar. İnsanlar ne konuşuyor? Anayasayı mı? Güvenlik sorunlarımız var, ekonomi kötü, esnaf berbat.. Gelin o zaman ucube sistemi, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini konuşalım. Hani her konuda huzur gelecekti? Ne oldu? Daha büyük bir felakete sürükledi bu ucube sistem.. Bu sistemi ülkeden defetmek lazım. Demokrasiyi konuşalım, özgürlükleri konuşalım. Anayasa değişikliği konusunu ciddi de bulmuyorum, samimi de bulmuyorum. Tüzüğümüz planımız belli. O çerçevede bir Millet İttifakımız var. Son dönemde en çok konuştuğumuz konu, güçlendirilmiş parlamenter sistem konusu. Zaman zaman ülkeye böyle tuzaklar kuruluyor. İktidar ne zaman bir sıkıntı yaşasa, maalesef kötü olaylar yeniden gündeme geliyor. Bu insanların milli duygularından faydalanmak için gündeme getiriyorlar. İttifakımız belli, onlarla çalışmaya devam ediyoruz. İleride kimler kimlerle yan yana gelir, onu zaman gösterir.  Erken seçim yapılmalı mı, yapılmamalı mı? Eğitim, sağlık, ekonomi, dış politika çökmüş durumda. Ülke yönetilemiyor. Bence yarın seçim olmalı ve bu iktidar gitmeli."

MÜNECCİM MİYİZ Kİ, BAKANIN O TOPLANTIYA GELECEĞİNİ BİLELİM!

Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Bayraklı'da büyük bir yıkıma yol açan deprem sonraki süreçle ilgili ağır eleştirilerde bulundu:

"Pandemi, deprem, sel, tsunami derken, İzmir'e meteor da düştü. Şimdi uzaylıları bekliyoruz! İzmir, bu felaketlerde kendine yakışır bir şekilde dayanışma örneği sergiledi. Vatandaş olarak, Büyükşehir olarak, ilçe belediyesi olarak... Bir anda organize oldular, tüm ihtiyaçları karşıladılar. Vatandaşlar mağdur olmasın diye ne gerekiyorsa yapıldı. Geldik, sürecin devamına... İşte o süreç, bakanlık tarafından şeffaf yürütülmedi. Bir orta- ağır hasarlı tartışması başladı. Bazı binalar orta hasarlı olduğu halde, ağır hasarlı yaptırıldı. Bazılarının talepleri karşılanmadı. Yıkılan 7 bina vardı. Yıkılan binaların olduğu yerden mi alacaklardı dairelerini, yoksa rezerv alandan mı, belli değildi.  Vatandaştan fikir alınıyormuş gibi yapıldı ama alınmadı. Vatandaş azarlandı. Önce oradaki mağdur insanların görüşlerinin alınması gerekiyordu. Yerel yönetimleri de sürece dahil etmeniz gerekiyordu. Milletvekilleri de sürecin dışında tutulamaz. AFAD toplantılarına çağrılmıyoruz. Bakanların gelişi, gidişiyle hiçbir mail gelmiyor, bilgilendirme olmuyor. Rıza Bey apartmanı daha çok gündemde oldu. Oranın park olması yönünde bir tartışma vardı. Kamuoyu oluştu. Onunla ilgili bir karar alındığını gördüm. Orada Valinin, bakanın olduğunu gördüm. Bu toplantıdan haberimiz yok. Bakanın geleceğinden bile haberimiz yok. Müneccim miyiz ki biz, nereden bileceğiz AFAD'da böyle bir toplantı olacağını? Bir krizi yönetirken bile parti devleti gibi yönetiyorsunuz! İzmir'in birlik beraberlik ruhuna aykırı bir tutumdur bu. Toplantıyı gerçekleştiren sen misin Hamza Dağ... Hamza bey, 'Hiç kimse özel davet edilmedi. Gelene hayır diyecek halimiz yok” diyor. Toplantıyı gerçekleştiren sen misin Hamza Dağ! Hangi toplantıya katılıp hangisine katılmayacağımıza sen mi karar vereceksin? Protokol nezaketinden uzak bir toplantı. Tunç Başkan misafir gibi oturtulmuş. Davet edilseydik, katılırdık elbette. Deprem komisyonu çağrılmalıydı demiyorum, tüm İzmir Milletvekilleri çağrılmalıydı. Tutumları, İzmir ruhunu da zedeledi. Tamamen şeffaflıktan, devlet ciddiyetinden uzak bir tutum sergileniyor.  Deprem komisyonunda 3.5 aydır çalışıyoruz. Hafta sonunda, cumartesi ve pazar günleri İzmir'de olacağız. Önümüzdeki hafta Valilikte AFAD'da toplantılar olacak. İzmir Büyükşehir'den bilgilendirme alacağız.  Devamında hem rezerv alanı hem de yıkılan binaların yerini göreceğiz. İki hafta önce bir toplantı yapıyorsunuz, bizi yok sayıyorsunuz. Bu kabul edilecek bir şey değil."

BU ÇALIŞMA, ÇOCUKLARIMIZIN YAŞAMLARINI KURTARACAK

İzmir depreminin ardından Büyükşehir Belediyesi’nin kentte imar sorunlarını çözmek için çalışmalarını yürüttüğü plan notları konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın "İlçeler plan yapsın" dediğini hatırlatan Sevda Erdan Kılıç, "İnsanlar, yıkılan evlerinin yerine ev yapılmasını istiyor ama mevcut mevzuat buna izin vermiyor. Büyükşehir, büyük bir ihtimalle oybirliğiyle bu kararı Meclis'ten geçirecek. Büyükşehirden karar çıktıktan sonra zaten muhakkak görüşürüz. Bir yanda yaşam, bir yanda mülkiyet hakkınız var. Zaman zaman zelişiyor mu, çelişiyor. Rapor hazırlandıktan sonra yeni bir deprem kanununa ihtiyacımız var. Yeni yönetmeliklere, yeni düzenlemelere ihtiyacımız olacak. Bu haliyle yasalar, yönetmelikler. birbiriyle çelişiyor. Belki daha net bir deprem kanunu olsaydı, bunlar yaşanmazdı. Bu komisyonu, o yüzden çok önemsiyorum. Çocuklarımızın yaşamlarını kurtaracak bir komisyon olarak görüyorum. Yeter ki iktidar samimi olsun" dedi.

ÇEŞME PROJESİ İÇİNDEKİ PROJELER NASIL UYGULANACAK?
Geçen hafta Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un, İzmir milletvekillerinin tamamını davet ederek Çeşme projesini anlatmasından çok memnun olduklarını belirten Kılıç, Çeşme projesiyle ilgili düşüncelerini şöyle özetledi:

"Şu anda projeyi destekliyorum yada desteklemiyorum demek doğru değil. Bakan bey bize bir sunum gerçekleştirdi. 12 ay turizmin devam etmesi hedeflenmiş. Uzunca bir sunumdu. Biz bakanı dinledik. Şimdi de Büyükşehir ve Çeşme belediyelerini dinleyeceğiz. Ondan sonra tavrımızı netleştireceğiz. Milletvekili arkadaşlarla da konuşacağız. Bilgilendirme notu istedik. Çok kısa notlar geldi. Ortak bir duruş sergilemek gerekiyor. Bunun içine odaları da katmak gerekiyor. Baştan her şeye karşı olmayı doğru bulmuyorum. Her şeye evet demeyi de doğru bulmuyorum. Çeşme projesi içinde yer alan projeler nasıl uygulanacak? Yoksa kağıt üzerinde çok güzel projeler anlatabiliriz birbirimize... Halk nasıl etkilenecek? Kimler rant elde edecek? Doğa nasıl etkilenecek? Rant varsa, tabii ki karşısında olurum. Her açıdan bakmak lazım. İzmir'in lehine olan hiçbir şeye karşı olmam. Ama doğaya, çevreye, mülkiyet haklarına gasp varsa, elbette karşı dururum. Çeşme projesi değil de rant projesiyse, mülkiyet hakkı, yaşam hakkı ihlal ediliyorsa, tabii ki karşısında dururuz."

İNCİRALTI İÇİN DE AYNI HAREKETİ BEKLİYORUZ

İnciraltı planlarıyla ilgili olarak da Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'dan aynı duyarlı davranışı beklediklerini dile getiren CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Orada, yani İnciraltı'nda çalışmalar devam ediyormuş. Devlet kurumlarına saygımız sonsuz. Yeter ki o ağırlığı koruyabilirsinler. Onların da bu ağırlığı kaldırmalarını bekliyoruz. Yeter ki devlet adamı ciddiyetiyle çalışabilsinler.  İzmir Büyükşehir'i dinledik. Tunç başkanımız bir surum yaptı İnciraltı konusunda... Bakanlığın kafasındaki projeyi de dinleyip bir görüş sergilemek gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, önümüzdeki hafta İzmir'e gelecekmiş. Kendisine buradan çağrı yapmak istiyorum. Çevre bakanından da, Kültür ve Turizm Bakanı gibi hepimizi çağırıp bizi bilgilendirmesini istiyorum.  Hem İnciraltı, hem deprem planları hakkında bilgilendirirse, memnun oluruz."

MAHKEME KARAR VERMİŞ, ISRARIN ANLAMI YOK

Karabağlar'da üniversite-toplu konut projesiyle ilgili tartışmalara da değinen Sevda Erdan Kılıç, bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

"Önce hukuka saygı duymayı öğreneceğiz. Eğer bir mahkeme kararı varsa, uygulamak lazım. Yaptıkları yeni plan değişikliğinde hiçbir değişiklik yok. Israrın anlamı yok. Oraya bir üniversite kararı verilmiş. Karabağlar'a değer katacak bir şey. O yüzden üniversite kararı alındı. Şimdi oraya sıkıştırılmış toplu konut projesi eklenmiş.  Vay efendim, yoksulların ev sahibi olmasını istemiyormuşuz! Ne münasebet! Bir kere bu ülkede yoksul olmasın, kimse evsiz olmasın istiyoruz. Biz evsizlerin sesiyiz. Belediyelerimiz kentsel dönüşüm projeleri yapıyor. Ama bir plan yapılırken, altı dolu olmalı. Orayı üniversite olsun diye vermişsiniz, sonra ev de yapacağım diyorsun. Olmaz. AK Parti Milletvekili Atilla Kaya bey bu işle çok uğraşıyor. Belki üniversiteyi Torbalı'ya götürmek istiyor diye düşünmeye başladım. Bir kere TOKİ yapacaksanız, üniversite kampüsüne yapamazsınız. Bu tutumunuzla, iki projeyi de baltalıyorsunuz. AK Parti, üniversiteleri bilim yuvası olarak görmüyor olabilir. Bizim için üniversite, bilim yuvasıdır.

 
Kokpite girdi, uçağa acil iniş yaptırdı
 
Başkan Gümrükçü'den bahar temizliği
YORUMLAR
Toplam 4 yorum var, 4 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 
KSKLİ 2 Mart 2021 Salı 03:58

iZMİR KLASİĞİ HERKES KONUŞUR HİÇBİR ŞEY OLMAZ.

Yorumu oyla      0      1  
Dönüşüm yalan oldu 1 Mart 2021 Pazartesi 16:50

Herkes biliyor ki bu alanın karşı tarafında bakanlık yıllar önce dönüşüm projesi açıklamıştı ama YAPAMADILAR. Şimdi de üniversite diye yola çıkıp TOKİ yapma peşindeler. Villada oturanlar vatandaşa TOKİ konutlarını layık görüyorlar. Ya konut yapın ya da üniversite ... biraz ondan biraz bundan olmaz.

Yorumu oyla      2      1  
İsmail Yıldız 1 Mart 2021 Pazartesi 15:17

Sayın Kılıç yaklaşımında haklıdır.. İzmir''in yararına ve Mülkyet hakkının da gözetildiği planları desteklemelerinden mutluluk duyarız.. İnciraltı plsnlarına kimi odaların yıllarca yaptıkları itirazlar hem İzmir''in bu çok değerli ekonomik bölgesine zarar vermiş, hem de bu bölge giderek kaçak yapılaşmanın işgaline açık hale gelmiştir..!

Yorumu oyla      2      3  
Servet 1 Mart 2021 Pazartesi 15:17

Rant nedır. Senelerce oy uğruna doğudan binlerce insanı İzmire taşıyıp devlet arazilerine yerleştirip onlara gecekondu yapmalarına göz yummak onları şimdı 8 katlı apartman sahibi yapmaktır. İnciraltının zavallı halkı topraklarını koruduğu için onları cezalandırmak ve onlardan çok az emsalli kamu yararlı bir planı esirgemek vatan severliktir. Taktir size bırakıyorum.

Yorumu oyla      1      5  
FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Kılıçdaroğlu İzmir’e geliyor!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 13 Mart tarihinde İzmir-Örnekköy’de ...
CHP'li Sındır: İzmir depreminin ardından Bakanlık ne yapmak istiyor?
CHP İzmir Milletvekili ve Deprem Komisyonu Üyesi İzmir Milletvekili Prof. ...
CHP Denizli Milletvekili partisinden istifa etti!
CHP Denizli Milletvekili Teoman Sancar, Twitter'dan yaptığı açıklamada, ...
 
CHP'den üyelik raporu... İllerde İzmir, ilçelerde Buca zirve takipçisi!
CHP'nin Online Üyelik Sistemi üzerinden partiye 156 bin 140 kişi başvuruda ...
CHP'li Kılıç: Bakımevlerinde denetim arttırılmalı
CHP İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, Gaziemir'deki engelli bakımevinde ...
CHP’li Bakan'dan yazar ve çevirmen teliflerinde vergi önerisi
CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, yazar ve çevirmenlerin telif gelirlerinden ...
 
Erbakan anması 9 partiyi buluşturdu
Eski başbakanlardan Necmettin Erbakan ölümünün 10. yılında Saadet Partisi ...
'Mesele ağaçsa, Avrupa'da birinciyiz!'
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Türkiye'nin en çok ...
'Bu sınır koruma değil insan hakları ihlalidir'
AK Parti'li Çelik, Yunanistan'ın göçmen tutumunu kınadı.
 
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Çiftçi yabancı şirketlere tarım topraklarını neden satıyor?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Naif ve sahici
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Muhtarken bunları yapabiliyorlarsa!
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Çocukların kalbinde yaşayacak!
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Tarım arazileri…
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Boğazlar sorunu
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Oturan boğa
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Hayatları Değiştiren Kadınlar
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Balık hafızası
Fatih YAPAR
Fatih YAPAR
Körfez kendini temizler mi?
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva