HABERLER>GÜNCEL
15 Ekim 2020 Perşembe - 16:58

Araştırmacı yazar Sefa Taşkın: Zeus'un ne işi var Berlin'de?

Bergama'da belediye başkanlığı yaptığı dönemde de Zeus Sunağı'nın ilçeye getirilmesi için büyük mücadeleler veren Taşkın, "O eserleri kimse satmamış, hediye de etmemiş, resmen çalmışlar. Taş yerinde ağırdır; Zeus Sunağı'nın gerçek evi Berlin değil, Bergama'dır; buraya mutlaka getirilmelidir" dedi.

Araştırmacı yazar Sefa Taşkın: Zeus un ne işi var Berlin de?

EGEDESONSÖZ - Bergama Belediye eski Başkanı, araştırmacı yazar Sefa Taşkın, SonSöz TV'de Zeus Sunağı ile ilgili çalışmaları anlattı. Gazeteci yazar Muhittin Akbel'in sorularını yanıtlayan Taşkın, "Sesimizi daha gür çıkarmalıyız. Bugüne kadar çağrılarımıza kulak asmayan Avrupa, sesimizi bir gün mutlaka duyacak, duymak zorunda. O büyük eser, en kısa zamanda evine dönmeli" dedi.

30 YILDIR ZEUS SUNAĞI'NI GERİ GETİRME MÜCADELESİ VERİYORUM
Sefa Taşkın, Zeus Sunağı'nın bunca yıldır neden Bergama'ya getirilemediğini, şu sözlerle anlattı: "Bergama, hem Ege, hem de Anadolu’nun tarihi eserler cenneti.  Anadolu, bir kültürler yatağı. Birçok halk ve kültür, Ege Bölgesi’nde izler bırakmış. Bunların en önemlilerinden biri de Bergama. M.Ö. 2. 3. Yüzyıllarda Bergama, yaklaşık 200 yıl Batı Anadolu’ya başkentlik eden Pergamon Krallığı’nın merkezi. Bu süre içinde çok önemli yapılar yapılmış. Bunların içinde en önemlisi Zeus Sunağı... Dünyanın 8. Harikası denilecek önemli bir yapı. Zeus Sunağı, zaman içerisinde yaşanan felaketler ve savaşlar sonucu yıkılmış. 1863 yılında Bergama – Dikili arasında yol yapmak için bir Alman mühendis gelmiş. O zaman Prusya adındaki Almanya’da, Carl Humann isimli, yol yapmak için görevlendirilmiş mühendise taş gerekiyor. Bergama Kalesi’ne taş için çıktığında, Zeus Sunağı’nın heykellerini görüyor ve bir özellik olduğunu anlayıp Berlin’le irtibata geçiyor. Berlin’in önemli bürokratları buraya gelmiş. Büyük bir yapının parçaları olduğunu anlayıp tarihsel araştırmalar sonucunda Zeus Sunağı olduğu anlaşılmış. Daha sonra bu yapı, Berlin’e götürülmüş. Orada bir müzenin içinde sergilenmiş. Daha sonra bazı izinlerle kaçırılan sunağın geri kalan parçaları Almanlara verilmiş. Biz Bergama’da 30 yıl önce bunun doğru bir şey olmadığını, tarihi eserlerin yapıldığı yerlerde sergilenmesi , geri verilmesi gerektiğini, etik ve hukuk yönünden eserlerimizin Berlin'de bulundurulmasının doğru olmadığını ifade ettik. 1964’te de Venedik Tüzüğü ile ‘tarihi eserler mücbir sebepler olmadıkça yapıldığı yerde sergilenmelidir’ diye bir anlaşma yapıldı. Bu anlamda Bergama'dan başlayarak büyük bir kampanya başlattık. O zamanki bilgilerimiz çok derin değildi. Berlin’de olmayacağını, Bergama’ya geri getirilmesini istedik. 2 defa Berlin’e gittik. 1 milyona yakın imza topladık. Bu, en büyük toplumsal kampanyaydı. Bu bir dalgalanma yarattı. Türkiye’de ilk defa tarihi eserlere sahip çıkılması ve getirilmesi adına bir kampanya başlatılmıştı. Amerika ve İngiltere’de bu konuda araştırmalar yapıldı. Zaman içerisinde başka konularda dikkatler yoğunlaşınca, Zeus Sunağı konusuna ağırlık veremedik. O dönemde Kültür Bakanlığı, bu konuda gayret sarf etti. Bu konuda mesafe alabilmek için bilgi sahibi olmak gerekiyor. Aradan zaman geçti ama son 7-8 senede iletişimin gelişmesi ile beraber konu üzerinde yeni bilgilere ulaştık. Zeus Sunağı’nın Bergama’ya getirilmesi, sadece naif bir isteğin ötesinde, gerçekten hukuki temelleri olan bir düzlemdi ve bunu biz dile getirmeye başladık. Tarihi eser kaçakçılığının başlangıcı ve meşrulaştıran durumudur, Zeus Sunağı’nın Almanya’ya götürülmesi. Zeus Sunağı’nın Bergama’ya yakışmasının ötesinde böyle bir haksızlık ve hukuksuzluğa hatta şaibeye son vermek gerekiyor."

ZEUS SUNAĞI, EGE KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMLİ BİR SİMGESİDİR
"Avrupa'ya sesimizi duyurmak, derdimizi anlatmak için çırpınıyoruz. Bugün bizi duymasalar, duymak istemeseler de sesimizi mutlaka duyacaklar. Duymak zorundalar. 21. Yüzyılda, evrensel  dünyanın haksızlıkları ve yanlışlıkları kabul etmeleri mümkün değil. Zeus Sunağı’nın Bergama’dan Berlin’e götürülmesi, mantığa, sosyolojiye, matematiğe, hukuka uygun değil. Bir Osmanlı Paşası gidecek, Eyfel Kulesi’ni sökecek, İzmir’e dikecek! Böyle bir şey olabilir mi? Onlar, o kentlerin simgeleri. Zeus Sunağı da Ege kültürünün simgesidir. Zeus'un ne işi var Berlin’de? Zamanında öyle ya da böyle ,koruma amaçlı veya onur sahibi olmak amaçlı götürüldü ve yıllardır korundu. Peki ,tamam, teşekkür ederiz. Artık Zeus Sunağı, Bergama’ya geri gelmelidir. Bunu birçok Alman aydın da anlatıyor. Bizim bu bilgileri aldığımız en önemli araştırmacılardan biri, Philip van der Berg’tir.Sunağın Bergama'dan nasıl kaçırıldığını anlatmış yazdığı kitaplarda."

TARİHTE ORADA HİÇBİR ZAMAN KİREÇ OCAĞI OLMADI
"Zeus Sunağı’nın yurtdışında bulunması, doğru ve hukuki değildir. Tarihi eserler için, satın alıyorlar, diye bir söylenti var. Tarihi eserler satın alınamaz. Zeus Sunağı, taşınamaz bir yapıdır. Mesela İzmir’deki Hükümet Konağı’nı sökeceksiniz, parça parça alıp Roma’ya götüreceksiniz. Böyle bir şey mümkün mü? Etik olarak mümkün değildir. İkincisi de hukuki olarak mümkün değildir. Bu çizgi üzerinden yürüdüğünüzde Zeus Sunağı’nın geriye gelmesi mümkündür. Gerek Türkiye’de, gerek Avrupa’da bazı çevreler, Zeus Sunağı ve tarihi eserler hakkında bir algı yaratmışlar. Bu algılardan birincisi ‘biz bunları götürmeseydik, vandal Türk köylüsü bunlardan anlamaz, kırıp parçalayıp kireç yapardı’ şeklinde. Berlin’deki müzenin girişinde bu söz yazar. Bergama’da İbni Batuta’dan tutun, Katip Çelebi’ye kadar gelen gezginlerin hiçbirinin yazdıklarında Zeus Sunağı’nın olduğu yerde kireç ocağı olduğu yazmamaktadır. Bergama’nın aşağı tarafında bilgisizlikten olmuştur ama bu Atina’da da olmuştur, Roma’da da olmuştur. Zeus Sunağı ile ilgili böyle bir belge yoktur. Bu algıyı bize inandırmışlar. İkinci algı da ‘Padişah Abdülhamit efendi de bunları satmış, hediye etmiş’ şeklinde. Tarihsel olarak böyle bir veri yoktur. Zeus Sunağı’nın 1878’e kadar zaten önemli bir kısmı kaçırılmış. 1869’da Osmanlı, bir yasa çıkarmış ‘Asar-ı Atika’ yasası diye. Tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını yasaklamış. Buna rağmen gizlice kaçırmışlar ama elbette burada yerli işbirlikçileri kullanmışlardır. 1874’te bir yasa daha çıkarmışlar. ‘Üçte bir’ yasası diye.. Bu, çok komik bir yasa. Alman bürokrasinin ve Alman Prensi 3. Fredrich'in baskılarıyla çıkarılmış bir yasa. Güya bir tarihi eser bulunca, 3’te 1’i toprak sahibine, 3’te 1’i devlete ve 3’te 1’i de kazı yapana verilecek. Bu paylaşımı da İzmir’deki Osmanlı Bankası müdürü olan, yine bir Alman yapacak. Peki heykeli nasıl 3’e böleceksiniz?  Osmanlı bürokrasisi buradaki yanlışı görmüş, uygulamamış. Abdülhamit, 1876 yılında tahta geçmiş. İki yıl sonra Osmanlı – Rus savaşı başlamış. Osmanlı, Almanya’dan aracı olması istemiş. Berlin’de bir antlaşma yapmışlar. Bu arada ilginç olan, padişaha korkunç bir baskı yapmışlar. Almanların aklı Zeus Sunağı’nda. Şaka değil. Padişah, 20 bin mark bağış karşılığında imza veriyor. Bugünün karşılığında 75 bin euro yapıyor. Bu durumda padişah o eserleri sattı, denebilir mi? Bunu bize algıyla yedirmişler. Bir noktaya kadar direnebilmiş Osmanlı."

MESLEK ODALARI VE ÜNİVERSİTELER, KAMPANYAYA DESTEK VERMELİ
"Ben Sefa Taşkın olarak, yazarlık sorumluluğu ile ‘Taş yerinde ağırdır’ başlığı ile sosyal medya platformunda bu bilgileri aktarıyorum. Biraz önce bahsettiğimiz bu olumsuz algıyı değiştirmek için de kanıtlar sunuyorum. Aydınlarımızın, meslek odalarımızın, üniversitelerimizin de bu konuyu ciddiyetle ele alıp irdelemesi gerekiyor. Bu ülkede ne kadar çok tarihçi, arkeolog, üniversite var. Bu, Anadolu’nun kimlik meselesidir. Bu toprakların bütün kültürel mirasları bizimdir. Bu bilince sahip çıkılmalı. Bu topraklarda olan eserleri ,Bizans'tan kalma diye itecek miyiz? Hayır. Bunlar, bizim mirasımız. Bunlara sahip çıkmaktan, tekrarlayıp yüksek sesle söylemekten çekinmemek lazım. Tüm meslek odaları, İzmir'deki 9 üniversite, Zeus'u Bergama'ya getirme çabalarımıza destek vermeli."

ZEUS'U ALMANLAR'DAN İSTEMEK, HİÇ DE AYIP DEĞİL
Zeus için geçmişte ve bugün verilen mücadelenin yeterli olup olmadığı yönünde görüşünü belirten Sefa Taşkın, şunları söyledi:

"Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, 3 bin 700 eserin ülkemine geri getirilmesini sağladı. Fakat Zeus'a gelince, orada büyük bir dirençle karşılaştı. Ertuğrul Bey'in yaşadığını biz de yaşadık. Bizi şovenistlikle suçladılar. O sözlere aldırmamak lazım. Milliyetçi Almanlar, Zeus'u istediğimizde küplere biniyorlar. 30 yıl önce biz de aynı dirençle karşılaştık. Bizim yanlışlarımız vardır. Fakat Almanların yanlışları, daha fazladır.  İkinci Dünya Savaşı yıllarında Zeus Sunağı’nın olduğu Berlin Müzesi’nin resimleri yayınlandı. Müze, bombaların hedefi olmuş. Bir kadın, bombanın yol açtığı kirliliği temizliyor. Eserimizi Almanlar böyle mi korumuş? Ertuğrul Günay, zamanında çok çaba sarf etmiştir. Birçok eserle ilgili keşke, Kültür Bakanlığı olarak, Almanya'ya resmen müracat etseydi, Zeus Sunağı'nı resmi olarak isteseydi. Keşke hukuki hazırlığı yapsaydı. Zeus'u istemek, ayıp değil ki... Biz, yargı boyutunu sivil olarak yapacağız ama bunu yapmak aslında devletimize yakışır. Ertuğrul Bey, ‘Ayasofya'yı cami yaparsanız, Avrupa sizin eserlerini geri vermez" sözü var. Siyasi platformda böyle söylemler olabilir ama şu bir gerçektir; Ayasofya, öyle ya da böyle, müze de olsa, cami de olsa, kilise de olsa, İstanbul’dadır. Zeus Sunağı ise kaçırılmıştır. Hem etik olarak, hem de hukuken doğru değildir. Böyle bir söylemde bulunmaya Almanların hakkı yoktur."

HÜKÜMET NEZDİNDE VERİLEN MÜCADELE YETERLİ DEĞİLDİR
"Kültür Bakanlığı’nın, yurtdışına çıkarılan eserler ile ilgili çalışmalar yaptığını biliyorum. Zeus Sunağı konusunda resmi bir girişim yok. Bir bilgi ve hazırlık var, ancak herhangi bir girişim söz konusu değil. Alman Devleti, Zeus Sunağı’nın bulunduğu parçaları Prusya Vakfı’na vermiş ve vakıf ‘kimse benden böyle bir talepte bulunmadı’ diye açıklama yapıyor. İzmir genelinde önemli bir mücadele veriyoruz. Mesela, İzmir Büyükşehir Belediyesi, Bergama’da meclis toplantısı yaptı. Bergama'daki tarihi Asklepion Tiyatrosu’ndaki oturumda, Türkiye, kültür tarihi için çok önemli bir karar aldı. Oybirliğiyle,  ‘Zeus Sunağı Bergama’ya aittir. Bergama’ya geri getirilmesi için İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı elinden gelen her şeyi yapacaktır’ kararı çıktı. Bu karar, belediye meclis tutanaklarına geçmiş ve valilik tarafından onaylanmıştır. Üstelik, tam bir ulusal birlik içerisinde böyle bir karar verilmiştir. Bu çok güzel bir karardır. Belediye Başkanımız Tunç Soyer, bu konuda son derece duyarlı ve bilgili biri. Zeus için girişimde bulunmaya hazır. Meclis üyeleri ile birlikte böyle bir komite ve komisyon kurduğunu biliyorum. Bu konuya İzmir Valiliği, İçişleri Bakanlığı, Turizm Bakanlığı da katılmalı. Zeus Sunağı’nı Almanya’dan geri istemek ayıp değil. Bu konuda son derece haklı olduğumuzu görüyorum. Vermek istemeyeceklerdir ama bu konuda önemli olan sizin direncinizdir. Almanya gibi bir ülke, böyle bir şeyi zaten kabul edemez. Almanya kimleri yetiştirmedi ki... Beethoven, Goethe, Bach, Karl Marks... İnsanlık kültürüne çok önemli değerler katan aydınlar yetiştirdi.  Türkiye, iki baro mu, üç baro mu, diye tartışacağına, Zeus Sunağı nasıl geri getirilebilir, diye tartışmalı. Vatan toprağına sahip çıkılmalı. Meslek odaları, aynı şekilde, o eser nasıl sökülmüş, buraya nasıl gelir, burada nasıl bir müze inşa edilir, bunları düşünsünler. Bu bir kültürel davadır. İzmir Büyükşehir Meclisi, sadece kamuoyu için değil, Zeus Sunağı’nın geri gelmesi için bir çalışma yapma kararı aldı. Bir sorumluluk üstlendi ve karar çok açık. Bunu, bir yukarı aşamaya getirmek için, Valilik ve Büyükşehir bir araya gelecektir ve Kültür Bakanlığı’na götüreceklerdir. Bizden yardım istendiği zaman, elimizden geleni yaparız. Bu sorun, artık bir devlet sorunu olmalıdır. Belediyemiz böyle bir girişim yaptığı zaman, biz halk olarak da arkasındayız."

 
Menemen’den Azerbaycan’a 'yanınızdayız' mesajı
 
Akdeniz'de sardalya bolluğu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Valilik duyurdu: İzmir'de yeni korona önlemleri!
İzmir İl Hıfzısıhha Kurulu, sağlık sektöründe staj yapacak öğrencilerin ...
Dışişleri Bakanlığı'ndan Ermenistan'a kınama
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ''Ermenistan’ın, Azerbaycan’ın ...
Başkan cinayetinde tahliye kararına tepki
Konya'da, Doğanhisar İlçe Belediye eski Başkanı İhsan Öztoklu'nun bıçaklı ...
 
İzmir'de sahte içki kabusu sürüyor: Beyin ölümü gerçekleşti
İzmir'in Foça ilçesinde, sahte içki içtikten sonra fenalaşan Barbaros ...
Işılay Saygın'ın mirasını mahkeme paylaştıracak
Turizm ve Çevre eski bakanı Işılay Saygın'ın geçen yıl 72 yayında yaşamını ...
Yunanistan'ın sözde "görünmez" denizaltıları!
Yunanistan'da Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri "görünmeden" tespit ettiği ...
 
İzmir'de aralıksız 'sahte içki' baskını!
İzmir'de, sahte içkiye bağlı ölümlerin ardından Çiğli ilçesindeki bir ...
Erdoğan'dan üniversitelerde yüz yüze eğitim açıklaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan, en kısa sürede diğer eğitim öğretim kademelerinde ...
Enis Berberoğlu kararına itiraza ret
Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) milletvekilliği düşürülen Enis Berberoğlu ...
 
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Prof. Dr. Mustafa KAYMAKÇI
Ekmek, ama nasıl?
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Küçük partiler nasıl ''tek taş pırlanta'' oldu?
Tayfun MARO
Tayfun MARO
#İzmirTarımı
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
65 yaş üstünden küçük bir talep!
Cumhur BULUT
Cumhur BULUT
Millet Düşmanları, enternasyonalistler, bölücüler ve gizli ajandalar
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Üç Türk’ten biri aşı olmak istemiyor…
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Şiir üzerine
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Arpa boyu yol
Kemal ANADOL
Kemal ANADOL
İstikşafî görüşmeler
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Bu da geçer
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva