HABERLER>POLİTİKA
1 Aralık 2020 Salı - 10:46

Akşener'den çağrı: Asgari ücret 3 bin TL olmalı!

İYİ Parti lideri Akşener, asgari ücretin 3000 lira olması gerektiğini açıklarken, "Devletimiz de, çalışanımızın gelir vergisini ve SGK primini üstlensin. Böylece, asgari ücretle çalışan vatandaşımızın eline, net 3000 lira geçerken, işverene olan maliyeti ise 3458 lira olmaya devam etsin" dedi.

Akşener den çağrı: Asgari ücret 3 bin TL olmalı!

İYİ Parti lideri Meral Akşener partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün açıkladığı yeni koronavirüs tedbirlerine değinerek konuşmasına başlayan Akşener, “Şubat ayından bu yana, dünyayı saran pandemiyle ilgili iktidarı uyarıyoruz. Bazı ülkelerin hatalarından ders çıkarırlar diye umduk, olmadı.Dar günde, vatandaşlarının yanında olurlar diye bekledik, olmadı. Vatandaşımızın sağlığı, canı için yaptığımız önerilere kulak asar, adımlar atar diye bekledik, olmadı. Salgının ikinci dalgasının ayak sesleri geldiğinde, uyarı ve önerilerimizi tekrarladım. Pandeminin başından bu yana gayretli gördüğümüz Sağlık Bakanı’nı da, alınan her karara tebelleş olan Sayın Erdoğan’ı da uyardım. “Bu işin bedeli ağır olacak. Milletimizi bu belaya karşı, korumasız bırakıyorsunuz. Önerilerimizi yerine getirin.” dedim. Ama maalesef, Sayın Erdoğan, ekonomiden teknolojiye, hukuktan tarihe, sanayiden sağlığa, her konuyu en iyi bilen olduğu için, yaptığımız hiçbir uyarıyı, hiçbir önerimizi dinlemedi. Aylarca, vaka sayılarını saklayıp, sadece hasta sayılarını açıklayarak, herkesi kandırabileceklerini sandılar. O da olmadı. Sadece kendilerini kandırdılar” dedi.

"HER YERDE TABLO VAHİM"
Akşener, konuşmasında, “Memlekette pandemi başını alıp, dünyada üçüncü sıraya çıkınca, bu sefer dönüp dünyayı işaret edip, dediler ki, “Bakın her yerde tablo vahim.” Sayın Erdoğan; aylardır, “Çok iyi durumdayız. Zaten şehir hastanelerimiz var.” diye, caka satarken iyiydi de, Dünyadaki duruma işaret etmek, şimdi milletimiz virüsten kırılırken mi aklına geldi? Ayıptır, günahtır. 83 milyonun vebalini taşıyorsunuz. Ama daha bunun ağırlığını bile kavrayamıyorsunuz. Evet, dünyada durumu kötü olan ülkeler var.Ama, ikinci dalgaya karşı, kendini koruyabilmiş ülkeler de var. Sizin işiniz, kötü olan ülkeleri göstermek değil, Türkiye’yi durumu iyi olan ülkeler arasına sokmaktı. Ama söz konusu olan vatandaşlarımızın canıyken bile; siyaset iletişimiyle, algı yönetimiyle, propagandayla sorumluluktan kaçabileceğinizi sandınız. Canı yanan milletimizin, yaşadığı gerçek ortadayken, yalanların yatsıya kadar süreceğini, gerçeğin kapımızı çalacağını görmediniz. Artık yüzlerinizde, milletine yalan söylemiş bir iktidarın, kapkara lekesi var. İlk seçimde milletimizin karşısına bu lekeyle çıkmak zorunda kalacaksınız” ifadelerini kullandı.

"TEK SORUMLU VAR, SENSİN"
“Peki sonunda ne oldu?” diye sözlerini sürdüren İYİ Parti lideri, “Pandemi ülkemizi sardı. Onlarsa işi götürüp, varlıklarıyla gurur duyduğumuz, sağlık ordumuzun sırtına yıktılar. Sorumluluğu, önerilerine kulak asmadıkları, Bilim Kurulu’nun üzerine yıktılar. Ardından da vatandaşlarımızı suçladılar. Sen mitingler yapıp, millete çay atmakta sakınca görmeyince, elbette, her şeyin yolunda olduğunu düşünüp, kurallara uymayan vatandaşlarımız oldu. Ama iktidar olarak senin görevin, bütün vatandaşlarımızı koruyacak önlemleri almaktı. Hayatı paradan puldan, yönetmeyi de, eşi dostu zengin etmekten ibaret sanan bir zihniyetin, ülkemize faturası ağır oluyor. Bakıyorsunuz, yine ellerini yıkamışlar, yine hiçbir suçları yok… Yok öyle yağma Sayın Erdoğan! Ekonomiyi damadının, Pandemi’yi de vatandaşın üzerine yıkıp, bu işten elini yıkayıp çıkamazsın. Madem tek adam düzenini kurdun, o zaman tek sorumlu var, o da sensin! Madem siyasi rantın, kırıntısını görünce üzerine atlıyorsun, başarısızlıkları da bir zahmet üstleneceksin” dedi.

Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

“Pandeminin ikinci dalgası Türkiye’ye pahalıya mal oldu. Bu süreçte, laf kalabalığıyla günü geçiştirmek yerine, somut adımlar atılması gerekiyor. Bu amaçla milletvekillerimiz, salgının başından beri yaptıkları gibi, süreci yakından takip ettiler, soru önergeleri verdiler, kanun teklifleri verdiler.

Milletin sesi olmaya, milletin gerçeklerini iktidara anlatmaya çalıştılar. Mesela dediler ki; ‘Türkiye’ye getirilecek aşılar, tüm vatandaşlarımıza ücretsiz yapılsın.’ Hepimizin sağlığı için yaptığımız bu öneri, Cumhur ittifakının oylarıyla reddedildi. İktidarın vekilleri reddetti ama, Sayın Erdoğan dün akşam çıkıp, ‘Aşılar ücretsiz yapılacak’ dedi. Güler misin, ağlar mısın? Mesela milletvekillerimiz dedi ki; ‘Pandemi nedeniyle işyerini kapatmak zorunda kalan işletmelere, 2021 yılı bütçesinde ödenek konulmadı. Esnafımıza 6 ay süreyle, aylık 2 bin lira destek ödemesi yapılsın.’ Esnafımızı ferahlatmak için yaptığımız bu öneri, Cumhur ittifakının oylarıyla reddedildi. Peki dün akşam bu konularda tek bir söz duyan oldu mu? Yok. Siyasi ranta gelince, topa giren Sayın Erdoğan, esnafa gelince ıslık çalmayı tercih etti. Milletimiz için istedik, Cumhur ittifakı reddetti. Esnafımız için önerdik, Cumhur ittifakı reddetti. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti devleti, milletine ücretsiz aşı yapabilecek bir devlettir. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti, zordaki esnafına, aylık 2 bin lira destek verebilecek bir ülkedir. Ama maalesef Türkiye’yi yöneten bu iktidar, milletimizi önemsemiyor, esnafımızı önemsemiyor. Millet namına iyi olan ne varsa, küçük ortağıyla birlikte, parmak kaldırıp engel oluyorlar. Tek dertleri var, o da koltukları…”

"BU İKTİDAR ÖMRÜNÜ TAMAMLAMIŞTIR"
“Bunun son örneğine Sayın Erdoğan’ın dün akşamki konuşmasında hep beraber şahit olduk” diyen Meral Akşener, “Milletimiz dün akşam Cumhurbaşkanı’nın konuşmasını bekledi. Ne diyecek, nasıl önlemler açıklayacak, merak etti. Çünkü bütün bilgiler onda.Yetki onda.İmkan onda. Ama o gitti, yine yarım yamalak önlemler açıkladı. Siyasi hesaplarla, ürkek adımlar atıp, milletin sağlığını, canını riske atmaya devam ediyorlar. Bilim insanlarının tamamı en az 14 günlük kapanma diye ısrar ediyor. Sayın Erdoğan’ın umurunda değil. Millet canının derdinde, ülkenin birliğinin sembolü olması gereken Cumhurbaşkanı,hala siyasi kavga peşinde. Bıkmadın mı Sayın Erdoğan? Millet canının derdinde, canının. Önce birlik diyorsun, sonra o birliği sen parçalıyorsun. Böyle bir dönemde, en son ihtiyacımız olan kamplaşmak, kavga etmek. Ama sen hala ötekileştirme, kamplaştırma peşindesin.Böyle olmaz Sayın Erdoğan! Böyle devlet yönetilmez. Yapma! Gün, siyaset yapma günü değil. Gün, topyekûn mücadele günü. Felaket geldi kapımıza dayandı. Yaraları sarmak yerine, kafa göz yarmak, devlet insanlığına sığmaz.Sana düşen, millete örnek olmak, rehber olmak, bu cendereden en az hasarla çıkmamızı sağlamak. Sana düşen, nasıl ölmeyeceğiz, onu anlatmak. Sana düşen, esnafımıza, çalışanlarımıza hangi destekleri vereceksin, onu anlatmak. Sana düşen, vatandaşlarımızdan ne bekliyorsun, sen onlara ne vereceksin, bunları anlatmak. Masal anlatmayı bırak Sayın Erdoğan! Bu millet tarihini de, değerlerini de, senden önce olduğu gibi, senden sonra da korumasını bilir. Şimdi bütün mesele, milletin canını, birliğini, dirliğini, sağlığını korumak. Bunları nasıl yapacaksın sen asıl onu anlat! Buradan ilan ediyorum; bu iktidarın millete verecek hiçbir şeyi kalmamıştır. Bu iktidar, ömrünü tamamlamıştır. Bu iktidar, millet iradesine değil, sarayzadelerin keyfine teslim olmuştur. Bu iktidar, milletimiz için, pandemi kadar tehlikeli bir hale gelmiştir. Sayın Erdoğan; salgın sürecini kötü yönettiğinizi, tedbirlerde geç kaldığınızı, artık herkes biliyor. Gerçeklerle yüzleşme vakti, artık geldi de geçiyor. Derhal 14 günlük sokağa çıkma yasağını uygulayın. Bunu yaparken de vatandaşımızın mağduriyetini önleyecek önlemleri eksiksiz alın. Zararın neresinden dönersek kardır. Zaman, Türk Milleti’nin sağlığını, canını koruma zamanı, siyasi rant kovalama zamanı değil” ifadelerini kullandı.

BORSA İSTANBUL HİSSESİNİN SATIŞI
Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk hissesinin Katar’a satılmasınaı eleştiren Akşener, “Dünyanın alışveriş çılgınlığına sahne olduğu sırada, Türkiye’de bir başka alışveriş çılgınlığı oldu. Sadece mağazalarda değil, Sayın Erdoğan ve Katar Emiri’nin huzurunda, çok daha büyük satışlar oldu. İstanbul’daki önemli bir alışveriş merkeziyle, Varlık Fonu’na devredilmiş Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesi, Katar Devleti’nin fonu tarafından satın alındı. Bu satışların yanında, içeriği henüz açıklanmayan bir dizi anlaşma yapıldı. Bu anlaşmaların konuları arasında limanlar, Haliç, su kaynaklarımız, hatta aile ve kadınlarla ilgili bir mutabakat bile var. Altını önemle çizmek istiyorum: Birçok devlet ya da şirket, yabancı borsalara ortak oluyor, yatırımlar yapıyor. Biz yabancı sermayeye, ya da yatırımlara karşı değiliz. Ancak, gelişmiş ülkelerde, bu tür satışlar ya da yatırımlarla ilgili olarak kamuoyuna bilgi verilir. Şu nedenle, şu şartlarda, şöyle bir anlaşma yaptık denir. Devlet, ‘Ticari sır’ maskesinin ardına saklanmaz. O yüzden, gizli saklı, yangından mal kaçırır gibi yapılan bu anlaşmaların akıbetini, dikkatle takip edeceğiz” diye konuştu.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİ
İYİ Parti lideri Akşener, 2021 bütçesi görüşmeleri hakkında ise, “Bütçeyle ilgili komisyonda muhalefetin verdiği hiçbir önerge kabul edilmedi. Bu durumu demokrasiyle bağdaştırmak mümkün değil. Sonuç olarak, 2021 yılı bütçesi, Enerjisi bitmiş bir Hükümetin, milletin hiçbir sorununu çözmeyen bir bütçesi olarak tarihe geçecektir” dedi. Akşener, “AK Parti iktidarı ve Sayın Erdoğan, milletin dertlerine sırtını dönmüş, yalnızca iktidarda kalabilmenin hesaplarıyla meşgul. Büyük bölümü, asgari ücretle geçinmek zorunda kalan milletimiz, umurlarında bile değil” ifadelerini kullandı.

Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

“İYİ Parti olarak, kurulduğumuz günden beri, sürdürülebilir bir büyümenin, ancak üretimle, istihdam yaratarak sağlanacağını söylüyoruz. İktidarın yanlış politikaları sonucu, vatandaşımızın borçlanmadan yaşayabilmesi imkansız hale geldi. Bu iktidar, Türk milletine zenginliği değil, yönetilebilir bir fakirliği layık gördü. Pandemide bile, vatandaşına doğrudan destek olmayı aklından geçirmeyen, sadece kredilerle borçlandırmayı ve askıda ekmeği reva gören bir iktidar var. AK Parti iktidarında, hane halkı borcunun milli gelire oranı, tam 10 kat artarak yüzde 17’ye, reel sektör borcunun, milli gelire oranı ise, 3 kat artarak yüzde 74’e ulaştı. Şirketlerimizi ve vatandaşımızı, her geçen gün daha da borçlandıran, istihdam sağlayamayan bu iktidarın, artık sonuna geldiğimiz açık. Milletimizin her bir ferdinin kendine şunu sormasını istiyorum; ekonomik durumumuz, bir önceki aya göre daha mı iyi, yoksa daha mı kötü? Dolayısıyla, iktidar ülkeyi bir önceki aya göre, daha mı iyi yönetiyor, yoksa daha mı kötü yönetiyor? Bu sorunun cevabını biliyoruz. Bu sorunun cevabını, çarşıda, pazarda, ay sonunda hep birlikte yaşıyoruz. Demokrasi işte bunun için vardır. Millet, işlerin kötüye gittiğini gördüğünde, sandıkta gereğini yapar. Millet iradesi, şaşmaz bir tartıdır. Ve her siyasi parti o tartıya çıkar, gerçekle yüzleşir. Yüzleşmemiz gereken o gerçeklerden biri de, Asgari Ücret konusudur. Çünkü Asgari Ücret, evine ekmek götürmekte zorluk çeken, 10 milyondan fazla haneyi ilgilendirir. Çünkü Asgari Ücret, en küçükten en büyüğe, bütün şirketlerimizi ilgilendirir. Çünkü Asgari Ücret, zor durumda olan tüm esnaflarımızı ilgilendirir. Çünkü Asgari Ücret, iş bekleyen 5 milyondan fazla insanımızı, kayıt dışında çalışmak zorunda kalan, 10 milyona yakın vatandaşımızı ilgilendirir.”

“ASGARİ ÜCRET 3000 LİRA OLSUN, İŞVERENE MALİYET ARTMASIN”
4 Aralık’ta başlayan asgari ücret görüşmeleri öncesi, işçiler ve işverenler açısından asgari ücreti değerlendiren Akşener, “Oynanmış TÜİK verilerine göre bile; iş bulmaktan umudunu kesmiş vatandaşlarımızın sayısı, işsiz vatandaşlarımızdan daha fazla. Bir an önce, başta gençlerimiz olmak üzere, vatandaşımızın güvencesizliğini azaltıp, insana yakışan işlerin sağlanacağı, bir yatırım ortamını oluşturmamız gerekiyor. Vatandaşlarımızın satın alma gücünü, onları daha da borçlandırarak değil, daimi kazançlarını arttıracak şekilde yapmamız gerekiyor. Bunun yolu da, başta dar gelirliler olmak üzere, çalışanlarımızın ücretlerini arttırmamızdan geçiyor. Biz bunu söyleyince, şirketlerimiz; ‘Benim üzerimdeki işgücü maliyetlerini, daha da arttırırsanız, ya iflas ederim ya da istihdamımı azaltmam gerekir’ diyecekler. Bunu söylemekte çok haklılar! Şirketlerimizin üzerindeki maliyetler, izlenen kötü politikalar sonucunda, şirketlerimizi zarar ettirip, iflasa sürükleyecek derecede arttı. Özellikle küçük ölçekli şirketlerimiz, esnafımız, çalışanlarının sigorta primlerini, karşılayamaz duruma geldi. O yüzden, işverenlerimizin yeniden istihdam yaratabilmeleri için, üzerlerindeki maliyetleri, mutlaka düşürmemiz gerek. Acilen, istihdam yaratan bir büyüme modeline geçmemiz gerekiyor. Vatandaşlarını borçlandırmadan, ihtiyaçlarını karşılayacak bir ekonomik modeli uygulamamız gerekiyor. İşverenlerinin daha fazla istihdam yaratmalarını sağlayacak, bir yatırım iklimini oluşturmamız gerekiyor. Bunun için de, herkesi memnun edecek bir asgari ücret düzenlemesini, uygulamaya koymamız şart” dedi.

“Mevcut durumda, brüt asgari ücret 2943 lira. Gelir vergisi, SGK primi ve işsizlik sigortası fonu kesintileri yapıldıktan sonra, çalışanımızın eline net, 2325 lira geçiyor.Diğer taraftan, asgari ücretli bir çalışanı istihdam etmek için, işverenimizin cebinden ise 3458 lira çıkıyor. Bu hem maaşı kuşa dönen çalışanımız açısından, hem de yüksek bir maliyet üstlenen işverenimiz açısından, kabul edilebilir bir durum değil” diyen Akşener, “Bizim önerimiz şudur: Brüt asgari ücreti 3000 liraya çıkarıp, asgari ücretli çalışanımıza brüt kazancının tamamını ödeyelim. Yani, işverenimiz, çalıştırdığı asgari ücretli vatandaşımızın, gelir vergisini ve SGK primini, devlete değil çalışanına versin. Devletimiz de, çalışanımızın gelir vergisini ve SGK primini üstlensin.Böylece, asgari ücretle çalışan vatandaşımızın eline, net 3000 lira geçerken, işverene olan maliyeti ise 3458 lira olmaya devam etsin. Yani; çalışanımızın eline geçen asgari ücreti, 2325 liradan, 3000 liraya çıkaralım, ama, işverene olan maliyetini de arttırmayalım. Ayrıca, bu düzenleme sadece asgari ücretliyi kapsamasın. Asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanların da, asgari ücretten doğan SGK primini ve gelir vergisini devlet üstlensin. Bir başka deyişle, devletimiz bütün çalışanlarının cebine, aylık 675 lira koysun,ama bu parayı işverenden almasın. Bizim önerimiz budur” dedi.

 
Çin'de başlayan salgında gizli belgeler!
 
Gaziemir'de parktaki ağaçların kesilmesiyle ilgili yeni açıklama
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Seçimi kura belirledi… Menemen’de Deniz Karakurt dönemi!
Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy’un tutuklanmasının ardından mecliste ...
CHP’li Kılıç’tan Konak Meydanı önerisi: Diğer binalar da yıkılmalı!
İzmir Büyükşehir Belediye binası hakkında alınan yıkım kararı üzerinden ...
CHP'li Sertel gündeme getirdi... Kızılay İzmir Şubesi’ne müfettiş gönderildi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel’in bir süre ...
 
TBMM’ye yıl sonuna kadar ziyaretçi yasağı
Türkiye Büyük Millet Meclisi yerleşkesi ve eklentilerine Genel Kurul çalışmalarının ...
12 milyon emekliyi ilgilendiren gelişme: İntibak Yasası, Meclis’e geliyor
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Atila Sertel’in emekli ...
Menemen, belediye başkanını seçiyor... CHP'deki kritik toplantıda neler konuşuldu?
Menemen Belediye Başkanı iken tutuklanarak cezaevine gönderilen Serdar ...
 
CHP’li ilçe başkanı koronavirüse yakalandı
Cumhuriyet Halk Partisi Çiğli ilçe başkanı Hasan Mert Özcan koronavirüse yakalandı.
AK Partili Nasır: Deprem terör kadar önemli bir sorundur
AK Parti İzmir Milletvekili Necip Nasır depremin ardından kentlerin planlama ...
CHP'li Bakan'dan '2B arazi rayiç bedelleri' için iktidara çağrı
Çevre Komisyonu CHP Sözcüsüİzmir Milletvekili Murat Bakan, 2/B arazileri ...
 
Rifat ÖZER
Rifat ÖZER
Üç kadın
Muhittin AKBEL
Muhittin AKBEL
Trafikte öfke yönetimi
Mehmet KARABEL
Mehmet KARABEL
Ya bugün ölürüz, ya vatan kurtulur!
Nedim ATİLLA
Nedim ATİLLA
Gerçek dünya, sanal dünya…
Ayda ÖZEREN
Ayda ÖZEREN
Üç kadın
Dr. Berna BRIDGE
Dr. Berna BRIDGE
Birleşik Krallığın Xinjiang politikası
Filiz SEZER
Filiz SEZER
Birlikteyken çok güzeliz
Metin ÖNEY
Metin ÖNEY
Ayinesi işidir kişinin…
Tayfun MARO
Tayfun MARO
Ne olacak bu Dünya’nın hali!
Harun ÖZDEMİR
Harun ÖZDEMİR
Seçim komploları
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
GAZETE EGE'DE SONSÖZ
KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri
Maxiva