FATİH YAPAR/EGEDESONSÖZ - Sosyal Güvenlik Kurumu İzmir İl Müdürü Mustafa Keskin bir kişinin sigortasının lüks değil anayasal hak olduğunu söyledi. İşverenlere çağrıda bulunan Keskin, 'İşveren çalışanının sigortasını ödemediğinde bunun vicdan azabını duymalıdır' dedi.
Sosyal Güvenlik Haftası nedeniyle basın mensupları ile bir araya gelen SGK İl Müdürü Mustafa Keskin, '16 Mayıs 2006 tarihi Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kurulduğu tarihtir. Bağkur, Emekli Sandığı uygulamaları o zaman tarih oldu. Biz, geçen sürede 4. kutlamamızı yapıyoruz. Bu haftalarda kurum kendisini tanıtıyor. Mevzuat ve insanların hakları açısından bilgiler veriliyor. Biz muhtarlarla, köydeki kahvelere gidip insanları ziyaret ediyoruz. Şu anda 39 lisede sosyal güvenlik dersleri veriliyor. Lise bittikten sonra öğrenciler ya üniversiteyi kazanacak ya da çalışma hayatına dahil olacaklar. O yüzden biz onlara sosyal güvenliğin hak olduğunu anlatıyoruz. Sosyal güvenlik lüks değildir. Anayasal bir haktır. Kurum insanları sahiplenmelidir. Sosyal Güvenlik Kurumu devlet kurumu olarak algılanmamalıdır. Herkes bu kuruma sermaye koyuyor. Sigortalı ve işverenler pirim yatırarak bu sistemi döndürüyor. Aslında bu kurum onların. Kurumun sermayesi toplanın paralardır. Biz burada sadece emanetçiyiz. Biz bu haftalarda kurum yöneticileri iyi hizmet veriyor mu ya da vermiyor mu diye hesap veriyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası aynı zamanda bizim hesap verme haftamızdır' diye konuştu.
MÜCADELE EDİN
Türkiye'nin en büyük sorununun kayıt dışı ve kayıt dışı istihdam olduğunu anlatan Keskin, bunun ortadan kalkması için sosyal güvenlik bilincinin oluşması gerekir. Toplumda insanlar iki sınıf olacak. Ya işveren olacaklar ya da işçi olacaklar. Eğer hayat işveren olarak insanlar yaşamlarına devam edecekse çalışanların sigortalarını kesinlikle yapmalıdır. Yapılmadığı zaman işverenin vicdanı sızlamalıdır. Eğer işçi olarak çalışan varsa verilmeyen hakkı için mücadele etmelidir. Ben bu kuruma 1995 yılında müfettiş olarak gidiğimde Anadolu'da insanların sosyal güvenlik haklarından çabuk vazgeçtiğini gördüm. Yani patronu ile anlaşan insan 'bana 200 TL daha fazla para ver ama sigorta yapma' diyor. Anadolu'un Trakya Bölgesi'nde göçmenlerin oluşturduğu Avrupa görmüş insanlar sigortadan vazgeçmiyor. İnsanlar yaşlandığında ve zor durumda kaldığında yanlarında bulunan tek kurum Sosyal Güvenlik Kurumu'dur' ifadelerini kullandı.Kurum için 'iletişim' kavramının çok önemli olduğunu anlatan Keskin , teknik iş yapmadıklarını görevlerinin ve işlerinin doğrudan vatandaş ile olduğunu söyledi.
YÜZDE 95 TAHSİL ORANI
İzmir'deki işverenlerin pirim ödeme konusunda gayet başarılı olduğunu anlatan Keskin, 'Şu anda tahakkuk eden ödenmesi gereken pirimlerin yüzde 95'ini tahsil ediyoruz. Kriz döneminde maliyede ödemeler yüzde 60'ı bulurken biz yüzde 80 tahsil oranına sahiptik. Bizim yaptığımız prim yapılandırması kapsamında görev alanlar zaten çalışmalarını sürdürüyor. Bu aralar çık sıkı denetimler yapıyoruz. Bir görevlimiz işyeri denetiminde yaptığı incelemede sigortasız çalışan tespit ettik. İşveren daha sonra bize geldi ve 'cezai işlemi kabul ediyoruz. Ama bizim beş puanlık indirimden mahrum etmeyin' dedi. Yani bu şunu gösteriyor. Beş puanlık indirimin kamuoyunda yarattığı algı çok yüksek. Sigortasız işçi çalıştıran bir kişi zaten tespit edildiğinde bu indirimden yararlanamaz' dedi.





