İZMİR - İzmir Tabipler Odası Başkanı Prof. Erdener Özer, hekimlere uygulanan puan sisteminden, yeni sağlık düzenlemelerine kadar bir çok konuyu değerlendirdi. Puan sisteminin detaylarına değinen Özer, sistemin yanlış olduğunu savundu. Özer, Yayın Danışmanı Hamdi Türkmen, Yazı İşleri Müdürleri Uğur İşven, İbrahim Akbulut ve Muhittin Akbel'in sorularını yanıtlayarak, önerilerde bulundu. Özer ayrıca, sağlık sistemininin yetersiz olduğuna değindi. Özer, sorularımıza şu yanıtları verdi:
* İnsanların hekimlere bakış açısı nasıl?
Biz hekimler son zamanlarda ister istemez çok muhalif bir yapı sergiliyormuşuz gibi görünüyoruz. Böyle olunca antipatik oluyorsunuz. Hükümetin oluşturduğu sağlık politikaları çok büyük bir memnuniyet yaratmıştır. Bunu görmek ve kabul etmek gerekiyor. Yani hastaların bir şekilde artık kuyruk beklememeleri, her hastaneye gitmeleri, ilaca ve hekime rahat ulaşmaları bir memnuniyet. Durum böyle olunca, siz sistemi ne kadar eleştirirseniz eleştirin, mesaj yerine ulaşmıyor. Hekimler olarak biz, öncelikle bu memnuniyeti anladığımızı ancak ulaşılan bu hizmetin nitelikli olmadığını her yerde vurguluyoruz. Halkla aramızda bir karakedi var. Yani sağlık bakanlığının bu konuda ne kadar katkısı varsa, bizim de bu konuda ne yazık ki geçmişten gelen olumsuz bir katkımız var. Yani bir hekim giydiği beyaz önlüğü bir statü olarak algılamış. Hekim de halkın bir parçası olarak, halkın talep ve düşünce yapısını algılamak zorunda.
Biz hekimler son zamanlarda ister istemez çok muhalif bir yapı sergiliyormuşuz gibi görünüyoruz. Böyle olunca antipatik oluyorsunuz. Hükümetin oluşturduğu sağlık politikaları çok büyük bir memnuniyet yaratmıştır. Bunu görmek ve kabul etmek gerekiyor. Yani hastaların bir şekilde artık kuyruk beklememeleri, her hastaneye gitmeleri, ilaca ve hekime rahat ulaşmaları bir memnuniyet. Durum böyle olunca, siz sistemi ne kadar eleştirirseniz eleştirin, mesaj yerine ulaşmıyor. Hekimler olarak biz, öncelikle bu memnuniyeti anladığımızı ancak ulaşılan bu hizmetin nitelikli olmadığını her yerde vurguluyoruz. Halkla aramızda bir karakedi var. Yani sağlık bakanlığının bu konuda ne kadar katkısı varsa, bizim de bu konuda ne yazık ki geçmişten gelen olumsuz bir katkımız var. Yani bir hekim giydiği beyaz önlüğü bir statü olarak algılamış. Hekim de halkın bir parçası olarak, halkın talep ve düşünce yapısını algılamak zorunda.
* Bir puanlık en basit işlem nedir?
Poliklinikte bir hastaya hakkıyla bir muayene yaparsanız, 20 puan. Yani 2 lira 80 kuruş. Mesela en hızlı bebek ölümleri. 2003'ten 2008'e kadar bebek ölümlerini şu oranda azalttık diyorlar. Bu, UNESCO tarafından onaylanıyor. Doğru bir tespit. Yavaşlayan kısma değinilmiyor. Halk da inanıyor buna. Türkiye'de sağlıkta devrim yapılmıştır. Ama gösterge hiç de öyle göstermiyor. Nitelik açısından çok zayıf. Sağlık, şu anda politika ve ekonomidir. Mesela kolesterol konuşuluyor. Bizim asistan olduğumuz yıllarda, 'Kolesterol 240'ın üstüne çıktığı zaman ilaca başlanır' derlerdi. Şimdi 200'ü sınır alınıyor. Yani 240'tan 200'e indirilmesinin ekonomik göstergesi, 4 milyar dolar. Yani 4 milyar dolarlık bir hasta pazarı yaratılıyor. Vatandaşlarımızın hava ambulansıyla, kar ambulanslarıyla taşınması, sigaraya karşı mücadele, makyajdır. Bir türlü sağlıkta kapanacak açığı bulamadılar.
Poliklinikte bir hastaya hakkıyla bir muayene yaparsanız, 20 puan. Yani 2 lira 80 kuruş. Mesela en hızlı bebek ölümleri. 2003'ten 2008'e kadar bebek ölümlerini şu oranda azalttık diyorlar. Bu, UNESCO tarafından onaylanıyor. Doğru bir tespit. Yavaşlayan kısma değinilmiyor. Halk da inanıyor buna. Türkiye'de sağlıkta devrim yapılmıştır. Ama gösterge hiç de öyle göstermiyor. Nitelik açısından çok zayıf. Sağlık, şu anda politika ve ekonomidir. Mesela kolesterol konuşuluyor. Bizim asistan olduğumuz yıllarda, 'Kolesterol 240'ın üstüne çıktığı zaman ilaca başlanır' derlerdi. Şimdi 200'ü sınır alınıyor. Yani 240'tan 200'e indirilmesinin ekonomik göstergesi, 4 milyar dolar. Yani 4 milyar dolarlık bir hasta pazarı yaratılıyor. Vatandaşlarımızın hava ambulansıyla, kar ambulanslarıyla taşınması, sigaraya karşı mücadele, makyajdır. Bir türlü sağlıkta kapanacak açığı bulamadılar.
Serbest çalışma hakkımızı istiyoruz
* Halktan uzaklaşma mı söz konusu oldu?
Uzaklaştırıldık. Hekimlere karşı olumsuz bir algı yönetimi var. Hekim paracıdır, muayenehanede maddi açıdan hastaları silkeler, hekim bıçak parası ister, kötü bir insandır şeklinde gösterildik. O taraftan baktığınızda bunlar olmamış değil... Hasta Hakları Derneği başkanıyla konuşuyoruz. Dedi ki: 'Son 3-4 yıldır bir tane bıçak parası şikayeti olmadı. 184 sağlık hattı, doktor şikayet hattına dönüştü. 120 bin hekimin olduğu Türkiye'de, hem kamuda hem özelde çalışan hekim sayısı 1000'i geçmez.
Uzaklaştırıldık. Hekimlere karşı olumsuz bir algı yönetimi var. Hekim paracıdır, muayenehanede maddi açıdan hastaları silkeler, hekim bıçak parası ister, kötü bir insandır şeklinde gösterildik. O taraftan baktığınızda bunlar olmamış değil... Hasta Hakları Derneği başkanıyla konuşuyoruz. Dedi ki: 'Son 3-4 yıldır bir tane bıçak parası şikayeti olmadı. 184 sağlık hattı, doktor şikayet hattına dönüştü. 120 bin hekimin olduğu Türkiye'de, hem kamuda hem özelde çalışan hekim sayısı 1000'i geçmez.
Serbest çalışma hakkımızı savunuyoruz
Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan Tam Gün Yasası ile hekimler de tam gün istemiyor. Ama üniversitede yasayla ilgili serbest çalışma hakkımız var. Diyorlar ki, hekimler tam gün çalışmak istemiyor, tek dertleri parttime çalışıp bir yandan da hastalarına bakıp muayenehanelerine gitmek. Şunu net söylüyorum; şu anda hekimlerin çoğunluğu ama yüzde 100'e yakın bir çoğunluktan bahsediyorum, tam gün çalışma taraftarı. Üniversite hocası tam gün çalışmaktan yana. Ama diyor ki; benim bir sanatım var, serbest çalışmak. Hastanemdeki hastama da tam ve kaliteli bir hizmet vereyim ama serbest çalışma hakkımı da elimden almayın. Muayenehane hekimleri çok hayat kurtardı. O nedenle bir hekim serbest çalışma hakkını kullanıyorsa, muayenehane konusunda da sıkıştırmamak lazım. Muayenehaneciliği de savunmuyoruz. Savunduğumuz, serbest çalışma hakkımız.(Milliyet Ege)





