İZMİR - İzmirli turizmciler, gürültü sorunun ardından termal şoku yaşadı. İl Özel İdare hesaplarını kontrol eden bakanlık müfettişleri, termal su kullanan 13 tesisin yıllık cirolarının yüzde 1'ine tekabül eden 500 bin ile 1.5 milyon lira arasındaki ücretin tahsilini istedi.
Egeli Sabah'tan Sezen Özsavrangil'in haberine göre yapılan bu uygulamaya turizmciler sert tepki gösterdi, kararın yanlış olduğunu açıkladı. Daha sonra da Balçova Termal Otel yönetimi karara karşı dava açtı. Turizmcileri haklı bulan İzmir 4. İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi.
KARAR YERİNDE BULUNDU
Balçova Termal A.Ş. Müdürü Turabi Çelebi, 'yürütmeyi durdurma' kararını yerinde bulduklarını belirtti. Çeşme Otelciler Birliği Başkanı Veysi Öncel de, mahkeme kararının kesin çözüm getirmediğini, yönetmeliğin mutlaka değişmesi gerektiğini ifade etti.
MART 2011'DE ORTAYA ÇIKTI
Turizmciler Gürültü Yönetmeliği'nin ardından jeotermal suların kullanımı ile ilgili 2007'de çıkarılan Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği'nin kıskacında kaldı. Yönetmelik, termal su kullanan işletmelerin, kullanım bedeli dışında yıllık cirolarının yüzde 1'ini devlete ödemeleri gerektiğini belirtirken, 4 yıldır bu bedel işletmeler yerine, işletmelere termal su satan şirketten alındı. İzmir İl Özel İdaresi yetkilileri, yönetmeliğin yoruma açık olduğunu, geçen sürede ciro ile ilgili ödemeyi termal su ruhsatı sahibi ve otellere termal su satan şirketlerden aldıklarını, kullanıcılardan tahsil etmediklerini söyledi. İl Özel İdaresi otelleri kullanıcı olarak yorumlayıp cirolarının yüzde 1'ini tahsil etmezken İl Genel Meclisi Denetim Komisyonu, olayla ilgili İzmir Valisi Cahit Kıraç'a rapor verdi. Bunun üzerine Vali Kıraç İçişleri Bakanlığı'ndan konuyla ilgili müfettiş talep etti. Mart 2011'de İl Özel İdaresi'nin hesaplarını inceleyen müfettişler, yanlışlık yapıldığı yönünde rapor verdi. Müfettişler, işletmelerden ve seralardan da ruhsat sahibi olup olmadıklarına bakmaksızın ciro tahsilatı yapılması gerektiğini belirtti. İl Özel İdaresi, müfettişlerin şok eden raporuna, ciro tahsilatının ruhsat sahibi şirketlerden alınması gerektiğini, kullanıcılardan alınmasının haksızlık olacağını belirterek itiraz etti. Ancak müfettişler yönetmelikteki ifadelerin açık olduğunu belirterek itirazı reddetti. İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İrfan İçöz de durum karşısında isyan eden turizmcilere 'dava açın' çağrısı yaptı. Bunun üzerine termal su kullanıcısı Balçova Jeotermal A.Ş, İl Özel İdaresi'ne karşı İzmir 4. İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Mahkeme, toplam ciro üzerinden idare payı ödenmesine ilişkin 7 Nisan 2011 tarihli idare işleminde mevuata ve hukuka uygunluk bulunmadığına hüküm getirerek, itiraz yolu açık olmak üzere işlemin yürütmesini durdurdu.
KARAR YERİNDE
Balçova Termal A.Ş.'nin Genel Müdürü Turabi Çelebi, mahkemenin verdiği ilk kararın kendilerini çok mutlu ettiğini, yürütmenin iptali kararının da çıkmasını beklediklerini söyledi. Çelebi, 'Balçova Termal A.Ş olarak, termal buyu İzmir Jeotermal A.Ş'den alıyoruz. Burada yüzde 1'lik payı zaten bu şirket ödüyor. Bunun üzerine ayrıca bu şirketten termal su alıp kullanan tesislerden de bu payın alınmasını verginin ikinci kez tahakkuk ettirilmesi olarak düşünüyoruz. Ayrıca, şirketin tüm gelirlerinden termalle ilgili olmayan birimlerin cirosundan da tahakkuk yapıldığı için ona da itiraz ediyoruz. Bizzat dağıtımı yapan ruhsat sahibi şirket payı ödediği için ikinci kez aynı konuda vergi alınması yasal olarak mümkün değil. Kanunda bizim incelediğimiz kadarıyla ruhsat sahibinin dışındakiler ödeyecek diye açıklık yok. Termal turizm sektörü açısından bu payın tüm cirodan alınması çok yüksek bir gider yaratıyor. Biz de dava açtık ve mahkeme yürütmeyi durdurma verdi. Bunun doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz' dedi.
MAHKEME KARARI YETMEZ, KANUN DEĞİŞMELİ
Çeşme Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Veysi Öncel de bu yapılanın büyük bir haksızlık olduğunu belirterek, 'Zaten termal suyun bedelini satın aldığımız şirket ödemekte. Buna rağmen bizden de talep ediliyordu. İşin acı tarafı, kullandığımız termal suyun yanında şirketin diğer faaliyet konularından da vergi alınması. Yani bu pay şirketin tüm faaliyet alanlarından talep ediliyordu. Mesela bir şirket otelcilik yanında gıda işi de yapıyor, ya da aynı şirket bünyesinde bakkalı var, hepsinin toplam bürüt cirosundan yüzde 1 ödenmesi isteniyor. Yani bu bedel otel başına 500 bin ile 1.5 milyon lira arasında değişiyor. Yürütmeyi durdurma kesin çözüm değil. Kanun maddesinin değişmesi gerekiyor. Turizm ve enerji bakanlığının ortaklaşa düzenlediği toplantıda kanunun yeni yasama döneminde değişeceği sözü verilmişti. Biz turizmciler halen bu kanunun değişmesini bekliyoruz. Değişmezse termal suyu kullanmak bize çok büyük yük getirecektir. Şu an yürütmesi durdurulan idari işlemle otellere milyon bazında ödeme gemirleri geldi. Biz termali Çeşme'de geliştirmek arzusundayız. Hem de böyle darbelerle uğraşıyoruz. Bu turizm için kara bir lekedir. Kanun değişmedikten sonra mahkeme kararı kesin çözüm sayılmaz. Ancak yine de yürütmeyi durdurma adaletli bir karar' diye konuştu.