CAN ÖZLÜ/EGEDESONSÖZ/ ÖZEL - Geçtiğimiz günlerde Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin'in istifası ile deprem yaşanan CHP Genel Merkezi'nde, parti iç güç dengeleri su yüzüne çıkmış Tekin'in 'Genel Merkez'de bir çete var. Eğer partiyi onlarla yöneteceksiniz, beni maydanoz etmeyin' şeklindeki sözleri de çatışmayı körüklemişti. Tekin'in istifasının ardından gözler Genel Başkan Yardımcıları Nihat Matkap ve Erdoğan Toprak'a çevrilirken, son kurultayda yaşanan tartışmalarla adı ön plana çıkan ve son olarak bir ihale yolsuzluğu olayına da adı karışan Gürsel Erol da gündeme oturdu.
'DERİN CHP' BİLE DENİYOR!
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun kasası olduğu öne sürülen, kurultay döneminde Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak'ın makam odasını kullandığı bilinen, olaylı geçen kurultayda, milletvekili İsa Gök'ü tartaklayan grubu organize ettiği iddia edilen ve Türkiye'nin pek çok ilçesinde örgütler üzerinde belirleyici etkisi bulunan Erol, içini Egedesonsöz.com'a döktü. Hiçbir resmi görevlendirme olmaksızın, CHP'nin en etkin genel başkan yardımcısının odasını bile kullanabilme lüksüne sahip olan Erol için 'Derin CHP yorumları bile yapıldı. Erol, kimsenin kara kutusu ya da kasası olmadığını, iyi bir partili olduğunu savundu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni prensi Erol, kendisi üzerinden yürütülen tartışmaların gerçeği yansıtmadığını ve tüm iddiaların, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nu yıpratmaya yönelik olduğunu söyledi.
ELEŞTİRİLER KILIÇDAROĞLU'NU YIPRATIYOR
SHP'li eski Çankaya Belediye Başkanı Doğan Taşdelen'in yeğeni olan Gürsel Erol Elazığ İl Başkanlığı ve Gençlik Kolları İl Başkanlığı yaptı. Partinin çeşitli kademelerinde görev yapan ve aynı zamanda Tunceli, Elazığ ve İzmir gibi kentlerde de müteahhitlik yapan Erol'un, ihaleye fesat karıştırdığı iddiası ile ceza aldığı da biliniyor. Partinin kurultay ve kongrelerdeki organizasyon ve iletişim gereklerini de karşılayan Erol, kara şimşekleri üzerine çeken iddialara samimiyetle cevap verdi. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu tür tartışmalar ile yıpratıldığının altını çizen Erol, mevki ve makam beklentisinin olmadığını, sıradan bir partili gibi iktidara giden yolda mücadele ettiğini ve aleyhinde ortaya atılan iddialar için yargı yoluna başvuracağını söyledi.
'TARAF OLMAK BENİM DE HAKKIM'
Partinin çeşitli kademelerinde görev yapan biri olarak 'taraf olma' hakkının bulunduğuna dikkat çeken olay adam Gürsel Erol, örgütlerin yönetim kademelerine direk müdahale etmesinin söz konusu olamayacağını söyledi ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun bilinçli olarak yıpratıldığını savundu. Erol 'CHP'de il başkanlığı ve gençlik kolları başkanlığı yaptım. Herkes gibi 'taraf' olmaya benim de hakkım var. Ankara İl Delegesiyim ve bir oy sahibiyim. Benim için Kılıçadroğlu'nun kasası, kara kutusu diyorlar. Bu tür iddialar ile karşı karşıya kalmak benim için utanç vericidir. Sayın Genel Başkanımızın böyle bir oluşumu ihtiyacı yoktur. Ben kamu görevlisi, müsteşar, milletvekili ya da bakan değilim. Bu tür iddialar ile karşı karşıya kaldığım için çok üzgünüm. AKP'nin yolsuzluklarını tartışacağımız süreçlerde, sıradan bir partili olarak benim adımın tartışmaya açılması ve Genel Başkanımızın eleştirilmesi son derece üzüntü vericidir. Gürsel Tekin'in istifasının benimle ilgisi yoktur. Kendisi de genel merkezde var olduğunu ileri sürdüğü çetenin, beni kapsamadığını çok açık olarak ifade etti. Siyaseten yanlış da yapabilirim ama milyonlarca parti üyesinden sadece biriyim, eleştirileri haklı bulmuyorum' dedi.
'CHPLİ İŞADAMI OLMAKTAN GURURLUYUM'
Parti içindeki gücünün, örgütleri iyi tanımasından kaynaklandığının altını çizen Erol 'Ben siyaset dışı bir adam değilim. Parti içi kulisler ve bilgi kirlilikleri hakkımdaki tartışmaları bu noktaya getirdi. Ben İstanbul'da Oğuz Kaan Salıcı'yı destekleyebilirim. Bu benim hakkım. Ben siyasetin içinde aktif bir adamım. Örgütleri, teşkilatları tanıyan bir insanım. Dostluklarımı her zaman siyasi ilişkilerimin üzerinde tuttum. Zamanında, gençlik kollarından itibaren yakın dostluk kurduğum kişiler, şimdi partinin etkin kademelerinde görev alıyor. Ben gücümü dostlarımdan alıyorum. Bu tür eleştiriler, bilinçli olarak Kemal Bey'e zarar vermek isteyenlerin oluşturduğu bir kurgudur. Kimsenin siyasi tercihlerine müdahale edemem. Birilerini gasp mı ettik, zorla oy mu kullandırdık da suçlanıyorum? Ben, hakkımdaki eleştirilerden değil, genel başkan ile ilgili yorumlardan rahatsızım. Kasası, kara kutusu denmesi yanlış. Kasıtlı olarak bir organizasyon bu. Benim tek isteğim CHP'nin iktidar olması ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun başbakan olmasıdır. Bir işadamı olarak CHP'den yana tavır kullanmam takdir edilmeli' diye konuştu.
'TOPRAK'IN ODASINI KULLANDIM ÇÜNKÜ…'
Kurultay sürecinde, Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak'ın odasını kullanması ile ilgili eleştirileri de cevaplayan Erol 'Ben Müteahhit Gürsel Erol değilim. Benim için önemli olan siyasi kimliğimdir. Benim siyasi kimliğim var. Kaybeden de Gürsel Erol kaybettirdi diyor, kazanan da Gürsel Erol kazandırdı diyor. Örgüte yakın bir adamım ve vefalıyım. Eski dostluklarımı asla unutmam. Onlar da bana karşı son derece vefalı davrandılar. Gençlik kolları başkanlığı yaptığım dönemdeki arkadaşlarım siyasetin içinde dinamik güç haline geldi. Hepsi aktif hale geldi. İnsanlar bundan rahatsız oluyorlar. Odam yok ama keşke olsa. Geçen kurultay sürecinde Erdoğan Toprak'ın odasını kullandım. Partide resmi görevim yok. Tüzüğümüzde, kurultayları düzenlemekle görevli olan kişi Mali ve İdari İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı'dır. Organizasyon ve iletişim ile ilgili yardım ettim. Herkes altında bir şey arıyor. Resmi görev de verilebilir bana. Ben partinin lehine çalışıyorum. Adımın tartışılması umurumda değil ama Kemal Bey'in adının çirkin söylemlere karıştırılmasından rahatsızım. Beni ve Kemal Bey'i, çirkin söylemler ile itham edenler hakkında tazminat davası açacağım' dedi.





