İZMİR - 'Enerjide özelleştirmenin geldiği son noktayı evlerimize ve işyerlerimize gelen faturalar özetlemektedir' diyen Gülşen, faturalarda elektrik tüketim bedeli ile birlikte 'İletim Sistemi Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli ve Kayıp Kaçak Bedeli' gibi kalemlerin olduğunu hatırlattı. Aynı apartman ya da işhanında yan yana duran sayaçlar için yapılan okuma işine farklı okuma bedelleri çıkartılmasını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun yarattığı kaosa bağlayan Gülşen, 'Toplamda faturanın yaklaşık yüzde 12'sini kapsayan kayıp kaçak bedeli tam bir hukuksuzluk örneğidir. Abone hiçbir şekilde sorumlu olmadığı halde hatalı bir yapının sorumlusu olarak bedel ödemektedir' dedi.
Enerji politikalarını vatandaş penceresinden değerlendiren EMO İzmir Şubesi Başkanı Sedat Gülşen, bu alanda özelleştirmenin olumsuz sonuçlar doğurduğuna işaret etti. 'Enerjide özelleştirmenin geldiği son noktayı evlerimize ve işyerlerimize gelen faturalar özetlemektedir' diyen Gülşen, faturalarda elektrik tüketim bedeli ile birlikte 'İletim Sistemi Kullanım Bedeli, Dağıtım Bedeli, Perakende Satış Hizmet Bedeli, Sayaç Okuma Bedeli ve Kayıp Kaçak Bedeli' gibi kalemlerin olduğunu hatırlattı. Bu bedellerin bunlarla kalmadığına dikkat çeken Gülşen, 'Bunların yanı sıra toplumun sağlıklı gelişmesine yönelik programlar yapılsın diye TRT'ye pay ayrılmıştır. Ayrıca oluşturulan bir Enerji Fonu'nun yanı sıra belediyelere kaynak yaratmak üzere Elektrik Tüketim Vergisi ve son olarak da toplamdan yüzde 18 KDV alınmaktadır. İşin ilginç yanı dağıtım kuruluşunun asli görevlerinden biri olmasına ve hiçbir abone tarafından talep edilmemesine karşın, tüketilen enerji ile ilişkili olarak sayaç okuma bedeli ayrıca alınmaktadır' diye konuştu.
'TAM BİR HUKUKSUZLUK ÖRNEĞİDİR'
Aynı apartman ya da işhanında yan yana duran sayaçlar için yapılan okuma işine farklı okuma bedelleri çıkartılmasını Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) yarattığı kaosa bağlayan Gülşen, şöyle konuştu: 'Bir diğer kabul edilemez olumsuzluk ise kayıp ve kaçak bedelidir. Toplamda faturanın yaklaşık yüzde 12'sini kapsayan bu işlem belki kendi yarattıkları mevzuat ile yasalmış gibi görünse de tam bir hukuksuzluk örneğidir. Aboneler elektrik şebekesinin ne yapılmasında ne de işletilmesinde söz sahibi değildir. Abone hiçbir şekilde sorumlu olmadığı halde hatalı bir yapının sorumlusu olarak bedel ödemektedir. EPDK'nın oluşturduğu bu hukuksuzluğa karşı tüm aboneleri buradan il veya ilçelerdeki Tüketici Hakem Heyetleri'ne her ay faturalarla birlikte başvurmaya çağırıyorum. Bununla ilgili örnek dilekçeleri EMO İzmir Şubesi web sayfasında bulabilirsiniz.'(DHA)





