Fikret İLKİZ - İstanbul - 25 Temmuz 2010 Pazar


Dersim


Dersim
 
12 Eylül’de idam edilen iki kişinin mektuplarını okurken Başbakan ve bazı  milletvekilleri ağladılar. Ağlamalar, duygusallıktı, samimiyetti (!)…Geçmişte çekilen acıları tazelemişti. Öyle yazıldı.  Öyle söylendi. Ağlamalar, 12 Eylül ile yüzleşmek için referanduma “evet demek” konuşmasının siyasetiydi. 12 Eylül ve “siyaseti” sürüyor.   
 
Cumhuriyet döneminin en önemli kaynaklarından birisi olan T.C. Genel Kurmay Harp Tarihi Başkanlığı Resmi Yayınları (Ankara 1972) tarafından yayınlanan Emekli Kurmay Albay Reşat Hallı’nın derlediği “Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar” adlı eserdeki ayaklanmalardan birisi de “Dersim-Tunceli” olaylarıdır. Kitap, 1992’de Kaynak yayınları tarafından yeniden yayınlandı. 
 
Cumhuriyet döneminde bölgede (Dersim - Tunceli) 1930'ların ilk yarısında meydana gelen ayaklanmalar bastırılır. 1935'te 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin idaresi Hakkında Kanun çıkarılır. Tunceli iline bir askeri vali atanır. “Yasanın uygulanmaya başlanmasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik sağlanamadı ve hükümet otoritesi kurulamadı. (…) Mart - Nisan 1937'de olayların genişlemesi üzerine başlayan askeri harekât, 13 Eylül 1937'de sona erdi. İsmet İnönü harekâtın ardından olayların tamamen bastırıldığını, ayaklanmacılardan 250 kişinin ölü olarak ele geçirildiğini ve 1.000 dolayında kişinin de teslim olduğunu açıkladı. Ayaklanmacıları  üç uçak filosu bombaladı.”  (Ana Britanica 10. Cilt S:57).  Askeri harekâttan sonra “ayaklanmacıların” yargılanması 15 Kasım 1937'de bitti. Seyyid Rıza'nın da aralarında bulunduğu yedi kişi idam edildi. Çok sayıda ayaklanmacı değişik hapis cezalarına çarptırıldı. Ama olaylar durulmadı ve çıkan yeni ayaklanmalar ikinci bir askeri harekâtla Eylül 1938'de bastırıldı.
 
Bu olaylarla ilgili “38” adlı belgesel film yapıldı…1937-1938 yıllarında Dersim-Tunceli’de yaşanan olayları; tanıklarıyla ve devletin resmi belgeleriyle günümüze aktardı. “38" filmi acıları  paylaşılır kılmak ve azaltmak için çekildi. Travmaların bitmesini istedi ve sözü, olayları yaşamış tanıklara, devletin resmi kararlarına ve belgelerine, konuyu araştırmış uzmanlara, akademisyenlere bırakarak, belgesel oldu. Bu belgesel film; tarihe tanıklığın belgeselidir. Çayan Demirel’in “38”  belgeseli geçmişin acısını, herkesle paylaşarak dindirmeye, belki de geçmişle “uzlaşmaya” adaydır. 
 
2003-2006 yılları  arasında çekilen belgesel filmde, şimdi 80'li 90'lı yaşlarını  yaşamakta olan Dersim’lilerin gözünden o yılların olaylarını dinleyin… Çekilen filmde onlar da var, devletin resmi kayıtları da… Onlar dönemi ve olayları kendi hayatları ve tanıklıkları üzerinden hatırlayarak anlatıyorlar. Aslında pek çok yaşıtları gibi “unlarını elemiş, eleklerini duvara asmış " olmaları gerekirken, aksine tümü o dönemi ve olayları acıyla hatırlıyorlar. Hala acılarının yasını tutarak, o yılların geçmiş tarihine tanıklıkları nedeniyle belki de yaşadıkları sarsıntılar ve incinmeleri sürüyor… 
 
 
O halde herkesin yaşanan travmaların ne olduğunu bilme ve geçmişle yüzleşme hakkı vardır ve bu hak herkese tanınmalıdır. 
 
Seçilmiş travmaların yaşanması; bireyler, topluluklar ve onları çevreleyen toplumsal hayatın esenliği için kaygı verici olabilir.  İşte herhalde bu kaygıdan olsa gerek; Kültür ve Turizm Bakanlığı belgesel filme yasak koydu. "38" Belgesel filminin Tescil ve Eser işletme Belgesi verilmesi ve halka gösteriminin sağlanması için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na yapılan başvuruyu kabul etmedi. Filmin gösterimi yasaklandı ve Bakanlık, Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu filmin gösterimi için “uygunsuzluk”  kararı verdi.  
 
Ama Çayan Demirel’in filmi davet edildiği festivallere katılmış, çeşitli kültür - sanat ortamlarında izleyicisi ile buluşmuştur. Böylece bu belgesel filmin “geçmişe tanıklık” işlevi olabileceğine dair çok olumlu gelişmeler yaşanmıştır. 
 
Su, yolunda akıyor…Su, yolunu buluyor…
 
Kuşkusuz sadece “Dersim Olayları” değil, toplumda sarsıntılar, acılar yaratmış başka olgu ve olaylar için de duyarlılıklar geliştiren sanatçılar, dert edindikleri konunun ve merakın peşinden gidiyorlar. Sarsıntılarla yüzleşmek için, toplamsal birikim ve bilinç böyle oluşur.  
 
Belgesel sinema, gerçeğin tek ve bir olduğu düşünüşüne kuşkuyla bakar. Gerçeğin ve çok yüzlülüğünün izini sürerek, kavrayışını olgunlaştırarak bunu sinema/belgesel sinema izleyicisi ile paylaşır. Sanatın, estetiğini yaratır. Belgesel sinema kendi sinema dilini bu yolla oluşturmuş olur.  
 
Bir belgesel film, acının dillendirilmesi ve paylaşılması  yoluyla, yas tutmaya ve yası  kaldırmaya yeni bir dil ve yeni bir alan açabilir mi? Açabilir…
 
Seçilmiş travmaların sürekli yaşanmasının hızını kesmeye talip olabilir mi? Olmalıdır. 
 
İşte “38” belgesel filmi bunu yapmaya çalışmış, ama bu çaba ve filmin gösterimi yasak…
 
Ülkemiz için sansür, geçmişle yüzleşmeye engel olmamalıdır.
 
Yaşadıkları  travmalarla yüzleşmeyi başaran toplumlar geleceklerini kurdu ve kendi toplumunun önlerini açtılar.
 
Yüzleşmenin yüzü  nedir? 
 
 
Psikoloji ve sosyal psikoloji biliminin tüm ekollerinin birleştiği bir olgu var: “Bireyler ve topluluklar yaşadıkları acının yasını tutarak yaslarını tamamlayamazlarsa, sürekli seçilmiş travmalar yaşarlar”. Ya da “İyileşecek yaraları olduğu sürece, geçmiş bu gün olarak kalır.” (Gül Bahçesi filminden) 
 
O halde….
 
Hiçbir devlet başkanı, yaşadıkları acıların yasını tutanlara göstere göstere ağlayarak,  kendi seçtiği travmaları sürekli topluma yaşatmaya, geçmişle yüzleşme adına, geçmişin sarsıntılarını ve daha yasını bile bitirememiş acılarını, topluma tekrar tekrar yaşatarak siyaset yapmamalıdır. 
 
Bir yandan geçmişle hesaplaşmanın ürünü belgesel bir filme konulan sansürleriniz, diğer yandan ağlamalarınız yüzünden “iyileşecek yaralarımızın sürmesi” üzerine kurulu politikalarınızı düşünürsek; acaba hangi yüzle ve hangi yüzünüzle geçmişle yüzleşeceksiniz? 


Oy Ver:
|   Oy Ortalaması:   Toplam 6 Oy

YorumYorum Yap
Yorum yok
YazdyrYazdır Tavsiye EtTavsiye Et DüzeltHata Bildir Paylaş:
Metin Araçları
HaklarYazara E-Posta HaklarHaklar   DeliciousTechnoratiYahoo!My Space Metinleri BüyütMetinleri Küçült

Önceki Yazıları
yazar.Cafe

Ümit YALDIZ

Depremin artçıları…

Büyükşehir’in ikinci adamı Genel Sekreter Ersu Hızır’ın bir anda gönderilmesi kent gündemini gerçekten sarstı.

Gönül SOYOĞUL

Evet’çi Halit Tunç’a, ‘yetmez ama hayır’ mektubu…

“Köklerimi buldum anne” yazısıyla kaleme aldığım duyguları yaşadığım gün, egedesonsöz’de bir meslektaşımın, sevgili Halit Tunç’un ‘Hayır’cı Muzaffer İzgü’ye mektubumdur’ başlığını taşıyan yazısı vardı.

Fahrettin DOKAK

Anket savaşları!

Anayasa değişikliğini içeren referanduma sayılı günler kala meydan savaşlarının yanı sıra anket savaşları da kızıştı. Ardı ardına açıklanan anketlerde her ne

Ekrem PAKDEMİRLİ

Yeniden tanımlamalı

Yeni Genelkurmay Başkanı’mız orduya ve millete hayırlı olsun. Devir teslim töreninde yaptığı konuşmada iki önemli nokta vardı. Bana göre birincisi “Demokrasi

Rifat SERDAROĞLU

Bir Ramazan daha geçti!

Yurtdışı gezilerimde, turistik amaçla gezdiğim kiliseler (özellikle Katolik Kiliseleri) bana hep çok şatafatlı gelmiştir. Gezdiğim bu mabetlere sanatsal açıdan hayran olmamak mümkün değildir.

Cemal SEVGİ

Markalı eğitim

Pastel boya (12’li) Sulu boya (12’li) Ayrıca 1 adet sulu boya fırçası Kuru boya büyük boy (12’li) Kalemtıraş, kurşun kalem, silgi (1’er adet) Yüz boyası (6’lı) Parmak

Dr. M. Ufuk Tutan

Ekonomiye güvenmiyorlar

Sanayi üretimi 2009 yılının Aralık ayından beri sürdürdüğü artışa temmuz ayında son verdi. Temmuz ayı sanayi üretim endeksi mevsimsel etkilerden arındırıldığında

Harun ÖZDEMİR

Referandumun gizli 'evet'çileri

Ergenekon Terör Örgütü üyesi olmakla suçlanan görevdeki ordu mensupları, Hükümetten ne kadar nefret ederlerse etsinler, referanduma sunulan Yüksek Askeri Şuraya ilişkin

Onur ÇAKIR

Referanduma beş kala

Pazar günü sandığa gidiyor Türkiye. Kararsızlar da “kararlarını” verdi. Sonucun ne çıkacağı merak konusu. İzmir’deki sonuç ise belli. Yüzde 65-70 hayır.

Mahmut YILMAZ

Rahibe meselesi ırkçılığın boyutunu gösterir

Önce bir soru ile başlayalım. Mesela bir Fıransız Belediye Başkanı rahibelere deseki Türk Kadınları gibi giyiniyorsunuz. Bu rahibelere hakaret olur mu?

Cumhur BULUT

CHP’lilere En Ağır Bayram Yazısı!

CHP’nin siyaset üslubunu, fikriyatını ve zihniyetini beğenmeyenlerden biriyim. Birçok CHP’li dostum, arkadaşım ve görüşlerine önem verdiğim yakınlarım olmasına karşın bu durum

Halit TUNÇ

Hayır’cı Muzaffer İzgü’ye mektubumdur

Önceki gün İnternet sitelerine şöyle bir haber düştü “İzmir'de 28 yazar, şair ve sanatçı, 12 Eylüldeki halk oylamasında ''hayır'' oyu verilmesi

Muhittin AKBEL

Recep, Şaban, Ramazan derken geldi yine Bayram!

Benim gibi orta yaş grubundan olup da çocukluğumuzun bayramlarını özlemeyen var mı aramızda? Yoktur herhalde.

Fikret İLKİZ

Sayın Adalet Bakanı

Yargıtay’ın yasadışı  dinlenmesine isyan eden Yargıç Hamdi Yaver Aktan; “ Sanki Güvenpark’ta bir araç var ve Yargıtay içindeki konuşmaları kaydediyor. Kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor” diyor.

Galip ÇETİN

İzmir kamuoyuna sordum

Referanduma son dört gün kala Türkiye çok hareketlendi. Güzel İzmir'imizin kararı anket ve gönüllerde netleşirken, bazı sivil toplum kuruluşu başkanlarına, emekli

Selahattin GÜZEL

Adalet devletin temeli olmalı

Referanduma sayılı günler kaldı. İktidar tüm gücünü, olanaklarını kullanarak “Evet” denilmesi için bastırırken, muhalefet ise “Hayır” için il ve ilçeleri dolaşıyor.

spor.Cafe
Yalçın KÜÇÜKDAMAR

Yalçın KÜÇÜKDAMAR
Bernd Schuster

Nüvit TOKDEMİR

Nüvit TOKDEMİR
Altay'da skandal bitmez!

Ahmet DİKER

Ahmet DİKER
Kurt dumanlı havayı sever

Suavi YARDIMOĞLU

Suavi YARDIMOĞLU
B.A.L. tatlı mı acı mı?

Fırat BAŞARAN

Fırat BAŞARAN
Bucaspor artık yeni ama eski bir şey…
Röportajlar
SABİH KANADOĞLU

SABİH KANADOĞLU

BAŞLARKEN… Neredeyse bir ay önce referandumla ilgili yazmış, canımın sıkıntısını dillendirmiştim… “Bu Anayasa paketine hayır demek nasıl insanı MHP’li, CHP’li ya da TKP’li


MEHMET BEKTUR

MEHMET BEKTUR

İzmir’in 7 yıllık hasretini sona erdirerek Spor Toto Süper Lig’e yükselen Bucaspor’un Başkanı Mehmet Bektur, Beşiktaş maçı, 22 Eylül’deki kongre, Buca Arena ve daha bir çok konuyla ilgili görüşlerini Ege’de Son Söz’e açıkladı.

Bornova Belediyesi
Gaziemir Belediyesi
Bayrakli Belediyesi
Balçova Belediyesi
Aliaga Belediyesi
Karsiyaka Belediyesi
Güzelbahçe Belediyesi
  • 9 Eylül coşkuyla kutlandı...
    9 Eylül coşkuyla kutlandı...
  • İzmir'den 'Gandi' geçti...
    İzmir'den 'Gandi' geçti...
  • İzmir'de Zafer Bayramı coşkusu
    İzmir'de Zafer Bayramı coşkusu

Otobüs Seferleri Vapur Seferleri Metro Seferleri
Osman Dağlıer İnşaat